Çağdaş Avukatlar Grubunun
Ankara Barosu'nun 58. Olağan Genel Kurulu
için çıkardığı son broşürden alınmıştır
|
Av. Cemalettin Gürler'in ÇAG önceki başkan adayı Av. Hikmet Çiçek ile söyleşisi Kardelenler buzu kırabilecek mi? Her röportajın bir genel giriş vardır ya, biz de öyle başlayalım. Hikmet Çiçek kimdir? 1963 yılında Antakya'da doğdum. İlk,orta ve Lise eğitimini Antakya'da tamamladıktan sonra girdiğim Ankara .Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1987 yılında mezun oldum. 1988 yılından bu yana Ankara Barosu'nda kayıtlı olarak mesleğimi sürdürüyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Sahip olduğum mesleki birikimi meslektaşlar ile stajyer arkadaşlarla paylaşmayı seviyorum. Bu amaçla Ankara Barosu Eğitim Merkezi (ABEM) ile Çağdaş Hukukçular Eğitim Merkezi'nde dersler verdim. Mevzuat derlemeleri yaptığım gibi hukuk dergilerinde makalelerim yayınlandı. Çağdaş Avukatlar Ankara Barosu geçen dönem yani 2002 seçimlerine sizin başkan adayı olduğunuz listeyle girdi. Geçen dönem seçim sürecini kısa değerlendirir misiniz? Geçen dönemde canlı bir seçim kampanyası yürüttük. Meslektaşlarımızın büyük bir kısmına ulaşarak broşürlerimizi dağıttık, büroları gezerek kendimizi ve çalışma programını tanıttık. Çalışmalarımız öylesine etkili oldu ki demokratik sol gruba mensup meslektaşlarımız ilk kez ikinci bir çalışma bildirisi yayınlamak ve dağıtmak durumun da kaldılar. O dönemdeki çalışmalarımız gösterdi ki; disiplinli, bütünlüklü ve kazanma amaç ve kararlığı ile yürütülen seçim çalışmalarından sonuç almak mümkün. Geçen dönemde çalışmalarımız yazılı ve görsel basını etkiledi. Başkan adayı olarak yazılı ve görsel medyada röportajlarımız yayınlandı. Çalışma programından geniş ölçüde alıntılar yapıldı. Avukatlık Yasası’nda yapılan değişiklik ile başkan adaylığı için gerekli olan meslekte geçmesi gereken 15 yıllık süre 10 yıla indirildiği için daha genç yaşlarda adayların yarışa katılması mümkün oldu. Çağdaş avukatlar, başkan adaylığımdan önce ki dönemde çok yakın zamanda yitirdiğimiz merhum Refik Ergün ağabeyimizi en "yaşlı" sıfatıyla aday gösterdiği gibi beni de "en genç" başkan adayı göstermekle, aslında nüfus kayıtlarında gözüken "yaş"ın önemli olmadığını, önemli olanın ilke ve idealler olduğunu, aday olabilmenin tüm kanallarının açık olduğunu, tam bir demokratizmin uygulandığını da göstermiş oldu. Nitekim, ortaya bir programla çıktıklarından beri adaylarını "ön seçim"le belirleyen çağdaş avukatlar diğer meslektaşlarımızın da aynı yolu benimsemelerinde etkili olmuştur. Şu anda farklı anlayışlarda olsalar da tüm eğilimler başkan adaylarını "ön seçim"le belirlemektedirler. Demokrasi ve katılım adına güzel bir şeydir bu. Geçen dönemde, seçimlere kısa bir süre kalmasına rağmen göstermiş olduğumuz yoğun çaba bu sürece çok daha önce başlanmış olması halinde daha iyi sonuçlar alınacağını gösterdi. İlke ve programlarımızın tutarlığı, tespitlerin bilimsel olduğu ve somut gerçeklere uygun bulunduğu, geçen süreç içinde hayatın bunları doğruladığı nazara alındığında Çağdaş Avukatların baro seçimlerinin vazgeçilmez unsurları olduğu, onların olmadığı bir seçim atmosferinin pek de anlamlı ve heyecanlı olamayacağını göstermesi bakımından da anlamlı olmuştur. Geçen dönem seçim sonuçlarına baktığımızda Çağdaş Avukatların %50 oy artışı sağladığını görüyoruz. Bu başarının temelinde yatan etkenler nelerdir? 2000 yılındaki genel kurulda, arkadaşlar arasında meydana gelen bir takım görüş ayrılıkları grubun o dönem itibariyle "bölünmesine" neden oldu. Bunun sonucu olarak bazı arkadaşlar aleyhte bildiri yayınladılar. Bu tutum ve davranışın etkisi ile listemize oy verebilecek durumda olan meslektaşlarımızı da etkileyerek "bunların nasılsa seçilme şansları yok. Kendi içlerinde dahi birlik sağlayamadılar. Oylar boşa gitmesin" türünden anlayışlar nedeniyle oylarımızda genel bir düşüş olduğu gözlendi. Ancak, 2002 yılındaki genel kurulda daha derli toplu ve birlik içinde hareket edilmesi, arkadaşlarımızın disiplinli ve uyumlu bir ekip çalışması sergilemesi, daha çok meslektaşımıza birebir ulaşmamız oylarımızı arttırıcı bir etki yarattı. Önceki dönemde destek sunmayan arkadaşlarımızın da destek sunması yanında çalışma programımızın son derece özlü, yalın, temel toplumsal ve mesleki sorunları tespit etme ve çözüm yolu gösterme bakımından her kesime hitap edebilmesi, kimsenin karşı çıkamayacağı bir perspektif çizmesi oylarımızı arttırıcı bir etki yarattı görüşündeyim. Çağdaş Avukatlar bu dönem "Kardelenler buzu kırıyor!" sloganıyla yola çıktılar. Buzu kırabilecekler mi? Uzun yıllardır baro yönetimini elinde bulunduran anlayışı değiştirmek zor olmakla birlikte olanaksız değil. Kazanma inanç ve azmi olmayan bir mücadelede başarılı olma şansı olmadığı gibi peşinen yenilgiyi kabul etme anlayışı felsefemize aykırı bir duruştur. Ankara Barosu'nu mücadeleci, mesleki ve toplumsal sorunlara duyarlı, salt kendi mensuplarının değil vatandaşlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlı, bu konuda her türlü meşru yol ve yöntemlerle mücadele bayrağını yükseltecek bir baro haline gelmesi ancak Çağdaş Avukatların yönetime gelmesiyle mümkündür. Bunda tutarlı bir ısrar mutlaka bizleri başarıya götürecektir. Avukatların hak ettikleri saygınlığa kavuşmaları, onların salt para kazanma amacına yönelik faaliyetlerde bulundukları, ülke sorunlarına duyarsız kaldıkları yolundaki yanlış izlenimi ortadan kaldırmak, netameli konuları resmi anlayışa uygun bir bildiri ile geçiştirdikleri bir anlayışa son vermek çağdaş avukatların yönetimde oldukları bir durumda söz konusu olacaktır. Her geçen gün bu anlayışın yaşamın pratiği ile doğrulandığı ve "tarihin bizi ve bizim gibi düşü nenleri haklı çıkartacağı" açıktır. Buna güven ve inancımız tamdır. Ankara Barosu seçimlerine katılan üç grubunda hedefleri ya benzer ya da yaklaşık. Bu nedenle hedefler yerine ideolojik duruşun öne çıkacağı söyleniyor. Buna katılıyor musunuz? Sorunların aynı olduğunun tespiti önemli bir olgu olmakla birlikte daha önemlisi bu sorunların çözümü için önerilen yol ve yöntemlerdir. Baroyu salt meslek sorunlarına hapseden bir anlayışı doğru bulmuyoruz. 1136 sayılı yasada meydana getirilen değişiklik barolara insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü savunma görevi verildiği gibi avukat yargının kurucu unsurları arasında sayıldı. Ancak, anayasal ve yasal değişiklikler ne olursa olsun hangi parlak sözlerle cilalansa cilalansın bunlar hayata geçirilmediği sürece boş ve anlamsız sözcük yığınlarından öteye geçemezler. Somut durumda, yargıçların araçlarını park ettiği oto parka araçlarını park edemeyen, Yargıtay'ın Bakanlıklar kapısından giremeyen, affedersiniz ama adliye tuvaletlerinin anahtarlarının verilmediği avukat yargının kurucu unsuru olamaz. Avukatın yargılamanın olmazsa olmaz öğesi ve yargının kurucu unsurunu benimsetmek ancak tüm meslektaşların katılımı ile yürütülecek kararlı bir mücadele ile olacaktır. Yoksa seçimde oy kullanıp seçilen yönetim kurulundan "kurtarılmayı" bekleyen bir anlayış benimsenemez. Pratikte gördüğümüz de üzülerek ifade etmek gerekirse tam da budur. Bu anlayışı değiştirecek bilgi birikimi ve potansiyeli bulunan, dinamik ve katılımcı anlayışı savunan tek anlayış Çağdaş Avukatların anlayışıdır. Bu anlamı ile ideolojik duruş önem kazanacaktır. Çünkü sahip bulunduğunuz dünya görüşü sorunları tespit etmekte önemli olmakla birlikte hangi güçlerle ve nasıl mücadele edeceğinizi, hangi yol ve yöntemleri kullanacağınızı da içerdiğinden salt sorunların aynı olduğunu tespit etmek bu yönüyle yeterli olmayacaktır. Çağdaş Avukatların bu dönem hazırladığı program daha önce hazırlanan programlardan hayli farklı. Yeni programı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sorunuzu yukarıdaki soru ile bağlantılı olarak yanıtlamak daha doğru olacaktır. Şöyle ki, programlarımızı uzun tutma yerine temel sorunlar ile çözüm yollarını yalın bir dille anlatmak, mesleki sorunları teşhis ve tespit etmek, dünya ve ülke sorunlarını özet biçimde olsa da çalışma programında yer vermek isabetli olmuştur. Bunun yanında “grup” sözcüğünü kullanmamak da anlamlı olmuştur. Amaç ve kastımız bu olmasa bile "grup" sözcüğü daraltıcı bir etki yaratma tehlikesi taşımaktadır. Hâlbuki geniş meslek kitlesi ile kaynaşmak açısından bunu kullanmamak olumlu olmuştur kanısındayım. Son olarak neler söylemek istersiniz? Herkesin "değişim"den söz ettiği, artık başka anlayışlarında baro yönetimden temsil edilmesi gerektiği tüm meslektaşlarımız arasında yüksek sesle dile getirilmektedir. Önlerinde bu anlamda tarihi bir fırsat var. Çağdaş avukatlara bu olanağı tanırlarsa kısa zamanda neler yapılacağını gözlemleyebileceklerdir. Bu nedenle, tüm meslektaşlarımıza çağdaş avukatların ilke ve programlarına sahip çıkarak oy vermeye, güç ve destek olmaya çağırıyor, tüm katılımcılara başarı diliyor, meslektaşlarımı sevgi ve saygıyla kucaklıyorum.
|