AVUKATLIK KANUNU TEKLİFİ
27.10.1965
MUCİP SEBEPLER
3499 sayılı Avukatlık Kanunumuz 1938 yılında meriyete konmuştur. Yurdumuzda Avukatlık meslekine lâyık olduğu şerefli yeri veren ve zamanın icaplarına göre tatminkâr bir kanun olan 3499 sayılı Kanunu aradan geçen 26 yıl içinde memleket şartlarındaki ve cemiyetin sosyal, ekonomik ve politik yapısındaki derin değişikliklerin tesiri ve tatbikattan edinilen tecrübelerin ilhamı ile yenibaştan ele almak icabetmiştir.
Şartların değişmesi ile hukuk kaidelerinin de değiştirilmesi icap edeceği kaidesi aklın bulduğuen eski ve basit hakikatlerden biridir.
Filhakika; 3499 sayılı Avukatlık Kanununun tedvin edildiği 1938 yılında memleket, yararlarının faydalı ve zaruri kıldığı tek partili bir inkılâp idaresi mevcut idi. Mensubu bulunduğumuz Garp milletleri camiasının en kudretli üyelerinden Almanya'da Hitlerizm, İtalya'da Faşizm bütün ihtişamı ve şaşaası ile dikkatleri üzerine çekmekteydi. Memleketin adlî hayatı ile yakından ilgili, geniş bir kütleyi ilgilendiren Avukatlık Kanununu hazırlayanların iç ve dış hâkim cereyanların, sosyal ve politik havanın etkisinde kalmaması mümkün değildi. Nitekim Demokratik icaplara uygun kaideler sevkı gayretlerinin müşahede edildiği 3499 sayılı Kanunun, baroları Adalet Bakanlığının vesayeti altına sokan ve hattâ idare heyetini Bakanlığa fesih salâhiyetini tanıyan (Mad: 81) hükümleri ile antidemokratik bir karakter taşıdığını müşahede etmekteyiz.
3499 sayılı Avukatlık kanunu lâyihası avukatlar kongresinde görüşülürken, zamanın Adalet Bakanı merhum Şükrü Saraçoğlu'nun açış nutkundan alınan aşağıdaki sözler bu fikrin en kesin delilini vermektedir:
“İnkılâp yapmış, yeni bir rejim kurmuş olan her yerde Avukatlık meslekini o inkılâbın esaslarına göre tanzim zarureti belirmiştir. Nitekim İtalyan Avukatlık Kanunu süratle faşizm icaplarına uygun bir hale geldiği gibi, Alman Avukatlık Kanunu da nasyonal sosyalizmin damgalarını taşımaktadır. Biz de lâyihamızı Cumhuriyetçi, milliyetçi, lâik, devletçi, realist rejimimizin, bir kelime ile Kemalizmin derin izleri ile takviyeye çalıştık.”
(Tatbikattan Çizgiler - Sh: 538, Avukat Volf Çernis)
1938 den bu yana Dünya ve Türkiye'nin çehresi çok değişmiştir. 2 nci Cihan Harbi, dünya haritası ile birlikte, insanların yaşayış, düşünce ve kıymet hükümlerinde inkılâp sayılabilecek değişiklikler yarattı. Faşizm ve nasyonal sosyalizmin sembolize ettiği dikta rejimleri acı birer hâtıra olacak tarihin karanlıklarına gömüldü. Demokratik hür idareler cephesinin kesin galebesi ile birlikte demokratik idare tarzı itibar kazandı ve bütün dünyada revaç bulmaya başladı. Bu cereyanın dışında Türkiye de kalamazdı ve kalmadı. Hür seçimlerle demokratik idareye geçiş, 1950 – 1960 arası talihsiz bir tecrübe devresi, benimsenen demokratik idareye ve Anayasaya karşı davranışlar ve bâzı sosyal, politik ve ekonomik, sebeplerle 27 Mayıs 1960 inkılâbının vukua gelişi; Türkiye için sosyal ekonomik ve politik yeni şartların ve yeni bir vasatın doğmasını mukadder kılmıştır.
1961 tarihli Anayasamız, tamamiyle demokratik bir karakter taşımaktadır. Kanunlar ve hukuk kuralları hiyerarşisinde en üst noktayı işgal eden ve bağlayıcı bir karakter taşıyan (Anayasa Mad: 8) yeni Anayasanın tedvinine âmil olan ve prensiplerine hâkim bulunan demokratik ve halkçı ruhun; mer'i Avukatlık Kanununa hâkim bulunan vesayetçi zihniyetle telifi mümkün değildir.
Gerçekten de, Anayasamız 122 nci maddesinde; muhtar meslek kuruluşlarının teşkilini öngörmüş, tüzükleri yönetim ve işleyişlerinin demokratik esaslara uygun olmasını emretmiştir. Yeni Anayasamıza hâkim olan ana prensiplerin başlıcalarından birisi olan bu hükmün nedeni, muhtar meslekî kuruluşların demokratik idarenin devam ve bekasının bellibaşlı dayanağı ve teminatı oluşundadır.
Bakanlıklararası komisyonun ayıklanacak antidemokratik kanunlar listesine 3499 sayılı Avukatlık Kanununu da ithal etmiş olması arz edilen görüşümüzü teyit ve takviye etmektedir.
Kısaca ve kuşbakışı değinmekle yetindiğimiz bu sebepler dahi yeni bir Avukatlık Kanunu tedvininin kâfi sebepleri olmakla beraber, 26 senelik tatbikatın verdiği tecrübelerin ışığı altında, 3499 sayılı Kanunun noksan ve boşluklarının doldurulması ihtiyacı da küçümsenmiyecek bir değer ve ehemmiyet taşımaktadır.
Bu teklif ile getirmek istediğimiz yeni müesseseler ve yeni hükümlere kısaca değinmekte yetineceğiz.
I— Barolar Birliği teşkili öngörülmüştür. Bu birlik bağımsız ve tüzel kişiliği haiz olup, kamu hizmeti gören ve kamu kurumu niteliğinde bir meslek teşekkülü olacaktır. Bu teşekkülün kuruluş gayesi; meslekî tesanüdü kuvvetlendirmek, barolar arasında ortak amaçlara yönelişte birliği ve beraberliği sağlıyarak meslekin ve meslektaşların himaye ve murakabesinde müessir bir güce kavuşmaktır. İç ve dış meslekî teşekküllerle yakın temaslar, toplantılar meslekî konferanslar ve araştırmalar, meslektaşların meslekî ve sosyal haklarının realist ve ilmî ölçüler içinde tesbit ve gerçekleşmesine çalışma, meslekin itibarını kıran sebepleri tesbit ve onlarla ve müsebbipleri ile olumlu şekilde ve ciddiyetle mücadele, koordone bir çalışmanın vereceği cesaret ve enerji ile kolaylıkla mümkün olabilecektir. Bu suretle barolar demokratik idarenin sağlam mesnetlerinden biri olmak vasfını kazanacağı gibi, meslek adamları da lâyık oldukları şerefli ve itibarlı mevkii elde edecekler, yetişmek ve ilerlemek istiyen avukatlar da kudretli bir himaye desteğe kavuşmuş olacaklardır.
II— Barolar ve Barolar Birliğinin ferdî olmıyan kararlarının adlî murakabeye tam ve kâmil mânada tabi olması imkânını takviye için, Adalet Bakanlığına, 112 ve 114ncü maddelerle kanuna aykırı hareketleri sebkettiğinde yönetim kurulunun feshi için mahkemeye başvurma ve Barolar Birliğinin ferdî olmıyan kararlarının kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olanlarının iptali için Danıştaya gitme yetkisi tanınmıştır. Mahkemeler bağımsız olduğuna göre Adalet Bakanlığına tanınan bu yetkinin 122 nci maddenin lâfzına ve ruhuna en ufak şekilde aykırı olduğu iddia edilemez.
III— Avukatların mukayyet avukatlık, mukaveleli avukatlık, müşavirlik v.s. namı altında, çeşitli Devlet daireleri, belediyeler, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve kamu yararına çalışan derneklerden, görev almaları tabiî hakları cümlesinden olmakla beraber, bir avukatın bazan bu daire ve kurumlardan birkaçından birden ayrı ayrı ücretli veya maaşlı veya götürü işler aldığı, bu yüzden birçok dedikoduların alıp yürüdüğü, meslekî tesanüdün ye meslek ahlâkının zedelendiği, inkârı mümkün olmıyan bir vakıadır.
Avukatlık iki yönlü bir meslektir. Bir yönü ile âmme görevidir. İkinci yönü ile serbest meslektir. Devlet ve resmî kurumlar imkânlarını, âdilâne bir Ölçü içinde tevzi etmedikleri takdirde avukatların serbest meslek mücadelesinde, müsavi şartlar içinde mücadele şanslarını -bâzıları lehine- ellerinden alıyor demektir. Bu davranış Anayasamızın temel kuralı olan sosyal adalet ilkelerine de aykırıdır. Devlet imkânlarının dağılışında koruyucu, himayeci ve sosyal dengeyi kurucu olmayı şiar edinmenin sosyal adaletin gerçekleşmesinin zaruri şartlarından olduğu kanısındayız. Bu esasa uyulursa, daha çok sayıda avukat Devlet imkânından faydalanır ve âmme görevinden ibaret olan görevlerini de daha emniyetle yapmanın imkânına ve manevi iklime kavuşmuş olurlar. Arz ettiğimiz dedikodular, suiistimaller, suiistimal iddiaları da ortadan kalkmak suretiyle, meslek ahlâkına ve meslekî tesanüde de, hizmet edileceği samimî inancı ile, 19 ve 20 nci maddelerde bir avukatın her hangi nam ile olursa olsun bahsi geçen Devlet dairelerinde ve kurumlarda birden fazla iş alamıyacağı ve halen çalışmakta olanların da istediğini tercih hakkı kendisine aidolmak üzere on gün içinde istifa zorunda bulunduğu kaidesini getirmiş bulunuyoruz.
IV— Avukatlık ücretinin belirli esaslara bağlanması, tereddütlerin izalesi ve ihtilâf mevzularının azaltılması için, bu bapta açık hükümler sevk edilmesi ve ücret ihtilâflarının mecburi tahkim yoluyla çözülmesi öngörülmüştür.
Zira; avukat - müvekkili münasebetinin en kritik ve nazik noktası olduğu kadar avukatlık meslekinin itibar ve geleceği ile de hayatî şekilde ilgili olan ücreti vekâlet müessesesi sarahate kavuşturulmadıkça, çoğu zaman avukatların, bazan da iş sahiplerinin istismarı ve mağduriyetleri mukadder görünmektedir.
Filhakika mer'i kanundaki tefsire müsait ve elâstikî, hükümler iş sahiplerinin işleri sonuçlandıktan sonra ücreti ödememe arzularına rahat ve kolay dayanak görevi yapmakta olup, mesaisinin büyük bir kısmı, söz temas ve koridorlarda ve yollarda koşmalar gibi yazı ile tesbiti mümkün olmıyan faaliyetlerden ibaret olan çilekeş meslek adamlarının, ücreti vekâlet için ya hiç dâva edememeleri ve müvekkilin merhametine sığınır bir hale gelmeleri veya mahkemelerce dileklerinin tervic edilmemesi gibi göz nuru ve alın terlerinin karşılıksız kalması neticesini hazırlamaktadır.
Avukatlık meslekinin sathi bir bakışla şaşaalı görünüşünün altında yatan sefalet manzarasının nedenleri bu bahiste yatmakta olup, meslek adamlarını maddî sefaletten ve göz nurlarının heder edildiğini görmekten kurtaracak esasları va'zetmek durumunda ve zorundayız. Onun için bu bahiste açıklığa ulaştırıcı bâzı hükümler getirmiş bulunuyoruz.
V— Staj mevzuunda alışılmış ve faydasızlığı tecrübelerle sabit olmuş usul yerine, meslekin amme görevi mahiyetine uygun bir ciddiyet iktisap etmesi ve stajın hakikaten faydalı ve yetiştirici olabilmesi için stajiyerlerin staj müddeti zarfında memur statüsüne tabi olması ve Devletten tahsil derecesine uygun maaş alabilmesi esası vazedilmiştir.
VI— Disiplin muamelelerini yetkili haysiyet divanlarının âdeta bir mahkeme gibi tahkik ve tesbiti ile ciddiyetle takibine imkân verecek yeni hükümlerle nizama bağlamayı, demokratik icaplara ve ceza hukuku prensiplerine daha uygun mütalâa ettik.
Teklifimizin sivri noktalarını arz etmiş bulunuyoruz. Tümü ile Anayasamızın lâfzına ve ruhuna uygun ve icaplara ve realitelere muvafık olduğu inancındayız. Daha evvel hazırlanılmış olan raporlardan faydalanılmış olmakla beraber, teklif sahipleri olarak, meslekî tecrübelerimiz, hayat görüşlerimiz ve realitelerin ışığı altında ihtiyaca en ziyade cevap verebileceğine inandığımız bir tedvine gitmiş bulunmaktayız.
Kabulünün memleket adliyesine hizmet olacağı inancı ile takdim ediyoruz. Saygılarımızla.
Avukatlık Kanunu
BİRİNCİ KISIM
Avukatlık ve Avukat
Avukatlığın Mahiyeti:
MADDE 1. —Avukatlık, bir kamu görevidir.
Avukatlığın Gayesi:
MADDE 2. — Avukatların hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine .tahsis ve genellikle yargı organlariyle resmî ve özel kurullar önünde kanunun tam olarak uygulanmasına yardım etmektir.
Avukatlık mesleki ve avukatın adaletin dağıtımındaki durumu:
MADDE 3. — Avukat, adaletin dağıtımında ve gerçekleşmesinde bağımsız bir organdır.
İKİNCİ KISIM
Avukatlık Meslekine kabul
Avukatlığa Kabul Şartları:
MADDE 4. —Avukatlık meslekine kabul edilebilmek için:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Türk Hukuk Fakültelerinin birinden mezun olmak veya yabancı bir memleket Hukuk Fakültesinden mezun olup da Türkiye Hukuk Fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden imtihan vermiş olmak,
c) Avukatlık stajını tamamlıyarak staj belgesi almış bulunmak,
ç) Levhasına kaydı istenilen Baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak,
d) kanunda belirtilen şekillerden biri ile avukatlığa engel hali olmamak,
gerekir.
En az 10 yıl adlî ve askerî yargıçlık ve savcılıkta ve Danıştay Dâva Daireleri başkan ve üyelikleri ile yardımcılıklarında, kanun sözcülüklerinde bulunmuş veya bir Türk Hukuk Fakültesinde aynı süre ile hukukî ilimler doçent veya profesörlüğü yapmış olanlar bu maddenin yalnız (c) ve (d) bendlerinde yazılı stajdan muaftırlar.
Avukatlık meslekine kabule engel haller:
MADDE 5. — Aşağıda yazılı hallerden herhangi biri varsa, Avukatlık meslekine kabul hakkındaki istek reddolunur.
a) Bir ceza mahkemesince verilen, kesinleşmiş bir hüküm gereğince ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya ağır hapsi gerektiren bir cürümden mahkûm olmak,
b) Cezai, inzibati kesinleşmiş bir karar, neticesinde meslekî bir suçtan dolayı hâkim, memur veya avukat olmak vasfını kaybetmiş bulunmak,
c) Avukatlık mesleki veya avukatlığın şeref, vakar ve haysiyetine uymıyan bir işle uğraşmak,
ç) Mahkeme kararı ile mallarında tasarruf yetkisi sınırlandırılmış olmak,
d) Kesinleşmiş bir karar gereğince iflâs etmiş bulunmak (taksiratlı veya hileli iflâs etmiş olanlar itibarları iade edilse dahi kabul olunmazlar.)
e) Hakkında âciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırtmamış bulunmak.
İstek hakkında karar ve yemin:
MADDE 6. — Avukatlığa kabul isteği hakkında adayın kayıt için başvurduğu baronun yönetim kurulu karar verir.
Mesleke kabul edilen avukata, avukatlığa başlamadan önce baro yönetim kurulu önünde aşağıdaki şekilde yemin ettirilir. (Kanuna, ahlâka meslekin vakar, haysiyet, ve nizamına uygun harekette bulunacağına namusum ve vicdanım üzerine söz veririm.)
Yemin verilmesi, yemin metnini de kapsıyan bir tutanakla tesbit edilir.
Karar verme müddeti ve bekletici haller:
MADDE 7. — Baro yönetim kurulu, yazılı müracaat tarihinden itibaren (1) ay içinde isteği gerekçeli bir kararla reddetmediği takdirde adayın müracaatı kabul edilmiş sayılarak baro levhasına kaydı yapılır.
Şu kadar ki aday hakkında cezayı gerektiren bir fiil işlendiği zannı ile hazırlık soruşturması veya bir ceza dâvası açılmış ise, avukatlığa kabul isteği hakkında verilecek karar bunun sonucuna kadar bekletilebilir.
Aday hakkında kamu görevlerinden yasaklanmayı gerekli kılabilecek cezayı icabettiren bir fiilden dolayı kamu dâvası açılmış bulunursa, avukatlığa kabul isteği hakkında karar verilmeyip dâvanın sonucunun beklenmesi mecburidir.
Her iki halde birinci fıkradaki müddet işlemez.
Hazırlık soruşturması veya ceza dâvasının neticesinin ne olursa olsun, avukatlığa kabul isteğinin esasen reddi gerekiyorsa, istek hakkında karar verilmesi lâzımdır.
Kabul isteğinin reddi kararına karşı itiraz:
MADDE 8. — Baro yönetim kurulu, avukatlığa kabul isteğini reddettiği takdirde bunun gerekçesini kararında gösterir. Gerekçeli karar adaya tebliğ olunur. Aday ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itirazda bulunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu itirazda bulunan adayı isteği üzerine dinledikten sonra itirazı, kabul veya reddeder. Kabul ettiği takdirde ilgili baro adayın levhaya kaydını icraya mecburdur.
İtiraz reddedilirse, aday bu kararın iptali için tebliğ tarihinden itibaren 90 gün içinde Danıştaya başvurabilir.
Avukatlık ruhsatnamesi:
MADDE 9. — Adaya avukatlık meslekine kabul edildiğine dair ilgili baro yönetim kurulu tarafından örneği Barolar Birliğince hazırlanan bir ruhsatname verilir.
Avukatlığa kabul, bu ruhsatnamenin verilmesi anından itibaren hüküm ifâde eder.
Aday avukatlığa, bu suretle kabul edildikten sonra (avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanmış olur. Durum Türkiye. Barolar Birliğine bildirilir.
Ruhsatnameler Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılır.
Levhadan kaydın silinmesi:
MADDE 10. — Aşağıdaki hallerden biri varsa baro levhasındaki kaydın silinmesi mecburidir,
a) Avukatlığa kabul için aranılan, şartların sonradan kaybedilmesi,
b) Ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerektiren sebeplerin mevcudiyetinin sonradan tesbit edilmiş bulunması,
Levhadan kaydın silinmesi ve İtirazı:
MADDE 11. — Levhadan kaydın silinmesine avukatın mensub olduğu baronun yönetim kurulu karar verir.
Bu karardan önce avukatın yazılı cevabı istenmekle beraber kendisinin dinlenmesi veya dinlenilmek üzere çağırılmış olması şarttır.
Levhadan kaydın silinme kararı gerekçeli olmalıdır.
Levhadan kaydın silinmesine dair karara karşı avukat, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itirazda bulunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu itirazda bulunan avukatı, isteği varsa dinledikten sonra itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz kabul edilirse silme kararı hükümsüz kalır.
İtiraz reddedilirse avukat, bu kararın iptali için kendisine tebliğ tarihinden itibaren 90 gün içinde Danıştaya başvurabilir.
Levhadan silme hakkındaki karar kesinleşmedikçe avukat, meslekin icrasından menolunamaz.
Şu kadar ki, Baro Disiplin Kurulu kamu yararı bakımından lüzumlu gördüğü takdirde Yönetim Kurulunun levhadan kaydın silinmesi hakkındaki kararı üzerine avukatı meslekin icrasından muvakkaten menedebilir.
Ret ve silme kararlarının bildirilmesi :
MADDE 12. — Avukatlık meslekine kabul edilmek için baroya müracaat eden bir adayın bu isteği reddedildiği veya baroda kayıtlı bir avukat levhadan silindiği takdirde ilgili baro aday veya avukatın adını diğer barolar ve Türkiye Barolar Birliğine bildirir. Bu halde o şahsı hiçbir baro ret veya silme sebepleri ortadan kalkmadıkça levhasına kaydedemez.
Avukatlık unvanını kullanma salâhiyetinin düşmesi:
MADDE 13. — Avukatlık hakkının düşmesi ve levhadan kaydın silinmesi ile birlikte (avukat) unvanını kullanmak yetkisi düşer. Bu halde eskiden bu hakkın mevcud olduğuna işaret eden bir ibarenin eklenmesi suretiyle de olsa avukat unvanının kullanılması yasaktır.
Avukatlıkla bağdaşamıyan işler :
MADDE 14. — Maaş, ücret veya aidat karşılığında görülen hiçbir hizmet ve vazife hususiyle sigorta prodüktörlüğü, iş ajanlığı, ticaret, esnaflık gibi meslek ile yahut meslekin vakar, şeref, haysiyet ve nizamı ile bağdaşması mümkün olmıyan meşgale avukatlıkla birleşemez.
Avukatlığa bağdaşabilen işler :
MADDE 15. — a) Milletvekilliği, Senato Üyeliği, il ve belediye meclisi üyeliği ve belediye başkanlığı,
b) Üniversite, yüksek veya orta öğretim profesör, öğretmen, doçent ve asistanlığı,
c) Resmî ve hususi müessese, teşekkül, şirket ve şahısların müşavir ve avukatlığı ile avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık,
ç) Hakemlik, tasfiye memurluğu, kazai mercilerin veya adlî bir dairenin verdiği her hangi bir vazife veya hizmet,
d) Genel olarak idare kurulu başkan veya üyeliği veya denetçilik,
e) Anonim, limited veya kooperatif şirket gibi sermaye şirketlerinde Ortaklık, yönetim kurulu üyeliği, komandit şirketlerde komanditer ortaklık,
f) Hayrî, ilmî ve sosyal dernek ve kuruluşlarla siyasi partilerin her türlü organlarında başkanlık, üyelik ve denetçilik;
g) Meslekî gazete, dergi sahipliği veya bunların yayın müdürlüğü,
14 ncü madde hükmünden müstesnadır.
Şu kadar ki, bunlardan milletvekilleri, senato üyeleri ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve hususi hukuk hükümlerine tabi sermayesi devlete veya diğer kamu tüzel kişiliklerine ait bulunan kurumların yönetim kurulu başkan, üye ve denetçilerinin; Hazinenin, belediye ve hususi idarelerin, il ve belediyelerin yönetim ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların ve sermayesinin yarıdan fazlası Devlet ait şirket ve kurumların, il ve belediye başkan ve üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin aleyhindeki dâva ve işleri kabul ve takibetmeleri yasaktır.
Bu yasak avukatların ortaklarına da şâmildir.
Hısımlık engeli:
MADDE 16. — Bir yargıç veya savcının sebep ve nesep cihetinden usul veya furuundan veya birinci vs ikinci derecede akrabasından olan avukat ve yargıç veya savcının baktığı dâvalarda avukatlık edemez. Aralarında evlilik bağı olan avukatla yargıç veya savcı hakkında, evliliğin ortadan kalkmasından sonra da hüküm böyledir.
Yargıçlık ve savcılıktan ayrılanlar :
MADDE 17. — İstifa, emekliye ayrılma veya diğer her hangi bir sebeple görevlerinden ayrılan yargıç veya savcı, kanun sözcüsü ve yardımcılarının son hizmet etmiş oldukları mahkeme, merci veya dairelerde ayrılma tarihinden iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.
Bu hüküm Yargıtay, Danıştay gibi yüksek mahkeme yargıçları, savcılar kanunsözcüleri ve yardımcıları hakkında da uygulanır.
Devlet, belediye, il, özel idare ve İktisadi Devlet Teşekküllerinde memur olup da sonradan baroya kaydı yapılmış olanlar iki sene geçmeden ayrıldıkları idareler aleyhine dâva alamaz ve takipte bulunamaz. Bu yasak ortaklarına da uygulanır.
Avukatların yargıç veya memur olması,:
MADDE 18. — Avukatlıkta geçen sürenin 2/3 ü memuriyette geçmiş sayılır. Bir avukat yargıçlığa veya diğer bir memuriyete atandığı takdirde, bu esasa göre kendisine aylık tahsisi yapılır.
Avukatların sair görevlere girmesi:
MADDE 19. — Bir avukat Devlet daireleri, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve sermayesinin yarısından fazlası Devlete aidolan şirketlerle âmme hizmeti gören kurumlar ve derneklerden daimî kadroda, mukayyet veya mukaveleli veya her hangi bir nâm ile birinden ve yalnız bir görev alabilir.
İkinci görevlerden istifade zorunluğu:
MADDE 20. — Bu daire, müessese, şirket, kurum ve derneklerden her hangi birinde veya iki ve daha fazla dâire; müessese, şirket kurum veya dernekte halen birden fazla görev almış olan avukat tercih hakkı kendisine aidolmak üzere, bir görevi uhdesinde muhafaza edip, diğerlerinden on gün içinde istifa etmeye mecburdur.
İlgili daire, müessese, şirket, kurum ve dernek idarecileri de on gün zarfında istifa etmiyen bu gibi kimselerin ilişiğini kesmek zorundadır.
Baro yönetim kurulunun da denetim ve barodan ihraca kadar gidebilecek disiplin cezası verme hakkı görevi vardır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Staj
Umumi olarak:
MADDE 21. — Avukatlık stajı bu fasılda yazılı şartlar dairesinde bir yılı mahkemelerde, altı ayı idari dairelerde/ geri kalan altı ayı en az on yıl avukatlık yapmış bir avukat yanında yapılmak suretiyle ikmal edilir.
Aranacak şartlar:
MADDE 22. — Bu kanunun 4 ncü maddesinin (a), (b), (d), (e), fıkralarında yazılı şartları haiz olanlar avukatlık edecekleri yer barosuna bir dilekçe ile başvururlar.
Dilekçeye iliştirilecek belgeler:
MADDE 23. — Bu dilekçeye aşağıda gösterilen belgeler eklenir:
a) Kanunun aradığı şartlara ilişkin belgelerin asılları ile onanmış iki örneği,
b) Adayın 4 ncü, maddenin (e) bendinde yazılı hallerin kendisinde bulunmadığına dair bir beyanname,
c) Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakati,
ç) Aday'ın ahlâkî gidişi hakkında o baroya kayıtlı 2 avukat tarafından düzenlenen tanıtma kâğıdı.
Bu belgelerin birer örneği baro başkanı tarafından onaylanarak Türkiye Barolar Birliğine gönderilir, diğer örnek veya asılları barodaki dosyasında saklanır. Maddede yazılı halde adayın, yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakatine ait belge aranmaz.
Staj isteminde bulunan tarafından verilen beyannamenin hilafı ortaya çıktığı takdirde aday ve tanıtanlar hakkında resmî mercilere yalan beyanda bulunmak suçundan dolayı cezai kovuşturma yapılır.
Baroya kayıt isteminin ilâmı:
MADDE 24. — Adayın istemi yukardaki maddede yazılı, hususlarla birlikte istem tarihinden itibaren 10 gün içinde baronun ve adliye dairesinin münasip bir yerinde 15 gün süre ile asılarak ilân olunur.
Her avukat veya stajyer yahut ilgili bu süre içinde kaydın, yapılmasına itirazda bulunabilir. Şu kadar ki, itirazın incelenebilmesi açık delil veya vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.
MADDE 25. — Baro başkanı, istemin ilânından önce baroya bağlı avukatlardan birini adayın mânevi nitelikleri taşıyıp taşımadığını inceleme ve araştırma yaparak bir rapor düzenlemeye görevlendirilir.
Kabul veya ret kararları:
MADDE 26. — Baro yönetim kurulu itiraz süresinin bitmesinden itibaren 1 ay içinde. 22 nci maddede yazılı raporu göz önünde tutarak adayın stajyer listesine kabul edilip edilmemesi hakkında gerekçeli bir karar verir.
Bu karara savcı, baro yönetim kurulu üyeleri veya alâkalı kararın tebliğ veya öğrenildiği tarihten itibaren 1 hafta içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde bir karar verilmemiş olması halinde de hüküm böyledir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun, adayın stajyer listesine kabul edilmesine dair vereceği karar kesindir. Adayın stajyer listesine, kabul edilmemesi hakkındaki karara karşı aday bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 90 gün içinde Danıştaya başvurmak hakkını haizdir.
Stajın başlangıcı :
MADDE 27. — Avukatlık stajı listeye kayıt tarihinden itibaren başlar,
İtiraz kaydın yapılmasını durdurur.
Stajın hangi avukatın yanında yapılacağı:
MADDE 28.— Stajyer listesine kabul edilen aday evvelce isteminde gösterdiği ve yazılı muvafakatini aldığı avukat yanında staja başlar. Baro başkanının işleği veya alâkalıların başvurması üzerine baro yönetim kurulu stajın dilekçede gösterilen avukatın başka bir avukat yanında yapılmasını kararlaştırabilir.
20 nci maddenin (c) bendinde yazılı belgeyi almak imkânını bulamıyan adayların hangi avukat yanında staj göreceğini tâyin baro başkanına aittir.
Avukat, her iki halde de stajyeri kabule mecburdur.
Staj süresi ve stajyerin ödevleri ve hakları :
MADDE 29. — Staj süresi kesintisiz olarak en az iki yıldır. Stajyerin haklı sebeplere dayanarak devam edemediği günler engelin kalkmasını takibeden bir ay içinde başvurduğu takdirde tamamlatılır. Baro Başkanı haklı engeller halinde bir sene içinde bir ayı geçmemek üzere izin verebilir.
Stajiyer, staj süresi içinde memur statüsüne tabidir. Kendilerine barem derecesi üzerinden bu süre zarfında maaş ödenir.
Staja ait raporlar:
MADDE 30. — Staj, baronun ve ilgili âmir ve memurlarla yanında çalıştığı avukatın gözetimi altında yapılır. Stajiyer hakkında yanında staj gördüğü yargıçlar, savcılar, idare amirleri ve avukat tarafından staj durumu, meslekî alâka ve ahlâkı ve meziyetleri hakkında tetkik ettikleri dosyaların ve verilen işlerinde belirtilmesi suretiyle birer rapor verilir. Baro levhasına kayıtta bu raporlar esas alınır.
Staj süresinin uzatılması:
MADDE 31. — Baro yönetim kurulu staj hakkındaki son kesin raporun verilmesini müteaakip staj belgesinin verilmesine veya sürenin 6 ay "uzatılmasına karar verir. Yönetim Kurulunun staj süresinin uzatılmasına dair kararı kesin olup aleyhine hiçbir mercie başvurulamaz.
Stajyerlerin görevleri ve vazife görebilecekleri yerler:
MADDE 32. — Stajyer, staj süresi içinde mahkeme celselerine girmek, staj konferanslarına devam etmek, baro yönetim kurulu ve yanında çalıştığı avukat ve memurlar tarafından verilen işleri takip, dâva evrakını tanzim ve bu esas dairesinde gösterilecek diğer ödevleri yapmakla yükümlüdür.
Stajyer avukat yanında staja başladığı günden itibaren avukatın yazılı muvafakati ile ve gözetimi altında sulh mahkemelerinde, icra hâkimliklerinde, görülen dâvalara girebilir ve icra işlerini takip edebilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Avukatların hak ve vazifeleri
Meslekten doğan genel görevler:
MADDE 33. — Avukatlar adaletin dağıtımı amaciyle üzerlerine aldıkları görevleri, bu görevlerin kutsallığına yakışır bir şekilde ihtimam sadakat, doğruluk, şeref ve vakar ile yerine getirmek mecburiyetindedirler. Avukatlık unvanının telkin ettiği saygı ve güvene lâyık bir şekilde hareket ederler.
Yalnız avukatların yapabileceği işler:
MADDE 34. — Kanun işlerinde ve hukukî meselelerde oy vermek, mahkeme, hakem, veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar katında özel ve tüzel kişilere ait haklan dâva etmek ve savunmak, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek adlî işlemleri ve resmî dairelerde çekişmeli ve çekişmesiz işleri kovuşturmak ve kanunla verilen diğer yetkileri kullanmak yalnız bu kanun hükümleri içinde barolara kayıtlı avukatlara aittir,
Usul ve furuğ ile ikinci dereceye kadar olan civar hısımları, karı ve koca, resmî dairelerdeki işleri vekâletle kovuşturabilirler.
Asliye Hukuk Davalarının avukat eliyle yürütülmesi şarttır.
Avukatın çekişmesiz işleri kovuşturma yetkisi:
MADDE 35.— Avukat, müvekkillerinin hukukunu korumak bakımından lüzumlu gördüğü hallerde resmî idare ve kurumlarda çekişmeli ve çekişmesiz işleri kovuşturma, gerekli görüşmeleri yapmak, dilekçeler tanzim ve işleri yerine getirmek ve sonuçlandırmak hakkını taşır.
Hazırlık kovuşturmasında hazır bulunmak :
MADDE 36. — Avukat, hazırlık kovuşturmasının her safhasında müvekkilinin kovuşturmadaki sıfatı ne olursa olsun yanında hazır bulunmaya ve adına düzenlenen tutanakları müvekkili ile birlikte imza etmeye yetkilidir.
Sır saklama yükümlülüğü:
MADDE 37. — Avukatların, kendilerine verilen veya ödevleri dolayısiyle öğrenmiş oldukları sırları her ne suret ve sebeple olursa olsun açığa vurmaları yasaktır.
Avukat, müvekkillerinin rızası bulunsa bile kendisine tevdi edilmiş olan sırrı açığa vuramaz ve tanıklığa zorlanamaz.
İşin reddedildiğinin bildirilmesi:
MADDE 38. — Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir. Reddin iş sahibine gecikmeden bildirilmesi lâzımdır.
İşi iki avukat tarafından reddolunan kimse kendisine bir avukat tâyinim baro başkanından istiyebilir.
Baro Başkanı tarafından tâyin olunan avukat işi ücret karşılığında kovuşturmakla sorumludur.
İşin reddi sorunluluğu:
MADDE 39. — Aşağıdaki hallerde avukat işi redde mecburdur.
a) Görmesi istenilen iş meslekî tesanüt ve nizam icaplarına uygun değilse,
b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafı temsil etmiş veya rey vermiş ise,
c) Aynı hukukî meselede yargıç, hakem, savcı veyahut memur sıfatiyle faaliyeti sevk etmiş ise,
ç) Kendisinin tanzim ettiği bir senet veya mukavelenin muteber olmadığını iddia etmek durumu meydana gelmiş ise,
Bu mecburiyet avukatın ortaklarını da kapsar.
Avukatın dosya saklaması:
MADDE 40. — Avukat, ücreti veya yapmış olduğu masraflar kendisine ödeninceye kadar, evrakı müvekkiline gerivermiyebilir.
Avukat, dosyayı işin veya vekâletin sona ermesinden itibaren 3 yıl süre ile saklamak zorundadır. Şu kadar ki avukat, evrakını geri almasını yazı ile bildirmiş olup da müvekkil tebliğden itibaren 3 ay içinde evrakını almazsa saklamak sorumluluğu kalkar.
Tazminat taleplerinde zamanaşımı :
MADDE 41. — Müvekkil tarafından avukatına karşı yapılacak akitten doğan zarar ziyan talebi bu hakkın doğduğu andan itibaren bir sene ve her halde en geç vekâletin sona ermesinden itibaren bir yıl da zamanaşımına uğrar.
Avukatın vekâletten istifası:
MADDE 42. — Belli bir işi kovuşturma veya savunmadan isteği ile vazgeçen avukatın, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren 15 gün süre ile işe ait vekâlet görevi devam eder,
Şu kadar ki adlî müzaharet bürosu yahut baro başkanı tarafından atanan avukat kaçınılmaz bir sebeb olmadıkça ödevi yerine getirmekten çekinmez. Kaçınılmaz sebebini tekdiri atamayı yapan makama aittir.
Bakılmakta olan bir dâva veya devam etmekte olan bir icra kovuşturmasında istifa eden avukatın istifası karşı tarafa bunu bildirdiği tarihten ancak 15 gün sonra yürürlüğe girer. Vekâlet bu müddetçe devam ediyor sayılır. Bunun aksi hiçbir surette ileri sürülemez.
Müvekkilin ölümü halinde avukat durumunu adreslerini bilebildiği kanuni veya mansup mirasçılara bildirmeye ve yeni alacağı bilgiye kadar mirasçıların haklarını savunmaya zorumludur.
İşleri yönetecek bir avukatın atanması:
MADDE 43. — Bir avukatın ölümü veya meslekten veyahut işten menedilmesi veya geçici olarak işten alıkonulması veyahut kaçınılmaz sebeplerle geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde baro başkanı avukatın bürosuna el koyarak ilgililerin isteği üzerine veya iş sahiplerini haberdar etmek şartiyle işleri, geçici olarak kovuşturma ve yürütmek için bir avukatı resen tâyin eder.
Yukardaki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler dosyaların devir ve teslimi tarihine kadar işlemez. Şu kadar ki müddet hiçbir suretle 3 ayı geçemez.
İşin avukata verilmesi baro başkanının mahkemelere yapacağı tebliğ ile tesbit olunur.
Evrakı inceleme ve örnek alma hakkı :
MADDE 44.— Kanuni, engel olmadıkça avukatlar, kendilerine teklif edilen iş veya üzerlerine almış oldukları vekâlet görevi ile ilgili olarak bütün adlî; askerî, malî ve idari kaza mercileri ile idari mercilerdeki ve resmî ve hususi daire ve kurumlardaki bütün dosya ve evrakı vekâletname göstererek incelemek, bunlardan vekâletname tevdii suretiyle de kendisine harçsız olarak örnek verilmesini istemek hakkını taşırlar. Yine mahkeme ve sair mercilerde tutulmakta olan tutanakların makina ile yazdırılması sırasında tasdiksiz ve sonradan tasdikli birer suretin verilmesini istiyebilirler. Bu suretle hiçbir hare ve resme tabi tutulmadan verilir.
Avukat, dilediği takdirde masrafı tarafından verilmek üzere vekalet vazifesi ile ilgili işe ait dosyada bulunan her türlü evrakın fotokopilerini çektirebilir ve fotokopili tasdikli suret istiyebilir. Bunlar da hare ve resme tabi tutulmaz 1 ve 2 nci fıkralardaki ilgili daire, kurum ve müesseseler bu istekleri yerine getirmek zorundadır.
Belli işlemlerde avukatın imzasının, aranması lüzumu:
MADDE 45. — Noterlerce tanzim veya tadil veya tasdik edilecek her türlü şirket mukavelelerinde; gayrimenkul satış vaadi, evlât edinme mukavelesi ile vasiyetname, miras, ve alelıtlak şirket mukaveleleri ve 10.000 lira veya daha fazla miktar ve değere mütaallik diğer her türlü mukavele, borç senedi, taahhütname gibi işlemlerde bir avukatın imzası bulunmadıkça noterler bu gibi muamele ve senetleri tanzim ve tasdik edemezler.
Avukatın imzasının bulunması mukavele, senet ve muamelelerin muteberlik şartıdır. Bu kabil bir vesikayı imzalayan avukat, bahsi geçen vesikaya noterden tasdikli imzasını ekler.
Avukat bürosu halinde birlikte çalışma:
MADDE 47. — Birden fazla avukat çalışmalarını bir büroda (avukat bürosu) şeklinde birleştirebilirler. Bu halde birlikte çalışan avukatlardan birinin veya bir kaçının öz veya soyadlarının yanında (avukat bürosu) ibaresi kullanılabilir. Bu büro tüzel kişiliği haiz olmadığı gibi yapılan faaliyet sadece serbest meslek çalışması olup hiçbir bakımdan ticari sayılamaz. Böylece büro halinde birlikte çalışan avukatlar kendi aralarındaki durumu, ücretleri kararlaştıracak oranlara göre paylaşmak veya bâzılarının sadece" belli ücret alması şeklinde düzenlemekte tam serbestiye sahiptirler.
Büro edinme mecburiyeti:
MADDE 48. — Her avukat levhaya kaydı tarihinden itibaren 3 ay içinde baro bölgesi içinde bir büro kurma zorunluğundadır. Büronun niteliklerini belirtmek barolara aittir. Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz.
Birlikte çalışan avukatlar için ayrı büro edinmek zorunluğu yoktur.
Avukat büro veya ikametgâh adresini değiştirirse bunu bir ay içinde baroya bildirmek zorundadır.
Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler:
MADDE 49. — Avukatlar büro işlerinde sekreter ve daktilograftan başka yalnız avukat ve büro işleri için lüzumlu diğer elemanları çalıştırabilirler.
Avukatlıktan yasaklananlarla her ne suretle olursa olsun işbirliği eden veya bu gibilere bürosunda görev veren avukat disiplin kurulunca ilk defasında işten, tekrarında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.
Avukatlığa, yargıçlığa veya memurluğa engel suçlardan biri ile mahkûm olanlar avukat yanında çalıştırılamazlar.
İşlerin stajyer veya sekreterle kovuşturulması:
MADDE 50. — Avukat, bürosuna ait işleri sorumluluğu altında çalışan stajyer veya sekreter eliyle de takibettirebilir ve örnek aldırabilir. Dâva dosyaları yalnız avukat, avukat sekreterleri veya stajyerleri yahut taraflarca incelenebilir.
Çekişmeli hakları edinme yasağı:
MADDE 51. — Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli haklan edinmekten yasaklıdır, bu yasak ihtilâf halledilmekle ortadan kalkar.
Avukat, çıkar karşılığında iş getirme:
MADDE 52. — Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da her hangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler 6 aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu hareketi yapanlar memur iseler verilecek ceza bir yıl hapisten aşağı olamaz.
Cübbe giyme mecburiyeti :
MADDE 53. —Avukatlar, mahkemelere Barolar Birliğince belirtilecek resmî kılıkla çıkmak zorundadırlar.
Baroya ve avukatlara ayrılacak yer:
MADDE 54.—Her adliye dairesinde baroya, her mahkeme salonunda ve icra dairelerinde avukatlara ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte bir yer ayrılması mecburidir.
Danışma yapılması uygun olmıyan yerler :
MADDE 55. — Avukatlar baroda kayıtlı olan bürolarından başka yerlerde mahkeme salonunda veya adliye binasında iş sahipleri ile hukukî istişarede bulunmaktan ve iş kabul etmekten yasaklıdırlar.
Madde hükmü avukatın özel olarak davet edildiği hallerde uygulanmaz.
Ayrı dosya tutmak:
MADDE 56. — Avukat üzerine aldığı her iş, dâva yahut yazılı mütalâasına müracaat olunan her husus hakkında ayrı dosya tutmakla yükümlüdür.
Avukat, kendi tarafından yazılan veya taslağı yapılan her belgeyi bizzat imzalamaya mecburdur.
Görüşmelere ait tutanak :
MADDE 57. —Avukat, iş için yaptığı görüşmelerden lüzumlu saydıklarını bir tutanakla belirtir.
Tutanağın altı, görüşmede bulunanlar tarafından imzalanır.
Sicil cüzdanları:
MADDE 58. —Levhada yazılı olan her avukatın bağlı olduğu baroda Türkiye Barolar Birliğinden gönderilen örneğe uygun bir sicil cüzdanı bulunur. Bu cüzdan gizli tutulur. Ancak sahibi veya tevkil edeceği başka bir avukat tarafından her zaman görülebilir ve içinden not alınabilir. Bir barodan diğer baroya geçme halinde cüzdan' yeni geçilen baro başkanlığına gönderilir.
İş elde etmek gayesiyle reklâm yasağı:
MADDE 59. — Avukatların iş elde etmek için her türlü harekette bulunmaları, gazetelere reklâm sayılabilecek ilân vermeleri, matbu kâğıtlarında ve tabelâsında reklâm sayılabilecek ibarelere yer vermeleri yasaktır.
Aslına uygun vekâletname örneği çıkarabilme:
MADDE 60. — Usulüne uygun düzenlenen ve avukata verilmiş olan vekâletname dosyada saklanır, Avukat, isterse dosyada saklanan vekâletnamenin örneğini çıkarıp kullanabilir. Avukat tarafından aslına uygunluğu onaylanan örnekler bütün kaza mercileri, resmî daire ve kurumlar ile özel ve tüzel kişiler önünde resmî örnek hükmündedir.
Aslı olmıyan vekâletname Örneği onaylanan veya aslına aykırı örnek veren avukat 3 yıldan 6 yıla kadar ağır hapis cezası görür.
Avukata karşı işlenen suçlar:
MADDE 61. — Görev sırasında veya gördüğü görevden dolayı bir avukata karşı işlenen suçlar hakkında T. C. Kanununun hâkimlere karşı işlenen suçlara mahsus olan hükümler uygulanır.
Avukat hakkında kovuşturma yapılması:
MADDE 62. — Avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarından dolayı yapılan şikâyet ve ihbarları ise elkoyan savcı veya yardımcısı, şikâyetçi veya muhbirin beyanını ekledikten sonra, görüşünü bildirmek üzere avukatın bağlı olduğu Baro Başkanlığına gönderir. Baro Disiplin Kurulu kendi usullerince gerekli kovuşturmayı yaparak görüşü ile birlikte dosyayı savcılığa geriverir. Bu suretle işlem görmüş olan dosya Adalet Bakanlığına yollanır. Avukat hakkında kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır. Suçun görevden doğup doğmadığı veya görev sırasında işlenmiş olup olmadığının belirtilmesinde de birinci fıkrada yazılı usule göre hareket edilip Adalet Bakanlığının bu konudaki kararına uyulur.
Avukat hakkında yapılacak her hangi bir soruşturma veya kovuşturma ancak avukatın bağlı olduğu bölgesi dâhilinde en yüksek dereceli yargıç tarafından yapılır.
Avukatlara ait yetkilerin başkaları tarafından kullanılma yasağı:
MADDE 63. — Bu kanun hükümleri içinde avukatlar levhasına kaydı yapılmamış veya geçici belge almak voliyle bu hakkı elde etmemiş olanların, levhadan kaydı silinen veya işten yasaklanan avukatların şahıslarına ait bulunmıyan dâva dilekçeleri ve diğer dâva kâğıtları ile icra kâğıtları, her türlü hukukî yazı ve belgeleri yazmaları veya yazdırmaları dâva veya icra işlerini kovuşturmaları, hukukî oy ve görüş bildirmeleri, her ne suretle olursa olsun avukatlara tanınmış diğer yetkileri kullanmaları veyahut avukat unvanını taşımaları yasaktır.
Bu yasağa aykırı hareket edenler 6 aydan 18 aya kadar hapis cezasına mahkûm edilirler.
Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde danışıklı surette alacak devir almak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanmak suretiyle, avukatlara ait yetkileri kullananlar 6 aydan 2 sene-ye kadar hapis cezası ile birlikte 1 000 liradan 5 000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
Barolar, mahkeme ve icra, daireleri bu maddenin kapsamına giren bir hali öğrenince hemen savcılığa bildirirler. Savcılık bunun üzerine kovuşturmaya geçerek sonucunu ilgili baroya bildirir.
Baro Yönetim Kuruluna karşı özel görevler:
MADDE 64. — Denetleme ve şikâyetle ilgili meselelerde avukat Baro Yönetim Kuruluna veya onun görevlendirdiği üyelerden birine bilgi vermeye ve istek üzerine, dosyalan göndermeye, dinlenmek üze-re çağırıldığı hallerde Yönetim Kurulu veya üyelerinden birinin önüne çıkmaya mecburdur.
Birinci fıkrada yazılı mecburiyete uymıyan avukata Baro Başkanı 100 liradan 2 000 liraya kadar para cezası hükmedebilir. Bu ceza her davet ve isteğe uymamak halinde yeniden verilebilir. Ancak verilen emrin yerine getirilmemesi halinde para cezası verileceğinden yazı ile bildirilmiş olması şarttır.
Bu .para cezasına, karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde Disiplin Kuruluna itiraz olunabilir. Disiplin Kurulunun kararı kesindir.
Bu madde gereğince hükmedilen para cezaları disiplin faslındaki hükümlerine göre tahsil edilir.
Baro aidatının ödenmemesinde ısrar:
MADDE 65. — Baro yıllık aidatını makbul bir sebep olmaksızın vermemekte ısrar edenler Yöne-tim Kurulu kararı ile işten menedilir ve keyfiyet ilgili mercilere bildirilir.
BEŞİNCİ KISIM
Avukatlar levhası
Levhanın baroca düzenlenmesi:
MADDE 66. — Baro yönetim kurulu her adlî yılın başlangıcında bölgesi içinde bulunan bütün avukatların bir levhasını düzenler. Levhaya her avukatın alfabe sırasiyle, adı, soyadı, ikametgâhı ve bürosu yazılır.
Bu levha resimli olarak bastırılır.Şu kadar ki, baronun her yıl yeni bir levha bastırması yerine levhayı 3 yılda bir tanzim ederek bastırması ve yeni katılacak avukatlar için adlî yılın başlangıcında resimli bir ek düzenlenmesi de caizdir. Bu halde levhada değişikler de ekte gösterilir.
Levhanın düzenlenmesinden sonra baroya kaydı yapılanlara levhanın veya ekin düzenlenmesine kadar geçici bir belge verilir.
Levhanın bir örneği Türkiye Barolar Birliğine, Adalet Bakanlığına, Anayasa Mahkemesine, Yargıtay, Danıştay ve Vergiler Temyiz Komisyonuna ve baronun bölgesi içinde bulunan en büyük idare âmirine mahkemelere, noterlere ve diğer barolarla sair yargı organlarına gönderilir.
Levhaya kaydedilme zorunluluğu:
MADDE 67. — Her avukat, bölgesi içinde, süresi olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına kaydedilmekle yükümlüdür.
Bir baro levhasına yazılı bulunan avukat, sürekli olmamak şartiyle Türkiye'nin her yerinde meslekini yapmıya yetkilidir.
Başka baroya nakil :
MADDE 68. — Bir barodan diğer bir baroya nakil hakkındaki istekler, levhasına kaydı istenilen baro yönetim kuruluna yazı ile bildirir.
Nakil dilekçelerine hangi belgelerin bağlanacağı ve nakilde ne gibi usullerin uygulanacağını Türkiye Barolar Birliği bir yönetmelikle düzenler.
Nakille ilgili inceleme ve isteğin kabulü:
MADDE 69. — Baro Yönetim Kurulu nakil isteğinde bulunan avukatın disiplin kovuşturması olup olmadığını, baro aidatını ödeyip ödemediğini önceden yazılı olduğu barodan sorar ve bu hususta ge-rekli gördüğü her türlü inceleme ve işlemleri yapar ve müracaat gününden itibaren bir ay içinde nakil hakkında bir karar verir.
Nakil isteğinin kabulü halinde baroca verilecek karar avukatın evvelce levhasında kayıtlı olduğu baro ile Türkiye Barolar Birliğine bildirilir. Nakil isteği avukatlığın kesin şekilde mâni hallerin mevcudiyeti tesbit edilmeden reddedilemez.
Nakil isteğinin reddi:
MADDE 70. — Nakil isteğinin kayıt için kendisine başvurulan baroca reddi veya müracaat tarihin-den itibaren 30 gün içinde nakil hakkında bir karar verilmemiş olması halinde nakil isteğinde bulunan avukat Türkiye Barolar Birliğine müracaat edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin vereceği karar kesindir.
Aleyhine Danıştaya başvurulabilir. Danıştay bu işleri Öncelikle karara bağlar.
Yeniden yazılma hakkı:
MADDE 71. — Bu kanuna göre kaydın silinmesini gerektiren hallerin ortadan kalktığını ve ilk kay-da esas olan şartların varlığını ispat eden avukat levhaya yazılmak hakkım kazanır. 14 ncü madde hükmü saklıdır.
Kaydın bir daha yenilenmemek üzere silinmesi:
MADDE 72. — Cezaî veya disipline ilişkin bir karar sonucunda meslekten çıkarılanlarla bir ceza mahkemesi kararı ile kamu hizmetlerinde yasaklanmış olanların ruhsatnamesinin geri alınmasına avukatın bağlı bulunduğu baro yönetim kurulunca karar verilir. Bu karar üzerine avukatın ruhsatnamesi iptal ve kaydı bir daha yenilenmemek üzere silinir ve karar Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabilir. Türkiye Barolar Birliğinin kararı aleyhine Danıştaya başvurulabilir.
Bu işlemlerin uygulanması için meslekten çıkarma kafan veya hükümlülüğün kesinleşmiş olması şarttır.
ALTINCI KISIM
Barolar
Baro kurulması için aranacak avukat sayısı:
MADDE 73. — Bölgesi içinde en az 20 avukat bulunan her il merkezinde bir baro kurulur. Baro" kurulamıyan yerlerin en yakın baroya bağlanması veya bunların birleştirilerek bir baro düzenlenmesi ve merkezlerinin belirtilmesi Türkiye Barolar Birliğine aittir.
Baronun hukukî durumu :
MADDE 74. — Barolar kamu kurumu niteliğinde bağımsız bir meslek teşekkülüdür.
Ancak barolar üzerinde denetim ve gözetim Türkiye Barolar Birliğine aittir.
Bu denetini ve gözetim kanun ve tüzüklerle barolara ve avukatlara yerilmiş olan görevlerin yerine getirilmesine ve haklarının korunmasına mütaalliktir.
Kanundaki özel hükümler saklıdır.
Baroların amacı ve merasimdeki yeri :
MADDE 75. — Barolar kuruluş amacına aykırı işlerle ve günlük politika ile uğraşamaz.
Barolar millî, adlî ve ilmî merasime iştirak eder.
Barolar mûtadolan millî merasimde bulunur ve il savcısının yanında yer alır.
YEDİNCİ KISIM
Baroların organları
Baroların organları:
MADDE 76. — Baroların organları şunlardır:
1. Baro Genel Kurulu,
2. Baro Yönetim Kurulu,
3. Baro Başkanlığı,
4. Baro Disiplin Kurulu,
5. Baro Denetleme Kurulu,
Genel Kurulu:
MADDE 77. — Genel kurul, bir baronun en yüksek mercii olup levhada yazılı bulunan avukatlardan meydana gelir.
Genel kurul, kanunun kendisine verdiği ödevleri yerine getirir. Avukatlık için genel önemi olan meseleleri görüşür ve karara bağlar.
Genel kurulun olağan toplantısı:
MADDE 78. — Genel kurul her yıl Aralık ayının ilk haftası içinde yönetim kurulu tarafından ha-zırlanan bütçeyi ve gündemi görüşmek, baro başkanı, yönetim kurulu ve disiplin kurulu üyeleri ile denetçileri seçmek, Türkiye Barolar Birliğinin seçim döneminin sona ermesinden önce de Türkiye Barolar Birliğine katılacak delegeleri seçmek için toplanır.
Toplantıya çağın ilânı:
MADDE 79. — Genel Kurul toplantısına levhaya kayıtlı her avukat yazı ile çağırılır. Çağın mektubunun toplantı gününden en az 10 gün önce taahhütlü olarak postaya verilmiş ve imza karşılığı avukata sunulmuş olması gereklidir. Çağın mektubunda toplantının yeri, günü ve saati ile gündemi ve toplantıda yeterli çoğunluk olmadığı takdirde ikinci toplantının yeri, günü ve saati yazılır.
Olağanüstü toplantı:
MADDE 80. — Baro Başkanı veya Yönetim Kurulu gerekli gördükleri hallerde genel, kurul olağan-üstü toplantıya çağırırlar. Baro Başkanı levhaya yazılı avukatların 5 de birinin görüşme konularını belirten yazılı isteğinde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmaya zorunludur.
Bu istek üzerine en geç 15 gün içinde Genel Kurul toplantıya çağırılır.
Genel Kurul toplantısını yönetecek Başkanlık Divanının seçilmesi:
MADDE 81. — Gerek olağan gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında ilk iş olarak toplantıya başkanlık r edip yönetecek olan avukat ile iki üyeden meydana gelen bir başkanlık divanı gizli oyla seçilir. Seçilecek adaylarda, Baro Disiplin Kurulu üyeliği için .... nci madde gereğince bulunması gerekli nitelikler aranır.
Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri başkanlık divanına seçilemezler.
Toplantılara Katılmak yekûnu:
MADDE 82. —Baro levhasına kayıtlı her avukat gerek olağan, gerekse olağanüstü Genel Kurul toplantılarına katılmakla yükümlüdür. Haklı bir engele dayanmış olmadıkça bu toplantılara gelmiyen avukatlar hakkında baro başkanı tarafından ihtar cezası verilebilir.
Görüşme ve karar yeter sayısı :
MADDE 83. — Levhaya yazılı avukatların yarıdan bir fazlasının katılması ile genel kurul toplanır.
Birinci fıkrada yazılı çoğunluk olmadığı hallerde toplantı 15 günü geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu toplantıda hazır bulunan avukat adedi ne olursa olsun genel kurul teşekkül etmiş sayılır.
Ancak, kayıtlı üye adedi 1 000 den fazla olan barolarda en az 100 er üye katılmadıkça görüşme yapılamaz.
Yukardaki hükümlere göre görüşme yeter sayısı bulunmak kaydiyle kararlar hazır olan üyelerin yarıdan bir fazlasının bir oyda birleşmesi ile verilir. Oyların eşidolması halinde kurul genel başkanının bulunduğu taraf tercih olunur.
Seçimler hakkında da aynı çoğunluk aranır. Şu kadar ki, oylarda eşitlik halinde de ad çekme yapılır.
Bir üye kendisini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu esas uygulanmaz.
Genel kurulun kararları ve seçimlerin sonuçları bir tutanakla belirtilir. Tutanak divanı tarafından imzalanır.
Genel kurulun ödevleri :
MADDE 84. — Genel kurulun belli başlı ödevleri şunlardır :
1. Yönetim Kurulu ve disiplin kurulu üyeleri ile denetçileri, baro başkanını ve Türkiye Barolar Birliği delegelerini seçmek.
2. Baroda yazalı avukatlardan alınacak giriş aidatı ile yıllık aidatının ve bunların ödeneceği tarihleri belirtmek,
3. Yönetim kurulunun, baronun gelir ve giderleri ile mallarının idaresi hakkında vereceği hesaplara bakıp incelemek ve yönetim kurulunun ibra edilip edilmiyeceği hakkında karar vermek,
4. Bütçeyi onaylamak,
5. Avukatlara ve ölüm halinde geride bıraktığı ailelerine sosyal yardım kurulları kurmak ve bunları geliştirmek,
6. Baro başkanının istifası halinde bunun sebepleri üzerinde görüşme açmak,
7. Meslek işlerine ait isteklerde bulunmak,
8. Yönetim kurulunca yapılacak çeşitli yönetmelikleri inceliyerek onaylamak,
Gündem dışı görüşme:
MADDE 85. — Genel kurul toplantısında görüşüleceği usulüne göre bildirilmemiş veya hazır bulunan üyelerin 1/5 nin yazılı istekleri sebep etmemiş olan konular hakkında karar alınamaz. Yeni bir toplantı kararı bu hüküm dışındadır.
YÖNETİM KURULU
Yönetim kurulu
MADDE 86. — Her baronun bir başkanı ve en az 4 üyeden kurulu bir yönetim kurulu vardır. Avukat sayısı 50 den 100'e kadar olan barolarda 6, 101 den 250 ye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan barolarda 10 üye ve her baroda en çok 5 yedek üye bulunur.
Baro başkanı yönetim kurulunun tabiî başkanıdır.
Seçilme yeterliği ve engelleri:
MADDE 87. — Baro başkanı ve yönetim kurulu üyeleri levhada yazılı avukatlar arasından gizli oy ve oy çokluğu ile seçilir. Şu kadar ki, kesintisiz olarak 10 yıl müddetle avukatlık yapmamış olanlar baro başkanı, 5 yıl müddetle avukatlık yapmamış bulunanlar yönetim kurulu üyesi seçilemez. 50 den aşağı avukat bulunan barolarda seçilmek için bu şartlar aranmaz. Mahkeme kararı gereğince tasarruf ehliyeti sınırlandırılmış olanlar avukatlığa engel bir suçtan haklarında son kovuşturmanın açılması kararı verilmiş veya işten veya meslekten çıkarma cezalarından, yahut geçmiş beş yıl içinde tevbih cezasın•dan her hangi birine uğramış olanlar baro başkanı ve yönetim kurulu üyesi seçilemezler.
Seçim genel kuruldan ad çekme ile ayrılan 5 avukat tarafından yönetilir. Adaylığım koymuş olanların seçim bürosuna atanmaları caiz değildir.
Seçim yeterliğini kaybeden baro başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin ödevi kendiliğinden sona erer.
Seçim sonucu yönetim kurulu tarafından, düzenlenecek bir tutanak ile Türkiye, Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim dönemi
MADDE 88. — Baro başkanı ve yönetim kurulu üyeleri 2 yıl için seçilirler. Baro başkanı hariç arkarkaya olmamak üzere tekrar seçilmek caizdir.
Şu kadar ki, üyelerin yarısı her yıl yenilenir. İlk defa ayrılacak, üyeler ad çekme ile belli olur.
Her, hangi bir sebeple seçim dönemi bitmesinden önce ayrılan baro başkanının yerine seçilen geri kalan süreyi tamamlar.
Bir yönetim kurulu üyesinin vaktinden Önce ayrılması :
MADDE 89.— Bir yönetim kurulu üyesi
1. Baroya yazılı üye olmak sıfatını yahut 87 nci maddede yazılı sebeplerden dolayı seçilme niteliğini kaybetmiş,
2. Yönetim Kurulu üyeliği görevinden istifa etmiş, olursa yönetim kurulu üyesi olmaktan çıkar. Yönetim kurulu üyelerinden biri vaktinden evvel bu görevden ayrılırsa kalan vazife dönemi için gelecek genel kurul toplantısında yeni bir üye seçilmek üzere yeri, en çok oy almış yedek üye ile doldurulur.
Yönetim kurulu üyelerinden biri hakkında 87 nci maddeye göre seçilmeye engel bir suçtan dolayı kamu dâvası açılmış veya disiplin kovuşturması başlanmış ise dâva veya disiplin kovuşturması sonuna kadar bu üye yönetim kuruluna katılamaz. Yeri yedek üye ile doldurulur.
Yönetim kurulu toplantıları:
MADDE 90. — Yönetim kurulu, baro başkanı tarafından doğrudan doğruya veya üyelerden birinin görüşme konusunu taşıyan yazılı isteği üzerine başkanlıkça toplantıya çağrılır.
Üyelerden en az yarısı toplantıya katılmışsa yönetim kurulu karar alabilir.
Kararlar başkanla birlikte hazır bulunan üyelerin yandan bir fazlasının bir oyda birleşmesiyle verilir.
Baro başkanı veya üyesi ilgili oldukları işlerin görüşülmesine katılamazlar.
Yönetim kurulu kararları hakkında bir tutanak tutularak başkan ve üyeler tarafından imzalanır.
Toplantıya çağırılmanın şekli:
MADDE 91. — Yönetim kurulu üyeleri çağın mektup ve listeleri ile toplantıya çağırılır. Ardarda 3 toplantıya engelsiz olarak katılmamış olan üye, yönetim kurulu kararı ile istifa etmiş sayılır.
Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabilir.
Görevlerin parasız görülmesi:
MADDE 92. — Baro başkanlığı, yönetim kurulu üyeliği ve denetçilik görevleri ile baro menfaatlerini gözetme, temsil ve savunma hususunda her hangi bir avukata verilen iş ücretsiz görülür. Masraflar ve yolculuk giderleri baro kasasından ödenir.
Yönetim kurulunun görevleri:
MADDE 93. — Yönetim kurulu, kendisine kanunen verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olup Baronun işlerini, kovuşturur ve menfaatlerini korur.
Yönetim kurulunun başlıca görevleri şunlardır.
1. Avukatlık vakar ve haysiyetinin ve meslek nizamının muhafazası, meslekin adalet gayelerine uygun olarak yapılmasını sağlamak,
2. Stajiyer ve avukatların baroya kabul ve levhaya yazılma veya nakil işleri hakkında karar vermek,
3. Avukatlık levhasını düzenlemek,
4. Mesle.kî ödevler hususunda baro mensuplarına yol göstermek ve onlara bilgi vermek ve meslekî görevlerin yapılıp yapılmadığını denetlemek,
5. Levhaya yazılı avukatlar arasında çıkan anlaşmazlıklarda aracılık' etmek ve arabulmak,
6. Baro üyeleri ile müvekkilleri arasında çıkan ihtilâflarda taraflardan birinin isteği üzerine arabulmak ve her türlü vekâlet ücreti ihtilâflarının mecburi tahkim yolu ile hallini düzenlemek,
7. Baro mallarını idare ve muhtaç avukatlara yapılacak yardım şeklini tesbit etmek,
8. Baro mallarının idaresi hakkında her sene bir rapor hazırlıyarak genel kurula hesap vermek ve senelik bütçeyi hazırlayıp genel kurulun onayına sunmak,
9. Baro adına menkul ve gayrimenkul almak, satmak, ipotek etmek ve bu mallar üzerinde her tür'lü aynî haklar tesis etlemek ve kaldırmak, bu hususlarda baro başkanına yetki vermek,
10. Staj işlerini düzenlemek ve denetlemek,
11. Yönetim kurulu üyeleri tarafından verilen istifalar hakkında karar vermek,
12. Adlî yardım bürosunu kurup yönetmek,
13. Adalet Bakanlığının yahut mahkeme veya resmî bir kurumun istediği düşünceleri vermek 14. Genel kurul kararlarını yerine getirmek,
15. Baronun ücretle memurlarını tâyin ve azletmek,
16. İç yönetime ait bütün işleri görmek,
17. Disiplin kurulu ve Türkiye Barolar Birliği kararlarım yerine getirmek,
18. Baro, bölgesinde yürürlüğe girecek olan avukatlık ücret tarifesini yapmak,
19. Kanunda yazılı diğer yetkileri kullanmak.
Yönetim kurulu ikinci fıkranın 4, 5 ve 6 numaralı bendlerinde yazılı görevleri bâzı üyelerine devredebilirler.
Yönetim kurulu üyelerinin sır saklama yükümlülüğü:
MADDE 94. — Baro başkanı ve yönetim kurul üyeleri kuruldan ayrıldıktan sonra dahi görevleri sırasında bu görev dolayısiyle avukatlar, adaylar ve diğer öğrenmiş oldukları hususlar hakkında herkese karşı sır saklamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük işbirliğine çağırılmış olan avukatlar ite baronun memurlarını da kapsar.
Birinci fıkrada yazılı kimseler Yönetim Kurulunda görevli bulundukları sırada bu görevleri dolayısiyle avukatlar, adaylar ve diğer kişilere dair öğrenmiş oldukları husus ve haller hakkında kendilerine izin verilmiş olmadıkça mahkemelerde tanıklık edemezler.
Tanıklığa izin verilip verilmiyeceğini Yönetim Kurulu vicdani kanaatine göre takdir ederek karara bağlar. Şu kadarı ki, Baronun durumu ve görevleri yahut haklarında bâzı vakalar yayılmış bulunan kimselerin haklı menfaatleri mutlak surette gerektirmiş olduğu hallerde bu izin verilmez.
Yukardaki hükümler Baro Disiplin Kurulu üyeleri, Birlik Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkan veya üyeleri ve işbirliğine çağırılmış olan avukatlar ve Türkiye Barolar Birliği memurları hak-kında da aynen uygulanır.
BAŞKAN VE BAŞKANLIK DİVANI
Başkanlık Divanı Kuruluşu ve seçim:
MADDE 95. — 250 den fazla üyesi bulunan Barolarda her seçimden sonra ve ilk toplantıda Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasında bir Başkanlık Divanı seçer. Başkanlık Divanı :
1. Başkan,
2. Başkan yardımcısı
3. Genel Sekreter,
4. Muhasip üyeden ibarettir.
Yönetim Kurulu Başkanlık Divanı üyelerinin sayısı yükseltilebilir. Başkanlık Divani üyelerinden biri vaktinden evvel ayrılı rsa kalan görev süresi için bir ay içinde yenisi seçilir.
Başkanlık Divanının görevleri :
MADDE 96. — Başkanlık Divanı bu kanun veya Yönetim "Kurulu karan ile kendisine verilen görevleri yerine getirir.
Başkanlık Divanı Baro mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alıp her üç ayda bir Yönetim Kuruluna rapor verir.
Başkanın görevleri:
MADDE 97. — Baro Başkam Baroyu temsil ve Yönetim Kuruluna başkanlık eder. Başkan ve başkan yardımcısı bulunmadığı zamanlarda Yönetim Kuruluna en kıdemli üye başkanlık eder.
Başkan, Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Genel Kurul kararlarını yerine getirir ve günlük muamelâtı yürütür. 95 nci madde gereğince verilen izin ve yetki dairesinde Baro adına iltizam ve iktisapta bulunur. Taahhütlere girişir. Baroya yapılan bağışları kabul eder ve bütçeyi uygular.
Mahkeme ve resmî dairelerde Baroyu temsil ve savunacak avukat veya avukatları tâyin eder.
Avukat sicillerinin, Türkiye Barolar Birliği tarafından gönderilen örneğine uygun olarak düzenlenmesi ve korunmasını sağlar.
Başkan Yardımcısının görevleri:
MADDE 98. — Başkan yardımcısı Baro Başkanının bulunmadığı zamanlarda ona aidolan yetkileri kullanır görevleri yerine getirir.
Baronun çalışmaları ve seçim sonuçları hakkında rapor:
MADDE 99. —Başkan Baronun ye Yönetim Kurulunun çalışmaları hakkında her yıl Türkiye Barolar Birliğine yazılı bir rapor verir.
Genel Sekreterin görevleri:
MADDE 100. — Genel Sekreter, Yönetim Kurulu toplantılarına ait tutanakları düzenler, Baronun iç çalışmaları ile yazı işlerini yönetir ve Baro kalemine gerekli direktifleri verir ve büronun çalışmasını denetler.
Muhasip üyenin görevleri:
MADDE 101. — Muhasip üye, Baronun mallarını Başkanlık Divanı kararları gereğince idare eder. Ve para almaya ve vermeye yetkilidir. Aidatın toplanmasına ve bütçenin uygulanmasına dair her türlü gözetimi yapar.
Denetçiler:
MADDE 102 — Baro Genel kurulları Baronun malî işlemlerini denetlemek üzere 3 kişilik bir denetleme kurulunu seçerler. Kurulmasına karar verebilir. Ve açık oyla seçer.
DİSİPLİN KURULU
Disiplin Kurulunun görevleri :
MADDE 103. — Her baronun en az 5 üyeden kurulu bir Disiplin Kurulu vardır, Avukat sayısı 51 den 100 e kadar olan barolaraa 6, 101 den 250 ye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan barolarda 10 disiplin kurulu üyesi ve en çok 5 yedek üyesi bulunur.
Baro Başkanlığı Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu üyeliği ve denetçilik bir kişide birleşemez.
Seçilme yeterliği ve engelleri:
MADDE 104. — Disiplin Kurulu üyeleri 89 ncu maddedeki usul ve şartlara göre seçilir. Seçilme ye-terliğini kaybeden Disiplin Kurulu üyelerinin görevleri kendiliğinden sona erer. Seçim sonucu Yönetim Kurulu tarafından düzenlenen bir tutanakla Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim Dönemi:
MADDE 105. — Disiplin Kurulu üyeleri 2 yıl için seçilir. Arka arkaya olmamak üzere yeniden seçilmek caizdir. Şu kadar ki, üyelerin yarısı her yıl yenilenir. İlk defa ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur.
Disiplin Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan seçer:
Disiplin Kurulunun toplanma ve karar yetersayısı:
MADDE 106 — Disiplin Kurulu üyelerinin en az 3 te 2 si hazır bulunursa karar alınabilir. Kararlar hazır bulunanlardan yansının bir fazlasiyle meydana gelen ekseriyetle verilir. Meslekten çıkarma ve tart cezaları kurul tamsayısının 2/3 ü ekseriyeti ile verilebilir.
Başkanın bulunmadığı zamanlarda meslekte en kıdemli üye Disiplin Kuruluna Başkanlık eder.
Disiplin Kurulunun görevi:
MADDE 107. — Disiplin Kurulunun görevi, Baro Yönetim Kurulu tarafından haklarında disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen avukatlar hakkında disiplin kovuşturması yapmak ve disiplinle ilgili kararlar ve cezaları vermektir.
SEKİZİNCİ KISIM
Türkiye Barolar Birliği Birinci Bölüm
Birliğin kurutuş ve nitelikleri:
MADDE 108. — Mevcut ve bundan sonra kurulacak Türkiye barolarının katılmakla yükümlü oldukları bir Türkiye Barolar Birliği kurulmuştur.
Bu birlik bağımsız ve tüzel kişiliği haiz olup kamu hizmeti gören kamu kurumu niteliğinde bir meslek teşekkülüdür.
Birlik kuruluş gayesine uygun işlerde kullanılmak üzere gayrimenkul edinebilir.
Birliğin amaç, görev ve hakları:
MADDE 109. — Türkiye Barolar Birliği kendisine kanunun verdiği görevleri yerine getirir. Bunun dışında Birliğin bellibaşlı amaçları şunlardır:
1. Baroları ilgilendiren konularda her baronun görüşünü öğrenip ortaklaşa görüşmeler neticesinde çoğunluğun düşünce ve görüşünü belirtmek.
2. Avukatlık mesleğinin yapılması ile ilgili kanunlarda genel görüşü prensipler halinde belirtmek
3. Baroların faaliyetlerini ortak amaca ulaşacak halde tasarlayıp mesleğin gelişmesini sağlamak.
4. Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlâk, nizam ve geleneklerini korumak.
5. Türkiye barolarını ve mensuplarını biribirine tanıtarak aralarındaki meslek bağım kuvvetlendirmek,
6. Adalet Bakanlığının, mahkemelerin ve yargı veya yasama yetkisini taşıyan merci ve yerlerin ve baroların soracakları adlî ve meslekî konular hakkında görüş ve düşüncelerini rapor halinde bildirmek,
7. Avukatların meslekte ilerlemelerini teşvik edecek ve sağlıyacak her türlü tedbirleri almak,
8. Ştajiyerlerin nasıl yetiştirileceği hakkında prensipler koymak ve staj yönetmeliği yapmak,
9. Mahkeme ve Temyiz içtihatlarının sistemli bir surette toplanması ve notlu olarak yayınlanması için Adalet Bakanlığı ile iş birliği yapmak,
10: Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği görevlerin tam bir surette yerine getirilmesine çalışmak, avukatların haklarına karşı meydana gelebilecek müdahaleleri ve muhtemel sınırlandırmaları önlemek için gerekli tedbirleri almak, avukatların ve baroların tümünü ilgilendiren konularda topluca hareket etmek ve her türlü gerekli tedbirleri almak,
11. Baro mensuplarının ilmî ve meslekî seviyelerini yükseltmek için kitaplık açmak, dergi çıkarmak, konferanslar vermek ve verdirmek, telif ve çevrilme eserler meydana getirilmesini teşvik etmek,
12. Meslekin daha cazip bir hale getirilmesi ve bu konuda yazılı amaçlara erişebilmesi için düşünülecek çare ve tedbirleri görüşmek üzere zaman zaman toplantılar düzenlemek,
13. Meslek mensuplarına yapılacak sosyal yardım için en uygun yolu aramak ve bunun için aidolduğu yerlerden isteklerde bulunmak gerekli kurumları kurmak ve işletmek. Barolar tarafından kurulacak sosyal yardım kurumlarının ana hatlarını belin mek,
14. Memleket içinde, kurulmuş hukukla ilgili kuruluş ve:kurumlarla ilgilenmek ve temaslara girişmek.
15. Yabancı memleket, baroları avukatlar birlikkleri ve hukuk kurumları ,ile münasebetlere girişmek, işbirliği yapmak ve bu amaçlarla toplanan* ulu^ tararası kongrelere katılmak,
16. Uyulması mecburi meslek kaidelerini tesbit ve tavsiye etmek,
17. 6207 sayılı Kanunda belirtilen amaçlan gerçekleştirmek amaciyle bütün avukatları kapsiyan Türkiye çapında müstakil ve tüzel kişiliği haiz bir (Avukatlar Yardımlaşma Derneği) kurmak ve bunun işleyiş tarzı ile baroların iştirakini bir yönetmelikle tesbit etmek,
Sandığın her türlü muameleleri bilcümle vergi; resim, hare, pul ve noter harç ve masraflarından muaftır.
Birliğin amacı ile bağlılığı :
MADDE 11İ. — Birlik kuruluş amacına aykırı işlerle ve günlük politika ile uğraşamaz.
Birlik adlî ve ilmî merasime iştirak eder.
Birlik mûtadolan millî merasimde bulunur ve Yargıtay Başkanının yanında yer alır. .
DOKUZUNCU KISIM
Barolar ve barolar birliğinin ferdî, olmıyan kararlarının denetimi
Adalet Bakanlığının denetleme yetkisi:
MADDE 112. — Barolar yönetim kurullarının ferdi mahiyette olmıyan kararlarında kanun ve tüzük hükümlerine açık surette aykırılık bulunduğu takdirde Türkiye, Barolar Birliği bu kararların yeniden tetkik edilip düzeltilmesini kararı veren barodan istiyebilir. Bu takdirde kararı veren baro Türkiye Barolar Birliğinin isteğine uymak zorundadır. '
Adalet Bakanlığının mahkemeye başvurma hakkı:
MADDE 113. — Her hangi bir baro; bu kanunun ve diğer kanunların kendisine tahmil ettiği vecibeleri ifa etmediği takdirde; Türkiye Barolar Birliğinin mütalâasını da aldıktan sonra, Adalet Bakanlığı bu baro kurullarının birinci defasında dikkatini çeker; tekerrüründe bu baro yönetim kurullarının feshi için mahkemeye müracaat edebilir.
Yetkili mahkeme o mahalleye en yakın il asliye mahkemesidir.
, Mahkemenin fesih karan kesinle$fiği tarihten itibaren o baroda bir ay içinde seçim yapılmak lâzımdır. Seçim neticesine kadar o, baroya ait ivedili içler Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun teşkil edeceği geçici yönetim kurulu tarafından yürütülür.
Adalet Bakanlığının barolar birliğinin kararlarını denetleme yetkisi:
MADDE 114. — Türkiye Barolar Birliğinin ferdî mahiyette olmıyan kararlarında kanun ve / tüzükler hükümlerine açık surette aykırılık bulunduğu takdirde Adalet Bakanlığı bu gibi kararların' yeniden tetkikini Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulundan istiyebilir.
Türkiye Barolar Birliği eski görüşünde ısrar ettiği takdirde Adalet Bakanlığı dilerse bu karara karşı Danıştaya başvurabilir.
İkinci Bölüm
Birliğin organları
Organlar :
MADDE 115. — Türkiye Barolar Birliğinin organları şunlardır
1. Birlik genel kurulu,
2. Birlik yönetim kurulu,
3. Birlik başkanlığı,
4. Birlik yüksek disiplin kurulu,
5. Birlik denetleme1 kurulu.
1. Birlik genel kurulu
Genel kurulun kuruluşu
MADDE 116. — Birliğin en yüksek mercii olan genel kurul mevcut ve bundan sonra kurulacak ba-roların levhalarında yazılı avukatların sayısı 100 e kadar olanların (100 dâhil) 2, tâkibeden her 300 üye için birer temsilci (delege) göndermek suretiyle meydana gelecek olan temsilcilerin tamamından kurulur. Barolarca aynı miktarda yedek üye seçilir. Seçim her toplantı için ayrı yapılır.
Delegeleri ve yedekleri her baronun genel kurulu levhasında kayıtlı avukatlar arasından en aşağı (10 seneden beri kimsesiz avukatlık yapmakta olanlardan seçer. Her hangi bir disiplin cezasına çarptırılmış olmak; delege veya yedek olmaya engeldir.
Delegelerin yol ve ikamet masraflarını her baro kendi bütçesinden öder.
Barolara birlik genel kurul toplantısının yeri ve tarihi ve delegelerini göndermeleri lüzumu yazı ile bildirilir.
Genel kurul toplantıları:
MADDE 117. — Genel kurul yılda bir kere ve. bir evvelki genel kurulun tâyin edeceği zaman ve yerde toplanır.
Yönetim kurulu lüzum görür veya en aşağı 10 baro yönetim kurulu yazı ile isterse genel kurulur toplantıya çağırılması zorunludur.
Adalet Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri ve hazırlanacak adlî ve meslekî kanun tasarıları hakkında görüş ve düşüncelerini almak üzere genel kurulun toplantıya çağırılmasını yönetim kurulundan istiyebilir.
Genel kurulda görüşme ve karar yeter sayısı:
MADDE 118. — Kanuna göre genel kurul için her baronun seçmesi gereken delegelerin tamamının en az 4 te biri toplantıya katılmış olmadıkça görüşme yapılamaz.
Birinci fıkrada yazılı çoğunluk olmadığı takdirde toplantı bir ayı geçmemek üzere başka güne bırakılir. Bu ikinci toplantıda yeter sayı elde edilmezse bu sayı elde edilinceye kadar toplantı bir ay sonraya bırakılır.
Yukardaki hükme göre görüşme yeter sayısı bulunduğunda kararlar hazır olan delegelerin yarıdan fazlası ile alınabilir. Oyların eşit olması hainde başkanın katıldığı taraf üstün tutulur.
Toplantıda gündemde bulunmıyan konular görüşülmez. Yeni bir toplantı kararı bundan müstesnadır
Genel kurulun ödevleri :
MADDE 119. —Genel kurulun ödevleri şunlardır:
1. Birlik Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu üyelerini ve denetçileri ve Birlik Başkanını seçmek
2. Kuruluş gayesi içindeki işlere dair hazırlanan raporları dinlemek ve gündemdeki maddeleri görüşüp karara bağlamak,
3. Yönetim Kuruluna talimat vermek,
4. Birliğin hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak, Yönetim Kurulunun geçmiş yıl çalışmalarından dolayı ibrası hakkında karar vermek,
5. Yerli ve yabancı kongrelere gidecek delegeleri seçmek, (Genel Kurul bu yetkisini Yönetim Kuruluna verebilir.)
6. Gelecek Genel Kurul toplantı zaman ve yerini kararlaştırmak,
7. Adaleti ve mesleki ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak,
8. Bu kanunda yazılı diğer görevleri yerine getirmek.
9. Barolardan alınacak yıllık aidat miktarını tesbit etmek.
2. — Birlik Yönetim Kurulu
Birlik Yönetim Kurulunun Kuruluşu:
MADDE 120. — Birlik Yönetim Kurulu Genel Kurul tarafından gizli oyla seçilen 15 üyeden meydana gelir. Ayrıca 10 yedek üye seçilir.
Üye ve yedekler Baroların levhalarında kayıtlı en aşağı (10) yıl kesimsiz olarak avukatlık yapmakta bulunanlar arasından seçilir. Her hangi bir disiplin cezasına uğramış olanlar üye ve yedek üye seçilemezler.
Yönetim Kurulu üyeleri arasında iş bölümü:
MADDE 121. — Yönetim Kuruluna Birlik Başkanı başkanlık eder.
Kurul gizli oyla içlerinden birini Başkan yardımcılığına ve birini de yazı işlerine ve Birlik işlemlerini yürütmek ve Başkan ve yardımcısının engeli halinde haberleşmek kâğıtlarını imzalamak üzere Genel Sekreterliğe bir üye ile diğer bir üyeyi de muhasip veznedar üyeliğe seçer ve Birlik paralarının kimler tarafından yatılıp çekilebileceğini belirtir ve gereken kurumlara bildirir.
Seçim Dönemi:
MADDE 122. —Birlik Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri ile yedekleri iki yıl için seçilirler. Arka arkaya olmamak üzere yeniden seçilmek caizdir. Şu kadar ki üyelerin yarısı her yıl yenilenir. İlk defa ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur. Herhangi bir sebeple seçim döneminin bitmesinden önce ayrılan Birlik Başkanı yerine seçilen, geri kalan süreyi tamamlar.
Yönetim Kurulunun toplantıları:
MADDE 123. — Yönetim Kurulu 30 günde bir toplanır. Her toplantı sonunda gelecek toplantının günü kararlaştırılarak karara işlenir. Bulunmıyan üyelere çağrı mektubu gönderilir. Engeli olanlar bunu en az 7 gün önce yazı ile bildirirler. Belgeye bağlanmış yerinde bir engele dayanmaksızın üst üste 3 toplantıya gelmiyen üye istifa etmiş sayılır. Başkan veya Yönetim Kurulu üyelerinden birinin isteği ile Yönetim Kurulu acele hallerde her zaman toplantıya çağı olabilir.
Yönetim Kurulunda görüşme ve karar yeter sayısı :
MADDE 124. — Yönetim Kurulu toplantılarında karar alabilmesi için en az 8 üyenin görüşmede hazır bulunması ve hazır bulunanların yarısından bir fazlasının bir oyda birleşmiş olması gerekir.
Yönetim kurulunun Ödevleri:
MADDE 125. —Birlik Yönetim Kurulunun Ödevleri şunlardır:
1. Birlik genel kurulunu toplantıya çağırmak ve gündemi hazırlamak,
2. Birliğin mallarını yönetmek,
3. Yıllık bütçeyi hazırlayıp genel kurula sunmak,
4. Birlik genel kurulunca alınan kararları uygulamak ve yerine getirmek,
5. Birlik adına iktisap ve iltizam hususlarında birlik başkanına yetki vermek,
6. Birliğin ücretli memurlarını tâyin etmek ve işlerine son vermek,
7. Yönetim kurulu kararlarının özetini gösteren defterleri tutmak,
8. Birliği yönetmek,
9. Barolar birliğinin genel durumu ile geçmiş yıl işlemleri ve çalışmaları hakkında Genel Kurula rapor vermek ve geçmiş yıl çalışma ve hesaplarından dolayı ibra istemek.
10. Avukatların hak ve menfaatlerinin korunması için ilgili mercilere gerekli başvurmalarda bulunmak,
11. Avukatlık meslekinin gelişmesine, meslek mensuplarının haklarının korunmasına yarayacak etütleri yapmak, bu konudaki düşüncelerini ve hazırladığı etüt ve düşünceleri genel kurula sunmak,
12. Avukatlık mesleki ile ilgili olarak resmî yerlerden sorulacak konuları cevaplandırmak, gerekli düşünce ve görüşleri bildirmek,
13. Üyelerin meslekte ilerlemesi için meslek kitaplarını içine alan kitaplıklar açmak, meslekî yayında bulunmak, avukatların hazırlayacağı eser ve etüdlerin yayımına Önder olmak,
14. Meslekî birliğin, kuruluşu ve devamlılığı için her türlü çalışmalarda bulunmak,
Görevin kaideten ücretsiz oluşu :
MADDE 126. — Birlik başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler bu görevi ücretsiz görürler.
Şu kadar ki Ankara'dan başka illerden seçilen başkan ve yönetim kurulu üyelerine yolculuk, ikamet ve zaruri masrafları verilir.
Birlik başkanının ödevleri:
MADDE 127. — Yönetim kurulu toplantılarına başkanlık etmek, kendisine verilecek yetkiye göre birlik adına iktisap ve iltizamda bulunmak, taahhütlere girişmek, bütçeyi uygulamak ve bağışları kabul etmek, mahkemeler, kaza yetkisini taşıyan merciler ve resmî makamlar önünde birliğin menfaatlerini koruyacak ve savunacak avukatları atamak, barolar arasında çıkabilecek her hangi bir anlaşmazlığı halletmek, yabancı barolar ve hukuk kurumları ile olan temasları sağlamak birlik başkanının ödevlerindendir.
3. Birlik yüksek disiplin kurulu
Yüksek disiplin kurulunun kuruluşu:
MADDE 128. — Birlik yüksek disiplin kurulu genel kurul tarafından gizli oyla seçilen 15 üyeden meydana gelir. Ayrıca 10 yedek üye seçilir. Yüksek disiplin kurulu üyeleri kendi arasından bir başkan seçer.
Yüksek disiplin kurulunca üye ve yedek üye seçilmek için aranacak nitelikler, hakkında 119’ncu madenin ikinci fıkrası ve seçim dönemi hakkında da 121 nci madde hükümleri uygulanır.
Yüksek disiplin kurulu üyeliği ile Birlik Başkan ve Yönetim Kurulu üyeliği bir kişide birleşemez.
Yüksek disiplin kurulunun Ödevleri:
MADDE 129. — Birlik yüksek disiplin kurulu bu kanun ile kendisine verilen ödevleri görür.
Yüksek disiplin kurulu üyeliğinin ücretsiz oluşu:
MADDE 130. — Birlik yüksek disiplin kurulunun başkan ve üyeleri bu görevi ücretsiz görürle; 125 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hüküm bunlar hakkında da uygulanır.
4. Denetçiler
Denetçilik
MADDE 131. — Genel kurul tarafından her toplantı dönemi için 3 asil ve 3 yedek denetçi seçilir. Bu denetçiler geçmiş yıl hesaplarını ve işleyen yıl muhasebe işlerini kontrol eder ve denetleme yaparak genel kurula rapor verirler. Denetçiliğe seçilme hakkındaki nitelikler hakkında 125 nci madde hükmü uygulanır.
ONUNCU KISIM
Disiplin İşlem ve cezaları
Disiplin cezalarının uygulanacağı haller:
MADDE 132. — Avukatlık vakar ve şerefine yahut meslek nizam ve ananelerine uymıyan fiil ve hareketlerde bulunanlar, meslekî faaliyette görevlerini yapmıyan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun hareket etmiyenler hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.
Disiplin cezalarının çeşitleri :
MADDE 133. — Disiplin cezalan şunlardır :
1. ihtar,
2. Tevbih,
3. 100 liradan 1 000 liraya kadar para cezası,
4. İşten çıkarma,
5. Meslekten çıkarma.
İhtar avukatı ikaz ve uyarıda bulunmaktır. Bu ceza baro başkanı tarafından yazılan bir mektupla uygulanır. Sicile geçmez.
Tevbih, meslekî âdaba, ananeye ve nizama uymayan fiil ve davranışı disiplin kurulu karariyle yapılmadır.
İşten çıkarma, avukatın üç aydan az üç yıldan fazla olmamak üzere meslekini yapmaktan yasaklanmasıdır. '
Meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın barodan çıkarılması, avukatlık unvanının kaldırılmasıdır.
Avukatların hak ve Ödevlerine uygunsuzluk ve tekerrür:
MADDE 134. — Bu kanunun, avukatların hak ve görevlerine ait 5 nci kısımda yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az ihtar, tekrarında davranışın ağırlığına göre tevbih para cezası veya işten çıkarma ve 5 nci maddenin (A) bendinde yazılı, bir suçtan dolayı hükümlülüğü halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.
Savunma hakkı:
MADDE 135. — Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda isnadolunan hususun ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için belli bir süre tanınması şarttır.
Disiplin işlem ve karârlarının disiplin kurulunca verilmesi:
MADDE 136 — Yönetim kurulunun göstereceği lüzum ve yapacağı iletme üzerine disiplin işlemleri disiplin kurulunca yapılır ve kararlar bu kurulca verilir.
Disiplin kurulunun verdiği kararları yönetim kurulu yerine getirir.
Baroya kayıttan önceki fiil ve haller :
MADDE 137. — Baroya kayıt ve kabulden önceki fiil ve haller meslekten çıkarma cezasına gerektirmiş olmadıkça disiplin kovuşturmasına konu olamaz.
Kovuşturma yapılmasının hangi baroya aid olduğu:
MADDE 138. — Disiplin kovuşturması avukatın, kovuşturmaya başladığı sırada kayıtlı olduğu baroya aittir.
Şu kadar ki, baro başkanı, yönetim kurulu, disiplin kurulu üyeleri hakkında yapılacak şikâyet üzerine disiplin kurulunda kovuşturma sırasında ilgili başkan veya üye bulunamaz.
Bu yüzden yönetim veya disiplin kurulu yedeklerin katılmasına rağmen toplanamazsa hakkında disiplin kovuşturması yapılacak üyenin yerine bu kurallara seçilmek niteliğini haiz baro mensupları arasında bu iş için kur'a ile seçilecek yeter sayıda avukatla kurallar tamamlanmak' suretiyle toplanır.
Şikâyet ve ihbar konusu, kovuşturmaya değer mahiyette olmadığına dair baro yönetim kurulları tarafından verilecek kararlar Cumhuriyet Savcısı ve şikâyetçiye tebliğ olunur.
Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri:
MADDE 139. — Avukat hakkında başlanılmış olan ceza kovuşturması disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel teşkil etmez.
Şu kadar ki disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir fiil işlenmiş olan avukat hakkında aynı fiilden dolayı ceza mahkemesinde dâva açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuşturması ceza dâvasının sonuna kadar bekletilebilir.
Bu takdirde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu avukatın işten çıkarılmasına yer olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır.
Fiilin işlenmemiş veya sanığı tarafından irtikâb edilmemiş olması sebebiyle beraet hali müstesna, beraetle neticelenmiş bir ceza giren fiillerden dolayı disiplin kovuşturması o fiillerin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.
Yönetim kurulunca disiplin kovuşturmasına karar verilmesi lüzumu:
MADDE 140. — Yönetim kurulu, alâkalının ihbar ve şikâyeti veya Cumhuriyet Savcısının isteği üzerine yahut re'sen disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak araştırmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verir.
Kovuşturmaya memur üyenin:
MADDE 141. — Kovuşturmaya görevlendirilen üye, delilleri toplar, lüzum gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir, hakkında şikâyet edilen avukatı da dinledikten sonra dosyayı bir raporlar yönetim kuruluna verir.
Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair verilen kararlara itiraz:
MADDE 142. — Disiplin kovuşturması açılmasına yönetim kurulu tarafından karar verilir. Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair yönetim kurulu tarafından verilen kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Cumhuriyet Savcısı veya şikâyetçi tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz olunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından evrak üzerinde, yapılacak inceleme sonunda şikâyet ve ihbar konusu incelemeye değer mahiyette görülürse evvelki karar kaldırılarak disiplin kovuşturmasının açılması için evrak evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından verilecek karar kesindir.
Hakkında kovuşturma yapılmasına karar verilenler baronun yönetim kurulu veya disiplin kurulu üyesi iseler görevleri kovuşturma neticesine kadar yedek üye tarafından yapılır.
Yeni delillerin bulunması:
MADDE 142. — Disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığı hakkındaki kararın konusuna giren fiillerden dolayı yeniden inceleme yapılabilmesi, yeni delillerin bulunmasına ve kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmemiş olmasına bağlıdır.
Duruşmanın gizliliği:
MADDE 144. — Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde yönetim kurulunun iletmesi üzerine disiplin kurulu incelemesini duruşma yaparak yürütür. Duruşma gizli olur.
Gıyapta duruşma yapılabilmesi:
MADDE 145. — Çağrıya uymayan avukatın gıyabında duruşma yapılır. Şu kadar ki duruşmaya gelmediği takdirde duruşmanın gıyabında yapılacağının davetiyeye yazılması şarttır.
Delillerin gösterilmesi ve incelenmesi:
MADDE 146. — Disiplin kurulu delillerin ne suretle gösterileceği ve inceleneceğini, istek veya vazgeçmede yahut evvelce verilmiş kararlara bağlı olmaksızın takdir v tayin eder.
Tanık ve bilirkişi dinlenmesi:
MADDE 147. — Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağırılması veya üyelerden biri tarafından veya istinabe yoliyle dinlenmesi yahut yazılı ifadesinin okunulmasiyle yetinilmesi disiplin kurulunun takdirine bağlıdır.
Ancak bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise bu tanık her halde dinlenir.
Duruşma tutanağı:
MADDE 148. — Duruşma tutanağı başkanın görevlendireceği bir üye tarafından tutulur. Duruşma dışında dinlenenlere tutanakların duruşmada okunması zorunludur.'
İstinabe talimatının getirilmesi:
MADDE 149. — istinabe yoliyle verilen talimat baro merkezinde Disiplin Kurulu veya üyesi diğer yerlerde Sulh Hâkimi tarafından yerine getirilir.
Tanık ve bilirkişinin çağırılması:
MADDE 150. — Tanıklar ve bilirkişiler tebligat kanun hükümlerine göre çağırılır.
Usulüne göre çağırılıp da gelmiyen veya yemin etmekten çekinen tanık veya bilirkişiden masraflarla birlikte 20 liradan 200 liraya kadar hafif para cezasına çarptırılması, tanık veya bilirkişinin ikamet ettiği yer Sulh Hâkiminden istenebilir. Ayrıca tanıkların zorla getirilmesine Sulh Mahkemesince karar verilir.
Zorla getirilmesi istenmeyip yeniden çağırılan tanık yine gelmezse evvelce hükmolunan cezadan başka yeniden cezalandırılır.
Sulh Mahkemesi bu hususta düzenlenmiş olan tutanak Örneği üzerinde karar verir.
Disiplin Kurulu üyelerinin reddi:
MADDE 151. — Disiplin Kurulu üyeleri Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı sebeplerle reddedilebilir. Ret istemi reddi istenen üyeden başkalarının katılmasiyle incelenir. Ret sebebiyle kurulun toplanamaması halinde 137 nci maddeye göre işlem yapılır.
Kararların tebliği:
MADDE 152. — Disiplin Kurulu kararlarının onanmış bir örneği alâkalılardan başka Türkiye Barolar Birliğine de tebliğ olunur.
İşten çıkarılabilme:
MADDE 153. — Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek nitelikte bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat, Disiplin Kurulu karariyle işten çıkarılabilir.
Kararın, verilmesinden önce alâkalının dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağırılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır.
Disiplin Kurulu, bu karara esas olacak delillerin ne sınır dâhilinde gösterilip incelenebileceğini istekle bağlı olmaksızın serbestçe takdir eder.
Karar, hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak bu karara karşı Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabilir. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
İşten çıkarmanın esas olduğu haller:
MADDE 154. — Haklarında meslekten çıkarılma cezası verilenler ile rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanmak ve yalan yere tanıklık suçlarından dolayı haklarında son kovuşturmanın açılmasına karar verilenler işten çıkarılabilir.
İşten çıkarılmanın hükümleri :
MADDE 155. — İşten çıkarılmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri hiçbir suretle kullanamazlar. Bu hüküm avukatın karısı ile reşidolmıyan çocuklarına ait işlerde de uygulanır.
Birinci fıkrada yazılı yasağa karşı hareket eden avukat hakkında 3 ve 5 nci bendlerinde yazılı cezalardan biri uygulanır.
Mahkemeler, resmî daireler işten çıkarılan avukatları kabul etmemekle görevlidirler.
İşten çıkarma kararma itiraz:
MADDE 156. —İşten çıkarma kararı aleyhine disiplin kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz icranın geciktirilmesine karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Bu husustaki itirazlar en geç bir ay içinde karara bağlanır.
İşten çıkarılan avukata ait dâvalar:
MADDE 157. — İşten çıkarılan avukata ait dâvalar baro başkanının tâyin edeceği avukatlar tarafından yürütülür. 45 nçi maddenin 2 ve 3 ncü fıkraları hükmü bu halde de uygulanır.
Birinci fıkrada yazılı vekâlet görevi haklı sebepler ile reddolunabilir. Ret sebeplerinin kabule değer olup olmadığının tetkiki baro yönetim kuruluna aittir.
Vekâlet görevi temsil edilen avukatın yönetimine bağlı olmaksızın bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yürür.
Yapılan işlerin ücretini kendisine vekâlet olunan avukat öder.
Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro yönetim kurulu tarafından belirtilir. Baro bu ücretin ödenmesinden bir kefil gibi sorumludur.
İşten çıkarma kararının kaldırılması :
MADDE 158. — İşten çıkarma kararı, kovuşturmanın durdurulmuş veya avukatlığa engel olmıyan bir ceza verilmiş olması halinde kendiliğinden kalkar.
İşten çıkarma kararı bu kararın verilmesine esas olan hal ve şartların bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa disiplin kurulu tarafından kaldırılır.
Disiplin kurulu kararlarına itiraz :
MADDE 159. — Disiplin kurulu kararlarına karşı alâkalılar tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.
Disiplin kurulu kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanı bu örneğin varışından itibaren üç ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına vereceği yazılı emirle, disiplin kurulu kararları aleyhine Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.
Disiplin kararlarının Yüksek Disiplin Kurulunda evrak üzerinde incelenmesi :
MADDE 160. — Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kurulu disiplin dâvalarını evrak üzerinde inceler. Ancak işten veya meslekten çıkarma cezasına ait kararların incelenmesi sırasında ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
İlgili avukat duruşmada hazır bulunabileceği gibi bir vekilde gönderebilir. 144 ve 145 nci maddeler Birlik Yüksek Disiplin Kurulunda da uygulanır.
Duruşmada usul :
MADDE 161. — Birlik yüksek disiplin kurulunda duruşmaya raportörün işi açıklamasiyle başlanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu imzalayıp dosyaya koymuş bulunması şarttır.
Raportör üyenin açıklamasından sonra ilgili ve avukat ile varsa vekili, gerekli açıklamalarda bulunurlar. Bunlar arasında itirazı yapmış olan taraf dinlenir. Son söz hakkında disiplin kovuşturması yapılanındır.
Danıştaya başvurma:
MADDE 162. — Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kurulu itirazı yerinde görürse esas hakkında da karar verebilir. Bu karar aleyhine 90 gün içinde Danıştaya başvurabilir.
Delillerin serbestçe takdiri:
MADDE 163. — Disiplin kurulu veya Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kurulu gösterilen delillerin soruşturma ve duruşmadan edineceği kanaate göre serbestçe takdir eder. Şu kadar ki, bu kurullar disiplin cezalarının verilmesinde avukatlık şeref ve itibarım korumak, meslekin adalet gaye ve icaplarına ve meslekî nizam, gelenek ve âdetlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlayarak görevinden ilham alır.
Üç yıl kovuşturma yapılmaması:
MADDE 164. — Disiplin cezasını gerektirecek fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılmaz. Ancak yönetim kurulu disiplin kovuşturması açılmasına karar vermiş ise bu müddet işlemez.
Ceza kesinleşmeden uygulanmaması :
MADDE 165. — Disiplin cezaları kesinleşmedikçe uygulanmaz.
Tanık ve bilirkişi masrafı ve şikâyetçinin vereceği avans:
MADDE 166. — Disiplin işlemleri dolayısiyle çağırılan her tanık ve bilirkişinin kaybettiği zamana uygun bir tazminata hakkı vardır. Bunlardan çağrıya uymak için yer değiştirmeye zorunlu olanlara yol ve ikamet masrafı da verilir. Adına kovuşturma yapılan avukat dinlenmesini istediği tanık ve bilirkişi masrafını evvelden öder.
Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmiyen veya borçludan alınma imkân kalmıyan masraflar baroya yüklenir.
Şikâyet edenden 100 liradan 250 liraya kadar bir avans alınır. Bu yatırılmadığı halde şikâyet disiplin kuruluna gönderilmiyebilir.
Para cezası veya masrafların alımı :
MADDE 167. — Para cezasına veya masrafların ödenmesine dair olan kararlar İcra ve İflâs Kanununun ilâmların icrası hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Para cezalan baroya gelir yazılır.
Para işlerinin kovuşturulması baro genel sekreterine veya yönetim kurulundan bu işlerle görevlendirilecek birine aittir.
ONBİRİNCİ KISIM
Avukat ücretleri
Ücretin serbestçe kararlaştırılması:
MADDE 168. — Ücret, avukatla müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır.
Şu kadar ki, tarifedeki en az ücretin altında kalan ücret karşılığında iş ve dâva kabulü yasak olup aksine akit hükümsüzdür.
Dâva, takip ve her türlü danışma ücretleri hakkındaki anlaşma yazılı şekilde olmadıkça hükümsüzdür.
İş sahibi ve müvekkilin imzasını taşıyan bir anlaşma yoksa avukatın istiyebileceği ücret, baroca kabul edilecek tarif deki miktardan az ve onun üç katından fazla olamaz.
Ücretten doğan dâvalarda yazılı sözleşme yahut mektup gibi yazılı delilden başka delil getirilemez ve dinlenemez. İki taraftan birine yemin teklif edilemez.
Başarıya göre ücretin kararlaştırılabilmesi:
MADDE 169. — Ücret sözleşmenin kaideten belli bir miktarı ihtiva etmesi lâzımdır.
Avukatın ücrete hak kazanması için mukavelede aksine sarahat mevcut değil ise deruhde ettiği işi takibetmiş olması kâfidir. Neticenin kısmen veya tamamen istihsal edilmiş olması şart değildir.
Şu kadar ki, müddeabhin devir veya temlikini hedef tutacak tarzda dâva konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen, mal, alacak veya hak olarak avukata aidolacağı yolundaki avukatın doğrudan doğruya müddeabihe taraflardan biri imiş gibi, ortaklığını tazammun etmemek kayıt ve şartiyle, dâvada gösterilecek başarıya, göre değişmek üzere müddeabihin değer, miktar veya hükmolunan miktarın değer veya miktarının belli bir yüzdesinin avukatın ücreti olarak kararlaştırılması muteberdir.
Mahkeme veya İcra dairelerince hasım tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin avukata aidolacağı hakkındaki bir şartın kabulü caizdir.
Yazı ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça mahkeme ve diğer kazai merciler yahut icra dairelerince karşı tarafa yükletilen avukatlık ücretinin, asıl ücrete mahsubedilmeksizin avukata aidolması asıldır.
Vekâletnamesinde açıklık olmasa bile avukat, vekâlet ücreti ve mahkeme masraflarını almaya yetkilidir.
Ücret anlaşmazlıklarında kanuni tahkim şartı :
MADDE 170. — Ücret sözleşmesinde vazifeli kaza merciinin, mahkemeler olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadıkça tarafların hakem veya hakemleri Barodan talebetmeleri gerekir. Bu halde çekişme Baro Yönetim Kurulunca seçilecek tek veya üç kişilik hakem kurulunca en geç üç ay içinde halledilir. Yazılı sözleşme olması halinde de, hakem şartı uygulanır.
Ücretin gününde ödenmemesi:
MADDE 171. — Kararlaştırılan peşin ücret verilmez veya ücret bölümlere ayrıldığı halde taksitlerden biri gününde ödenmezse avukat, işi takibedip etmemek veya tamamen işten çekilmek hakkına haiz olup müvekkil bundan önce verdiği ücreti geri alamıyacaği gibi işin takibedilmemesinden doğacak her türlü sorumluluklar da müvekkile aidolur .
ihtiyati haciz istemek hakkı :
MADDE 172. — Müvekkilin yazılı anlaşma ile kararlaştırılan avukatlık ücretini ödememek için mallarını elinden çıkartma ihtimalinin mevcudolduğu hallerde avukatın alacağı muacceliyet kazanmamış olsa bile mahkemeden ihtiyati haciz kararı verilmesini istiyebilir. Avukat bunun için teminat göstermek zorunda değildir.
Ücret anlaşmasına göre günü gelmiş alacağın tamamı veya bir kısmı için avukat teminat göstermeye zorunlu olmaksızın her zaman ihtiyati haciz kararı verilmemesini istiyebilir.
Tarafların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sayılması:
MADDE 173. — Sulh ile biten işlerde veya tarafların hakikatte anlaşmış olduklarına delâlet eden yeter emareler varsa hasım tarafın yahut müvekkilin dâva icra takibinden vazgeçmesi yahut dâvayı kabul halinde taraflar, müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan yazılı ücretin, yazılı anlaşma olmadığı takdirde tarifede tesbit edilen en az ücretin üç misline kadar olan tutarın avukata ödenmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sayılırlar.
Avukatın hapis hakkını haiz olması ve ücretin imtiyazlı bulunması :
MADDE 174. — Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri ücret ve masrafın ödenmesine kadar kendi alacağı nişbetinde elinde tutabilir.
Avukat ücretleri birinci sıra ve birinci derecede gelen imtiyazlı alacaklı mahiyetinde olup diğer bütün alacaklardan evvel ödenir.
Bu hak vekâletname ve ücret mukavelesinin tarihlerinden hangisi eski ise o tarihte sıra alır. Vekâletname umumi ise ücret anlaşmasının, ilgili olduğu işe ait mahkeme veya diğer bir mercie müvekkil hamına yapılan ilk başvurma tarihi esastır.
Avukatın ölümü halinde mirasçıları avukatın vekâlet ücretlerinden doğan alacaklarını takipte ölüm tarihinden itibaren üç yıl müddetle avukat ücretleri hakkında bu kanunda gösterilen hususi hükümlerden istifade ederler.
Ücret Dâvası açılacağının daha önce baroya bildirilmesi:
MADDE 175. — Avukatlık ücretinden dolayı mukaveledeki açık yazıya göre mahkemede veya hakemde dâva açacak olan avukatın bu dâvadan Önce bunu Baro Yönetim Kuruluna bildirmesi şart ve kâfi olup ayrıca izin almaya mecbur değildir. Önceden haber vermek zorunluluğu yoktur.
Barolarca hazırlanacak ücret tarifesi:
MADDE 176. — Her baronun yönetim kurulu dört yılda bir Aralık ayında bütün kaza organlarındaki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak ücretin en az miktarını gösteren bir tarife hazırlıyarak Türkiye Barolar Birliğine gönderir. Bu tarife Aralık ayını takibeden yılın ilk günü yürürlüğe girer. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu barolarca gönderilecek tarifeleri tasdik veya lüzumlu gördüğü değişikliği yapar ve tek bir tarife kabul etmek yetkisini taşır veya bölge tarifeleri yapar.
Türkiye Barolar Birliği bu hükme göre tatbik edilecek tarifeleri bastırarak mahkeme ve kaza organlarına verilmek üzere Adalet Bakanlığına gönderir.
Yeni bir tarifenin uygulanmaya başlamasına kadar eski tarife yürürlükte kalır.
Mahkemelerden başka kazai mercilerde tarifenin tatbiki:
MADDE 177. — Danıştay, Vergi itiraz ve temyiz komisyonları gibi mercilerde görülen dâva ve işlerde de bu merciler tarifede yazılı avukatlık ücretlerine hükmederler.
işi sonuna kadar takip mecburiyeti ve başkasını tevkil:
MADDE 178. — Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümleri ve yazılı mukavele şartlarına göre sonuna kadar takibeder. Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki verilmiş ise yazılı anlaşmada aksine açık bir hüküm olmadıkça işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takib ettirebilir. Bu takdirde avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydâna getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsan, hem de diğer avukatlarla birlikte müştereken müteselsilen mesuldür.
Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş veya iş tamamen başka avukata bırakılmış ise avukat bundan dolayı ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi bu suretle işi üzerine alan avukatlar da müvekkilden her hangi bir ücret istiyemezler.
Müvekkilin başka avukata vekâlet vermesi veya teşrik etmesi:
MADDE 179. — Müvekkil ancak avukatın yazılı iznini almak şartiyle başka avukatları işe teşrik veya tevkil edebilir. Bu takdirde müvekkilin avukatın ücretinden hiçbir kısıntı yapmaya hakkı yoktur. Bu halde teşrik veya tevkil edilen avukatların kusurlarından ve yaptıkları zararlardan; dolayı o hareket veya işlemlere iştiraki olmadıkça avukat sorumlu tutulamaz.
Birden fazla müvekkilin müşterek hasredilmesi:
MADDE 180. — Anlaşmada açık bir hüküm yoksa kararlaştırılan ücret yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı olup bu iş dışında kalacak dâva takip ve hukukî yardımlar, mukabil dâva irtibat ve ilişik mahiyetinde olsa bile ayrı ücrete tabidir.
Ücretin belli bir işe borçlu ve müteselsil kefil olması:
MADDE 181. — Avukatın üzerine aldığı işde müvekkil birden fazla olursa bunlardan her biri avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefildir.
Masrafların müvekkile ait olması:
MADDE 182. — İşin yapılması için lüzumlu bütün resim, harç ve masraflar müvekkile aidolup avukatın ilk isteğinde müvekkil tarafından derhal avukata veya merciine ödenmesi gerekir.
Bu masrafların avukat tarafından yapılabilmesi için müvekkil bunları karşılıyacak avansı, kendisine zamanında vermeye mecburdur. İşin bitiminde avansın hesabı görülür ve artan geriverilir.
Avukata verilen iş için yapılacak yolculuk masrafları, uçak, birinci mevki vapur veya yataklı tren tarifesine göre müvekkil tarafından ayrıca Ödenir. Bu masrafların karşılığında önceden ve vaktinde avukata verilmiş olmadıkça avukat, yolculuk etmeye mecbur değildir.
Avukat bu yolculuk sebebiyle ayrıca ücret alabilir. Bunun miktarı taraflarca serbestçe kararlaştırılır. Bu ücret de peşinen ödenmedikçe avukat belirli yere gitmek zorumluluğunda değildir. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Vergi temyiz komisyonları gibi merciler önünde mürafaa hakkında aynı hükümler uygulanır.
Ücretin tamamının ödenmesini gerektiren haller:
MADDE 183. — Vekâletname tanzim edilmiş olmasa dahi ücret anlaşmasının imzalanması anından itibaren avukat ücretin tamamını istemek hakkını haizdir. Yazılı anlaşmadaki şartlar saklıdır.
Müvekkil işini avukata verdikten sonra dosyasını geri alır.
İşi kısmen veya tamamen kendisi yapar veya başkasına yaptırır, avukatın yazılı iznini almaksızın başka avukatları teşrik veya tevkil eder yahut işi başka bir avukata verir, masrafların ödenmesi kendisine taahütlü mektupla bildirilmiş olmasına rağmen münasip bir müddet içinde bu masrafları ödemez, iddia ve müdafaa için lüzumlu bilgi ve vesikaları, şahit, isim ve adreslerini bildirmez, yazılı delilleri vermez yahut adresini değiştirdiği halde yeni adresini bildirmiyerek işini takibini imkânsız hale getirir, dâvanın veya alacağın takibinden, kısmen veya tamamen vazgeçer, hâsımla her ne suretle olursa olsun sulh olur veya onu ibra eyler peşinatı veya peşinat taksitlerini gününde ödemez, haklı sebep yok iken avukatı azlederse ücretin tamamını avukatın ilk isteği üzerine derhal ödemeye mecburdur.
Avukatın işi takipten vazgeçmesi:
MADDE 184. — Avukat, üzerine aldığı işi haklı bir sebeb olmaksızın takipten vazgeçtiği takdirde hiçbir ücret istiyemez. Peşin aldığı ücreti, geri vermeye mecburdur.
Maddi vakıa ve delillerin doğruluğundan müvekkilin sorumluluğu:
MADDE 185. — Ücretin tamamı veya bir kısmının dâva veya işin lehe neticelenmesi şartına bağlı tutulduğu hallerde müvekkil avukata imzası altında belirttiği maddi vakıaların ve verdiği yazılı delillerin doğru ve sıhhatli olmasından avukata karşı sorumludur. Muhakeme veya kovuşturma sonunda bunların aksi anlaşıldığı takdirde avukat, mukaveledeki lehe sonuç almaya şartı yerine gelmişcesine ücrete hak kazanır.
Müvekkilin kanuni ikametgâhı:
MADDE 186. — Müvekkilin verdiği vekâletname yahut ücret mukavelesinde yazılı adres onun kanuni ikametgâhı sayılır. Avukat tarafından bu adrese yapılacak bütün ihbar ve tebliğler müvekkilin şahsına yapılmış sayılır. Müvekkil adresini değiştirdiği takdirde yeni ikametgâhını en geç üç gün içinde bildirmeye mecburdur.
Müvekkillin yukardaki hükümlere göre kanuni ikametgâhına gönderilecek mektupların tebliğ edilememesinden yahut yeni adresini bildirmemesinden yalnızca müvekkil sorumludur.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Adlî müzaharet
Adlî müzaharet bürosu:
MADDE 187. — Baro bulunan her yerde baro yönetim kurulu tarafından tâyin edilen bir veya üç avukatın gözetimi altında bir adlî müzaharet bürosu kurulur.
Asliye mahkemesi ve en az beş avukatın bulunluğu yerlerde de müzaharet bürosu kurulabilir.
Verilen işi kabul zorumluluğu :
MADDE 188. — Adlimüzaharet bürosunda devamlı surette çalışacak stajyer ve ücretli memurların, tâyin ve büroda görev alacak avukatlara ait sıra defterinin düzenlenmesi baro yönetim kuruluna aittir.
Kendisine iş verilen avukat o işin tarifede belirtilen ücretini baro kasasına yatırdığı takdirde bu zorumluluktan kurtulur.
Büronun görevleri :
MADDE 189. — Adlî müzaharet bürosu adlî müzahareti temin için lüzumlu olan işleri yapar.
Müzaharet isteğinin kabulü halinde dâvayı takibeder ve neticelendirir. Mahkeme ve icra işlerinin gerektirdiği masrafları ödemekten kısmen veya tamamen âciz olanların adliye dairelerindeki işlerini takip görevi ile yükümlüdür.
Hukuk usulü muhakemeleri Kanununun adlî müzaharet hakkında hükümleri saklıdır.
Adlî müzaharetten faydalanmak için aranan şartları haiz olan iş sahiplerinin danışabilecekleri lüzumu kadar danışma büroları barolarca kurulur. .
Yardım isteği için delil gösterme zorumluluğu:
MADDE 190. — Adlî müzaharet isteminde haklı olduklarına dair delil göstermiyenlere yardım edilmez.
Yardım isteğinin reddi halinde alâkalı yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir.
Gider ve gelir:
MADDE 191. — Adlî müzaharet bürolarının gider ve geliri baro bütçesinin ayrı bir faslında gösterilir. Bu fasılda kalan gelir fazlasının ertesi yıla aynen devri mecburidir.
Adlî müzaharete memur avukat, aldığı ücretin yüzde 20 sini, ve baronun yardımından faydalanan kimse avukat ücretinden başka faydalandığı kısmın yüzde onunu baroya ödemeye mecburdurlar. Şu kadar ki, adlî müzaharete kavuşanın ödiyeceği asgari ücret tarifeden aşağı olamaz.
İl ve belediye bütçelerinden ayrılan ödeneklerden yapılacak yardımlar ile bu çalışmalar için yapılacak sair bağışlar bu faslın gelir kısmına ilâve edilir.
Yıllık çalışma raporu:
MADDE 192. — Adlî müzaharet bürosunu yönetme ve gözetmeye memur edilen avukat veya avukatlar büronun senelik çalışmasını bir raporla yönetim kuruluna bildirirler.
Yönetim kurulu büroda çalışmış olanlara ikramiye dağıtılmasına karar verebilir.
Yürürlükten kaldırılan kanun:
MADDE İ93. — 3499 sayılı Kanun ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Kanunun yürürlük tarihi:
MADDE 194. — Bu kanun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Kanunu yürütecek bakan:
MADDE 195. — Bu kanunun hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
GEÇİCİ KISIM
Geçici hükümler
Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunun ilk toplantısı :
GEÇİCİ MADDE 1. — Adalet Bakanı, bu kanunun yayınlandığı tarihten itibaren iki ay içinde Ankara’da toplanıp Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerini ve yedeklerini seçecek olan ilk genel kurul için delegelerini seçip göndermelerini ve toplantı yer, gün ve saatini gününden en az bir ay önce barolara bildirir. Belirtilen günde toplantıyı açarak yerini en yaşlı delegeye bırakır.
Dâva vekilleri:
GEÇİCİ MADDE 2. — a) Bu kanunun yürürlüğe girdiği târihte dâva vekilliği ruhsatını almış bulunanların müktesep hakları saklıdır.
b) Dâva vekilleri avukatlara ait hak ve görevleri o yerde bulunan en yüksek dereceli yargıcın gözetimi altında yerine getirirler. 131nci maddede yazılı disiplin cezalaarı re'sen veya o yer C.Savcısının isteği yahut şikâyet üzerine bu yargıç tarafından uygulanır. Bunlardan işten veya meslekten çıkarma cezaları ile disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair verilen kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde C.Savcısı veya alâkalı en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir.
İtiraz evrak üzerinde incelenerek karara bağlanır. Bu kararlar aleyhine tebliğinden itibaren 90 gün içinde ilgili C. Savcısı tarafından Şûrayı Devlet nezdinde dâva açılabilir.
İlgili dâva vekilinin yazılı savunması alınmadıkça disiplin cezası verilemez.
10 ncu kısmın bu maddeye aykırı olmıyan hükümleri dâvavekilleri ve Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 61 nci maddesine göre vekâlet alanlar hakkında da uygulanır.
c) Adliye encümen ve kurulları bu maddenin (a) bendine uygun ruhsatnamesi olup da o yerlerde iş görmek istiyen dâva vekillerinin bir listesini yaparak Adalet Bakanlığına gönderirler.
Listede kaydı yapılmıyanlar keyfiyetin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Adalet Bakanlığına başvurabilirler. Bu başvurma üzerine Adalet Bakanlığının vereceği karar kesindir.
Bu madde hükmü yer değiştirme veya yeniden kayıt işlemleri hakkında da uygulanır.
Avukatlara uygulanamıyacak sınırlandırma:
GEÇİCİ MADDE 3. — Kesimsiz olarak iki yıl avukatlık yapmamış olanların ancak sulh mahkemeleri ile icra daire ve yargıçlarında dâva kabul ve takibedebilecekleri hakkındaki 36 nci maddede yazılı sınırlandırma bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce avukatlık ruhsatnamesi almış olanlar hakkında uygulanamaz.
Adlî müzaharet bürosu:
GEÇİCİ MADDE 4. — Bu kanunun 187 nci maddesinde yazılı adlî müzaharet bürolarının kurulmasına esas olan avukat, sayısının belirtilmesinde o yerde bulunan dâvavekilleri de hesaba katılır.
Adlî müzaharet bürosu kurulmıyan yerlerde 36 nci maddenin evrak düzenlenmesine ve resmî işleri takibe dair olan hükümleri bu büronun kurulmasına kadar uygulanamaz.
Evvelce seçilmiş olan yönetim kurulları üyelerinin görevleri:
GEÇİCİ MADDE 5. — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarikte barolarda başkan ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulunanların bu görevleri kendi seçim devreleri sonuna kadar devam eder.
NOT : Metin web belgesi haline getirilirken "Avukatlık Kanunu Tasarısı - Alkan Matbaası 1965 - Ankara Barosu Yayını"nın içerisinde bulunduğu Ankara Barosu yayını CD içeriğinde bulunan PFD biçimindeki belgeden yararlanılmıştır.