|
Avukatlık Sınavı
Av. Ender Dedeağaç
8 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazetede, Avukatlık Kanununda yer alan sınav şartını kaldıran 5558 sayılı kanunun iptal edildiğini öğrendiğimde, sınavlı dönemin başladığını düşünerek, çok sevindim... Uygulamanın başlamadığını gördüğümde ise, TBB’yi ve baroları suçlamaya başladım. Hatta bunu yazıya dökmek istedim. Ancak, bazı dostların uyarısı ile konuyu biraz daha iyi okumak gereğini duydum... Okuyunca hayretler içinde kaldım. Çünkü bir yasa maddesinin iptalini sağlayan yeni bir yasa maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali halinde, eski halin kendiliğinden geri gelip gelmeyeceği konusunda yasal bir düzenlemenin olmadığını gördüm.
Yayın Tarihi:
04.03.2010
Metni görmek için
tıklayınız
Vergi Davalarında Karşı Taraf Vekâlet Ücreti
Av. Ender Dedeağaç
Adliyedeki panoların ve bilgisayar ağlarının haber verdiğine göre, bu gün Ankara Barosu’nun yani benim baromun kuruluşunun 85. yıldönümü. Tüm yaş günlerinde, yaş günü sahiplerine iyi dileklerle mutlu bir gelecek dilemek adettendir. Bende bu mutlu günde hem baroma hem de meslektaşlarıma mutlu bir gelecek dilemekteyim... Ancak, böylesi mutlu bir günde, beni üzen bir konuyu da sizlerle paylaşmak istedim... Belki dikkat ettiniz belki etmediniz. Ancak biliniz ki, 03.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5904 sayılı Kanunun 35. maddesi ile Avukatlık Kanununun 168 maddesinin 2. fıkrasının 1 cümlesinden sonra gelmek üzere bir cümle eklenerek...
Yayın Tarihi:
18.07.2009
Metni görmek için
tıklayınız
Avukatlık Ücreti Açısından Kısmi Dava
Av. Ender Dedeağaç
Genelde işveren vekili olduğum için, iş mahkemelerinde açılan davalardan uzun bir süredir şikâyetçiyim. İş mahkemelerinde açılan davalarda, göreve yönelik bir seçim söz konusu olmadığından, kanun yoluna başvurmada bir problem yaşanmadığından, ıslah ya da ek dava yolu ile istenilen amaca ulaşılabildiğinden ötürü öncelikle kısmi dava açılmaktadır. Ancak açılan bu kısmi davalarda, davacı yan adeta fal bakar gibi dava oluşturmaktadır. Davacı istediği tüm haklar için, “fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu” beyan etmekte ve somut hiçbir beyanda bulunmak gereğini hissetmeksizin dava açmaktadır...
Yayın Tarihi:
02.06.2009
Metni görmek için
tıklayınız
1136 Sayılı Yasada 4667 Sayılı Yasanın Neden Olduğu Çelişki ve/veya Zıtlıklardan İkisi
inisiyatif.net
1969 yılında yürürlüğe giren 1136 sayılı kanunda yapılan değişikliklerin hemen hepsi, olasılıkla, değişikliğin yapıldığı tarihteki baskın siyasi eğilimlerin gerekliliklerinin yansımasıdır. Ne var ki, 2001 yılında 4667 sayılı yasayla yapılan değişiklikleri tanımlamak zor. Üstelik sonrasında 1136 sayılı yasanın maddelerinin birinin diğeriyle çelişmesi, hatta zıt düşmesinin sonucu 4667 sayılı yasa ile getirilen değişiklikler, avukatların işine yaramaktan çok yollarının tıkanmasının nedeni oldu.
Yayın Tarihi:
11.01.2009
Metni görmek için
tıklayınız
Yabancı Para İle Değerlendirilen Uyuşmazlıklarda Avukatlık Kanununun 164. Maddesine Göre “Akdi Vekâlet Ücreti”
Av. Ender Dedeağaç
Sorun, avukatın yabancı para karşılığı bir alacakla ilgili olarak yapmış olduğu icra takibinde, alacağın icra dosyasına girmesi ile birlikte, vekil edenin paranın tamamını almasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, avukat, akdi vekâlet ücretini almak amacıyla, dava açmıştır. Avukatla vekil eden arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı için, avukatın akdi vekâlet ücretinin yargı yolu ile saptanması gerekmektedir...
Yayın Tarihi:
18.12.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Ankara Barosu 2008 Seçimleri; Oyların Dağılımının Anlattığı…
inisiyatif.net
Ankara Barosu 2008 seçimlerini kazananın Sayın Vedat Ahsen Coşar olduğu tartışmasız. Ne var ki, sadece Sayın Coşar’ın listesini destekledikleri için sonuçları kendileri açısından başarı ya da zafer görenler de var. Epirus’lu Pirus’un Roma’ya saldırısı da zaferdi, ancak Pirus’un zaferi, ne kendisine ne de takipçilerine arzuladıkları geleceği sağlamadı...
Yayın Tarihi:
11.12.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Noterin Kaleminden Noterlik
Gülüzar Irmak, Dursunbey Noteri
Hukuk Fakültesi’nde (1980’li yıllarda) öğrenim gören her öğrenci ilk yıllarda hâkim/savcı, mezuniyete yakın zamanlarda ise avukat olmayı düşlerdi. Henüz Noterlik mesleği ile tanışıklığı yoktu genç hukukçu adaylarının. (Daha sonraları bazı fakültelere “seçimlik ders” olarak müfredata eklendi). Öyle ki, bir yol göstericinin önerisi ile mesleği seçenler dahi işe koyulmadan bilmiyordu gerçeği. Hala öneminin, zorluklarının ve devasa sorumluluğun anlaşılmadığı görülüyor...
Yayın Tarihi:
01.12.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Emeklilik ya da İstifa Gibi Sebeplerle Görevlerinden Ayrılan Hâkim ve Savcıların Avukatlık Kanunundaki Sınırlı Yasakları Nasıl Uygulanmalı?
Av. Ender Dedeağaç
Avukatlık Kanunun 14. maddesi, kanunun kabulünden bu yana birkaç kez değişikliğe uğramıştır. Bir kez de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Kısacası çileli bir yaşamı vardır. Özünde, tüm yaşamları boyunca avukatlık yapan ve avukatlıkla geçimini sağlayan bir meslek grubunun yararları ile sonradan kısa yoldan mesleğe giriş yapanların yararlarını düzenleyen bir maddedir. Bu maddenin bir de kamu yararını koruyucu tarafı bulunmaktadır ki...
Yayın Tarihi:
15.10.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Barolar, Serbest Meslek Erbabı Avukatların Gelirlerini Denetleyecek mi?
Av. H. A. Tansu
6 Eylül 2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren “Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile avukatlara, müvekkilleriyle belli bir döneme hasrederek yaptıkları sözleşmelerini ve bu sözleşmeler nedeniyle düzenledikleri serbest meslek makbuzlarını barolara vermenin yanı sıra mevcut sözleşmelerini 31.12.2008 tarihine kadar yönetmelik hükümlerine uygun hale getirme yükümlülüğü getirildi...
Yayın Tarihi:
22.09.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Büyükgövez’e Teşekkür...
Av. Ender Dedeağaç
Bu yıl adli tatilde, M. Görkem Büyükgövez adlı hukuk öğrencisinin “Fakülteyi Bitir De En Kötüsü Avukat Olursun” başlıklı sitede yayınlanan yazısını okudum... Yazı özünde, Sn. Özdemir Özok’un adli yıl açılış konuşmasında değinmiş olduğu gerçeklerden daha önemli bir gerçeğe, hem de mesleğin temel problemine somut bir dille değinmektedir. Üstelik bu genç arkadaşım, hiç evelemeden gevelemeden kendine olan güvenini sarsmadan ve nezaketinden hiçbir şey kaybetmeksizin annesi, babası, ablası, abisi yaşında olan bizlere hakkımız olan onurlu meslek yaşamının korunmasını önermektedir.
Yayın Tarihi:
21.09.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Fakülteyi Bitir de! En Kötüsü, Bir Avukat Olursun...
M. Görkem Büyükgövez
Oysa kötüsü değil bence, avukat olmak. Ciddi bir süreç olan yargılamanın üçayağından biri avukat. Kırık ya da kısa ayak değil. Makamın üzerine oturtulmaması mı diğer ayaklardan kısa gösteriyor avukatı, yoksa avukat mı makama saygıyla mesleğine olan saygısını dengeleyemiyor? Belki de duruşmayı yöneten, uyuşmazlıklara çare bulan ve aslında yaptığı iş küçümsenmeyi hiç hak etmeyen yargıç, avukatın yaptığı işi ciddiye mi almıyor? Bunları düşünür oldum bu aralar...
Yayın Tarihi:
12.08.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Hukukumuzda Kısa Karar Nedir? Baro Yönetim Kurulları Kısa Karar Verebilir mi?
Av. Kemal Vuraldoğan
Anayasanın 141/3. maddesi, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmüne yer vermektedir. Anılan hükme paralel şekilde usul kanunlarımızda hükümlerin gerekçeli olacağına ilişkin kurallara yer verilmiş, istisnai bazı durumlarda hüküm sonucunun önceden tefhim edilebilmesi mümkün kılınmıştır. Hüküm sonucunun duruşmada tefhim edilmesi dilimize "kısa karar"ın açıklanması olarak yerleşmiştir. Ancak mevzuatımızda "kısa karar" ibaresine yer verilmemiştir.
Yayın Tarihi:
13.06.2008
Metni görmek için
tıklayınız
İmarzede Avukatlar
Av. Kemal Vuraldoğan
Hikâyemiz Türkiye İmar Bankası A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasıyla başladı. Dönemin Bakanlar Kurulunun kimlere ödeme yapılacağına ilişkin kararı aynı zamanda İmar Bankasından hazine bonosu alanlara ödeme yapılmayacağının zımni beyanı olduğundan, kararın yayımlandığı tarih İmarzede vatandaşlarımızın avukatları aracılığıyla yargı sürecini başlatmasının miladı oldu.
Yayın Tarihi:
05.05.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Vekâlet Ücreti; Avukatlık Kanunu Madde 163 ve 164
Av. Ender Dedeağaç
Bilindiği gibi, her işten ötürü iki ayrı kalemden oluşan vekâlet ücreti hakkımız bulunmaktadır. Bunlardan biri, vekil edenle aramızda kararlaştırdığımız vekâlet ücreti, diğeri ise davanın sonucunda mahkemece davanın kabul, ret ya da kısmen kabul kısmen ret kararına uygun olarak bir tarafa ya da iki tarafa birden verilen ve kararda hüküm altına alınan vekâlet ücretidir. Birincisine akdi vekâlet ücreti ikincisine de yargılama gideri olarak vekâlet ücreti ya da karşı taraf vekâlet ücreti denmektedir. “Terzi kendi söküğünü dikemez” deyişine hak verdirmek istercesine, her ikisinde de, hukuksal problemler yaşamak bir hukuk adamı olarak, çok zoruma gitmektedir. Bu nedenle,..
Yayın Tarihi:
31.03.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Baro Denetçilerinin Raporları, Genel Kurulun Değerlendirmesi İçin Elverişli Olmalı mı?
inisiyatif.net
Başlıktaki sorunun cevabı, bundan önce belki hiç aranmadı. Olasılıkla birileri aramak istemişse bile bulanacak cevaptan hoşnut olmayacağını düşünenler tarafından engellenmiştir. Belki de, merak edip cevabı bulanlar olmuş ama, buldukları cevabı diğer meslektaşlarıyla paylaşamamıştır. Öyle ya, geçmiş yıllarda ne web siteleri, ne de bu siteleri takip eden izleyici kitlesi vardı. Yazılmayanı yazmayı hedeflediğimizi ve hedefleyeceğimizi açıklamıştık. Daha önce Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin Denetimi başlıklı yazıyı yayınlamıştık. Bu yazımızda ise, bu güne kadar yazılmamış ya da yazılamamış bu konuyu, Ankara Barosundaki uygulamayı örnek alarak, baro denetçilerinin raporları açısından irdeleyeceğiz.
Yayın Tarihi:
03.03.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Avukatlıktan Ömür Boyu Yoksun Bırakılma Yolundaki Yeni Düzenleme Üzerine
Av. Kemal Vuraldoğan
5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 326. maddesiyle Avukatlık Kanununun 5/a maddesinde değişikliğe gidilmiş, fıkra, “a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,” şeklinde yeniden düzenlenmiştir...
Yayın Tarihi:
24.02.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin Denetimi
inisiyatif.net
Bilindiği gibi 2008 yılının son çeyreğinde tüm baroların, 2009 yılının ilk çeyreğinde ise Türkiye Barolar Birliğinin olağan genel kurulları ve organlarının seçimi yapılacak. Bu genel kurullarda baro yönetimlerinin faaliyet raporu ve hesapları görüşülüp yönetimler ibra edilecek. Yönetimlerin ibra edilmelerine ise, hiç kuşkusuz, denetleme kurullarının verecekleri raporlardaki bilgi ve görüşler temel olacak. Çünkü, bir güne (çoğu kez günün yarısına) sıkıştırılmış genel kurul görüşmeleri sırasında baro yönetimini mali açıdan incelemek olası değil...
Yayın Tarihi:
03.02.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Avukatlık Kanununun 35. Maddesiyle TTK 272. Maddesini Birlikte Yorumlamak
Av. Ender Dedeağaç
Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesine baktığımızda; bu maddenin 24.06.1995 tarihinde 559 sayılı KHK ile değiştirildiği ve anonim şirketlerin sermayesinin en az 5 milyar lira olarak belirlendiğini, yasa tarafından belirlenen bu sermaye miktarının Bakanlar Kurulunca 10 kat arttırılabileceğinin de aynı madde ile hüküm altına alındığı görülmektedir... Bakanlar Kurulu yasanın kendisine vermiş olduğu yetkiye dayanarak 22.12.2001 tarih ve 2001/3500 sayılı kararının 1. maddesi ile bu yetkisini kullanmış ve anonim şirketlerin en az sermaye miktarını 10 kat arttırarak 50 milyar liraya çıkarmıştır...
Yayın Tarihi:
01.02.2008
Metni görmek için
tıklayınız
Mesleğe Yeni Başlayan Avukatlar İçin TBB Forumları
Av. H. A. Tansu
17 Kasım 2007 Cumartesi günü Ankara Hilton otelinde, Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen, "Mesleğe Yeni Başlayan Avukatların Sorunları ve Çözüm Yolları Forumu" yapıldı. Sabah 09.00'da başlayan program, öğle yemeği ikramından sonra 18.00'a kadar devam etti. Kokteyl sonrasında saat 24.00'a kadar zengin açık büfeli yemek, müzik dinletisi ve maç seyri vardı. Yani, ikramı çok zengin bir programdı. Hatta, ikram açısından şimdiye kadar yapılanların en başarılısıydı. Peki, başka ne vardı?..
Yayın Tarihi:
16.12.2007
Metni görmek için
tıklayınız
Av. Kemal Vuraldoğan'ı Azil Kararı Üzerine Düşünceler (3)
Av. Kemal Vuraldoğan
Ankara Barosu’nun 2 Mayıs 2007 tarihli azil ararında, “Baromuz yönetiminin bilgisi ve onayı dışında Genel Kurmay’a izafeten Milli Savunma Bakanlığı’na tazminat davası açması, davayı basına bildirmesi suretiyle reklam yasağına aykırı davranması ve bu suretle oluşan güven bunalımı nedeniyle vekalet ilişkisinin feshine, vekilin azline oy birliğiyle karar verildi” ifadesine yer verilerek, avukat VURALDOĞAN azledilmiş, daha sonra yazılan ve postayla avukat VURALDOĞAN’a gönderilen azil kararıyla gerekçe genişletilmiş, ilk kararda yer verilmeyen ve/veya yer verilmesi mümkün olmayan maddi vakıalara dayanılmış, VURALDOĞAN’ın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Birinci Kısmın 4. Bölümüne dayanarak başlattığı ilamsız takipte de genişletilmiş azil kararına atıf yapılmış, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki yargılamada azil sebepleri daha da genişletilmiştir...
Yayın Tarihi:
11.12.2007
Metni görmek için
tıklayınız
Tarihimizde Avukatın Eğitimi [3]; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu Dönemi (1969-bugün)
Av. H. A. Tansu
Önceki iki yazımızda merhum Ali Haydar Özkent'ten alıntı yapıp sadece bir kaç küçük paragraf ekleyerek 1921-1938 tarih aralığını anlatmamız kolay olmuştu. 1969 yılından bu güne kadar gelen 1136 sayılı kanun dönemini özetleyebilmek o kadar kolay değil. Mutlaka eksiklerimiz olacak. Çünkü, 1969 sonrasında, baro üye sayıları hızla arttı ve Türkiye'deki avukat sayısı birkaç sene sonra 60 binli rakamlarla ifade edilecek. Avukatla ilgili mevzuat geçen süre içerisinde çok kez değişti. Gerçi eğitim ile ilgili çok fazla değişiklik olmadı ama, diğer değişikliklerin getirdikleri ya da sonuçları, hiç kuşkusuz eğitim uygulamalarını etkiledi...
Yayın Tarihi:
16.11.2007
Metni görmek için
tıklayınız
Tarihimizde Avukatın Eğitimi [2]; 3499 sayılı Avukatlık Kanunu Dönemi (1938-1969)
Av. H. A. Tansu
Yeni kanunun yürürlüğe girmesinden sonra staja başlayanlar, avukat yanındaki stajlarını tamamladıktan sonra Adliye Vekaletinin (Adalet Bakanlığının) uygun göreceği bir mahkemede bir sene hakimler kanunu hükümlerine tabi olarak çalışacaklardır. 3499 sayılı kanunun eğitim anlayışı yine stajla sınırlıdır. Ancak, bu kanunla getirilen "staj konferansları" teriminin avukatın eğitimine yeni bir boyut getirdiğini kabul etmek ve üzerinde durmak gerekir...
Yayın Tarihi:
02.11.2007
Metni görmek için
tıklayınız
375 Seri No’lu VUK Genel Tebliğinde Devam Edilen İdarenin “Hatalı” Israrı: İcra Dairelerince Karşı Tarafın Avukatına Ödenen Bedellerin Belgelendirilmesi Sorunu
Özgür Biyan
Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında mükellefiyet kaydı bulunan serbest meslek erbabı bir avukat, mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücreti elde etmesi halinde serbest meslek kazancı elde etmiş sayılmaktadır ve elde ettigi bu tür gelirleri içinde serbest meslek makbuzu düzenlemek zorundadır. Ancak vekâlet ilişkisine dayanarak çalışan bir avukatın, davayı kaybeden taraftan aldığı bedelin vergi kanunları karşısındaki durumu ve hukuki mahiyeti yoruma açık bir durum aksettirdiğinden uygulamada tartışmalara neden olmaktadır...
Yayın Tarihi:
29.10.2007
Metni görmek için
tıklayınız
Tarihimizde Avukatın Eğitimi [1]; 1921-1938 Dönemi
Av. H. A. Tansu
3 Nisan 1924 tarihli "Muhamat Kanunu", avukat olabilme koşullarını sayarken "6— müddeti mülâzemeti ikmal etmiş olmak lâzımdır. Mülâzemet müddeti tarihî müracaattan itibaren üç senedir. Bu müddet zarfında mülâzemeti mahsusu cinayet mahkemesi bulunan şehir ve kasabalarda bir memuriyeti adliyede istihdam suretiyle ifa ettirilir, işbu kanunun tarihi neşrinden mukaddem bilfiil üç sene müddetle Hidematı adliye veya dâva vekâletinde bulunmuş olanlar, kaydı mülâzemetten varestedirler. Müddeti hizmet ve vekâletleri üç seneye baliğ olmıyanlar fıkrai sabıkaya tevfikan bakıyei müddeti mülâzemeti ikmale mecburdurlar" düzenlemesini getirmektedir...
Yayın Tarihi:
29.10.2007
Metni görmek için
tıklayınız
Uzlaştırmacı (Arabulucu) ve Avukat
Av. Ender Dedeağaç
5560 sayılı yasanın 24 maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı yasanın 253 maddesine göre uzlaştırmacılık görevi, savcılar, avukatlar ve hukukçular tarafından yapılabilmektedir. Yönetmelik çıkmadan evvel, yasanın bu yazılımı ile “hukukçu” deyiminden, benim anladığım, bir iş sahibi olsun ya da olmasın Türk hukuk fakültelerinden birini bitirmiş veya yurt dışında bitirmiş olduğu hukuk fakültesinin Türkiye’de eşitliği tanınmış olan kişileri anlamakta idim. Ancak, yönetmelik çıktıktan sonra bunun bir yanılgı olduğunu gördüm. Çünkü...
Yayın Tarihi:
11.10.2007
Metni görmek için
tıklayınız
|