|
Sitemizden
bağlantı:
14.04.2005
Atatürk'ün Türk Eğitimine Getirdikleri ve Köy Enstitüleri
Onur Fidaner
Atatürk, vatanımızdaki düşman işgaline son verdiğinin hemen ertesinde, 29 Ekim 1922’de bir öğretmenler toplantısında şu sözleriyle eğitime ne denli önem verdiğini ortaya koymuştur: “Öğretmenler, ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve yaşatacaksınız ve mutlaka başarıya ulaşacaksınız.”
Metni görmek için
tıklayınız
Sitemizden
bağlantı:
14.04.2005
Köy Enstitüleri
Dr. Niyazi Altunya / Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi
Hazırlıkları 1935’te başlatılıp 1937’de denemesine girişilen ve 1940’ta yasallaşan Köy Enstitüsü sistemi; Cumhuriyet aydınlanmasının eğitim alanındaki en özgün ve en çok ses getiren bir uygulamasıdır. 17 nisan 1940’ta kabul edilen, 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu’na göre “Köy öğretmeni ve köye yarayan diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere, ziraat işlerine elverişli arazisi bulunan yerlerde Maarif Vekilliğince [MEB’ce] köy enstitüleri açılır.” (m.1) Bu yasa hükmüne göre enstitülerin görevi sadece köy öğretmeni yetiştirmekle sınırlı olmayıp öğretmenle birlikte sağlık görevlileri, teknisyenler vd. meslek elemanları yetiştirmektir.
Metni görmek için
tıklayınız
Sitemizden
bağlantı:
14.04.2005
Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi (PDF)
Cemal Hüseyin Güvercin, Murat Aksu. Berna Arda
İlk Türkiye Hükümeti Kurtuluş Savaşı (1919-1922)
sırasında kurulduğunda, eğitim konusu dikkate alınan
temel önceliklerden birisiydi. Türkiye’nin eğitim yapısının
yenilenmesinde ve çağdaş duruma getirilmesinde ülkenin
kendine özgü sosyal ve kültürel nitelikleri de göz önüne
alınarak planlanmıştır. Savaşın en kritik dönemlerinde bile
eğitime ilişkin sorunlar ihmal edilmemiştir. Zaferden sonra
yeni ülkenin kurucuları doğal olarak eğitim sorununa da
oldukça yoğun çaba harcamış ve öncelik vermişlerdir. Bu
muazzam çabanın en önemli deneyimlerinden birisi, hiç
kuşkusuz “Köy Enstitüleri”dir. Bu proje “Cumhuriyet
Ruhu” nun devrimci karakterini de yansıtmaktadır. Bu
enstitülerin eğitim yaklaşımı “yaparak- yaşayarak
öğrenme” temeli üzerinde yükselmektedir. Bu makalede
söz konusu enstitülerin sağlık eğitimi yaklaşımları tıp tarihi
ışığında ele alınmıştır.
Metni görmek için
tıklayınız
Sitemizden
bağlantı:
14.04.2005
Köylere Öğretmen Yetiştirme Meselesinin Tarihçiği
Aziz Bakay
Cumhuriyet devrine gelinceye kadar köylere öğretmen yetiştirerek köyü de modern anlamda ilkokula kavuşturmak meselesi önemli bir iş olarak ele alınmadığı için köylerde açılan dinsel karakterli okulların çoğu medresede yetişmiş hocalar tarafından idare edilirdi. Tanzimat hareketi, medreseye ek olarak okullar açarakyeni hamleler yapmayı hedefliyordu. 1848 tarihinde İstanbul`da ilk kez açılan Darülmuallimin bu anlayış ve hareketin doğurduğu sonuçlardan biridir. Fakat bu kuruluşlar da öğretmen açığını kapatma ve sonuca ulaşma bakımından başarılı olamadı. Köylere öğretmen yetiştirme meselesi, sık sık gündeme gelmesine rağmen Trablusgarp, Balkan ve 1. Dünya Savaşının yol açtığı kargaşa ortamından dolayı konuya zaman ayrılamadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin kuruluşundan sonra bu mesesle zaman zaman tekrar ele alınmış,...
Metni görmek için
tıklayınız
Sitemizden
bağlantı:
05.06.2005
Ülkemizin Kaçırdığı En Büyük Eğitim Projesi Köy Enstitüleri
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Cumhuriyetin bu ulvi projesinin amacı köyden gelen yetenekli çocukların tam donanımlı olarak yetiştikten sonra tekrar köylerine dönerek geride kalan ve okuma fırsatı veya olanağı bulmamışları eğiterek ülkenin okuryazar düzeyini yukarı taşımayı amaçlıyordu. Köy Enstitülerinin o günkü eğitim yöntemi gününün en ileri eğitim yönteminden daha donanımlıydı.
Metni görmek için
tıklayınız
|