inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

CEZA HUKUKU

Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Bilgilendirme ve Başvuru ile Yargılama Usulü

Av. Noyan Özkan

Uluslararası Ceza Mahkemesi, 1998 yılında imzalanan Roma-UCM Statüsünün 2002 yılında yürürlüğe girmesi ile Hollanda’nın La-Haye kentinde kurulmuş olan bağımsız ve daimi bir mahkemedir. Çok ciddi ve ağır nitelikteki savaş suçlarını, insanlığa karşı suçları ve soykırım suçlarını işleyen kişileri yargılar. Anılan suçların işlendiği ülkelerin adalet sisteminin şüphelilerin kovuşturması ve yargılamasında yetersiz ve ilgisiz kalması ve "cezasızlık" durumunda, "tamamlayıcı olarak" şüpheliler hakkında soruşturma açar ve yargılama yapar. Şu anda BM üyesi 105 ülke, UCM Statüsüne taraftır. Türkiye henüz Roma-UCM Statüsünü imzalamamıştır...

Yayın Tarihi: 10.03.2008

Metni görmek için tıklayınız


Ceza Hukuku Alanında Uzlaşma'da Beklenen Gelişme

Av. Ender Dedeağaç

Gerek adliye koridorlarında gerekse Adalet Bakanlığı’nda son günlerde konuşulan konulardan bir tanesi de ceza hukukunda bir yıldır uygulanmaya çalışılan uzlaşma kurumuna ilişkin yasa maddelerinin değiştirileceğidir. Değişiklikle, avukatlara tanınan yetkinin ortadan kaldırılarak, yasal deyimi ile “uzlaşmacı avukat” olarak anılan görevin, avukat dışındaki kişilerce de yapılmasına imkân tanınacakmış... Dilerim, tüm duyduklarım yanlış olsun...

Yayın Tarihi: 01.08.2006

Metni görmek için tıklayınız


Yeni Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı Hakkında Kırşehir Barosu Basın Açıklaması

Kırşehir Barosu

Bilindiği gibi bir süre önce, Adalet Bakanlığı ve ilgili diğer birimler tarafından yeni bir “Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı” üzerinde, İngiltere Terörle Mücadele Yasası temel alınarak çalışmalar yapılmış ve ortaya bir taslak metin çıkarılmıştır.  Metnin basına yansıması üzerine toplumun her kesiminden gelen haklı tepkiler ile bu taslak metin (tasarı) gündemden kaldırılmıştır.  Ve fakat basından takip edildiği kadarıyla yılbaşında yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında konu yine gündeme gelmiş ve bazı birimlerin bu konuda baskı derecesinde ısrarcı tutumlar içerine girdikleri ve bunun neticesinde de tasarının bu ay içerisinde meclise gelerek kanunlaşacağı üzüntü ile öğrenilmiştir...

Yayın Tarihi: 19.01.2006

Metni görmek için tıklayınız


Uluslararası Ceza Hukuku ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Bağlamında Soykırım Suçu

Av. S.Sinan Kocaoğlu, LL.M

Bu çalışmanın amacı, kısa bir giriş yaptığımız “Soykırım” kavramını genel ve tanımlayıcı bir bakış açısıyla incelemektir. İlk bölümde Soykırım Kavramının tarihsel gelişimi ile Soykırım Sözleşmesi incelendikten sonra; ikinci bölümde, uluslararası ceza hukukunun ve çeşitli mahkeme kararlarının perspektifinden suçun unsurları incelenecektir. Çalışmanın üçüncü bölümü, Uluslararası Adalet Divanı merceğinden soykırım suçunun incelemesine ayrılmıştır. Ulusal bağlamda, kavramın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda ki düzenlenişi dördüncü bölümde ele alındıktan sonra beşinci bölümde sonuç incelemesi yapılarak çalışma sona erdirilecektir.

Yayın Tarihi: 23.11.2005

Metni görmek için tıklayınız


Ceza Hukukunda Uzlaştırıcı Avukat Görevlendirmesi

inisiyatif.net

01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girecek kanunlar içinde Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, barolar için "uzlaştırıcı avukat görevlendirme" yükümlüğü, avukatlar için de "uzlaştırıcılık" gibi yeni bir iş getirdiğinden önemlidir... Barolar ile avukatlar, göreve ve yeni işe yeterince hazır mı?.. Hazırlanmak için neler yapılabilir? gibi soruları cevaplamanın yanı sıra çıkabilecek olası sorunlara bu yazıda işaret edilmeye çalışılmıştır...

Yayın Tarihi: 27.04.2005

Metni görmek için tıklayınız


Sayfa Başı

Ceza Hukuku Düzeninde Devlet Sırrı

Prof. Dr. Zeki Hafızoğulları

Devlet sırrı, elbette hukukun diğer dallarının, özellikle Anayasa hukukunun, İdare hukukunun, hatta Özel hukukun konusudur... Ancak, yoğun tartışmalar, Ceza hukukunda yapılmaktadır... Bunun nedeni, sırrı açıklamanın suç, açıklamaya izin vermenin, hukuka uygunluk nedeni olmasıdır... Öncesinde yakınmalar olmakla birlikte, Devlet sırrı hakkındaki esaslı tartışmalar, Aydınlanma düşüncesi ile birlikte başlamıştır. Aydınlanma, Devletin organları, kurum ve kuruluşları yerindeki kişilerin, eylem ve işlemlerinin nüfuz edilebilir, denetlenebilir olmasıdır. Kısacası, insanın insana hesap vermesidir...

Yayın Tarihi: 06.03.2010

Metni görmek için tıklayınız


Hukukumuzda Suçluların Geri Verilmesi

Necati Mercan (İstanbul Barosu Dergisi)

Yabancıların geri verilmesi, bir devletin ülkesinde bulunan ya da oraya kaçmış olan bir sanık veya hükümlünün, yargılanmak ya da cezasının çektirilmesi amacıyla yetkili Devlete iadesidir. YTCK’nın 18. maddesinin 1. fıkrasında yabancı bir ülkede işlenen veya işlendiği iddia edilen suç nedeniyle hakkında ceza kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir yabancının, talep üzerine, kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla, geri verilebilmesi öngörülmüştür.

Yayın Tarihi: 03.05.2008

Metni görmek için tıklayınız


Ceza Yargılama Sürecinde Son Soruşturma Döneminin İncelenmesi

Adil Korkmaz, Süleyman Günay

Faktör analizi, yargılamayı yavaşlatan etkenleri belirlemek bakımından uygun bir tekniktir. Somut değişkenlerden yola çıkarak soyut değişkenleri ölçen, çok karışık bir evreni yalınlaştıran, yalın parçalar arasında bağımsızlıklar da sağlayan ve böylece anlayıp açıklama çabalarına kolaylık sağlayan bu teknik, Türkiye’de ceza yargılama sürecine ilk kez bu çalışmada uygulanmış olmaktadır. Uygulama sonrasında on dört faktör çıkartılmış ve bunlardan dördünün son soruşturma döneminde etkili olduğu görülmüştür. En önemli faktör, savcının ön soruşturma dönemindeki çekinikliğidir. Onu Adli Tıp Kurumu eylemsizliği, suçtan zarar gören kişinin mesafe eğilimi ve sanık savunmasının soyutluğu izlemektedir.

Yayın Tarihi: 13.07.2007

Metni görmek için tıklayınız


Hukuka Rahmet! “Terörle Mücadele Kanunu” Yenilendi...

Av. Münip Ermiş - Antalya Barosu

Ceza yargılamasında yaratacağı sorunlarla birlikte, özgürlükler alanında yaşanan kısmi iyileşmeleri de ciddi anlamda tehdit eden yeni TMK "HUKUKUN RUHUNA FATİHA OKUMAYA" hazırlanmaktadır... Tepkiye ve günlük olaylara yönelik yasa hazırlamak anlaşılabilir bir şeydir. Yalnız, yeni bir Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinin üzerinden daha bir yıl geçmeden ve uygulama sonuçları ortaya çıkmadığı halde , yeni Yasanın "Terör" suçlarında yetersiz kaldığının keşfedilmesi de ilginçtir...

Yayın Tarihi: 03.10.2006

Metni görmek için tıklayınız


Pratisyen Hekim Otopsi Yapabilir mi?

Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök - Medimagazin

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun adli ölü muayenesi ve adli otopsi ile ilgili 86. ve 87. maddelerine baktığımızda, çağdaş bilgi toplumunda çok önemli olan, uzman görüşü alınması ile ilgili hususun göz ardı edildiği görülmektedir... Kanun maddelerinin yorumundan bu işlemlerin pratisyen hekim başta olmak üzere herhangi bir uzman hekim tarafından da yapılabileceği anlaşılmaktadır. Uygulamaya bakıldığında ise adli ölü muayenesi ve adli otopsi işlemlerinin yerine getirilmesi görevini pratisyen hekim üstlenmiştir...

Yayın Tarihi: 03.10.2006

Metni görmek için tıklayınız


Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delilleri Değerlendirme Yasağı

Yrd. Doç. Dr. Mahmut Koca

Hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılıp kullanılamayacağı önemli bir sorundur. Delil elde edilirken yapılan bir hukuka aykırılık, otomatik olarak o delilin kullanılmaması sonucunu doğurur mu? Bu soruya Amerikan hukukunun verdiği cevap “evet”dir. Delil elde edilirken yapılacak hukuka aykırılık, elde edilen delili değerlendirme yasağına tabi tutar... Alman hukukunda ise, yasak sorgu yöntemleri dışında, diğer hukuka aykırılıkların sanığın haklarını ne ölçüde ihlal ettiğine bakılmaktadır. Şayet yapılan hukuka aykırılık, sanığın temel, anayasal haklarını ihlal etmekteyse, bunun sonucu elde edilen delillerin kullanılmaması gerektiği belirtilmektedir...

Yayın Tarihi: 17.01.2006

Metni görmek için tıklayınız


Olay Yeri İnceleme Çalışmalarında Bilimsellik ve Hukukilik

Ziyaettin Kaygusuz / Polis Dergisi

Ceza yargılamasında hukuk sitemimiz serbest delil sistemini kabul etmiştir. Bu nedenle olay yerinde, yakın çevresinde, şüpheli kişiler ve eşyaları üzerindeki her şey delil olabilmektedir. Yapılacak arama ve araştırma işlemlerinde, suçun iz ve delillerinin elde edilmesine çalışılır. Olay yeri inceleme görevlilerince elde edilecek bu deliller, Anayasamızın 138/1 ve CMUK-217/1 maddesinde belirtildiği gibi vicdanı delil sistemine göre hakim bunları değerlendirecektir... Hazırlık soruşturması içerisinde delillerin toplanması, suçun işlendiği yerin kentsel veya kırsal alan olup olmamasına bağlı olarak Polis veya Jandarma tarafından yapılmaktadır. Soruşturmanın etkin ve verimli olarak yapılabilmesi için arama, elkoyma gibi bir takım yetkilerle kolluğun donatılması kaçınılmaz olmaktadır

Yayın Tarihi: 15.10.2005

Metni görmek için tıklayınız


Ceza yasası kabusumuz olacak

Av. Turgut Kazan / Günışığı

Ceza yasasıyla ilgili tartışmalar bir işe yarayacağa benzemiyor. Siyasal iktidar hep bilinen yöntemi uyguluyor. Bir konuyu tartışmaya açarmış gibi yapıyor. Kişilere ve kuruluşlara yazılar gönderip görüş istiyor. Ama, kendi dediğinden çıkmıyor. Ceza yasasını iyileştirme çalışmalarında da aynı durum yaşandı. Bir kere, basın özgürlüğü dışındaki eleştiriler için neler yapıldığını bilen yok. 5. maddenin yaratacağı sorunlarla ilgilenilmediği gibi, temel yanlışlar konuşulmuyor, tartışılmıyor. Kapalı kapılar ardında bazı toplantılar yapılıyor. Hangi maddeler için, nasıl bir değişiklik düşünüldüğü açıklanmıyor. Çalışmaların sadece basın özgürlüğüyle ilgili bölümü kamuoyuna yansıdı. Orada da, yalnız 84, 125, 218, 288, 289 ve 305. maddelerde, hiç suya/sabuna dokunmayan, çok basit değişiklikler gündeme getirildi. Örneğin,...

Yayın Tarihi: 13.09.2005

Metni görmek için tıklayınız


Ateşli Silahlarla Mücadelede Teorik Yaklaşımlar

Mustafa T. Yücel, LLM, JSD / Polis Dergisi

Şiddet, yaşamın doğal bir öğesi olma eğilimi gösterirken; karşılıklı konuşma ve diyalogun yerini alma yolunda; kendisini “bağırma” biçiminde de (yönetim ile diyalog kuramayan/toplu işten çıkarılan/ hak kaybına uğrayan ve suskunların bağırması olarak) göstermektedir. Bu süreçte kişilerin ateşli silah ve bıçağa artan ölçüde sarıldığına da tanık olunmaktadır: 2003 yılı Adalet İstatistiklerine göre, 100.000 nüfustaki adam öldürme ve müessir fiil suçlardan açılan kamu dava oranları sırasıyla 30 ve 178; sanık sayısı oranları ise 47 ve 282 gibi yüksek bir seviyede bulunmaktadırlar. Öte yandan, intiharların da % 21’inde ateşli silah kullanıldığı görülmektedir...

Yayın Tarihi: 29.06.2005

Metni görmek için tıklayınız


Yeni Türk Ceza Kanununda Düzenlenen Bilişim Suçları ve Bu Suçlarla Mücadelede Alınması Gereken Önlemler

Av. Murat Volkan Dülger / Çağın Polisi Dergisi

Bu tebliğin konusunu 5237 sayılı YTCK’da bilişim suçlarına ilişkin olarak yapılan düzenlemeler ve bu suç tipleriyle mücadelede alınması gereken önlemler oluşturmaktadır. Aslında bilişim suçları ve bunlarla mücadele yöntemleri çok geniş bir incelemeyi ve öncesinde bu konuyla ilgili çeşitli kavram ve tanım sorunlarının belirtilmesini ve bunların açıklanmasını gerektiren geniş bir konudur. Ancak bu çalışmanın bir tebliğ olması dolayısıyla, öğretide bu konuyla ilgili olarak yer alan tartışmalara ve ilgili suç tiplerinin ayrıntılı olarak açıklamasına yer verilmeden, konu hakkında kısa bir bilgi edinilmesi amacıyla açıklamalar yapılacak ve böylelikle, çalışmanın geniş kapsamlı ve ayrıntılı olmasından olabildiğince kaçınılacaktır.

Yayın Tarihi: 15.06.2005

Metni görmek için tıklayınız


İnternet Bankacılığında Çalınmadan Kim Sorumlu?

Av. Ali Osman Özdilek / turk.internet

Bu soru son zamanlarda bana en çok yöneltilen sorulardan biri. Çünkü internet bankacılığı yaygınlaştıkça, internet bankacılığını kullanan kişilerin hesaplarından para çalınması vakaları da çoğalmaya başladı. Her yazımda belirttiğim gibi, internet bir yandan yaşamımızı kolaylaştırırken, diğer yandan da klasik suçlulara göre yakalanmaları daha zor, suç işlemeleri ise daha kolay olan siber suçluları ortaya çıkardı.

Yayın Tarihi: 21.02.2005

Metni görmek için tıklayınız


Yeni Türk Ceza Kanununun genel hükümleri üzerine kısa bir değerlendirme

Yrd.Doç.Dr. Ümit Kocasakal / Günışığı

Bilindiği üzere 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu, 26.9.2004 tarihinde kabul edilmiştir ve 1.4.2005 tarihinde yürürlüğe girecektir. Böylesine önemli ve temel bir kanunun genel hükümleri ile ilgili tam bir değerlendirme yapmak, kuşkusuz bu kadar kısıtlı bir yer içinde mümkün değildir. Hele ki yeni Kanunun bir sistem değişikliği getirdiği, bir takım önemli kurum ve kuralları esaslı ölçüde değiştirdiği dikkate alındığında bu daha da güçtür. Bu nedenle bizim burada ortaya koyacağımız hususlar bir değerlendirmeden ziyade kısa saptamalardan ibaret olabilecektir.

Yayın Tarihi: 10.12.2004

Metni görmek için tıklayınız


Cezaevi yerine üniformalı “ucuz işçi pazarı”: Yeni Ceza İnfaz Kanunu Tasarısı iyileştirir mi?

Av. Ozan Gülhan-Stj.Av. Sevcan Turkan / Günışığı

Ceza Hukuku “devrim”ine, Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun (Yeni Ceza İnfaz Kanunu) Tasarısı ile devam ediliyor. Görüldüğü kadarıyla “devrim”, yeniden oluşturulan üç yasa üzerinden temelleniyor: Kanunlaştırılan Yeni TCK, tasarı halindeki CMUK ve CİK... Yeni TCK “dışarısı”nın güvenliğini, Yeni İnfaz Yasası da “içerisi”nin güvenliğini sağlama misyonu üzerinden şekilleniyor. Saç ayağının en hassas bacağını oluşturan Yeni Ceza İnfaz Kanunu Tasarısı da diğerlerini aratmayan gerici-baskıcı hükümler ihtiva ediyor.

Yayın Tarihi: 10.12.2004

Metni görmek için tıklayınız


Sayfa Başı

Sitemizden bağlantı: 03.09.2007

Bant Kayıtları Açısından Özel Hayatın Gizliliği - Haberleşme Hürriyeti ve Hukuka Aykırı Deliller

Hanifi Sever

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan bahsetmek gerekir. Üstte sayılan hakim kararı ve savcı iznine ek olarak ‘başka türlü delil elde etme imkanı bulunmaması halinde’ iletişimin dinlenmesi izninin verilmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin her geçen sene temel hak ve özgürlüklere gösterdiği saygının artması olarak değerlendirilmelidir. Gizli ve usulsüz yapılan dinlemeler hukuken geçersiz sayılmış ve ‘zehirli ağacın meyveleri de zehirlidir’ ilkesiyle delil olarak kabul edilmemişlerdir. Hatta ve hatta usulsüz gizli dinleme bile suç olarak adlandırılmıştır.

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 30.01.2006

Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanda ve Nefeste Alkol Yoğunluğunun Belirlenmesi (doc formatında)

Prof. Dr. Feridun Yenisey

Hocam Prof. Dr. Öztekin Tosun, “hukuka aykırı deliller” teorisinin kurucularındandır. Kandaki alkol yoğunluğunun belirlenmesi konusundaki hukuk kuralları, “hukuka aykırı deliller” içinde önemli bir yer işgal ettiği için, Doç. Dr. Yener Ünver’in yayına hazırladığı bu Armağanda, “Kanda ve Nefeste Alkol Yoğunluğunun Belirlenmesi” konusunu seçtim.

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 13.12.2009

Osmanlı Kanunnamelerinde İslâm Ceza Hukukuna Aykırı Hükümler

Doç. Dr. Coşkun Üçok (AÜHF Dergisi 1946)

3. Kasım 1839 (26. Şaban 1255) tarihli Hattı Humayun'un Mustafa Reşit Paşa tarafından Gülhane'de okunmasının üzerinden tam altı ay geçtikte Tanzimat'ın ilânından sonra çıkarılan kanunların ilki olan 3 Mayıs 1840 (1. Rebi I. 1256 tarihli «Kanun-i Ceza» çıkarılmıştı. Bir mukaddime on üç fasıl ve bir hatimeden ibaret olan bu kanun, esas itibariyle İslâm hukukundan pek ayrılmazsa da İslâm hukukunda bulunmıyan birçok yenilikleri de içine almaktadır...

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 13.12.2009

Osmanlı Kanunnamelerinde İslâm Ceza Hukukuna Aykırı Hükümler – II

Doç. Dr. Coşkun Üçok (AÜHF Dergisi 1946)

Önceki yazının devamıdır

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 13.12.2009

Osmanlı Kanunnamelerinde İslâm Ceza Hukukuna Aykırı Hükümler – III

Doç. Dr. Coşkun Üçok (AÜHF Dergisi 1947)

Öncekinin devamıdır.

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 13.03.2004

Tabancanın şakası olmaz!

Radikal 10/03/2004

Yargıtay, oyuncak tabancayı yakın mesafeden birine doğrultan kişiye 6 ay ceza verilmesini istedi. Oyuncak silahı tehdit amacıyla doğrultan kişiye ise iki yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörüldü

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 30.01.2006

Türk Ceza Hukukunda Uzlaşma (doc formatında)

Tamer soysal

21. yüzyıl adalet sisteminde, ceza adaleti yerine getirilirken, mağdurun tatmin edilmesi fikri ön plana çıkarılmış durumdadır. Bu amaçla ceza muhakemesinin tüm evrelerinde mağdura bir kısım haklar ve yetkiler tanınması öngörülmüş; suça karşı sadece ceza yaptırımı yeterli görülmeyerek mağdurun zararını onarım sistemi (onarıcı adalet) kabul edilmiştir. Suçun failine acı vermeyi temel amaç sayan “ders verici” adalet anlayışı 18. yüzyıl sonlarında etkinliğini yitirdiği gibi, suçluyu ıslah ederek toplumla uyumlu yaşamasını sağlayacak davranış modeli kazandırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere cezaevlerini araç olarak kullanan “ıslah edici adalet anlayışı” da 20. yüzyılın sonunda etkinliğini önemli ölçüde yitirmiştir...

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 30.01.2006

Uzlaşma - Şikayet İlişkisi (doc formatında)

Yard.Doç.Dr. Ali Kemal Yıldız

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesi uzlaşma kurumunu düzenlemiş ve uzlaşmanın “kanunun uzlaşma yapılabilmesi olanağını verdiği hallerde” gerçekleşebileceğini kabul etmiştir. Kanunun uzlaşma yapılabilmesine olanak verdiği hal ise, yine 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 73. maddesinin 8. fıkrası düzenlemiş bu-lunmaktadır. Buna göre, uzlaşmanın mümkün olabilmesinin öncelikli koşulu, suçtan zarar göreni gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olan soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi bir suçun var olmasıdır...

Metni görmek için tıklayınız


Sitemizden bağlantı: 27.12.2004

Yeni Türk Ceza Adalet Sistemini Tanıtım Sitesi

T.C. Adalet Bakanlığı

...düzenlenecek eğitim seminerlerinde kullanılmak ve genel olarak ceza hukuku konusunda çalışma yapmak isteyenlere kaynak sağlamak amacıyla; yapılan seminerlerde sunulan bildirilerin, konuyla ilgili görüşlerin, makalelerin ve sair kaynaklara ilişkin dokümanların yer aldığı/alacağı "Yeni Türk Ceza Adalet Sistemini Tanıtım Sitesi" oluşturulmuştur.

Metni görmek için tıklayınız