|
Sevgili Meslektaşlarımız, Toplumların önündeki yolların daraldığı dönemler, aynı zamanda yol ayrımlarının da ortaya çıktığı zamanlardır. Demokratik Birlik; evrensel normların standart olgulara dönüştüğü bir ortamda, tüm dünyanın birlikte ve aynı anda kendisini sorguladığı bir zamanda, Türkiye'nin ve Ankara Barosu 'nun zihni atmosferi açıklama ve anlama işlevi olmayan kısır bir zıtlaşma ile sınırlandığı bir dönemde, kendilerini yol ayrımında bulan Avukatlar tarafından kuruldu. Türkiye'deki ve Ankara Barosu'ndaki kültürel çatışma ekseninin dışında kalmayı ve aynı zamanda anlamayı olanak1ı kılan bir zihniyete dayanmayı gerekli gören Demokratik Birlik felsefesi, temelde ahlaki ve siyasi bir tercihe dayanmaktadır. Bu tercih demokratlıktır. Günümüzün Türkiye ve Ankara Barosu siyasetinde demokratlık, içselleştirilmeden ve sadece söylem olarak kullanılan bir kavramdır. Demokratik Sol Avukatlar Grubu'nun sahiplendiği resmi görüş açısından demokratlık, günlük hayatın içine sinmiş, toplumsal karar mekanizmalarını doğrudan etkileyen bir yaşama biçimi olmayıp, var olan sistemin devamını ve belirli bir kesimin yaşam biçimini güvence altına alan durumun adıdır. İsminin üçte ikisini onayımız dışında iktibas eden ve dışımızda bir oluşum olan Meslekte Demokratik Birlik Grubu'nun demokratlık anlayışı, içinde barındırdığı ataerkil zihniyetlerin Demokratik Sol Avukatlar Grubu'nun otoriter zihniyeti ile çatışması üzerine kuruludur. Zihniyet farklılaşmasını iki kutuplu bir dünyaya indirgeyen bu görüşün demokratik değil, çatışmacı olduğu açıktır. Bu Genel Kurul öncesinde içindeki sağlıklı ve demokrat unsurların bir kısmını daha yitiren ve Ankara Barosu'nda da 'tarihin sonu"na gelen çağdaş Avukatlar Grubu'nun, sahih dini felsefelerden pek farklı olmayan, bağımsız insan eylemini ve düşüncesini tarih ve toplum planında kabul etmeyen tarihsi felsefeler/ortodoks görüşlü tarih sistemleri üzerine kurulu anlayışının, demokrasiye vücut vermediği ve vermeyeceği yaşanmış deneylerle kanıtlanmış bir olgudur. Toplumsal hoşgörü, bireye değer verme, bireysel tercihlere saygı gösterme, yaşamın sorumluluğunu bir başka güç veya varlığa, cemaate, devlete, partiye, gruba yıkma yerine bizzat üstlenme ilkeleri üzerine kurulu bizim anlayışımıza göre, demokrat sıfatını hak edecek bir sistem; demokratlığı tüm toplumun paylaştığı bir kamusal alan haline getirmeyi öngörür. Bu çerçevede demokratlık, toplumdaki tüm birey ve grupların kendi taleplerini gerçekleştirmek üzere eşit bir şekilde yararlandıkları ve bu süreç içinde kendilerini karşılıklı etkileşime açık tutarak kimsenin tekelinde olmayan yeni çözümler arayabildikleri bir iletişim platformudur. Bu düşünce; kendisini "öteki"lerle etkileşim içinde değişime açık tutarak ve bilinmeyen geleceğe şimdiden el koymamaya razı olarak, sağ veya sol ideoloji çerçevesinde edinmiş olduğu bağlamlardan sıyrılarak, kendi felsefi temellerine dayanan bir zihniyete dönüştüğü oranda, Ankara Barosu'nun önüne farklı bir seçenek olarak çıkacaktır. Saygılarımızla. 4 .Kasım.2000. DEMOKRATİK BİRLİK |