|
Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik HMK Ve YTTK Hükümlerine Aykırıdır
Av. Ender Dedeağaç
Kanunlara aykırı bir yönetmelikle karşılaştığımdan ötürü, gerek aykırı bulduğum hususları sizlerle paylaşmak gerekse kanun yapımı ile yürütme ve yargının yasamaya saygısı hakkındaki düşüncelerimi dile getirmek için bu yazıyı yazdım. Daha önceleri de değindiğim gibi, yasaların hazırlanmasında, hatta tüm emirlerin oluşumunda dikkat edilmesi gereken konulardan biri de, emrin uygulanabilirliğidir. Bu uygulanabilirliğin engeli bazen fiziki nedenler olabilmekte bazen de insan faktörü olabilmektedir.
Sitemizden
bağlantı:
15.05.2012
Tamamını okuyalım...
TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi V
Av. İ.Güneş Gürseler
Yürürlükteki yasamız “Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları” kenar başlıklı 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının; “Avukatlar, mesleki çalışmalarını aynı büroda birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde de yürütebilirler.” hükmü ile Avukatların, “avukatlık bürosu” ya da “avukatlık ortaklığı” şeklinde “birlikte” çalışabileceklerini düzenlemiştir. Bu maddeye yapılan 44/A eklemesi ile “avukatlık bürosu”nun, 44/B ile de “avukatlık ortaklığı”nın çalışma yöntemi tanımlanmıştır. Türkiye Barolar Birliği tarafından tartışmaya açılan metinde ise “avukatlık bürosu” için önemli bir değişiklik önerilmemekte, 44/C ve 44/D eklemeleri ile “avukatlık ortaklığı” için düzenlemeler önerilmektedir.
Sitemizden
bağlantı:
15.05.2012
Tamamını okuyalım...
TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi IV
Av. İ.Güneş Gürseler
Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ” üzerinde, kendimce önemli gördüklerime ilişkin görüşlerimi açıklamayı sürdürüyorum. Bu dördüncü yazımda; avukatlık sözleşmesi, avukatlık ücreti konularındaki öneriler üzerinde durmak istiyorum. Tanım eksikliğinin yarattığı sakıncaların bu bölümde de görüldüğünü hemen belirtmeliyim. Avukatlık sözleşmesi ve ücreti konusundaki bütün düzenlemeler sadece “avukat” üzerinden ve “avukat” için yapılmıştır. “Avukatlık bürosu” ve “avukatlık ortaklığı”nın ücret sorunlarının çözümü de bu düzenlemeler içinde midir?
Sitemizden
bağlantı:
05.05.2012
Tamamını okuyalım...
TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi III
Av. İ.Güneş Gürseler
Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ” üzerinde, kendimce önemli gördüklerime ilişkin görüşlerimi açıklamayı sürdürüyorum. Bu üçüncü yazımda; mesleğe giriş, sınav ve staja ilişkin öneriler üzerinde durmak istiyorum. Önceki iki yazımda belirttiğim gibi Çalışma Metni genel anlayış olarak mesleğin niceliksel sorunlar yaşadığını kabul ederek buna ilişkin çözümler arıyor. Bu konudaki en temel çözüm önerisini sınavın yeniden düzenlenmesi ve staja kabul edilecek aday sayısının sınırlanması oluşturuyor.
Sitemizden
bağlantı:
05.05.2012
Tamamını okuyalım...
TBB Avukatlık Kanunu Değişiklik Önerisi Çalışma Metni Değerlendirmesi II
Av. İ.Güneş Gürseler
Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ” üzerinde, kendimce önemli gördüklerime ilişkin görüşlerimi açıklamayı sürdürüyorum. Bu ikinci yazımda; önerideki genel yaklaşım ve tanımlar ile örgütlenme ve seçimlerin ertelenmesine ilişkin öneriler üzerinde durmak istiyorum... Tartışmaya açılan metin, isminden de anlaşıldığı gibi yürürlükteki Avukatlık Yasasında bazı değişikliklerle yetinmektedir. Hedeflenen yeni bir yasa değildir. Yürürlükteki yasanın genel yaklaşımı ek ve geçici maddelere kadar korunmakta hatta ek ve geçici maddelerde değişiklikler yapılarak yeni geçici maddeler önerilmektedir.
Sitemizden
bağlantı:
28.04.2012
Tamamını okuyalım...
TBB Avukatlık Kanunu Değişiklik Önerisi Çalışma Metni Değerlendirmesi
Av. İ.Güneş Gürseler
Yeni Avukatlık Yasası arayışları sürecinde çalışmalarını tamamlayan Türkiye Barolar Birliği değişiklik önerilerini “çalışma metni” olarak açıkladı. Sonunda üzerinde tartışılıp konuşulacak bir metine ulaşabilmiş olmak sevindiricidir. Uzun bir geçmişi olan bu süreçte ben de çeşitli konumlarda katkımı koymaya çalıştım. Tartışmaya açılan metin üzerinde, kendimce önemli gördüğüm başlıklara ilişkin görüşlerimi açıklamayı sürdüreceğim. Bu yazımda, çalışma metninde “ücretli çalışan avukatlar” olarak ifade edilen, meslek kamuoyumuzda “ücretli avukat”, “işçi avukat”, “bağımlı çalışan avukat” gibi isimler verilen sorunumuza çözüm getiren bir düzenleme yapılıp yapılmadığını değerlendireceğim.
Sitemizden
bağlantı:
28.04.2012
Tamamını okuyalım...
Bilirkişinin Hukuki Sorumluluğu Ve Yargılanacağı Mahkeme
Av. Ender Dedeağaç
Bilirkişinin hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için; Düzenlenen raporun gerçeğe aykırı olması, Ağır kusur ya da kasten düzenlenmiş olması, Mahkemece hükme esas alınması, Zarar doğmuş olması, gerektiği HMK nın 285/1 maddesinde hükme bağlanmıştır. Eğer bu koşullar meydana gelmiş ise, zarar gören kişi, aynı madde hükmüne göre, devlete karşı tazminat davası açabilecektir... Açılacak bu tazminat davasının hangi mahkemede görüleceğine, HMK 286/1 maddesi gereği, bilirkişi raporunun hangi mahkemece hükme esas alındığı değerlendirilmesi yapılarak, karar verilecektir.
Sitemizden
bağlantı:
28.04.2012
Tamamını okuyalım...
“Türkiye Barolar Birliği”nde Bugün Yapılan Baro Başkanları Toplantısı/Piyesi Üzerine
Av. S. Sinan Kocaoğlu
Bir anonim söz ile aslında sonda söylenecek lafı ilk başta söyleyerek konuya gireyim: “Gelişmiş ülkeler iş yapar; Az gelişmiş ülkeler toplantı yapar”. Haberi olmayanlar için de bir bilgi vereyim: Bugün TBB Litai tesislerinde, TBB’nin kendisine gelen vahiy ile bizlere sunduğu Avukatlık Kanun teklifini tartışmak üzere baro başkanları toplantıya çağrılmıştı... Ankara’ya böylesi ulvi bir amaç için gelen baro başkanlarını tek tek TBB’nin kanun teklifi üzerine sınava alsak, oransal olarak yüzde 5’inin bile teklifi bir kere okuyup gelmediğini ortaya koymuş olurduk. Bunu nereden mi çıkarıyorum?..
Sitemizden
bağlantı:
14.04.2012
Tamamını okuyalım...
Tutuklamaya İlişkin Temel Sorunlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Güncel Kararları Çerçevesinde Adli Kontrol Konusunda Bazı Tespit ve Değerlendirmeler
Sesim Soyer Güleç
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 ve devamı maddelerinde, oranlılık ilkesinin bir yansıması olarak, adli kontrol koruma tedbirine yer verilmiştir. Adli kontrol, tutuklamaya göre kişi özgürlüğünü daha az kısıtlamakta ve sanık tutuklanmadan muhakemenin yapılabilmesini sağlamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de özgürlükler sınırlanırken gereken özenin gösterilmesine önem vermekte, bu çerçevede tutuklama tedbirine ancak zorunlu hallerde, son çare olarak başvurulması ve öncelikle daha az sınırlayıcı seçenekler üzerinde durulması gerektiğini vurgulamaktadır. Tutuklama yerine geçen seçeneklerin mahkeme tarafından değerlendirilmemiş olması, AİHM nezdinde AİHS m. 5/3 kapsamında ele alınmakta ve Sözleşmenin ihlali sayılmaktadır...
Sitemizden
bağlantı:
03.04.2012
Tamamını okuyalım...
AİHS ve AİHM Kararları Çerçevesinde Yakalama ve Tutuklama Koruma Tedbiri ile Kişi Güvenliği ve Hürriyetinin Sınırlandırılması
Behiye Eker Kazancı
AİHM kişi özgürlüğü ve güvenliğinin düzenlendiği AİHS m. 5’ in uygulanabilmesi için gerekli kuralları belirlemektedir. Kişi özgürlüğü ve güvenliği ancak 5. m.de belirtilen istisnalar çerçevesinde sınırlanabilir. Bu çerçevede özellikle yakalama ve tutuklama büyük önem arzetmektedir. Bu koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında sözleşmenin ihlal edilmemesi için AİHM’nin özellikle bu konuda Türkiye hakkında vermiş olduğu kararların iyi değerlendirilmesi gerekir... Türkiye’de meydana geldiği iddia edilen insan hakları ihlallerine ilişkin olarak, ülkemizin 1990 yılında Avrupa İnsan Hakları Divanının zorunlu yargı yetkisini tanımış olması sebebiyle, AİHM.’e yapılan başvurular sonucu Türkiye hakkında çok sayıda dava açılmış ve açılmaktadır.
Sitemizden
bağlantı:
03.04.2012
Tamamını okuyalım...
Uluslararası Hukuk Açısından Özel Askerî Şirketler ve Şirket Çalışanlarının Statüsü
Ahmet Hamdi Topal
Soğuk Savaş’ın ardından oluşan siyasî, askerî, iktisadî ve ideolojik şartların etkisiyle şekillenen özel askerî endüstri, çatışma bölgelerinde belirleyici bir aktör hâline gelmiştir. Ancak, özel askerî şirketlerin ve şirket çalışanlarının silâhlı çatışmalardaki statülerinin ve yükümlülüklerinin
belirsizliği, hukukî ve siyasî açıdan pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu makalede, özel askerî şirket çalışanları paralı asker, muharip, muharip olmayanlar, sivil ve silâhlı kuvvetlere refakat eden sivil başlıkları altında incelenmekte ve söz konusu belirsizliğin giderilmesine
çalışılmaktadır.
Sitemizden
bağlantı:
29.03.2012
Tamamını okuyalım...
Yeni Borçlar Kanunu Düzenlemeleri Çerçevesinde Asıl İşverenin Müteselsil Sorumluluğunun Niteliği
Levent Akın
İş Kanununda düzenlenen asıl işveren alt işveren ilişkisi, yarattığı sorumluluk bağlamında Borçlar Kanunu ile de yakın ilişki içindedir. Zira alt işverenin işçilerine karşı asıl işverenin sorumluluğu, müteselsil sorumluluk olarak düzenlenmiştir ve bu konu Borçlar Kanununda düzenlenmektedir. Sözü edilen sorumluluk borçlar hukuku öğretisinde yıllardan beri tam ve eksik teselsül olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Mevcut Borçlar Kanununda da bu ayrıma dayanak maddeler olduğu kabul edilmektedir. Konu, iş hukukunda asıl işverenin sorumluluğu açısından da değerlendirmelere tabi tutulmuştur. Ancak yapılan değerlendirmelerde bir istikrar sağlanamamıştır.
Sitemizden
bağlantı:
29.03.2012
Tamamını okuyalım...
Ankara Barosu Ölçeğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Barodan Müdafi Görevlendirilmesi Sistemini Ele Alan İstatistiksel Bir Araştırma Ve Değerlendirme
Yrd. Doç. Dr. Serhat Sinan Kocaoğlu
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) çeşitli maddelerinde bir takım hallerde baro tarafından bireysel savunmanın yani şüpheli veya sanığın yanında toplumsal savunma makamını işgal ederek savunma yapması için müdafi görevlendirilmesi yapılmasını öngörmüştür. Bu düzenlemelerdeki maksat, şüphesiz ki, hukukçuluk mesleğinden gelen bir toplumsal savunma makamının yani sivil ya da askeri savcıların karşısında yine hukukçuluk mesleğinden gelen, tecrübeli bir kişinin silahların eşitliği ilkesi gereğince bireysel savunmayı tahkim etmesi ihtiyacındandır. Ancak ...
Sitemizden
bağlantı:
04.03.2012
Tamamını okuyalım...
Savunma Adli Tıp Akademisi TBB-ATA
Prof. Dr. İ. Hamit Hancı - Dr. S. Sinan Kocaoğlu
Malumdur ki son yıllarda bilirkişilik kurumlannın bağımsız olmadığı iddiaları çok sık gündeme gelmektedir. Bir tür "tekel" haline gelmiş olan Adli Tıp Kurumu (ATK), Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi (KPL) ve Jandarma Kriminal Daire Laboratuarları (JKDB), Devletin idari yapılanması içerisinde yer alan ve devlet aygıtının veya emrinde işlev gören müesseselere dönüşmüşlerdir... Bu yazının amacı, her gün basında karşılaştığımız ve yukarıda sayılan kurumların çalışmalarının verimlilik, etkinlik, işlev ve bağımsız bilirkişilik görevlerini tartışmaya açmak değildir...
Sitemizden
bağlantı:
04.03.2012
Tamamını okuyalım...
HMK ya Göre Davayı Kabul ve İkrar
Av. Ender Dedeağaç
Bilindiği gibi gerek HMUK 92 maddesi ve gerekse HMK 308 maddesi kabul kurumunu düzenlemiştir. HMUK 92 maddenin yazılımında yer alan “iki tarafça” ifadesi sanki davacının da davayı kabulü mümkünmüş gibi bir kanı uyandırması dışında her iki madde arasında yazılım açısından ve doğurdu sonuç açısından bir fark bulunmamaktadır. Kabul ile davalı, davacının talep sonucunu kısmen ya da tamamen muvafakat etmektedir. Bu nedenle sadece davalı için kullanılabilecek bir hukuk kurumudur.
Sitemizden
bağlantı:
01.03.2012
Tamamını okuyalım...
Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak ve Tespit Davası
Av. Ender Dedeağaç
Öncelikle belirtmek isterim ki pek çok meslektaşım hala kısmi davayı HUMK döneminde tarafımızdan dejenere edilmiş hali ile açıyor. Yani HUMK 4 maddesinin zorunlu kıldığı şekilde dava değerinin tamamını dava dilekçesinde belirtip içinden dava dilekçesinde ifade edilen bir kısmını istediğini belirtmiyor. Özellikle iş mahkemelerinde görülmekte olan davalarda, sembolik hatta sembolikten de öte minimize edilmiş bir değer yazarak dava açıyor.
Sitemizden
bağlantı:
09.02.2012
Tamamını okuyalım...
HMK ve Zamanaşımı İtirazı
Av. Ender Dedeağaç
Son günlerde HMK’nın yürürlüğe girmesi nedeniyle, bu konudaki anlatıları, yazıları, tartışmaları izlerken gördüm ki, bizler, HMK ile ilgili problemlerden daha çok HMK da yer alan konu başlıklarını dikkate almaktayız. Ancak zaman içinde kalıpsal anlatıların yerine problemlere dayalı sorulardan kaynaklanan anlatı ve yazıların da ihtiyaç olarak başladığını görmekteyim.
Bunlardan bir tanesi, bu yazının konusunu oluşturan, zamanaşımına ilişkindir...
Sitemizden
bağlantı:
28.01.2012
Tamamını okuyalım...
Türkiye’de İlk Uygulama: İstanbul Barosu “Baro Meclisi” Sürekli Genel Kurul
Av. İlker Hasan Duman
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu; Baro Meclisi’ni oluşturmaya karar vermiş, önce 15 kişiden oluşan bir komisyon kurmuş, bu komisyonun titiz çalışması ile bir taslak ortaya çıkmış, taslak Baro Yönetim Kurulu’nda tartışılmış, taslağa ilk şekli verilmiş ve 25 Ekim 2003 tarihinde Baro Meclisi’nin ilk toplantısını gerçekleştirmiştir. Gereksinim duyulduğunda veya koşullar gerektirdiğinde, Baro Meclisi Yönergesi değiştirilebilecektir.
Sitemizden
bağlantı:
03.01.2012
Tamamını okuyalım...
Avukatsız Yargı Reformu
M. Serhat Kaşıkara
Temel hak ve özgürlüklerin teminatı ve demokratik hukuk devletinin önkoşulu olan bağımsız ve tarafsız yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatlar, adaletin tecellisine katkıda bulunmak suretiyle toplumsal barışın korunmasına ve devamına hizmet ederek çok önemli ve kutsal bir görev icra etmektedirler... Bireylerin hakları kadar, hukukun üstünlüğüne dayalı çağdaş demokrasinin de her zaman yılmaz savunucuları olan avukatlar ve barolarımız; Yargı Reformu Stratejisi’nde acaba ne düzeyde ele alınmıştır? Hükümetin, güven veren ve çağdaş bir adalet sistemi oluşturma amacıyla öne çıkardığı Yargı Reformu Stratejisi’nin, bu amaca avukatlar ve barolar açısından ne kadar yaklaştığı ve onlar açısından ne kadar olumlu nitelikler içerdiği bu çalışmamızda tartışılmıştır...
Sitemizden
bağlantı:
03.01.2012
Tamamını okuyalım...
Disiplin Hukuku Yönünden Avukatın Özel Yaşamı
Av. Serkan Ağar
“İkamet ettiği daireye ait aidatları” ödemeyen avukat hakkında başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda İstanbul Barosu Disiplin Kurulu disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiş ve bu karara İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir... İtirazı inceleyen Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüyle İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukat hakkındaki disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin kararının kaldırılmasına ve sicil durumu da dikkate alınarak şikayetli avukatın üç ay süreyle işten çıkarılmasına oyçokluğuyla karar vermiştir (TBB Disiplin Kurulu, 23/11/2007, 2007/315-378).
Sitemizden
bağlantı:
24.12.2011
Tamamını okuyalım...
Meslek Kurallarında Avukat – Mahkeme İlişkileri
Av.M. Lamih ÇELİK
Avukat, Türkiye Barolar Birliği tarafından kabul olunan meslek
dayanışma ve düzen gereklerine uygun davranmak zorundadır. (Meslek Kuralı m. 11) Serbest bir irade sonucu kabul edilen meslek kuralları, bir toplum yaşamı için vazgeçilmez olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin en iyi şekilde çalışmasını garanti altına alır. Bu kurallara uyulmaması avukat için bir disiplin cezasına çarptırılmakla sonuçlanır. (AB
Meslek Kuralı m. 1.2.1). Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken ve adaletin gerçekleşme ine çalışırken, ulusal ve uluslararası hukukun tanıdığı insan haklarını ve temel özgürlükleri yüceltmeye çalışırlar ve hukuka ve hukukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kurallarına uygun biçimde serbestçe ve özenle hareket ederler. (Havana Kuralları m. 14)
Sitemizden
bağlantı:
24.12.2011
Tamamını okuyalım...
Avusturya ve İsviçre Sistemlerinde Hukuk Eğitimi
Dr.iur., LL.M.Eur. Kutluhan BOZKURT - Yrd.Doç.Dr. Murat TÜRE
Hukuk sistemini ve yasalarını Batı’dan alan Türkiye, “Kıta
Avrupası Hukuk Sistemi”nin (kökeni Roma Hukukuna kadar uzanmaktadır) bir üyesi olmakla, Batılı ülkelerin hukuklarına oldukça yakın bir konumdadır. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreci (sancılı, gerilimli dönemler ile engellere rağmen), Türkiye’deki hukuk sistemini ve mevcut yasaları etkilemiş, “uyum yasaları” ile çok sayıda yeni düzenlemeler yürürlüğe girmiştir. Kuşkusuz, bu süreç
Türkiye’nin ulusal hukuk sistemini biraz daha Batı’ya yakınlaştırmıştır. Açıktır ki hukuk sistemleri için “hukuk eğitimi” vazgeçilmezdir, sistemin devamlılığında “hukuk eğitiminin” asli bir rolü bulunmaktadır.
Sitemizden
bağlantı:
17.12.2011
Tamamını okuyalım...
Hâkim ve Savcı Adayı Alımında Mülâkat Sınavına İlişkin Hukuksal Sorunlar
Yrd.Doç.Dr. Halit Yılmaz
Yargı bağımsızlığı açısından kendine özgü boyutları bulunan
hâkim ve savcı alımında mülâkat sınavları, anayasal gereklilikler ihmal edilerek bugüne kadar şeffaflığı sağlamaya dönük usul güvencelerinden mahrum kalmıştır. Bu konudaki eksiklikler Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın mülâkat sınavları konusundaki anayasal gereklilikleri kararlarına yeterince iyi yansıtamamalarından kaynaklanmıştır.
Danıştay’ın son yıllarda gittiği köklü içtihat değişikliği
ise bu konudaki eksiklikleri büyük ölçüde giderecek boyuttadır. Ancak kanun koyucunun Danıştay kararlarına olan tepkisi gecikmemiş, mülâkat sınavlarının yargısal denetimini güçleştirecek yasal düzenlemeler arka arkaya gelmeye başlamıştır.
Sitemizden
bağlantı:
17.12.2011
Tamamını okuyalım...
Avukatlık Rolünden Kaynaklanan Çatışmaların Psikolojik Taksonomisi
Av. Fahrettin Kayhan
BİZ HUKUKÇULAR “statü” ve “rol” denildiği zaman; Anayasa, yasa, tüzük vs. hukuk kaynaklarında tanımlanmış insan davranışlarına yönelik düzenlemeleri anlarız. Hukuk, belli yasal statüleri elde etmiş kişilere hak ve yükümlüklerden oluşan bir rol tanımı yapar ve bu statüdeki kişilerden bu rolleri normlara uygun olarak oynamalarını emreder. Bu anlamda “avukatlık statüsü” ve bu statüyü elde etmiş kişilerin oynayacağı hukuksal roller, Avukatlık Kanununda, meslek kurallarında ve muhakeme hukuklarında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, yasa koyucunun Avukattan beklediği “normatif rol beklentilerdir”.
Sitemizden
bağlantı:
19.11.2011
Tamamını okuyalım...
Silahların Eşitliği İlkesini Gerçekleştirebilmek İçin Bir Reform Önerisi
Av. S. Sinan Kocaoğlu
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ceza muhakemesi sistemi
savunma makamının iddia makamı karşısında güçlendirilmesi hususunda Kıta Avrupası ülkeleri için yüksek bir standart teşkil etmektedir. Kara Avrupası ile kıyaslandığında Anglo-Amerikan ceza yargılaması mekanizmasında “silahların eşitliği” oldukça uzun bir süredir var olan bir ilkedir. ABD’de XX. yüzyılın ortalarından beridir iddiasavunma dengesini sağlamak için kullanılan iki önemli aygıt “Savunma Araştırması” ve “Savunma Kriminoloji/Adli Tıp Kurumları”dır.
Sitemizden
bağlantı:
19.11.2011
Tamamını okuyalım...
|