AVUKATLIK KANUNU
|
Kanun No: 1136 |
Kabul Tarihi: 19.03.1969 |
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 7 Nisan 1969 - 13168
7 Temmuz 1969 Pazartesi günü yürürlüğe girmiştir
BİRİNCİ KISIM
Avukatlık ve Avukat
Avukatlık mahiyeti:
Madde 1 - Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
Avukat, görevini yerine getirmede bağımsızdır.
Avukatlığın amacı:
Madde 2 - Avukatlığın amacı, hukuki münasebetlerin düzenlenmesine, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine ve genellikle hukuk kurallarının tam olarak uygulanması hususunda yargı organları ve hakemlerle resmi ve özel kurul ve kurumlara yardım etmektir.
Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.
Adli merciiler ve diğer resmi daireler, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmakla yükümlüdürler.
İKİNCİ KISIM
Avukatlık Mesleğine Kabul
Avukatlığa kabul şartları:
Madde 3 - (30.1.1979 - 2178/1md. ile değiştirildi)
Avukatlık meslekine kabul edilebilmek için;
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Türk hukuk fakültelerinin birinden mezun olmak veya yabancı bir memleket hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak,
c) Avukatlık stajını tamamlıyarak staj bitim belgesi almış bulunmak,
d) Avukatlık sınavını başarmış olmak,
e) Levhasına yazılmak istenilen baro bölgesinde ikametgahı bulunmak,
f) Bu kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak, gerektir.
İstisnalar:
Madde 4 -
Adli ve Askeri Hakimlik ve Savcılıkta, Anayasa Mahkemesi asli ve geçici raportörlüklerinde ve Danıştay dava daireleri başkan ve üyelikleriyle başkanın sözcülüğü, kanun sözcülüğü ve bu daireler başyardımcılıkları ve yardımcılıklarında veya kuruluşlarında avu– kat bulunan bakanlıklar ve katma bütçe ile yönetilen genel müdürlükler hukuk müşavirliği görevlerinde veyahut üniversiteye bağlı fakülteler hukuk ilmi dersleri profesörlük veya doçentliklerinde yahut Hakimler kanununa göre hakimlik veya savcılık sınıflarından sayılan hizmetlerde en az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar 3 üncü maddenin (c) ve (d) bentlerinde yazılı kayıtlardan vareste tutulurlar. (sonradan değiştirildi)
Yabancılardan Türk uyruğuna kabul olunanlardan yabancı bir hukuk fakültesinden mezun olup da geldikleri yerlerde beş yıl süre ile mahkemelerin her derecesinde avukatlık etmiş ve avukatlığı meslek edinmiş bulunanlar, 3 üncü maddenin (b) bendinde yazılı olduğu şekilde Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden usulüne uygun olarak yapılan sınavı başarı ile vererek tasdikname almış ve ayrıca Türkçeyi iyi bilir oldukları da bir sınavla anlaşılmış bulunursa, 3 üncü maddenin (c) ve (d) bentlerinde yazılı kayıtlardan vareste tutulurlar. Birinci fıkrada gösterilenlerin baro levhasına yazılmasında, 17 nci maddenin (1) ve (2) bentlerinde yazılı belgelerden başka sicil özetlerinin onanmış bir örneğinin de verilmesi gereklidir. (30.1.1979 - 2176 md. ile değiştirildi)
Avukatlığa kabulde engeller:
Madde 5 - Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur:
Kesinleşmiş bir kararla yüz kızartıcı bir suçtan veya ağır hapsi gerektiren bir cürümden mutlak olarak yahut kasdi bir cürümden bir sene veya daha ziyade hapis cezası ile hüküm giymek,
(Değişik: 22.1.1986 - 3256/2 md ile sonradan değiştirildi) Kesinleşmiş bir ceza veya disiplin kararı sonucunda hakim, memur yahut avukat olma niteliğini kaybetmiş bulunmak,
Avukatlık mesleğine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak,
Avukatlık mesleği ile birleşemeyen bir işle uğraşmak,
Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olmak,
İflas etmiş olup da itibarı iade edilmemiş bulunmak (Taksiratlı ve hileli müflisler itibarları iade edilmiş olsa dahi kabul olunmazlar),
Hakkında aciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırmamış bulunmak,
Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak,
Beş yıldan fazla hapis veya ağır hapis cezası ile veya zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas suçlarından biri ile kesin olarak hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar da avukatlığa kabul edilemezler. Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. Aday hakkında kamu görevlerinden yasaklanmayı gerekli kılabilecek bir suçtan ötürü kamu davası açılmış bulunuyorsa avukatlığa kabul isteği yerine getirilmeyip dava sonucunun beklenmesi zorunludur.
(Değişik: 22.2.1986 – 3256/2 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıldan fazla hapis veya ağır hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak ve dolanlı iflas suçlarından bin ile kesin olarak hüküm giymiş olanlar affa uğramış olsalar da avukatlığa kabul edilmezler.
(Değişik: 22.1.1986 – 3256/2 md.) Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.
Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.
Baroya yazılma istemi:
Madde 6 - (30.1.1979 – 2178 md. ile değiştirildi)
Avukatlık sınavını başarmış olanlar veya 4 üncü maddedeki şartları haiz bulunanlar, başvurdukları yer barosuna ait levhaya yazılmalarını dilekçe ile isteyebilirler.
Karar:
Madde 7 - Baro yönetim kurulu, levhaya yazılma istemi hakkında başvurma dilekçesinin varış tarihinden itibaren bir ay içinde gerekçeli olarak karar vermekle ödevlidir.
Süresi içinde karar verilmediği takdirde, adayın avukatlığa kabul istemi reddedilmiş sayılır. Bu halde aday bir aylık sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. İtiraz üzerine 8 inci madde hükmü kıyas yolu ile uygulanır.
Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz:
Madde 8 - Baro Yönetim Kurulu, avukatlığa kabul istemini reddettiği veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine karar verdiği takdirde bunun gerekçesini kararında gösterir. Gerekçeli karar adaya tebliğ olunur.
Aday, bu karar karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, kararı veren baro vasıtasıyla Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Baro tarafından adaya, itiraz tarihini tespit eden bir belge verilir. Bu belge hiçbir vergi, harç ve resme tabi değildir.
Türkiye, Barolar Birliği, itiraz üzerine dosya üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, itirazı kabul veya reddeder. Türkiye Barolar Birliği itiraz tarihinden itibaren bir ay içinde bir karar vermezse, itiraz reddedilmiş sayılır.
Adayın levhaya yazılması hakkındaki Baro Yönetim Kurulu Kararı ile itirazın kabul veya reddi hakkındaki Türkiye Barolar Birliği kararları, onaylanmak üzere karar tarihinden bir ay içinde Adalet Bakanlığına gönderilir. Bu kararlar Adalet Bakanlığının onaylamasıyla kesinleşir.
Baro Yönetim Kurulunun, avukatlığa kabul isteminin reddi veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesi hakkındaki kararları, süresi içinde itiraz edilmediği takdirde kesinleşir.
Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verilecek kararları kesin olup, aday, ilgili baro ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim kurulu bu kararlar aleyhine İdari yargı merciine başvurabilirler.
Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar.
Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin:
Madde 9 - Avukatlık mesleğine kabul edilen adaya, ilgili baro tarafından bir ruhsatname verilir.
Avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra (Avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanır. Durum Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Ruhsatnameler, Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılır.
Mesleğe kabul edilen avukata ruhsatname verilirken, baro yönetim kurulu önünde aşağıdaki şekilde and içtirilir:
"Kanuna, ahlaka, meslekin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanımın üzerine andiçerim."
Avukatın ant içtirildiği, andın metnini de kapsayan bir tutanağa bağlanır ve ilgilinin dosyasında saklanır. Tutanak baro yönetim kurulu üyeleri ile birlikte ant içen avukat tarafından imzalanır.
Red kararının bildirilmesi:
Madde 10 - Avukatlık mesleğine kabul edilmek için baroya başvuran bir adayın bu isteminin reddine veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair kararlar kesinleşince, ilgili baro, adayın adını diğer barolara ve Türkiye Barolar Birliğine bildirir. Bu halde, ret ve bekleme sebepleri ortadan kalkmadıkça, hiçbir baro o kimseyi levhasına yazamaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yasak Haller
Avukatlıkla birleşmeyen işler:
Madde 11 - Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.
Avukatlıkla birleşebilen işler:
Madde 12 - (22.1.1986 – 3256/3 md. ile sonradan değiştirildi) a) Cumhuriyet Senatosu Üyeliği, milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği,
b) Üniversite, yüksek veya orta öğretim profesör, doçent, asistan ve öğretmenliği,
c) Özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık,
d) Hakemlik, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli bir dairenin verdiği herhangi görev veya hizmet,
e) İktisadi Devlet Teşekkülleri ile müesseseleri ve iştirakleri hakkındaki 12 Mart 1964 tarih ve 440 sayılı Kanunda başka bir iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartı ile; bu kanunun kapsamına giren teşekkül, müessese ve iştiraklerin ve İktisadi Devlet Teşekkülleri dışında kalıp sermayesi Devlete ve diğer kamu tüzel kişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu baş– kanlığı, üyeliği denetçiliği,
f) Anonim, limited, kooperatif şirketler ile hayri, ilmi, siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık,
g) Gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayın müdürlüğü,
11 inci madde hükmü dışındadır.
Şu kadar ki, bunlardan Cumhuriyet Senatosu Üyeleri ile milletvekilleri ve (e) bendinde gösterilenlerin Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin yönetim ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy tüzelkişiliklerinin ve sermayesinin yarıdan fazlası Devlete ait şirket ve kuruluşların aleyhinde; İl genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzelkişilerin aleyhindeki dava ve işleri takip etmeleri yasaktır.
Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar.
Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerinin yönetim ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese veya şirketlere ait işlerde avukatlık edebilirler.
Mahkeme veya yargı mercilerinde bağlı oldukları daireyi temsil eden hukuk müşaviri veya yardımcıları baroya yazılmak zorunluğundadırlar.
Avukatın hakim veya savcı ile hısımlık veya evlilik münasebeti:
Madde 13 - Bir hakim veya Cumhuriyet Savcısının eşi, sebep veya nesep itibariyle usul ve fürundan veya ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlarından olan avukat, o hakim veya Cumhuriyet Savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık edemez.
Bazı görevlerden ayrılanların avukatlık edememe yasağı:
Madde 14 - (birinci fıkra: 22.1.1986 - 3256/4 md. ile sonradan değiştirildi) Emeklilik ve istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan hakimler, Cumhuriyet Savcıları, Anayasa Mahkemesi asli ve geçici raportörleri, kanun sözcüleri, Danıştay Dava Daireleri Başyardımcıları ile yardımcılarının, hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerde, buralardan ayrılmaları tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.
Yukarıdaki fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi üyeleri ve Yüksek Mahkemeler hakimleri hakkında da uygulanır.
(22.1.1986 - 3256 md. ile sonradan değiştirildi) Devlet, belediye, il, özel idare ve 12 Mart 1964 tarih ve 440 sayılı Kanunun kapsamına giren teşekkül, müessese ve iştiraklerde çalışanlar, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmeden, ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte bulunamazlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Staj
Genel olarak:
Madde 15 - (30.1.1979 – 2178/4 md. ile değiştirildi) Avukatlık stajı birbuçuk yıldır. Stajın,bu kısımda yer alan hükümler uyarınca, ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan bir yılı da en az beş yıl kıdemi olan bir avukat yanında yapılır.
Stajın hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne suretle yapılacağı yönetmelikte gösterilir.
Aranacak şartlar:
Madde 16 - (26.2.1970 – 1238/1 md. ile sonradan değişti)
Bu kanunun 3 üncü maddesinin (a), (b), (e) ve (f) bentlerinde yazılı şartları haiz olanlardan stajın devamlılığına engel işleri ve 5 inci maddede yazılı engelleri bulunmıyanlar staj yapacakları yer barosuna bir dilekçe ile başvururlar.
Dilekçeye eklenecek belgeler:
Madde 17 - 16 ncı madde gereğince verilecek dilekçeye, aşağıda gösterilen belgeler eklenir.
Kanunun aradığı şartlara ilişkin belgelerin asılları ile onanmış ikişer örneği,
Adayın 3 üncü maddenin (f) ve 5 inci maddenin (a) bentlerinde yazılı halleri bulunmadığını gösteren bildiri kağıdı,
Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakati,
Adayın ahlak durumu hakkında, o baroya yazılı iki avukat tarafından düzenlenmiş tanıtma kağıdı.
Bu belgelerin bir örneğin baro başkanı tarafından onaylanarak Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Diğer örnek veya asılları barodaki dosyasında saklanır. 22 nci maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarında yazılı hallerde, adayın yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakatine ait belge aranmaz.
Staj isteminde bulunan tarafından verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya çıktığı takdirde, aday hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmak suçundan dolayı cezai kovuşturma yapılır.
İstemin ilanı:
Madde 18 - Adayın istemi, yukarıdaki maddede yazılı hususlarla birlikte, istem tarihinden itibaren on gün içinde baronun ve adalet dairesinin uygun bir yerinde onbeşgün süre ile asılarak ilan olunur.
Her avukat veya stajyer yahut diğer ilgililer, bu süre içinde, adayın stajyer listesine yazılmasına itirazda bulunabilirler. Şu kadar ki, itirazın incelenebilmesi, açık delil veya vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.
Rapor:
Madde 19 - Baro başkanı, istemin ilanından önce, baroya bağlı avukatlardan birini adayın gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadığını ve avukatlıkla birleşmeyen bir işle uğraşıp uğraşmadığını araştırarak bir rapor düzenlemek üzere görevlendirilir.
Görevlendirilen avukat, raporu en geç onbeş gün içinde baroya vermekle yükümlüdürler.
Karar:
Madde 20 - Baro yönetim kurulu, itiraz süresinin bitmesinden itibaren bir ay içinde, 19 uncu maddede yazılı raporu da göz önünde tutarak, adayın stajyer listesine yazılıp yazılmaması hakkında gerekçeli bir karar verir. Karar ilgiliye tebliğ edilmekle beraber, bir örneği de incelenmek üzere, dolayısıyla birlikte o yer Cumhuriyet Savcılığına verilir.
Bu karar aleyhine baro yönetim kurulu üyeleri karar tarihinden o yer Cumhuriyet Savcısı kararın kendisine verildiği, ilgili ise kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliği'ne itiraz edebilirler.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde bir karar verilmemiş olması halinde talep reddedilmiş sayılır. Bu takdirde, bir aylık sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde aday Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği karar Adalet Bakanlığının onayı ile kesinleşir. Adalet Bakanlığının kararı aleyhine stajyer adayı ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu idari yargı merciine başvurabilir.
Stajın başlangıcı:
Madde 21 - Avukatlık stajı listeye yazılma ile başlar. İtiraz yazılmayı durdurur.
Yanında staj yapılacak avukat:
Madde 22 - Avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca baroya bildirilenler, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlarlar.
Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebilir.
17 inci maddenin 3 üncü bendinde yazılı belgeyi almak imkanını bulamayan adayların hangi avukat yanında staj göreceğini baro başkanı tayin eder.
Avukat, ikinci ve üçüncü fıkralardaki hallerde stajyeri kabul zorunluluğundadır.
Stajın yapılması ve stajyerin ödevleri:
Madde 23 - (Değişik birinci fıkra: 22.1.1986 - 3256/6 md.) Staj kesintisiz olarak yapılır. Stajyerin haklı sebeplere dayanarak devam edemediği günler, engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurduğu takdirde, mahkeme stajı sırasında adalet komisyonu, avukat yanındaki staj sırasında ise baro yönetim kurulunca tamamlattırılır. Baro başkanı, haklı engeller halinde stajyerlere, stajın avukat yanında geçen kısmında 30 günden fazla olmamak üzere izin verebilir.
Stajyer, staj süresi içinde duruşmalara avukatla birlikte girmek, staj konferanslarına devam etmek, baro yönetim kurulu ve yanında çalıştığı avukat tarafından verilen işleri yapmak, dava evrakını düzenlemek ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Staj raporları:
Madde 24 - (30.1.1979 – 2178/5 md. ile değiştirildi)
Staj, Adalet Komisyonunun, baronun ve yanında çalışılan avukatın gözetimi altında yapılır.
Stajiyer hakkında, yanında staj gördüğü hakimler, Cumhuriyet savcıları tarafından, staj durumu, mesleki ilgisi ve ahlaki durumunu belirten bir belge verilir.
Yanında staj görülen avukat tarafından, ilk altı ayın bitiminde ve staj süresinin sonunda da kesin olarak staj durumu ve adayın mesleki ilgisi ile ahlaki durumunu da kapsıyan birer rapor verilir.
Staj süresinin uzatılması:
Madde 25 - (30.1.1979 – 2178/6 md. ile değiştirildi)
Baro Yönetim Kurulu, staj hakkındaki kesin rapor üzerine,staj bitim belgesinin verilmesine veya staj süresinin altı ay uzatılmasına karar verir.
Yönetim Kurulunun bu kararları kesindir.
Stajyerlerin vekalet alması:
Madde 26 - (30.1.1979 – 2178/7 md. ile değiştirildi)
Stajiyerler, avukat yanında staja başladıktan üç ay sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi altında icra tetkik mercii hakimlikleri ile sulh mahkemelerinde ve icra ve iflas dairelerinde görülen dava ve işlerde vekalet alabilirler.
Stajiyerin bu yetkisi, 31 inci maddenin ikinci fıkrası gereğince son sınavda da başarı gösterememesi veya aynı maddenin son fıkrasında yazılı süreyi başarı gösteremeden geçirmesi halinde sona erer.
Stajyerlere barolarca yapılacak yardım:
Madde 27 - Stajyerlere barolarca yardım yapılabilir. Bu yardımın şekil ve şartları Türkiye Barolar Birliğince belirtilir.
BEŞİNCİ KISIM
Avukatlık Sınavı
Madde 28 – (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Avukatlık sınavı Türkiye Barolar Birliğinde yapılır. Staj bitim belgesi almamış olanlar sınava kabul edilmezler.
Madde 29 - (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Sınav kurulu, biri hukuk, diğeri ceza dairelerinden olmak üzere iki Yargıtay Daire Başkanı ve üç avukattan kurulur. Yargıtay daire başkanlarından kıdemlisi kurula başkanlık eder.
Kurulun görev süresi iki yıldır. Yeni kurul seçilinceye kadar eski kurulun görevi devam eder. Üyelerin engeli halinde,başkan o üyenin mensup olduğu kurumca seçilmiş bulunan yedek üyelerle noksanı tamamlar. Başkanın engeli halinde, görevleri, kurula katılan kıdemli Yargıtay Daire Başkanı tarafından yerine getirilir.
Sınav kurulu üyelerine her sınav için ödenecek ücretlerin miktarı ile ödeme şekilleri Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunca tespit edilerek Türkiye Barolar Birliği Bütçesinden ödenir.
Madde 30 - (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Sınav kuruluna katılacak olan;
a) iki asil ve iki yedek üye Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından hukuk ve ceza daireleri başkanları arasından,
b) Üç asil ve üç yedek üye Türkiye Barolar Birliğince, en az onbeş yıl fiilen avukatlık yapmış olanlar arasından, seçilir.
(a) bendindeki seçimin sonucu Yargıtay Başkanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Madde 31 - (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Sınava girecek adayları, stajiyer listesine yazılı oldukları baronun yönetim kurulu tespit eder ve kendilerine sınava giriş belgesi verir.
Avukatlık sınavında beş defa başarısızlığa uğrıyan aday bir daha sınava giremez.
Aday, staj bitim belgesinin verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde sınava giriş haklarının tamamını kullanmak zorundadır.
Madde 32 - (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Sınav her yıl beş defa yapılır.Sınav tarihleri,bir yılın imkan nispetinde beş eşit kısma bölünmesi suretiyle tespit edilir.
Sınavın amacı, adayın hukuk tatbikatı yönünden, hukuk prensiplerini ve mevzuat hükümlerini olaylara uygulayabilme yeterliğini değerlendirmektedir.
Sınav yazılı olarak yapılır. Ancak, adayın yeterli olmadığına karar verilebilmesi için, yazılı sınavdan sonra yapılacak mülakat sonunda da aynı kanıya varılması gereklidir.
Sınav tarihlerinin tespiti ve duyurulması,sınavın yapılış şekli ile konuları yönetmelikte gösterilir.
Madde 33 - (30.1.1979 - 2178/8 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldı.)
Sınav kurulu,her aday için ayrı ayrı ve üçer nüsha olarak düzenleyeceği belgelerde sınav sonuçlarını açıklar ve bu belgelerden birer nüshasını alıkoyarak diğer ikişer nüshayı Türkiye Barolar Birliğine gönderir. Belgelerde adayın aldığı notlar gösterilir ve başarı sağlayıp sağlayamadığı ayrıca belirtilir. Türkiye Barolar Birliği, sınav kurulundan aldığı belgelerden bir nüshasını derhal ilgili baroya gönderir.
ALTINCI KISIM
Avukatın Hak ve Ödevleri
Genel olarak:
Madde 34 - Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.
Yalnız avukatların yapabileceği işler:
Madde 35 - (26.2.1970 – 1238/1 md.ile sonradan değişti)
Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda özel ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, adli işlemleri ve resmi dairelerde çekişmeli ve çekişmesiz işleri takip etmek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.
Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.
Usul ve füru ile nesep ve sebepten ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) civar hısımları ve eşler birbirlerinin yargı mercileri ve adalet daireleri dışında kalan resmi dairelerdeki işlerini vekaleten takip edebilirler.
Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır.
Sır saklama:
Madde 36 - Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.
Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir.
Yukarıdaki hükümler, Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları hakkında da uygulanır.
İşin reddedildiğinin bildirilmesi:
Madde 37 - Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir. Reddin, iş sahibine gecikmeden bildirilmesi zorunludur.
İşi iki avukat tarafından reddolunan kimse, kendisine bir avukat tayinini baro başkanından isteyebilir.
Baro başkanı tarafından tayin olunan avukat, işi ücret karşılığında takip etmek zorundadır.
İşin reddi zorunluluğu:
Madde 38 - Avukat;
Kendisine yapılan teklifi yolsuz veya haksız görür yahut sonradan yolsuz veya haksız olduğu kanısına varırsa,
Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa,
İşe evvelce hakim, hakem, Cumhuriyet Savcısı veya memur olarak el koymuş bulunursa,
Kendisinin düzenlediği bir senet veya sözleşmenin hükümsüzlüğünü ileri sürmek durumu ortaya çıkmışsa,
İş sahibi,meslek görevini yapan bir avukata karşı bir suç işlemiş ise, (İptal: Ana. Mah.nin 2.6.1977 tarihli E. 1977/43, K. 1977/84 sayılı kararı ile)
Görmesi istenilen iş, Türkiye Barolar Birliği tarafından tespit edilen mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uygun değilse,
Teklifi reddetmek zorunluluğundadır.
Bu zorunluluk, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar.
Avukatlar, baro yönetim kurulunun iznini almadan başka bir avukat aleyhine dava açamazlar. Acele durumlarda, baro yönetim kuruluna önceden bildiride bulunarak, izin verilmesini davayı açtıktan sonra da isteyebilirler. (Üçüncü fıkra iptal: Ana. Mah.nin 21.1.1971 tarihli E. 1970/19, K.1971/9 sayılı kararı ile)
(e) bendinde gösterilen hallerde baro başkanı, iş sahibinin başvurması üzerine kendisine bir avukatı vekil olarak tayin eder. (Son fıkra iptal: Ana. Mah.nin 2.6.1977 tarihli E.1977/43, K.1977/84 sayılı kararı ile)
Avukatın dosya saklaması ve hapis hakkı:
Madde 39 - Avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekaletin sona ermesinden itibaren üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. Şu kadar ki, evrakın geri alınması müvekkile yazı ile bildirilmiş olduğu hallerde saklama yükümlülüğü, bildirme tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer.
Avukat, ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe, elinde bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir.
Tazminat isteklerinde zamanaşımı:
Madde 40 - İş sahibi tarafından sözleşmeye dayanarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumundan sonra beş yıl ve her halde o işin sona ermesinden başlayarak bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
Avukatın vekaletten çekilmesi:
Madde 41 - Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile devam eder.
Şu kadar ki, adli müzaheret bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça, görevi yerine getirmekten çekinemez.Kaçınılmaz sebebin veya haklı özrün takdiri avukatı tayin eden makama aittir.
Bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesi:
Madde 42 - Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder.
Yukarıdaki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler, dosyaların devir ve teslimine kadar işlemez. Şu kadar ki, bu süre üç ayı geçemez.
İşin yeni avukata verilmesi durumu, baro başkanının mahkemelere yapacağı tebliğ ile tespit olunur.
Kendisine görev verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu reddedebilir. Ret sebeplerinin yerinde olup olmadığına baro yönetim kurulu karar verir.
Vekalet görevi, temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın, bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yürür. Yapılan işlerin ücretini, kendisine vekalet olunan avukat öder. Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro yönetim kurulu tarafından belirtilir.
Büro edinme zorunluluğu:
Madde 43 - Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır. Büronun niteliklerini barolar belirtir.
Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler.
Bürosunu veya konutunu değiştiren avukat yenilerinin adreslerini bir hafta içinde baroya bildirmek zorundadır.
Ortak avukat bürosu halinde birlikte çalışma:
Madde 44 - Birden çok avukat, çalışmalarını bir (ortak avukat bürosu) şeklinde birleştirebilirler. Bu halde birlikte çalışan avukatlardan birinin veya birkaçının öz ve soyadlarının yanında (ortak avukat bürosu) ibaresi kullanılabilir. Bu büro tüzel kişiliğe sahip olmadığı gibi, yapılan iş serbest meslek çalışması olup, ticari sayılamaz. Ortak avukat bürosu halinde birlikte çalışan avukatlar kendi aralarındaki durumu, ücretleri kararlaştırılacak oranlara göre paylaşmak veya bazılarının sadece belli ücret alması şeklinde düzenlemekte serbesttirler.
Avukatlık bürosunda çalışabilecek kişiler:
Madde 45 - Avukatlar, bürolarında yalnız avukatlık mesleki için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler.
Hakimliğe ve avukatlığa engel suçlardan biri ile hükümlü olanlar veya avukatlıktan yasaklananlarla her ne şekilde olursa olsun işbirliği edilemez veya bu gibiler büroda çalıştırılamaz.
Yukarıdaki hükümlere aykırı hareket eden avukat ilk defasında işten, tekrarında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.
İşlerin stajyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının incelenmesi ve dosyadan örnek alma:
Madde 46 - Avukat, bürosuna ait işleri, kendi sorumluluğu altında, yanında çalışan stajyer veya sekreter eliyle de takip ettirebilir ve örnekler aldırabilir. Adalet dairesi içinde imkan bulunduğu ve gerekli giderler de ödendiği takdirde, fotokopi yoluyla örnek çıkartılabilir.
Dava ve takip dosyaları, yalnız avukatlar veya stajyerleri yahut taraflarca mahkeme ve icra kalemlerinde incelenebilir.
Avukat, dava ve takip dosyalarını, vekaletname ibraz etmeden inceleyebilir. Şu kadar ki, vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt ve belgelerin örneği verilmez.
Çekişmeli hakları edinme yasağı:
Madde 47 - Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunları edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer.
Birinci fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar.
Avukata çıkar karşılığında iş getirme:
Madde 48 - Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu eylemi yapanlar memur iseler, verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz.
Avukatların resmi kılığı:
Madde 49 - Avukatlar, mahkemelere, Türkiye Barolar Birliğinin belirteceği resmi kılıkta çıkmak zorundadırlar.
Baroya ve avukatlara ayrılacak yer:
Madde 50 - Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur.
Danışma yapılması uygun olmayan yerler:
Madde 51 - Avukatlar, baroda yazılı olan bürolarından başka yerlerde, mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde iş sahipleri ile hukuki danışmada bulunmaktan ve iş kabul etmekten yasaklıdırlar.
Yukarı ki fıkra hükmü, avukatın özel olarak çağrıldığı hallerde uygulanmaz.
Dosya tutmak:
Madde 52 - Avukat, üzerine aldığı her iş yahut yazılı mütalaasına baş vurulan her husus hakkında düzenli dosya tutmak zorundadır.
Avukat, kendisi tarafından yazılan veya taslağı yapılan her belgeyi imzalamakla yükümlüdür.
Görüşmelere ait tutanak:
Madde 53 - Avukat, iş için yaptığı görüşmelerden gerekli saydıklarını bir tutanakla tespit eder. Tutanağın altı, görüşmede bulunanlar tarafından imzalanır.
Sicil cüzdanları:
Madde 54 - Levhada yazılı olan her avukatın bağlı olduğu baroda, Türkiye Barolar Birliğinden gönderilen örneğe göre düzenlenecek bir sicil cüzdanı bulunur. Bu cüzdan gizlidir, ancak sahibi veya vekalet vereceği başka bir avukat tarafından her zaman görülebilir ve gerekli not alınabilir.
Bir barodan diğerine nakil halinde, cüzdan, nakledilen baro başkanlığına gönderilir.
Reklam yasağı:
Madde 55 - Avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
Örnek çıkarabilme ve tebligat yapabilme hakkı:
Madde 56 - Usulüne uygun olarak düzenlenen ve avukata verilmiş olan vekaletname 52 nci maddede yazılı dosyada saklanır. Avukat, bu vekâletnamenin örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzayla onaylayarak kullanabilir. Avukatın çıkardığı vekâletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmî daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmî örnek hükmündedir.
Asıllarının verilmesi kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde avukatlar, takip ettikleri işlerde, aslı kendilerinde bulunan her türlü kağıt ve belgelerin örneklerini kendileri onaylayarak yargı mercileri ile diğer adalet dairelerine verebilirler.
Aslı olmayan vekâletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat üç yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.
Avukatlar, vekâlet aldıkları işlerde, ilgili yargı mercii aracılığı ile ve bu yargı merciinin tebligat konusunda bir kararı olmaksızın, diğer tarafa adli kağıt ve belge tebliğ edebilirler. Tebliğ edilen kağıt ve belgelerin birer nüshası, gerekli harç, vergi ve resmi ödenmek şartıyla, ilgili yargı merciinin dosyasına konur.
Avukata karşı işlenen suçlar:
Madde 57 - Görev sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı:
Madde 58 - Avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun duruşmasının inzibatına ilişkin hükümleri sıklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi haklarında hafif hapis veya hafif para cezası da verilemez.
Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme:
Madde 59 - 58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliği olunur. Bu Tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.
Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır.
İtiraz hakkı:
Madde 60 - 59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir.
Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali:
Madde 61 - Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde hazırlık ve ilk soruşturma genel hükümlere göre yapılır.
Görevi savsaklama ve kötüye kullanma:
Madde 62 - Türk Ceza Kanunun 294 ve 295 inci maddelerinde yazılı hallerden başka (Her ne şekilde olursa olsun) bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi ihmal veya kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanunun 230 ve 240 ıncı maddeleri gereğince cezalandırılır.
Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması:
Madde 63 - Baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmayanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar.
(22.1.1986 - 3256/7 md. ile değişik) Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlar yüzbin liradan bir milyon liraya kadar ağır para cezasına ve altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına mahkum edilirler.
(22.1.1986 - 3256/7 md. ile değişik) Avukatlık Yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüzbin liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.
Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir.
Baro yönetim kuruluna karşı özel görevler:
Madde 64 - Denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukat, bu kanunda gösterilen meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı düşmedikçe, baro başkanına veya yönetim kuruluna yahut bunlar tarafından görevlendirilen üyelerden birine bilgi vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek üzere çağrıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu kurul üyelerinden birinin davetine uymak zorundadır.
(22.1.1986 - 3256/8 md. ile değiştirildi) Birinci fıkrada yazılı zorunluğa uymıyan avukat hakkında, baro başkanı, yüz liradan beşyüz liraya kadar para cezasına hükmedebilir. Bu ceza her davet ve isteğe uymama halinde yeniden verilebilir. Ancak gönderilen yazıda davet ve isteğe uymama halinde para cezası verileceğinin belirtilmiş olması şarttır.
Bu para cezasına karşı tebliğinden tarihinden itibaren onbeş gün içinde, baro disiplin kuruluna itiraz olunabilir. Baro disiplin kurulunun kararı kesindir.
Yukarı ki fıkralar gereğince hükmedilen para cezaları, bu Kanunun disiplin cezalarına ilişkin hükümlerine göre tahsil edilir ve baroya irat yazılır.
Baro keseneğini ödememekte direnme:
Madde 65 - Baro yıllık keseneğini, tebligata rağmen, kabule değer bir sebep olmaksızın ödememekte direnenlerin adları, yönetim kurulu kararı ile borçlarını ödeyinceye kadar baro levhasından silinir ve durum ilgili yerlere bildirilir.
YEDİNCİ KISIM
Baro Levhası ve Avukatlar Listesi
Levhaya Yazılma yükümlülüğü:
Madde 66 - Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlüdür.
Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartıyla, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.
Avukatlığın sürekli olarak başka bölgede yapılması:
Madde 67 - Bir avukat, levhasında yazılı bulunduğu baro bölgesi dışında sürekli olarak avukatlık eder veya disiplin cezası gerektiren bir eylemlerde bulunursa, o yer barosu yönetim kurulu tarafından bu konuda düzenlenecek tutanak, gereken işlem yapılmak üzere, avukatın levhasında yazılı olduğu baroya gönderilir.
Başka baroya nakil:
Madde 68 - Bir barodan diğer baroya nakil hakkındaki istekler, levhasına yazılmak istenen baro yönetim kuruluna yazı ile yapılır.
Nakil dilekçelerine hangi belgelerin ekleneceği ve nakilde ne gibi usullerin uygulanacağı yönetmelikte gösterilir.
Nakille ilgili inceleme ve istemin kabulü:
Madde 69 - Nakil isteği ile başvurulan baronun yönetim kurulu, istekte bulunan avukat hakkında gerekli gördüğü her türlü inceleme ve işlemleri yapar ve özellikle avukatın disiplin kovuşturması altında olup olmadığını, ödenecek borcu bulunup bulunmadığını levhasına yazılı olduğu barodan sorar. Disiplin kovuşturmasının sonuçlanmasından veya avukatın baroya borçlarını ödemesinden evvel hiçbir işlem yapılamaz.
Nakil isteminin kabulü halinde verilecek karar nakledilen baro yönetim kurulu tarafından Türkiye Barolar Birliği ve avukatın ayrıldığı baroya derhal bildirilir.
Nakil isteminin reddi:
Madde 70 - Nakil isteminin, levhasına yazılmak için başvurulan baroca reddi halinde, nakil isteğinde bulunan avukat, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Baro yönetim kurulu, nakil isteminin baroya varışı tarihinden itibaren bir ay içinde bir karar vermezse isten reddedilmiş sayılır. Bu halde bir aylık sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde ilgili, Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine vereceği kararlar kesin olup bu kararlara karşı ilgili tarafından İdari Yargı Merciine başvurulabilir.
Türkiye Barolar Birliği itiraz dilekçesinin varışı tarihinden itibaren üç içinde bir karar vermezse itiraz reddedilmiş sayılır.
Türkiye Barolar Birliği itirazın kabulü hakkındaki kararını, avukatın naklettiği ve ayrıldığı barolara derhal bildirir.
Levhadan silinme:
Madde 71 - Levhadan silme kararını, avukatın yazılı olduğu baronun yönetim kurulu verir.
Bu karardan önce avukatın yazılı cevabı istenmekle beraber, kendisinin dinlenmesi veya dinlenmek üzere yapılan çağrıya süresi içinde uymamış olması şarttır.
Levhadan silme kararı gerekçeli olarak verilir. Bu karara karşı avukat, kendisine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığının onaylaması ile kesinleşir. Sekizinci maddenin 6 ıncı fıkrası burada da uygulanır.
İlgili, levhadan silme kararı kesinleşinceye kadar avukatlık yapmak hakkına sahiptir. Şu kadar ki, baro disiplin kurulu, kamu yararı bakımından gerekli gördüğü hallerde, yönetim kurulunun levhadan silme kararı üzerine, avukatı geçici olarak işten yasaklayabilir.
Levhadan silinmeyi gerektiren haller:
Madde 72 - Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir:
Avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması,
Ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş bulunması,
Üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması veya büronun kapatılmış yahut baro bölgesi dışına nakledilmiş bulunması,
(22.1.1986 - 3256/9 md. ile değiştirildi) Baro yıllık keseneğini, tebligata rağmen ödememekte direnilmesi,
Avukatın, meslekten isteği ile ayrılmış olması,
Topluluk sigortası primlerinin topluluk sözleşmesinde gösterilen zamanlarda ödenmemesi,
(Ek: 22.1.1986 - 3256/9 md.) 10 uncu maddedeki engele rağmen levhaya yazılmış olması.
(Ek fıkralar: 22.1.1986 - 3256/9 md.):
Şu kadar ki, staj sırasında mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan işler müstesna olmak üzere, 11 inci maddede sayılan işlerden biri ile uğraştığı, ruhsatnamemin verildiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra anlaşılan avukat, staj süresi içinde elde ettiği ödemelerin veya gelirlerin tutarının üç katını Baroya ödediği takdirde levhaya yeniden yazılır.
Baroya bildirilen büro terk edilmiş ve yenisi bildirilmemiş ise, 71 inci maddeye göre avukatın dinlenmek üzere çağrılmasından vazgeçilebilir.
Levhaya yeniden yazılma hakkı:
Madde 73 - 72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin sona erdiğini ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak hakkını kazanır. Şu kadar ki, baro yönetim kurulu, gerekli gördüğü hallerde, sebeplerini de açıklamak suretiyle, levhaya yeniden yazılma talebinde bulunanın ilk yazılmaya esas olan şartların hepsinin veya bir kısmının varlığını ispatla zorunlu tutabilir.
Ruhsatname verilmesi hükmü ayrık olmak üzere, bu Kanunun 7, 8, ve 9 uncu maddeleri levhaya yeniden yazılması işlemlerinde de kıya yoluyla uygulanır.
Levhaya yeniden yazılmasına evvelce dahil olduğu baro tarafından karar verilen avukattan yeniden giriş keseneği alınmaz.
Bir daha yazılmamak üzere levhadan silinme:
Madde 74 - Cezai veya disipline ilişkin bir karar sonunda meslekten çıkarılanlarla 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı suçlardan kesin olarak hüküm giyenlerin ruhsatnamesi baro yönetim kurulunca geri alınarak iptal ve adları bir daha yazılmamak üzere levhadan silinir.
Bu işlerin uygulanması, kararın kesinleşmiş olmasına bağlıdır.
Baro yönetim kurullarını bu maddeye dayanarak verdiği kararlara karşı avukat, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar, Adalet Bakanlığının onaylaması ile kesinleşir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da uygulanır.
Avukatlar listesi:
Madde 75 - (birinci fıkra 22.1.1986 – 3256/10 md. ile değiştirildi) Baro yönetim kurulu, her adli yılın başlangıcında bölgesi içinde bulunan ve baro levhasında yazılı olan bütün avukatların bir listesini o yılın 31 Aralık tarihine kadar düzenler. Listeye, her avukatın alfabe sırasiyle adı ve soyadı ile büro ve konut adresi yazılır. Ortak avukat bürosu niteliğindeki bürolar listede ayrıca belirtilir.
Bu listenin düzenlenme şekli Türkiye Barolar Birliğince tespit edilir.
Listenin düzenlenmesinden sonra baro levhasına yazılanlara yeni listenin düzenlenmesine kadar kullanılacak geçici bir belge verilir.
Listeden Anayasa Mahkemesine, Yüksek Mahkemelere, Adalet Bakanlığına, Türkiye Barolar Birliğine, diğer barolara, baronun bölgesi içinde bulunan mahkemelerle Cumhuriyet Savcılıklarına, en büyük idare amirine, diğer yargı mercilerine, noterlere ve icra ve iflas dairelerine yeteri kadar gönderilir.
SEKİZİNCİ KISIM
Barolar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Baroların kuruluş ve nitelikleri:
Madde 76 - (8.5.1984 – 3003/1 md. ile değiştirildi) Barolar, bu kanunda yazılı esaslar uyarınca meslek hizmetleri görmek, mesleki ahlak ve dayanışmayı korumak, avukatlığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amaciyle kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
(8.5.1984 – 3003/1 md. ile değiştirildi)Barolar, kanunda belirtilenler dışında herhangi bir işle ve siyasetle uğraşamazlar.
Resmi törenlerde barolar İl Cumhuriyet Savcısının yanında yer alırlar.
Baronun kurulması, organlarının görevden uzaklaştırılması ve görevlerine son verilmesi:
Madde 77 - (8.5.1984 - 3003/2 md. ile değiştirildi)
Bölgesi içinde en az onbeş avukat bulunan her il merkezinde bir baro kurulur. Baro kurulamıyan yerlerin en yakın baroya bağlanmasına veya bunların birleştirilerek bir baro kurulmasına ve merkezlerinin belirtilmesine Türkiye Barolar Birliği karar verir. Barolar, kuruluşlarını Türkiye Barolar Birliğine bildirirler.
Türkiye Barolar Birliği de keyfiyeti derhal Adalet Bakanlığına bildirir ve barolar bu bildirme ile tüzel kişilik kazanırlar.
Adalet Bakanlığının bu kanun uyarınca baro organlarının işlemleri hakkında onay mercii olarak verdiği kararları, görevli baro organları aynen yerine getirmekle yükümlüdür. Bakanlık kararı aleyhine süresi içinde Danıştay'a baş vurulmamış olmasına rağmen bu kararın baronun görevli organınca, kanuni bir sebep bulunmaksızın yerine getirilmemesi veya eski kararda direnme niteliğinde yeni bir karar verilmesi halinde, Bakanlık,o baro organının feshine karar verilmesi için keyfiyeti Danıştay'a bildirir. Danıştay, bildirme tarihinden itibaren en geç üç ay içinde karar verir. Feshi istenen organ üyelerinin bu kanunun 62 nci maddesinde yazılı cezai sorumlulukları saklıdır.
Danıştay'ın fesih kararı vermesi halinde, feshedilen organın yerine en geçbir ay içinde yenisi seçilir. Yeni seçilen üyeler eskilerin süresini tamamlarlar.
Feshedilen organın Adalet Bakanlığının kararına aykırı olarak yaptığı tasarruflar hükümsüzdür.
Fesih hükümleri baro genel kurulu hakkında uygulanmaz.
Görevlerin parasız oluşu ve bir kişide birleşemeyecek görevler:
Madde 78 - Baro başkanlığı, başkanlık divanı, yönetim, denetleme ve disiplin kurulları üyelikleri ile baro menfaatlerini gözetme, temsil ve savunma hususunda avukatlara verilen işler ücretsiz görülür.
Yolculuk ve ikamet giderleriyle diğer zarurî giderler baro kasasından ödenir.
Baro başkanlığı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyelikleri ve denetçilik bir kişide birleşemez.
Şu kadar ki, levhada yazılı avukat sayısı 20 den az olan barolarda disiplin kurulu üyeleriyle denetçilik bir kişide birleşebilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Baroların Organları
Organlar:
Madde 79 - Baroların organları şunlardır:
Baro genel kurulu,
Baro yönetim kurulu,
Baro başkanlığı,
Baro başkanlık divanı,
Baro disiplin kurulu,
Baro denetleme kurulu,
I. Baro genel kurulu
Kuruluşu:
Madde 80 - Baro genel kurulu, baronun en yüksek organı olup levhada yazılı bulunan bütün avukatlardan kurulur.
Görevleri:
Madde 81 - Genel Kurulun görevleri şunlardır:
Yönetim, disiplin ve denetleme kurulları üyeleri ile baro başkanını ve Türkiye Barolar Birliği delegelerini seçmek,
Levhada yazılı avukatlardan alınacak giriş keseneği ile yıllık keseneğin miktarı ve bunların ödeneceği tarihleri belirtmek, (not: bu satır sonradan değişti)
Yönetim kurulunun, baronun gelir ve giderleri ile mallarının yönetimi hakkında vereceği hesapları incelemek ve yönetim kurulunun ibra edilip edilmeyeceği hakkında karar vermek,
Baro bütçesini onaylamak,
Yönetim kurulunca hazırlanacak iç yönetmeliği inceleyerek onaylamak,
Mevcut mevzuatın baro yönetim kuruluna verdiği yetkinin dışında, muhtaç avukatlarla bunların ölümlerinde geride bıraktıkları kimselere yapılacak yardımın şekil ve miktarını tespit etmek,
Mesleğe ait istekleri görüşüp karara bağlamak,
Avukat bürolarının niteliklerini belirlemek,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Olağan toplantı:
Madde 82 - (22.1.1986 – 3256/12 md. ile değiştirildi)
Genel kurul, her yıl Aralık ayının ilk haftası içinde, baro başkanının çağrısı üzerine, bütçeyi ve gündemdeki diğer maddeleri görüşmek ve gereken seçimleri yapmak üzere toplanır.
Olağanüstü toplantı:
Madde 83 - Türkiye Barolar Birliği, baro başkanı, yönetim veya denetleme kurulu gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler. Baro başkanı, levhada yazılı avukatların beşte birinin görüşme konularını belirten yazılı istemi ile, en geç onbeş gün içinde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak zorundadır.
Toplantıya çağrı:
Madde 84 - Genel kurul toplantısına, levhada yazılı her avukat yazı ile çağrılır. Çağrı mektubunun toplantı gününden en az on gün önce taahhütlü olarak postaya verilmiş veya avukata tevdi edilmiş olması gereklidir. Çağrı mektubunda, toplantının yeri, günü ve saati ile gündemi ve ilk toplantıda yeterli çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantının yeri, günü ve saati yazılır.
Genel kurul başkanlık divanı:
Madde 85 - Gerek olağan, gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında ilk iş olarak toplantıya bir başkan, bir başkanvekili ile iki üyeden kurulu bir başkanlık divanı seçilir. Seçim ayrı ayrı ve genel kurulca aksine karar alınmadıkça işari oyla yapılır ve kullanılan oyların en çoğunu alanlar seçilir.
Baro başkanı ve yönetim ve denetleme kurulu üyeleri başkanlık divanına seçilemezler.
Toplantıya katılma yükümü:
Madde 86 - (8.5.1984 – 3003/3 md. ve 28.5.1988 – 3464/1 md. ile değiştirildi)
Baro levhasında yazılı her avukat gerek olağan, gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarına katılmakla yükümlüdür. Haklı bir engele dayanmış olmadıkça, bu toplantılara gelmiyen avukatlara baro başkanı tarafından ilk defasında uyarma, tekerrüründe 100 liradan 500 liraya kadar para cezası verilebilir. Ancak, para cezası verilebilmesi için, uyarma cezasının tebliğ edildiği yazıda, engeli olmadan genel kurula tekrar katılmama halinde para cezası verileceğinin açıklanmış olması gerekir.
64 üncü maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, bu maddeye göre verilen uyarma ve para cezaları hakkında da uygulanır.
Görüşme ve karar yeter sayısı:
Madde 87 - Genel kurul, levhada yazılı avukatların yarıdan bir fazlasının katılmasıyla toplanır.
Birinci fıkrada yazılı çoğunluk olmadığı hallerde, toplantı 15 günü geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu toplantıda, üye sayısı 30'a kadar (30 dahil) olan barolarda en az üçte bir, yüze kadar olanlarda (100 dahil) beşte bir ve yüzden fazla olanlarda onda bir üye katılmadıkça toplantı ve görüşme yapılamaz.
Yukarıdaki hükümlere göre yetersayı bulunmak şartıyla kararlar, tekliflerden en çok oy alanın kabul edilmiş sayılması suretiyle verilir. Oyların eşitliği halinde genel kurul başkanının bulunduğu taraf üstün sayılır.
Seçimlerde de, adayların aldıkları oylar bakımından aynı çoğunluğa bakılır.
Bir üye kendini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu esas uygulanmaz.
(8.5.1984 – 3003/4 md. değiştirildi) Genel Kurulun kararları ve seçimlerin sonuçları bir tutanakla tespit edilir. Tutanak, genel kurul başkanlık divanı tarafından imzalanır ve Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.
Gündem dışı görüşme yasağı:
Madde 88 - Genel kurul toplantısında, görüşüleceği gündemde belirtilmemiş konular hakkında karar verilemez. Yeni bir toplantı kararı, bu hükmün dışındadır.
II - Baro yönetim kurulu
Kuruluşu:
Madde 89 - Her baronun yönetim kurulu, baro başkanı ile en az dört üyeden kurulur.
Avukat sayısı elliden yüze kadar olan barolarda altı, yüzbirden ikiyüzelliye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan barolarda 10 asıl üye ve her baroda asıl üye sayısınca yedek üye bulunur.
Baro başkanı, yönetim kurulunun başkanıdır.
Seçilme yeterliği, engelleri ve seçimin şekli:
Madde 90 - (26.2.1970 - 1238/1 md. ile sonradan değişti.)
Yönetim Kurulu üyeleri levhada yazılı ve avukatlıkta en az on yıl kıdemli olan avukatlar arasından seçilir. Üye sayısı elliden az olan barolarda on yıllık kıdem şartı aranmaz.
Haklarında avukatlığa engel bir suçtan dolayı son soruşturma açılmasına karar verilmiş veya geçmiş beş yıl içinde Disiplin Kurulunca verilerek kesinleşmiş bir kararla kınama, para veya işten çıkarılma cezalariyle tecziye edilmiş olanlar Yönetim Kurulu üyesi seçilemezler.
Oyların tasnifi, Baro Genel Kurulundan ad çekme ile ayrılan üç veya beş avukat tarafından açık olarak yapılır. Adaylığını koymuş olanlar Tasnif Kuruluna ayrılamazlar.
Yönetim Kurulu üyeleri gizli oy ile seçilirler. Oy puslasına, seçilecek asıl üye tam sayısının yarısından en az bir fazla isim yazılması zorunludur. Bundan noksan isim yazılmış oy puslaları geçerli değildir. Oy puslasına seçilecek asıl üye sayısından fazla ad yazıldığı takdirde, sondan başlanarak fazla adlar hesaba katılmaz.
Adaylar aldıkları oyların sayısına göre sıralanır ve en çok oy alandan başlanmak üzere önce asıl, sonra yedek üye seçilmiş olanlar bu sıraya göre tesbit edilir. Yedek üyeler aldıkları oy sayısına göre bulundukları sıra göz önünde tutularak Kurulda göreve çağırılır.Seçim yeterliğini kaybeden Yönetim Kurulu üyelerinin görevi kendiliğinden sona erer.
Seçim dönemi:
Madde 91 - (14.11.1984 - 3079/1 md. ile değiştirildi)
Yönetim kurulu üyelerinin görev süresi iki yıldır.Süresi dolan üye yeniden seçilebilir. Şu kadar ki, asıl ve yedek üyelerin yarısı her yıl yenilenir. İlk seçimden bir yıl sonra ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur.
Yeni seçilen yedek üyeler aldıkları oy sayısına göre sıralanarak eski yedek üyelerin altına ilave edilir.
Seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 92 - (birinci fıkra 22.1.1986 - 3256/13 md. ile değiştirildi) Seçim dönemi bitmeden önce ayrılan Yönetim Kurulu üyesinin yeri, ilk Genel Kurul toplantısında yeni bir üye seçilmek üzere, en çok oy almış olan yedek üye ile doldurulur.
Yönetim Kurulu üyelerinden biri hakkında 90 ıncı maddeye göre seçilmeye engel bir suçtan dolayı kamu davası açılmış ise, dava sonuna kadar bu üye Yönetim Kuruluna katılamaz; yeri yedek üye ile doldurulur.
Toplantılar:
Madde 93 - Yönetim Kurulu, Baro Başkanı tarafından, doğrudan doğruya veya üyelerden birinin görüşme konusunu taşıyan yazılı isteği üzerine toplantıya çağrılır.
Yönetim Kurulu salt çoğunlukla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir. Oylarda eşitlik halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur. Baro Başkanı veya Yönetim Kurulu üyeleri, ilgili oldukları işlerin görüşülmesine katılamazlar.
Yönetim Kurulu kararları hakkında düzenlenen tutanak başkan ve üyeler tarafından imzalanır.
Toplantıya çağrı:
Madde 94 - Yönetim kurulu üyeleri çağrı mektup ve listeleriyle toplantıya çağrılır. Ardı ardına üç toplantıya özürsüz olarak katılmamış olan üye, yönetim kurulu kararı ile istifa etmiş sayılır.
Bu karar karşı, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabilir.
Yönetim kurulunun görevleri:
Madde 95 - Yönetim kurulu, kendisine kanunen verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olup, baronun işlerini kavuşturur ve menfaatlerini korur.
Yönetim kurulunun başlıca görevleri şunlardır:
Avukatlık onurunun ve meslek düzeninin korunmasını, meslekin adalet amaçlarına uygun olarak bağlılık ve onurla yapılmasını sağlamak.
Stajyer ve avukatların baroya kabul ve levhaya yazılma veya nakil işleri hakkında karar vermek,
Baro levhasını ve avukatlar listesini düzenlemek,
Meslekî ödevler hususunda baro mensuplarına yol göstermek ve onlara bilgi vermek ve meslekî görevlerin yapılıp yapılmadığını denetlemek,
Levhaya yazılı avukatlar arasında ve avukatla iş sahibi arasında çıkan anlaşmazlıklarda istek üzerine aracılık etmek ve ara bulmak ve ücret uyuşmazlıklarında hakemlik etmek,
Baro mallarını idare ve muhtaç avukatlara yapılacak yardım şeklini tespit etmek,
Baro mallarının idaresi hakkında her sene bir rapor hazırlayarak genel kurula hesap vermek ve senelik bütçeyi hazırlayıp genel kurulun onayına sunmak,
Baro adına menkul ve gayrimenkul alma, satmak, ipotek etmek ve bu mallar üzerinde her türlü aynı haklar tesis eylemek ve kaldırmak, bu hususlarda baro başkanına özel yetki vermek,
Staj işlerini düzenlemek ve denetlemek,
Yönetim kurlu üyelerinin istifaları hakkında karar vermek,
Adli müzaheret bürosu kurup yönetmek,
Genel kurul gündemini hazırlamak,
Genel kurul kararlarını yerine getirmek.
Baronun ücretli memurlarının özlük işlerini düzenlemek ve yürütmek,
İç yönetime ait bütün işleri görmek, iç yönetmelikleri düzenlemek,
Adalet Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve disiplin kurulu kararlarını yerine getirmek,
Bakanlıkların yahut mahkeme veya resmi kurumların istediği konularda görüşünü bildirmek,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Yönetim kurulu, ikinci fıkranın 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı görevleri bazı üyelerine devredebilir.
III - Baro başkanlığı
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 96 - Baro başkanı iki yıllık bir görev süresi için seçilir. Yeniden seçilmek caizdir.
Baro başkanı levhada yazılı ve avukatlıkta en az onbeş yıl kıdemli avukatlar arasında gizli oyla seçilir. Üye sayısı 50 den az olan barolarda kıdem şartı aranmaz.
90 ıncı maddenin 2, 3, ve 6 ıncı fıkraları hükümleri baro başkanının yerine seçilen, geri kalan süreyi tamamlar,
Görevleri:
Madde 97 - Baro başkanının görevleri şunlardır:
Baroyu temsil ve yönetim kuruluna başkanlık etmek,
Genel kurul, yönetim kurul ve disiplin kurulu kararlarına yerine getirmek ve günlük işlemleri yürütmek,
95 inci madde gereğince verilen izin ve yetki dairesinde baro adına iltizam ve iktisapta bulunmak, yüklenmelere girişmek, baroya bağışları kabul etmek ve bütçeyi uygulamak,
Mahkeme ve resmi dairelerde baroyu temsil edecek ve savunacak avukatları tayin etmek,
Avukat sicillerinin Türkiye Barolar Birliği tarafından gönderilen örneğine uygun olarak düzenlenmesini ve korunmasına sağlamak,
Meslek onuru ve bağımsızlığı ile ilgili işlerde kanunlar ve meslek kurallarının gereğini her türlü organlara karşı savunmak ve bu konuda doğrudan doğruya ve dolayısıyla kendisini göreve zorlayan hususları yapmak,
Baronun ve yönetim kurulunun çalışmaları hakkında her yıl Türkiye Barolar Birliğine yazılı bir rapor vermek,
Başkanlık Divanı olmayan barolarda, divanın diğer üyelerine ait görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak,
IV - Baro Başkanlık divanı
Kuruluşu ve seçimi:
Madde 98 - Başkanlık divanı:
Baro Başkanı
Baro Başkan Yardımcısı,
Baro Genel Sekreteri,
Baro Saymanından,
ibarettir.
Başkanlık divanı kurulması, 50 den fazla üyesi bulunan barolar için zorunludur.
Divanın başkan dışındaki üyeleri yönetim kurulu için yapılan her seçimden sonraki ilk toplantıda bu kurul tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilir.
Başkanlık divanı üyelerinden biri süresi dolmadan önce ayrılırsa, kalan görev süresi için en geç bir ay içinde yenisi seçilir.
Başkanlık divanının görevleri:
Madde 99 - Başkanlık Divanı, kanunla ve yönetim kurulu kararı ile kendisine verilen görevleri yerine getirir.
Divan, baro mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır ve aynı konuda yönetim kurulunun isteğine göre, bu kurula yazılı veya sözlü bilgi verir.
Baro başkan yardımcısının görevleri:
Madde 100 - Baro başkan yardımcısı, baro başkanının bulunmadığı zamanlarda veya baro başkanlığı herhangi bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar başkana ait yetkileri kullanır ve görevleri yerine getirir.
Baro başkan yardımcısının da yokluğunda başkana ait yetkilerin kullanılması ve görevlerin yerine getirilmesi yönetim kurulunun meslekte en kıdemli üyesine aittir.
Baro genel sekreterinin görevleri:
Madde 101 - Baro genel sekreteri, yönetim kurulu toplantılarına ait tutanakları düzenler, baronun iç çalışmalarıyla yazı işlerini yönetir, baro kalemine gerekli direktifleri verir ve kaleminin çalışmasını denetler.
Baro saymanının görevleri:
Madde 102 - Baro saymanı, baronun mallarını başkanlık divanı kararları gereğince yönetmeye ve para alıp vermeye, keseneklerin toplanmasına, baroya gelir yazılacak para cezalarının tahsiline ve bütçenin uygulanmasına dair her türlü gözetimi yapmaya yetkilidir.
(22.1.1986 - 32/14 md. ile değiştirildi) Baro saymanı, para alma ve vermede düzenlenen kağıtları baro başkanı ile birlikte imzalar.
V - Baro disiplin kurulu
Kuruluşu:
Madde 103 - Disiplin kurulu, avukat sayısı ikiyüzelliye kadar olan barolarda 3, iki yüz elliden fazla olan barolarda 5 üyeden kurulur. Her baroda disiplin kuruluna üç de yedek üye seçilir.
Seçilme yeterliği ve engelleri:
Madde 104 - (26.2.1970 - 123188/1 md. ile sonradan değişti)
90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları hükümleri disiplin kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Seçim sonucu, yönetim kurulu tarafından düzenlenen bir tutanak ile Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim dönemi:
Madde 105 - (22.1.1986 - 3256/15 md. ile değiştirildi)
Disiplin kurulu üyeleri üç yıl için seçilir. Süresi dolan üye yeniden seçilebilir.
Disiplin kurulu, seçimden sonraki ilk toplantısında kendi arasından, bir başkan seçer. 92 nci madde hükmü, disiplin kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar:
Madde 106 - Disiplin kurulu, üyelerinden en az üçü hazır bulunursa toplanır.
Kararlar, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile verilir. Oyların eşitliği halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Başkanın bulunmadı zamanlarda, meslekte en kıdemli üye kurula başkanlık eder.
Görevi:
Madde 107 - Disiplin kurulunun görev, baro yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine avukatlar hakkında disiplin kovuşturması yaparak disiplinle ilgili kararları ve cezaları vermek ve kanunla verilen diğer yetkileri kullanmaktadır.
VI-Baro denetleme kurulu
Kuruluş ve görevi:
Madde 108 - (22.1.1986 - 3256/16 md. ile sonradan değişti) Baro Genel Kurulu,baronun mali işlemlerini denetlemek üzere en çok üç kişiyi denetçi seçer; aynı sayıda da yedek denetçi seçilir.
Denetçiler gizli oyla seçilir. 90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır.
DOKUZUNCU KISIM
Türkiye Barolar Birliği
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Birliğin kuruluş ve nitelikleri:
Madde 109 - Bütün baroların katılacağı Türkiye Barolar Birliği kurulur.
Birlik, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Birliğin merkezi Ankara'dır.
Birliğin görevleri:
Madde 110 - Türkiye Barolar Birliğinin görevleri şunlardır:
Baroları ilgilendiren konularda her baronun görüşünü öğrenip, ortaklaşa görüşmeler sonunda çoğunluğun düşünce ve görüşünü belirtmek,
Baroların çalışmalarını ortak amaca ulaşacak şekilde tasarlayıp mesleğin gelişmesini sağlamak,
Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlak, düzen ve geleneklerini korumak,
Türkiye barolarını ve mensuplarını birbirine tanıtarak aralarındaki meslek bağını kuvvetlendirmek,
Her il merkezinde baro kurulmasına ve vatandaşlarda kendilerine ait davaları avukatlar eliyle açmanın ve savunmanın lüzum ve faydaları hakkındaki inancı yerleştirmeye çalışmak,
Kanunların memleket ihtiyaçlarına uygun olarak gelişmesi ve yürütülmesi yolunda dileklerde, yayınlarda bulunmak, gerekirse ön tasarılar hazırlamak,
Baroları ilgilendiren konularda görüşünü yetkili mercilere duyurmak,
Adalet Bakanlığının, yargı veya yasama yetkisini taşıyan mercilerin ve baroların soracakları adli ve mesleki konular hakkında görüş ve düşüncelerini rapor halinde bildirmek,
Avukatların meslekte gelişmelerini teşvik edecek ve sağlayacak her türlü tedbirleri almak,
Mahkeme içtihatlarının sistemli bir suretle toplanması ve yayınlanması için Adalet Bakanlığı ve yargı mercileri ile işbirliği yapmak,
Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği görevlerin tam ve şerefli bir şekilde yerine getirilmesine çalışmak,
Baro mensuplarının ilmi ve meslekî seviyelerini yükseltmek için kitaplık açmak, dergi çıkarmak, konferanslar düzenlemek, telif ve tercüme eserler meydana getirilmesini teşvik etmek,
Meslekin daha cazip bir hale getirilmesi ve bu konuda yazılı amaçlara erişebilmesi için düşünülecek çare ve tedbirleri görüşmek üzere zaman zaman toplantılar düzenlemek,
Memleket içinde kurulmuş hukukla ilgili kurul ve hukuk kurumlarla ilgilenmek ve temaslarda bulunmak,
Yabancı memleket baroları, avukatlar birlikleri ve hukuk kurumları ile temaslarda bulunmak ve uluslararası kongrelere katılmak,
Uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit ve tavsiye etmek,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Yasaklar, mal edinme, protokoldeki yer, görevden uzaklaştırma ve göreve son verme:
Madde 111 - (8.5.1984 - 3003/5 md. ile değiştirildi)
Birlik, kuruluş amacına aykırı işlerle ve siyasetle uğraşamaz.
Birlik, amacına uygun işlerde kullanılmak üzere menkul ve gayrimenkul edinebilir. Birlik, protokol kurallarına uygun olarak resmi törenlere katılır.
77 nci maddenin 5, 6, 7 ve 8 inci fıkraları hükümleri birlik organları hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevlerin ücretli oluşu:
Madde 112 - Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, başkan yardımcılığı, genel sekreterliği ve saymanlığı görevleri ücretlidir. Birlik Yönetim Kurulunun başkanlık divanında görev almamış olan üyeleri ile disiplin ve denetleme kurulları üyelerine, katıldıkları toplantılar için huzur hakkı ödenir. Ücretlerle huzur hakkının miktarları ve ödenme şekilleri birlik genel kurulunca belli edilir.
Bu kimselerden Ankara'dan başka illerden seçilenlere yolculuk, ikamet giderleri ile diğer zaruri giderler birlik bütçesinden ödenir. Bunların miktarı da genel kurulca belli edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Birliğin Organları
Organlar:
Madde 113 - Türkiye Barolar Birliğinin Organları şunlardır:
Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu,
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı,
Türkiye Barolar Birliği Başkanlık Divanı,
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu,
Türkiye Barolar Birliği Denetleme Kurulu,
I - Türkiye Barolar Birliği genel kurulu
Kuruluşu:
Madde 114 - Türkiye Barolar Birliğinin en yüksek organı Genel Kuruldur.
(8.5.1984 - 3003/6 md. ile değiştirildi) Genel kurul baroların avukatlıkta en az onbeş yıl kıdemli olan üyeleri arasından seçecekleri ikişer delege ile kurulur.
Avukat sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden sonraki her üçyüz üye için ayrıca birer delege seçerler.
Barolarca aynı sayıda yedek üyeler seçilir. Delegeler, her baronun olağan genel kurul toplantısında iki yıl için seçilirler.
90 ıncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı engelleri bulunanlar delege olamazlar.
Delegelerin yolculuk ve oturma giderlerini her baro kendi bütçesinden öder.
Genel Kurul toplantısının yeri, tarihi ve gündemi ile delegelerini gönderme lüzumu, toplantılardan en az otuz gün önce, barolara yazı ile bildirilir.
Toplantılar:
Madde 115 - (birinci fıkra 22.1.1986 - 3256/17 md. ile değiştirildi) Birlik Genel Kurulu, yılda bir defa ve bir evvelki Genel Kurulun tayin edeceği zaman ve yerde olağan toplantısını yapar.
Birlik yönetim Kurulu, gerekli gördüğü hallerde veya en az on baronun yönetim kurulları yazı ile isterse Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırır.
Adalet Bakanı, adaletin ve mesleğin genel menfaatleri ve hazırlanacak adli ve mesleki kanun tasarıları hakkında görüş ve düşüncelerini almak üzere Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağırılmasını Birlik Yönetim Kurulundan isteyebilir.
Birlik Genel Kurulu başkanlık divanının seçimi hakkında 85 inci maddenin birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Birlik organlarında görev alanlar, başkanlık divanına seçilemezler.
Görüşme ve karar yeter sayısı:
Madde 116 - Birlik Genel Kurulu, üyelerinin en az dörtte biri katılmadıkça toplantı ve görüşme yapamaz.
Birinci fıkrada yazılı yeter sayı olmadığı hallerde, toplantı bir ayı geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu ikinci toplantıya da üyelerin en az beşte biri katılmadığı takdirde, toplantı bu sayı elde edilinceye kadar bir ay sonraki tarihlere bırakılır.
87 nci madenin 3, 4 ve 5 inci fıkraları ve 88 inci madde hükmü Birlik Kurulu toplantıları ve görüşmeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevleri:
Madde 117 - Birlik Genel Kurulunun görevleri şunlardır:
Birlik yönetim, disiplin ve denetim kurulları üyeleri ile birlik başkanını seçmek,
Kuruluş amacı içindeki işlere dair hazırlanan raporları ve gündemdeki maddeleri görüşüp karar vermek,
Birlik yönetim kuruluna talimat vermek,
(22.1.1986 - 3256/18 md. ile değiştirildi) Birliğin hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak, Birlik Yönetim Kurulunun geçmiş yılın çalışmalarından dolayı ibrası hakkında karar vermek,
Yerli ve yabancı kongrelere giderecek delegeleri seçmek, (Genel Kurul bu yetkisini Birlik Yönetim Kuruluna verebilir),
Gelecek Genel Kurul toplantı zaman ve yerini kararlaştırmak,
(22.1.1986 - 3256/18 md. ile değiştirildi) Adaleti ve mesleki ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak,
(22.1.1986 - 3256/18 md. ile değiştirildi) Barolardan alınacak Birlik keseneği miktarını tesbit etmek,
Birlik başkanı, başkan yardımcıları, genel sekreteri ve saymanının ücretleri ile yönetim, disiplin ve denetim kurulları üyelerine verilecek huzur hakları miktarını ve ödenme şeklini belli etmek,
Bu Kanunun 30 uncu maddesinin (b) bendi ile 49 ve 75 inci maddelerinde ve 77 inci maddesinin ikinci fıkrasında Birliğe verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak,
Kanunla verilen diğer yetkileri kullanmak.
II - Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu
Kuruluşu:
Madde 118 - Birlik yönetim kurulu, birlik başkanı ile, birlik genel kurul tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilen on üyeden kurulur. Ayrıca on yedek üye seçilir.
Birlik yönetim kuruluna birlik başkanı başkanlık eder.
Seçim dönemi:
Madde 119 - (14.11.1984 - 3079/2 md. ile birinci fıkra sonradan değiştirildi) Birlik yönetim kurulu üyeleri dört yıl için seçilirler. Süresi dolan üye yeniden seçilebilir. Şu kadar ki, üyelerin yarısı her iki yılda bir yenilenir. İlk ikinci yıl sonunda ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur.
90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ıncı fıkraları ve 92 inci madde hükmü Birlik Yönetim Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar:
Madde 120 - Birlik Yönetim Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar. Başkan veya Yönetim Kurulu üyelerinden birinin isteği ile kurul, acele hallerde her zaman olağanüstü toplantıya çağrılabilir.
Her toplantı sonunda, gelecek toplantının günü kararlaştırılır. Toplantı günü, üyelere çağrı mektubu ile bildirilir. Engeli olanlar, bunu en az yedi gün önce yazı ile bildirirler.
Belgeye bağlanmış yerinde bir engele dayanmaksızın üst üste üç toplantıya gelmeyen üye istifa etmiş sayılır.
Birlik Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Şu kadar ki, on veya daha az üyenin katılmasıyla yapılan toplantılarda karar verilebilmesi için en az beş üyenin bir oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevleri:
Madde 121 - Birlik yönetim kurulunun görevleri şunlardır:
Birlik genel kurulunu toplantıya çağırmak ve gündem hazırlamak,
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Birliğin mallarını yönetmek,
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Yıllık bütçeyi hazırlayıp genel kurula sunmak,
Birlik genel kurulunca alınan kararları uygulamak,
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Birlik adına iktisap ve iltizam hususlarında birlik başkanına yetki vermek,
Birliğin ücretli memurlarının özlük işlerini düzenlemek ve yürütmek,
Birlik yönetim kurulu kararlarının özetini gösteren defterleri tutmak,
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Birliği yönetmek,
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Birliğin genel durumu ile geçmiş yıl işlemleri ve çalışmaları hakkında birlik genel kuruluna rapor vermek ve geçmiş yıl çalışma ve hesaplarından dolayı ibra istemek,
Kanunlarla başka bir merci veya organa verilmiş olmamak şartıyla, baroların kararlarına karşı yapılan itirazları incelemek ve karara bağlamak,
Bu Kanunun 33 ve 54 üncü maddeleri ile 77 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ve 83 üncü maddesinde birliğe verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak,
Baro genel kurullarını olağanüstü toplantıya çağırmak,
Avukatların ve baroların hak ve menfaatlerinin korunması için ilgili mercilere gerekli baş vurmalarda bulunmak,
Avukatlık meslekinin gelişmesine, avukatların haklarının korunmasına ve sosyal durumlarının geliştirilmesine yarayacak incelemeleri yapmak, vardığı sonuçları ve teklifleri birlik genel kuruluna sunmak,
Avukatlık mesleki ile ilgili resmi yerlerden sorulacak hususlar hakkında gerekli düşünce ve görüşleri bildirmek,
Avukatların meslekte ilerlemesi için kitaplıklar açmak, mesleki yayında bulunmak, avukatların hazırlayacağı eserlerin yayımına yardımcı olmak,
Barolar arasında çıkan anlaşmazlıkları çözümlemek,
Mesleki dayanışmanın sağlanması ve devamlılığı için her türlü çalışmalarda bulunmak,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak,
III - Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 122 - Birlik başkanı, birlik genel kurulu tarafından, kendi üyeleri arasından dört yıllık bir dönem için seçilir. Yeniden seçilmek caizdir.
90 ıncı maddenin 2, 3 ve 6 ıncı fıkraları ile 96 ıncı maddenin 4 üncü fıkrası hükmü birlik başkanı hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevleri:
Madde 123 - Birlik başkanının görevleri şunlardır:
Birliği temsil ve birlik yönetim kuruluna başkanlık etmek,
Birlik genel kurulu, yönetim kurulu ve disiplin kurulu kararlarını yerine getirmek,
121 inci maddeye göre verilecek yetki dairesinde birlik adına iltizam ve iktisapta bulunmak, yüklenmelere girişmek, birliğe yapılan bağışları kabul etmek ve bütçeyi uygulamak,
Mahkeme ve resmi dairelerde birliği temsil edecek ve savunacak avukatları tayin etmek,
Yabancı barolar birlikleri, barolar ve hukuk kurumları ile ilişkiler kurmak ve yürütmek,
Meslek onuru ve bağımsızlığı ile ilgili işlerde kanunlar ve meslek kurallarının gereğini her türlü organlara karşı savunmak ve bu konuda doğrudan doğruya veya dolayısıyla kendisini göreve zorlayan hususları yapmak.
(22.1.1986 - 3256/19 md. ile değiştirildi) Birliğin çalışmaları hakkında her yıl birlik genel kuruluna yazılı bir rapor vermek,
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
IV - Türkiye Barolar Birliği başkanlık divanı
Kuruluşu ve seçimi:
Madde 124 - Birlik başkanlık divanı;
Türkiye Barolar Birliği Başkanı,
Türkiye Barolar Birliği iki başkan yardımcısı,
Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri,
Türkiye Barolar Birliği Saymanından,
ibarettir.
Divanın başkan dışındaki üyeleri, birlik yönetim kurulu için yapılan her seçimden sonraki ilk toplantıda, bu kurul tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilir.
Birlik başkanlık divanı üyelerinden biri süresi dolmadan önce ayrılırsa kalan görev süresi için, bir ay içinde yenisi seçilir.
Birlik başkanlık divanın görevleri:
Madde 125 - Birlik başkanlık divanı, kanunla veya birlik yönetim kurulu kararıyla kendisine verilen görevleri yerine getirir.
Divan, birlik mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır ve aynı konuda, birlik yönetim kurulunun isteğine göre, bu kurula yazılı veya sözlü bilgi verir.
Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcıların görevleri:
Madde 126 - Birlik başkan yardımcıları, Birlik Başkanı tarafından verilecek görevleri yapar ve yetkileri kullanırlar.
Birlik Başkanının bulunmadığı zamanlarda veya Birlik Başkanlığı herhangi bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar Başkana ait yetkilerin kullanılması ve görevlerin yerine getirilmesi meslekteki kıdem sırasına göre Başkan Yardımcılarına aittir.
Birlik Başkan Yardımcılarının da yokluğunda Birlik Yönetim Kurulunun meslekte en kıdemli üyesi Başkana ait yetkileri kullanılır ve görevleri yerine getirir.
Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterinin görevleri:
Madde 127 - Birlik Genel Sekreteri, Birlik Yönetim Kurulu toplantılarına ait tutanakları düzenler, Birliğin iç çalışmaları ile yazı işlerini yönetir, Birlik kalemine gerekli direktifleri verir ve kalemin çalışmasını denetler.
Türkiye Barolar Birliği Saymanının görevleri:
Madde 128 - Birlik Saymanı Birliğin mallarını Birlik Başkanlık Divanının kararları gereğince yönetmeye ve para alıp vermeye, bütçenin uygulanmasına dair her türlü gözetimi yapmaya yetkilidir.
(22.1.1986 - 3256/21 md. ile değiştirildi) Birlik Saymanı, para alma ve vermede düzenlenen kağıtları Birlik Başkanı ile birlikte imzalar.
V. Türkiye Barolar Birliği disiplin kurulu
Kuruluşu:
Madde 129 - Birlik Disiplin Kurulu, Birlik Genel Kurulu tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilen yedi üyeden kurulur. Ayrıca yedi yedek üye seçilir.
Kurul, seçimden sonraki ilk toplantısında kendi üyeleri arasından bir başkan seçer.
Seçim dönemi:
Madde 130 - Birlik Disiplin Kurulu üyeleri dört yıl için seçilirler. Süresi dolan üye yeniden üye seçilebilir.
90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ıncı fıkraları ve 92 ıncı madde hükmü Birlik Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar:
Madde 131 - Birlik Disiplin Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar. Birlik Başkanının veya Birlik Disiplin Kurulu Başkanının yahut üyelerinden birinin isteği ile Kurul acele hallerde her zaman olağanüstü toplantıya çağrılabilir.
120 ıncı maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları Birlik Disiplin Kurulu hakkında da kıyasen uygulanır.
Birlik Disiplin Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve en az dört üyenin bir oyda birleşmesi ile karar verilir. Oylarda eşitlik halinde Başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevi:
Madde 132 - Birlik Disiplin Kurulu bu Kanunla verilen görevleri yapar ve yetkileri kullanılır.
VI - Türkiye Barolar Birliği denetleme kurulu
Kuruluşu ve görevi:
Madde 133 - (birinci fıkra 22.1.1986 - 3256/22 md. ile değiştirildi) Birlik Genel Kurulu, birliğin mali işlemlerini denetlemek üzere, her toplantı dönemi için kendi üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek denetçi seçer.
Denetçiler gizli oyla seçilir. 90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ıncı fıkraları ve 92 ınci madde hükmü Denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır.
Birlik Denetleme Kurulunun çalışma usulü ile görev ve yetkileri yönetmelikte gösterilir.
ONUNCU KISIM
Disiplin İşlem ve Cezaları
Disiplin cezalarının uygulanacağı haller:
Madde 134 - Avukatlık onuruna yahut meslek düzen ve geleneklerine uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezalar uygulanır.
Disiplin cezaları:
Madde 135 - Disiplin cezaları şunlardır:
(22.1.1986 - 3256/23 md. ile değiştirildi) Uyarma; avukatın meslekinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin Baro Başkanı tarafından kendisine bir mektupla bildirilmesidir. Uyarma cezası sicile geçmez.
Kınama; meslekinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir.
(22.1.1986 - 3256/23 md. ile değiştirildi) Yüz liradan 5.000 liraya kadar para cezası;
İşten çıkarma; avukatın üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleğini yapmaktan yasaklanmasıdır.
Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır.
Cezaların uygulanma şekli:
Madde 136 - Bu Kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında il defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.
Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır.
Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık bir dönem içinde bu Kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.
Savunma hakkı:
Madde 137 - Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.
Baroya yazılmadan önceki ve meslekten ayrıldıktan sonraki eylem ve davranışlar:
Madde 138 - Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten çıkarma cezasını gerektirmiş olmadıkça, disiplin kovuşturmasına konu olamaz.
Avukatın, avukatlıktan ayrılması, avukatlığı sırasındaki eylem ve davranışlarından dolayı disiplin kovuşturması yapılmasına engel değildir.
Kovuşturma yetkisi ve eksik üyelerin tamamlanması:
Madde 139 - Kovuşturmanın dayandığı şikayet veya ihbarın vaki olduğu yahut Cumhuriyet savcısının kovuşturma isteğinde bulunduğu veya kovuşturmaya esas teşkil eden eylem veya davranışın re'sen haber alındığı tarihte avukat hangi baronun levhasında yazılı ise, disiplin kovuşturmasına karar verme ve kovuşturmayı yürütme yetkisi o baroya aittir.
Baro başkanı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyeleri, kendi haklarındaki kovuşturmalarla ilgili görüşme ve kararlara katılamazlar.
İkinci fıkranın kapsamına giren bir durumun mevcut olması veya ret yahut istinkaf sebepleriyle başkan ve üyelerinin katılmamaları yüzünden baro yönetim ve disiplin kurullarında toplantı yeter sayısı bulunamazsa, eksikler yedeklerle tamamlanır. Yedeklerin de herhangi bir sebeple görüşme veya karara katılmamaları yahut sayılarının yetişmemesi halinde, baro levhasında yazılı olup yönetim ve disiplin kurullarına seçilme yeterliliği bulunan avukatlar arasında ad çekme yolu ile seçileceklerle eksikler tamamlanır.
Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri:
Madde 140 - Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz.
(22.1.1986 - 3256/24 md. ile değiştirildi) Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması ceza davasının sonuna kadar bekletilebilir. Bu halde, yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır.
Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.
Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadırlar.
Disiplin kovuşturmasının açılması:
Madde 141 - Disiplin kovuşturması, yönetim kurulu tarafından verilen bir kararla açılır.
Yönetim Kurulu, ivedilikle ve her halde ihbar, şikayet ve istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir karar vermeye mecburdur.
Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve şikayeti veya Cumhuriyet Savcısının isteği üzerine yahut re'sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir.
Şikayet, ihbar veya istem konusu eylem veya davranış hakkında kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair yönetim kurulu tarafından verilecek kararlar ilgilere ve Cumhuriyet Savcısına tebliğ olunur.
Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlara itiraz:
Madde 142 - Baro Yönetim Kurulunun, disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde şikayetçi veya Cumhuriyet Savcısı tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim kuruluna itiraz olunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından dosya üzerinde yapılacak inceleme sonunda şikayet, ihbar veya istem konusu incelemeye değer mahiyette görülürse, evvelki karar kaldırılarak, disiplin kovuşturmasının açılması için dosya evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun bu kararları kesindir.
Baro Yönetim Kurulunun disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararları süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir.
Birinci fıkra gereğince yapılan itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından reddine dair kararlar, Adalet Bakanlığının onaylaması ile kesinleşir Adalet Bakanlığının bu kararı kesindir. Şu kadar ki, bu karar aleyhine, şikayetçi, ilgili Baro Yönetim Kurulu ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu İdari Yargı Merciine başvurabilirler.
8 inci maddenin 6 ıncı ve 7 inci fıkraları hükümleri bu halde de kıyasen uygulanır.
Aynı eylemden dolayı yeniden inceleme:
Madde 143 - Disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın konusuna giren eylemlerden dolayı yeniden inceleme yapılabilmesi, yeni delillerin bulunmasına ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmemiş olmasına bağlıdır.
Disiplin kurulunda duruşma:
Madde 144 - (22.1.1986 - 3256/25 md. ile değiştirildi)
Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu incelemesini duruşma yaparak yürütür. Duruşma gizli olur.
Disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve her halde yönetim kurulu kararının kendisine gelişi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Gıyapta duruşma:
Madde 145 - Çağrıya uymayan avukatın gıyabında duruşma yapılır. Şu kadar ki, duruşmaya gelmediği takdirde duruşmanın gıyabında yapılacağının davetiyeye yazılması şarttır.
Delillerin gösterilmesi ve incelenmesi:
Madde 146 - Disiplin kurulu, delilerin gösterilme ve incelenme şeklini, istek veya feragatle yahut evvelce verilmiş kararlarla bağlı olmaksızın takdir ve tayin eder.
Tanık ve bilirkişi dinlenmesi:
Madde 147 - Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağrılması veya üyelerden biri tarafından yahut istinabe yoluyla dinlenmesi veya yazılı ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi, disiplin kurulunun takdirine bağlıdır.
Ancak, bir olayın delil yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise, bu tanık her halde dinlenir.
Duruşma tutanağı:
Madde 148 - Duruşma tutanağı, disiplin kurulu başkanının görevlendireceği bir üye veya katip tarafından tutulur.
Duruşma dışında dinlenenlere ait tutanakların duruşmada okunması zorunludur.
İstinabe talimatının yerine getirilmesi:
Madde 149 - İstinabe yoluyla verilen talimat, baro merkezinde disiplin kurulu veya bu kurulun bir üyesi, diğer yerlerde o baronun disiplin kurulunca görevlendirilecek bir avukat tarafından yerine getirilir.
Tanık ve bilirkişinin çağrılması:
Madde 150 - Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.
Usulüne göre çağrılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimsenin giderlerden başka 20 liradan 200 liraya kadar hafif para cezasına çarptırılması, bu kimsenin ikamet ettiği yer sulh ceza hakiminden istenebilir. Ayrıca istek üzerine, tanığın zorla getirilmesine, Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hakimi karar verir.
Yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılan ve zorla getirilmesi istenmeyip yeniden çağrılan tanık ve cezalandırıldıktan sonra yeniden çağırılan bilirkişi yine gelmezse tekrar cezalandırılır.
Sulh hakimi, gerek hafif para cezasına gerekse zorla getirmeye, disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden karar verir.
Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkafı:
Madde 151 - Disiplin kurulu üyeleri, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı sebeplerle reddedilebilir ve istinkâf edebilirler.
Ret istemi, reddi istenen üyeden başkalarının katılmasıyla incelenir.
Ret ve istinkâf sebebiyle kurulun toplanmaması halinde 139 uncu maddeye göre işlem yapılır.
Kararların tebliği:
Madde 152 - Disiplin kurulu kararlarının onanmış bir örneği ilgililerden başka, baronun bulunduğu ilk merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğ olunur.
İşten yasaklama:
Madde 153 - Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat, disiplin kurulu kararıyla tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir.
Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır. Disiplin kurulu, bu karara esas olacak delilerin hangi sınır dahilinde gösterilip inceleneceğini, istekle bağlı olmaksızın, serbestçe takdir eder.
Karar, hakkında soruşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak karara karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz. Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir ay içinde karara bağlanır. İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır.
İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur.
İşten yasaklamanın zorunlu olduğu haller:
Madde 154 - (8.5.1984 - 3003/7 md. ile değiştirildi) Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya tutuklama müzekkeresi çıkarılan yahut rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve yalan yere tanıklık cürümlerinden biri ile haklarında son soruşturmanın açılması kararı verilen ve 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.
İşten yasaklamanın hükümleri:
Madde 155 - İşten yasaklanmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamazlar. Bu hüküm avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işlerde uygulanmaz.
Birinci fıkrada yazılı yasağa aykırı hareket eden avukat hakkında 135 inci maddenin 4 ve 5 inci bentlerinde yazılı cezalardan biri uygulanır.
Mahkemeler, resmi daireler işten yasaklanan avukatları kabul etmemekle görevlidirler.
İşten yasaklama kararının kaldırılması:
Madde 156 - İşten yasaklanma kararı, kovuşturmanın durdurulmuş veya avukatlığa engel olmayan bir ceza verilmiş yahut 42 nci maddenin son fıkrasında yazılı ücretin ödenmiş olması hallerinde kendiliğinden kalkar.
İşten yasaklanma kararı, bu kararın verilmesine esas olan hal ve şartların bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa disiplin kurulu tarafından kaldırılır.
Disiplin Kurulu kararına karşı itiraz:
Madde 157 - Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler.
Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
145 ve 146 ıncı maddeler, birlik disiplin kurulu hakkında da uygulanır.
Birlik disiplin kurulunda duruşmaya raportör üyenin işi izah etmesiyle başlanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu imzalayıp dosyaya koymuş bulunması gereklidir.
Raportör üyenin izahından sonra ilgili avukat ve varsa vekilleri gerekli izahlarda bulunurlar. Bunlardan itirazı yapmış olan taraf önce dinlenir. Son söz, hakkında disiplin kovuşturması yapılanındır.
Birlik disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir.
Birlik disiplin kurulunun itirazı üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığının onaylaması ile kesinleşir. Şu kadar ki, uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup Bakanlığın onayına tabi değildir.
İlgili avukat ve birlik disiplin kurulu, Adalet Bakanlığının onaylamaya ilişkin kararına karşı İdari Yargı Merciine baş vurabilirler.
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup:
Madde 158 - Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler.
Bu kurullar, disiplin cezalarının verilmesinde, avukatlık onur ve itibarını korumak, mesleğin adalet amaç ve gereklerine ve mesleki düzen, gelenek ve adetlere uygun olarak yerine getirmesini sağlamak ilkesini göz önünde tutarlar.
(Ek: 22.1.1986 - 3256/26 md.) İşten yasaklanan avukata sürekli olarak işten çıkarma cezası verilmesi halinde, işten yasaklandığı süre cezadan mahsup edilir.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı:
Madde 159 - Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim Kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezalarının sicilden silinmesi
Madde 160 - (22.1.1986 - 3256/27 md. ile değiştirildi)
Disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz.
Tanık ve bilirkişi gideri:
Madde 161 - Disiplin işlemleri dolayısıyla çağırılan her tanık ve bilirkişinin kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata hakkı vardır; bunlardan çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda olanlara yolculuk ve ikamet giderleri de verilir. Şikayetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişiye ait giderleri evvelden öderler.
Avukata veya üçüncü bir kişiye yüklenilmeyen veya borçludan alınma imkanı kalmayan giderler baroya yüklenir.
Şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak 10 liradan 200 liraya kadar avans alınabilir. Yapılan işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde, tamamlanması her zaman istenebilir. Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmayabilir.
Para cezası veya giderlerin tahsili:
Madde 162 - Para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Para cezaları baroya gelir yazılır.
İcra takibi genel hükümlere göre baro tarafından vekalet verilecek avukat eliyle yürütülür.
ONBİRİNCİ KISIM
Avukatlık Ücreti
Avukatlık ücretinin serbestçe kararlaştırılması:
Madde 163 - Avukatlık ücreti, avukatın vekalet hizmetine karşılık olan meblağı ifade eder.
Avukatlık ücreti, avukatla iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılır.
Şu kadar ki, tarifedeki asgari miktar altında kalan avukatlık ücreti karşılığında iş ve dava kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasını gerektirir.
168 inci maddenin son fıkrası hükmü saklıdır.
Dava, takip ve her türlü danışma ücretleri hakkındaki anlaşmaların yazılı şekilde olması şarttır.
Ücretten doğan davalarda, yazılı sözleşmeden başka delil getirilemez ve dinlenemez.
Yazılı ücret sözleşmesi yapılmamış olan hallerde asgari ücret tarifesi uygulanır.
Ücret sözleşmesi yapılmamış olan hallerde asgari ücret tarifesi uygulanır.
Ücret sözleşmesinin kapsamı:
Madde 164 - Ücret Sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsamı gereklidir.
Şu kadar ki, üçüncü fıkra hükmü saklı kalmak üzere, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak anlaşmalar, dava konusu olan mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağını ve böylece avukatın taraflardan biri imiş gibi dava konusuna doğudan doğruya ortaklığını kapsayamaz. Bu gibi ücret sözleşmeleri batıldır.
Avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir.
Ücret dolayısıyla müteselsil sorumluluk:
Madde 165 - İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh ile sonuçlanan işlerde ise her iki taraf, avukat ücretlerinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.
Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması:
Madde 166 - Avukat, müvekkilli tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderleri ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.
Avukat, sözleşme ile kararlaştırılan ve hakim tarafından takdir olunan ücretinden dolayı, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para yahut alınacak mallar üzerinde, diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkına haizdir. Rüçhan hakkı, vekaletnamenin düzenlenme tarihine vekaletname umumi ise iş sahibi adına ücret konusu işten dolayı ilk yapılan resmi başvurma tarihine göre sıra alır.
Bir ilamın cebrî icra yoluyla infazına girişildiğinde, icra dairesi, takip talebinde bulunan tarafın ilâmda adı yazılı avukatına, icra emri ile aynı zamanda düzenleyeceği bir bildiriyi, gideri takip talebi bulunandan alınmak suretiyle, derhal tebliğ eder. Bu bildiri tebliğ edilmedikçe icranın sonraki safhalarına geçilemez. Avukata yapılacak tebliğin giderleri hakkına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 59. maddesi hükmü uygulanır.
Avukatın ölümü halinde, mirasçılarına intikal eden avukatlık ücreti alacakları da, avukat alacakları gibi rüçhanlıdır. Şu kadar ki, üçüncü fıkrada yazılı bildirim zorunluluğu bu kimseler hakkında uygulanmaz.
Avukatlar tarafından açılacak avukatlık ücreti davaları:
Madde 167 - Ücret davası açacak avukatlar önce baro yönetim kuruluna haber verme zorunluluğundadırlar. Bu zorunluluk ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczi kapsamaz.
Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması:
Madde 168 - (31.10.1980 - 2329/2 md. ile değiştirildi) Her baronun yönetim kurulu üç senede bir seçim devresi başlangıcında, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren birer tarife hazırlıyarak Türkiye Barolar Birliğine gönderir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu, baro yönetim kurullarının tekliflerini de göz önüne almak suretiyle muhtelif baroları içine alacak grupları tespit ve bu gruplarda uygulanacak tarifeleri hazırlıyarak Adalet Bakanlığına gönderir.
Adalet Bakanlığı, tarifeyi onaylar veya lüzumlu gördüğü değişiklikleri yapar.
Yeni bir tarifenin onaylanmasına kadar eldeki tarife hükmü devameder.
Ücretsiz dava alınması halinde,keyfiyet baro yönetim kuruluna bildirilir.
Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı:
Madde 169 - (31.10.1980 - 2329/2 md. ile değiştirildi) Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
Madde 170 - (22.1.1986 - 3256/29 md. ile kaldırıldı)
Danıştay, vergi itiraz ve temyiz komisyonları gibi mercilerde görülen dava ve işlerde de bu merciler, tarifede yazılı avukatlık ücretlerine hükmederler.
İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil:
Madde 171 - Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümleri ve yazılı sözleşme şartlarına göre sonuna kadar takip eder.
Avukata verilen vekaletnamede başkasına tevkile yetki tanınmış ise, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Vekaletnamede, bunun düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Birlikte takip ettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdikleri zararlardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Şu kadar ki, bu hüküm, 12 ınci maddede yazılı bir iş sebebiyle başka bir yerde çalışmak zorunluluğunda olduğu için işi tamamen başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz.
Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemeyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret isteyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden isteyebilirler. Ancak, tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür.
İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi:
Madde 172 - İş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatın yazılı muvafakati ile, başka avukatları da işin kavuşturma ve savunmasına katabilir.
İş sahibi, ilk avukatın muvafakatini kendisine tevdi veya tebliğ edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder. Avukat bu süre içinde cevap vermemişse muvafakat etmiş sayılır.
İlk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekâlet akdi kendiliğinden sona erer. İş sahibi muvafakat etmeyen avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür.
İlk avukatın muvafakati ile işin başka avukatlar tarafından da takibi halinde iş sahibi, ilk avukatın ücretinden kısıntı yapamaz. Bu halde avukatların müvekkile karşı sorumluluğu konusunda 171 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi:
Madde 173 - Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kararlaştırılan avukatlık ücreti yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı olup, mukabil dava, bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra kovuşturmaları veya her türlü hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir.
Avukata tevdi edilen işin yapılması veya yapıldıktan sonra sonucunun alınması için gerekli bütün vergi, resim, harç ve giderler iş sahibinin sorumluluğu altında olup, avukat tarafından ilk istekte avukata veya gerektiği yere ödenir. Bu harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için, yeteri kadar avansın iş sahibi tarafından verilmiş olması gerekir. Avukatın iş için yapacağı yolculuk masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin olarak ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz. Bu hükmün aksine sözleşme yapılabilir.
Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi:
Madde 174 - Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.
Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.
Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her türlü sorumluluk iş sahibindedir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.
İş sahibinin adresi:
Madde 175 - İş sahibinin verdiği vekaletnamede yazılı adrese avukat tarafından yapılacak her tebliğ, kendisine yapılmış sayılır. Adres değişiklikleri en geç üç gün içinde iş sahibi tarafından taahhütlü mektupla avukata bildirilir.
İş sahibinin adresine gönderilecek yazıların tebliğ edilememesinden veya adres değişikliklerinin bildirilmemesinden doğan sorumluluk iş sahibine aittir.
ONİKİNCİ KISIM
Adli Müzaheret
Adli müzaheret bürosu:
Madde 176 - Asliye Mahkemesi bulunan her yerde baro yönetim kurul tarafından tayin kılınan bir avukatın gözetim ve denetimi altında bir adli müzaheret bürosu kurulur.
Avukat sayısı beşten aşağı olan yerlerde bu zorunluluk yoktur.
Büronun açılması:
Madde 177 - Adli müzaheret bürosunda sürekli şekilde çalışacak stajyer ve ücretli memurların tayini ve büroda görev alacak avukatlara ait sıra defterinin düzenlenmesi baro yönetim kuruluna aittir.
Büronun görevleri ve adli müzaherete memur avukat:
Madde 178 - Adli müzaheret bürosu, adli müzaheret sağlaması için gerekli işlemleri yapmak, yardım isteminin kabulü halinde davayı takip etmek ve sonuçlandırmak, genellikle muhakeme veya diğer takip işlerinin gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen aciz olanların mahkemeler ve adalet daireleri ile diğer mercilerdeki işlerini takip etmekle yükümlüdürler.
Adli müzaherete memur avukat, o işin tarifede belirtilen ücretini baro kasanına yatırdığı takdirde bu yükümden kurtulur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun adli müzaheret hakkındaki hükümleri saklıdır.
Adli müzaheret için delil gösterme zorunluluğu:
Madde 179 - Adli müzaheret isteminde haklı olduklarına dair delil göstermeyenlere yardım edilemez.
Yardım isteğinin reddi halinde ilgili, yazı veya sözde baro başkanına başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir.
Gelir ve Gider:
Madde 180 - Adli müzaheret bürolarının gelir ve gideri baro bütçesinin ayrı bir bölümünde gösterilir. Bu bölümde kalan gelir fazlasının sonraki yıla aynen aktarılması zorunludur.
İl veya belediye bütçelerinden yahut hayır müesseslerinden baroya tahsis edilen yardımlar ile baro lehinde yapılan her türlü bağışlardan tahsis yeri gösterilmeyenler bu bölümün gelir kısmına eklenir.
Adli müzaherete memur avukat, aldığı ücretin yüzde yirmisini ve büronun yardımından yararlanan kimse avukat ücretinden başka yararlandığı kısmın yüzde onunu baroya ödemeye zorunludur. Şu kadar ki, adli müzaheretten yararlananın vereceği meblağ asgari tarifeden aşağı olamaz.
Yıllık çalışma raporu:
Madde 181 - Adli müzaheret bürosunu yönetme ve denetleme ile görevlendirilen avukat veya avukatlar, büronun senelik çalışmasını bir raporla yönetim kuruluna bildirirler.
Yönetim kurulu büroda çalışmış olanlara ikramiye dağıtılmasına karar verebilir.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Çeşitli Hükümler
Yönetmelik:
Madde 182 - Bu kanunda düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar ile kanunun uygulanabilmesi için yönetmelikte yer alması gereken diğer konuları kapsayan Yönetmelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından hazırlanarak Adalet Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konur.
Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligat:
Madde 183 - Bu kanun gereğince Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligatta ilgili dosyanın da birlikte gönderilmesi şarttır.
Avukatlık kıdemine sayılacak hizmetler:
Madde 184 - Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlerden avukatlığa geçenlerin bu hizmetlerde geçen süreleri avukatlık kıdemine sayılır.
Dava vekilleri hakkında uygulanacak hüküm:
Madde 185 - Bu kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu kısmı ile 65 inci maddesi dışında kalan hükümleri dava vekilleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Baro giriş ve yıllık kesenekleri dava vekillerinden alınmaz.
Topluluk sigortasına girmeleri mutlak şekilde zorunlu olanlar:
Madde 186 - 188 inci maddede yazılı olanlar dışında kalan avukatların 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ıncı maddesinde gösterilen "Topluluk Sigortasına" girmeleri zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) bakımından olup, (İş kazaları ve meslek hastalıkları), (Hastalık) ve (Analık) sigortalarına girmek avukatın isteğine bağlıdır.
(Ek: 26.2.1970 - 1238/2 md.) Topluluk Sigortasına tabi olan avukatlar hakkında bu kanundaki özel hükümlere aykırı olmamak kaydıyla, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 5.1.1961 gün ve 228 sayılı Kanun ve bu kanunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.
Topluluk Sigortasına girme zorunluluğu şarta bağlı olanlar:
Madde 187 - Geçici 2. maddenin kapsamına giren avukatlar T.C. emekli sandığına borçlanma haklarını aynı maddede gösterilen süre içinde kullanmadıkları takdirde 186. madde uyarınca topluluk sigortasına girmek zorunluluğundadırlar.
Topluluk sigortasına girmeyenler:
Madde 188 - (26.2.1970 - 1238/1 md. ile sonradan değişti)
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi bir hizmette çalışmakta olanlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına girenler (Aynı Kanunun 85 inci maddesindeki isteğe bağlı sigortadan faydalananlar dahil) ve geçici 2 nci maddedeki borçlanma hakkından faydalananlar 186 ncı madde uyarınca Topluluk Sigortasına giremezler.
Avukatın yukarıdaki fıkraya göre topluluk sigortasına girememesi, avukatlık mesleğinin icrasına engel teşkil etmez.
Madde 189 - (26.2.1970 - 1238/6 md. ile sonradan bu maddenin tamamı kaldırıldı)Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığından emeklilik veya malullük (Adi malullük veya vazife yahut harb malullüğü) aylığı almakta olanlarla, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre malullük ve yaşlılık sigortasından faydalanmış bulunanlar ve aynı kanunun geçici 20 nci maddesindeki şartlara uygun olarak faaliyette bulunan sandıklara tabi personelin 186 ncı madde uyarınca Topluluk Sigortasına girmeleri isteklerine bağlıdır.
Prim borcunu ödememenin sonuçları:
Madde 190 - Topluluk Sigortası primlerini, topluluk sözleşmesinde gösterilen zamanda ödemeyen avukatın adı baro yönetim kurulunun kararıyla, birikmiş prim borcunu, sözleşmedeki şartlar dairesinde ödeyinceye kadar, baro levhasından silinir ve durum ilgili yerlere bildirilir.
Topluluk Sigortası primini ödememenin, sonuçları, prim borçlusu avukatın şahsına münhasır olup, bu sonuçların aynı Topluluk Sigortası sözleşmesine katılmış olan diğer sigortalılara veya baroya sirayeti hakkında bir hüküm sözleşmeye konulamaz.
Tip sözleşmenin hazırlanması ve topluluk sözleşmesine giriş:
Madde 191 - 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ıncı maddesi gereğince Barolarla Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak sözleşmelere esas teşkil eden tip sözleşme, Çalışma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak görüşmelerle tespit edilir.
Tip sözleşmede yapılacak değişiklikte de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak olan barolar da kuruluşlarını takip eden bir ay içinde tip sözleşmeye göre Topluluk sigortası Sözleşmesi yapmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumuna başvururlar. Yeni teşekkül eden baroya kayıtlı Avukatlar evvelce kayıtlı oldukları baroda iken girdikleri Topluluk Sigortası ile kazandıkları haklar saklı kalmak üzere, yeni kaydoldukları baronun topluluk sigortasına girerler.
Yürürlükten kaldırılan hükümler:
Madde 192 - 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile ek ve tadilleri, geçici 7 nci madde hükümleri saklı kalmak şartıyla, yürürlükten kaldırılmıştır.
Değiştirilen kanun hükümleri hakkında:
Madde 193 - 6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanununun 1,4 ve 5inci maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 1 - Her baro merkezinde Baro Genel Kurulu karariyle (Avukatlar Yardımlaşma Sandığı) kurulabilir.
Sandığa üye olmak isteğe bağlıdır.
Sandıkların kurulmasından amaç, yardıma muhtaç oldukları baro yönetim kurullarınca kabul edilen veya yönetmeliklerde gösterilecek süre ile üye olup da ihtiyarlığı, hastalığı yahut malüliyeti gibi sebepler yüzünden fiilen çalışamıyacak hale gelerek barolarla ilgisini kesen avukatlar ile avukatlık yapmakta iken ölenlerin daha evvelden gösterecekleri kimselere, göstermedikleri takdirde yönetmeliklerde gösterilecek mirasçılarına tespit olunacak şekil ve miktarda yardımları sağlamak ve düzenlemektir.
Sandıkların idareleri ile çalışma tarzları ve 2 nci maddenin giderlere ait (a) fıkrasında yazılı istihkak şartları, oranları, miktarları ve 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı duhuliye, aidat ve katılma paylarını ödemiyenler hakkında uygulanacak esaslar baro yönetim kurulları tarafından hazırlanıp, genel kurullarca kabul edilen yönetmeliklerde gösterilir.
Sandıkların idare ve temsili baro yönetim kurullarına aittir
Madde 4 - Yardımlaşma Sandığına üye olmıyan avukatlarla, adli müzaharete nail olan kimselerin vekaletini alan avukatlar üçüncü madde hükmünden ayrıktırlar.
Yardımlaşma Sandığına üye olan avukatlar ikinci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde gösterilen duhuliye ve aiattan başka, yönetmeliklerde tespit edilecek maktu aylık katılma payı da verirler.
Madde 5 - Pul bedelini müvekkilinden aldığı sabit olan veya üçüncü maddenin birinci fıkrası hükmüne aykırı olarak merciince uygun bir mehil tayini suretiyle yapılan ihtara rağmen pul yükümlülüğünü yerine getirmiyen veya tamamlamıyan avukattan baro disiplin kurulu kararı ile, ilk defasında (50) ve her tekerrüründe (100) lira para cezası alınır ve Avukatlık Kanununun 162 nci maddesi gereğince tahsil edilerek Sandığa gelir kaydolunur.
1086 sayılı Kanunun değiştirilen hükmü:
Madde 194 - (Bu madde 18.6.1927 tarih ve 1086 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin değiştirilmesi ile ilgilidir) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 61inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 61 - Davaya vekalet deruhte etmesine kanunen imkan bulunmıyan vekil mahkemeye kabul olunmaz. Bu takdirde, mahkemeye kabul edilmiyen vekilin müvekkiline, keyfiyetten bahisle, bir defaya mahsus olmak üzere re'sen davetiye gönderilir.
Emekliliğe tabi görevden önceki avukatlığın kıdeme sayılması:
Madde 195 - (26.2.1970 - 1238/1 md. ile yeniden düzenlendi)
14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.
Ek Madde 1 – Avukatlık Kanunu gereğince topluluk sigortasına girmiş olan ve primlerini zamanında ödemek suretiyle sigortalılığı devam eden bir avukat T.C. Emekli Sandığına tabi bir memuriyete atandığında, sigortalılığına esas alınan avukatlık süresinin üçte ikisi memuriyet kıdemine sayılır.
Madde 196 - (26.2.1970 - 1238/6 md. ile sonradan kaldırılmıştır.)
14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici Madde 25 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu kanunun kapsamındaki bir memuriyette bulunanların, memuriyetten önce T. C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olmadan ve Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına da girmeden avukatlıkta geçirdikleri fiili hizmet sürelerinin üçte ikisi memuriyet kıdemlerine sayılır.
Madde 197 - (26.2.1970 - 1238/6 md. ile sonradan kaldırılmıştır.)
22/4/1962 tarih ve 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
Ek Madde 4 – Avukatlık Kanunu gereğince topluluk sigortasına girmiş olan ve primlerini zamanında ödemek suretiyle sigortalılığı devam eden bir avukatın, bu kanunun 3 üncü maddesinin (c) bendinde nitelikleri gösterilenler arasından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesi halinde, sigortalılığa esas alınan avukatlık süresinin üçte ikisi memuriyet kıdemine sayılır.
Madde 198 - (26.2.1970 - 1238/6 md. ile sonradan kaldırılmıştır.)
22/4/1962 tarih ve 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici Madde 8 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesi üyeliğinde bulunanlardan bu kanunun 3 üncü maddesinin (c) bendinde nitelikleri gösterilenler arasından üyeliğe seçilmiş olanların, üyelikten önce T. C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olmadan ve Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına da girmeden avukatlıkta geçirdikleri fiili hizmet sürelerinin üçte ikisi memuriyet kıdemlerine sayılır.
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1 –
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesi gereğince barolarla Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak sözleşmelere esas teşkil eden ilk tip sözleşme, bu kanunun geçici 10 uncumaddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliğinin yapacağı ilk toplantıyı takip eden üç ay içinde Çalışma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak görüşmelerle tespit edilir. Hazırlanan tip sözleşme, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından, bir hafta içinde bütün barolara gönderilir. Topluluk sigortasına girmeye mecbur olan avukatların bağlı bulundukları barolar, tip sözleşmeye göre topluluk sigortası sözleşmesi yapmak üzere tip sözleşmenin baroya gelişi tarihinden itibaren iki ay içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna başvururlar. Sözleşmeler, baronun baş vurma tarihinden itibaren en geç üç ay içinde yürürlüğe konur.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kadınsa 30, erkekse 35 yaşını doldurmuş olup avukatlık ruhsatnamesine sahip bulunan ve bu kanun hükümleri gereğince topluluk sigortasına girmiş olan avukatlardan ölümleri tarihinde Sosyal Sigortalar Kanununun 66 ncı maddesindeki şartları yerine getirmemiş olanların hak sahibi kimseleri ile bu avukatlardan kadın iseler 55, erkek iseler 60 yaşını dolduran veya 50 yaşını doldurup erken yaşlanmış oldukları tespit edilen ve Sosyal Sigortalar Kanununun 54 ve 60 ncı maddelerinde yazılı şartları yerine getiremediklerinden malullük veya yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamıyanlara topluluk sigortasının başladığı tarihten önceki 10 yıl içinde ilgili avukatın en az 70 ay baro levhasında kayıtlı olduğu tevsik edilmek şartiyle, son defa ödediği prime esas teşkil eden aylık gelir tutarı üzerinden ölüm veya malullük yahut yaşlılık sigortası yardımı yapılır.
Şu kadar ki, ikinci fıkra gereğince ölüm veya malullük yahut yaşlılık sigortası yardımına hak kazanılan tarihte sigortalı avukatın cem'an 35 ay topluluk sigortası primi ödememiş olması halinde, eksik kalan primleri ödenen son primesas alınarak mahsup edilir. Mahsup, her ayın ölüm veya malullük yahut yaşlılık sigortası yardımlarından bir aylık prim çıkarıldıktan sonra kalanın hak sahiplerine ödenmesi suretiyle yapılır.
İkinci fıkradaki en az 70 aylık fiili avukatlık süresi, avukatların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili barolardan alınarak Sosyal Sigortalar Kurumuna verilecek belgelerle tespit edilir.
Barolar bu çalışma belgelerini düzenlemekten kaçınırlarsa, sigortalı avukatların ilgili baro yönetim kurulu başkan ve üyelerinden zarar ve ziyan isteme hakları saklıdır.
Avukatlık süresini gösteren belgelerin gerçeğe uymadığı bir hükümle tespit edildiği takdirde gerek bunu düzenliyenler, gerekse ilgili sigortalılar, Sosyal Sigortalar Kurumunun bu yüzden uğrıyacağı zararları yüzde elli fazlasiyle ve kanuni faizi ile birlikte adı geçen Kuruma ödemekle yükümlüdür.
Bu gibiler hakkında ayrıca ceza kovuşturması da yapılır.
İkinci fıkranın uygulanmasında, Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (B) bendindeki 150 günlük yıllık asgari prim ödeme süresi, avukatlar bakımından beş ay, aynı Kanununun 54 üncü maddesinin (b) bendi ile 66 ncı maddesinin (d) bentlerindeki 150 günlük yıllık asgari prim ödeme süresi avukatlar bakımından beş ay ve 1.800 günlük toplam prim ödeme süresi 60 ay olarak hesaplanır.
Geçici Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T.C. Emekli Sandığındaki Emekliliğe esas teşkil eden hizmetleri toplamı en az 15 yıl olan avukatlardan:
A) Emekli keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her ne sebeple olursa olsun ayrılmış olanlar, kendilerine emeklilik veya malullük aylığı bağlanmamış olmak şartiyle, T.C. Emekli Sandığı ile ilgililerin kesildiği tarihten bu Kanunun yürürlük tarihine kadar Sosyal Sigortaya da tabi olmaksızın geçen fiili avukatlık sürelerinin tamamını veya bu sürenin emekliliğe esas olan eski hizmetlerinin süresi ile birlikte 25 yılı doldurmaya yetecek kısmını aşağıdaki hükümlere göre borçlanabilirler.
Fiili avukatlık süresinin tamamını borçlananlar aşağıdaki (B) bendi hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirebilirler. Bunlardan T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirmek istemiyenlerle fiili avukatlık süresinin bir kısmını borçlanmak suretiyle emekliliğe esas hizmet sürelerini 25 yıla çıkarmış olanlara aşağıdaki hükümlere göre emekli aylığı bağlanır.
B) Emekli keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya daha sonra her ne sebeple olursa olsun ayrılanlar, toplam süre 30 yılı geçmemek üzere, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirebilirler.
(A) bendine göre borçlanabilmek için ilgilinin, listesine yazılı bulunduğu baronun topluluk sigortasına katıldığı tarihten itibaren üç ay içinde, bu baro aracılığı ile T.C. Emekli Sandığına yazılı olarak başvurması zorunludur. Borçlanılacak miktar, ilgilinin T.C. Emekli sandığına evvelce kesenek ödediği memuriyet veya hizmette son aldığı maaş yahut ödenek derecesindeki kıdeminden itibaren o memuriyet veya hizmetin asgari terfi süresi nazara alınarak 2 veya 3 yılda bir terfi etmiş sayılmak suretiyle T.C. Emekli Sandığı Kanununu hükümleri dairesine, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki fiili avukatlık süresi için ödemesi gereken keseneklerin (Kurum hissesi dahil) tamamıdır. Ancak, kesenekler ve kurum hissesi ait oldukları geçmiş yıllarda yürürlükte bulunan T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre hesaplanır.
Borçlanılan süre ile T.C. Emekli Sandığına tabi eski memuriyet veya hizmet süreleri toplamı 30 yılı geçemez. Filli avukatlık süresinin bu miktarı aşan kısmı için borçlanmak mümkün değildir.
Borçlanılacak miktar, ilgilinin talebine göre, T.C. Emekli Sandığı tarafından yapılacak tebligat üzerine en geç 1 ay içinde toptan veya on yıl içinde on eşit taksitle ödenir. T.C. Emekli Sandığına tabi eski memuriyet veya hizmetlerinden ayrılırken keseneklerini almış olanlar bunun tamamını kanuni faizi ile birlikte, borçlanılan miktarın tamamının veya ilk taksitinin ödenmesi süresi içinde sandığa iade ile yükümlüdürler. Kesenekleri süresi içinde iade etmeyenlerin bu madde hükümlerinden faydalanmaları mümkün değildir.
Borçlanan kimseler emekliliğe esas olan eski memuriyet veya hizmet sürelerine borçlandıkları sürenin eklenmesi suretiyle hesaplanacak süre üzerinden ve borçlandıkları miktarın tamamını ödedikleri tarihten itibaren 5434 sayılı Kanuna göre emekli aylığına hak kazanırlar. emekli aylığına hak kazanabilmesi için toplam süresinin 25 yıl olması yeterlidir.
Taksitle ödemede, borcun tamamını ödeyemeden ölen veya T.C. Emekli Sandığına göre malul olan avukatların kendilerine veya hak sahibi mirasçılarına ölüm veya maluliyeti takibeden ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük yahut dul ve yetim aylığı bağlanır. Şu kadar ki, ödenmemiş yıllık taksitlerin her biri12 eşit parçaya bölünerek o yılın malullük veya dul ve yetim aylıklarından kesilir ve artan miktar hak sahiplerine ödenir.
Taksitle ödemede, bir taksiti zamanında ödemeyen ve T.C. Emekli Sandığınca yapılan tebligat üzerine 1 ay içinde bu borcunu yerine getiremeyenlerin borçlanma durumuna son verilir ve ödedikleri miktara tekabül eden sürenin eski memuriyet veya hizmetlerine eklenmesi suretiyle hesaplanacak süre üzerinden T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Yukarıdaki fıkralar gereğince kendilerine veya hak sahibi mirasçılarına emekli, malullük veya dul ve yetim aylığı bağlananlara borçlanmadan önceki fiili memuriyet veya hizmetlerin tutarı üzerinden T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre ikramiye ödenir.
(B) bendinden faydalanabilmek için ilgilinin T.C. Emekli Sandığına kesenek ödediği memuriyet veya hizmetten ayrılmasını takibeden bir ay içinde Sandığa dilekçe ile başvurması ve kendisine emekli aylığı bağlanmamış veya kesenekleri iade edilmemiş olması gereklidir. (A) bendinin ikinci fıkrası delaletiyle (B) bendinden faydalananlar için bu süre, borçlanma taleplerinin kabul edildiğinin Sandıkça kendilerine tebliği tarihinden başlar.
(B) bendinden faydalanmak dileği ile yapılan başvurmanın T.C. Emekli Sandığınca kabul edildiğinin ilgiliye tebliğini takip eden aybaşından itibaren sandığa kesenek ödemek yükümlülüğü doğar. Kesenekler (Kurum hissesi dahil) her ayın ilk haftası içinde doğrudan doğruya veya T.C. Emekli Sandığının belirteceği bir banka aracılığı ile sandığa ödenir.
Kesenek ve kurum hissesi, ilgilinin T.C. Emekli Sandığına kesenek ödediği evvelki memuriyet veya hizmette son iktisap ettiği maaş veya ödeneğindeki kıdeminden başlamak üzere o memuriyet veya hizmetin en az yükselme süresine göre iki veya üç senede bir terfi ediyormuşçasına yürütülecek maaş dereceleri üzerinden hesaplanır.
(B) bendi uyarınca T.C. Emekli Sandığı ile ilgileri devam edenlerin emekliliğe esas sürelerinin 30 yılı doldurduğu, sandıkla ilgilerinin kesilmesini yazılı olarak istedikleri, öldükleri yahut T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre malul duruma girdikleri veya borçlanma hükümlerinde gösterildiği şekilde sandık tarafından verilen bir aylık süre içinde ödememekte temerrüt ettikleri takdirde bu durumların husule geldiği tarihi takibeden aybaşından itibaren sandıkla ilgileri kesilir ve toplam süreleri üzerinden kendilerine yahut hak sahibi mirasçılarına 5434 sayılı Kanun uyarınca emekli, malullük dul veya yetim aylığı bağlanır. Bu kimselere ödenecek ikramiye hakkında borçlanma ile ilgili hükümler kıyasen uygulanır.
Geçici 3, 4 ve 5 inci maddeler uyarınca borçlandıkları süre ile birlikte emekliliğe esas hizmetleri tutarı 15 yıl veya daha fazla olanlar da bu maddenin (B) bendi hükmünden faydalanabilirler.
Geçici Madde 3 –
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T.C. Emekli Sandığına kesenek ödemekte bulunan avukatlardan, daha önce Sosyal Sigortaya ve Emekli Sandığına tabi olmadan avukatlık yapmış olanların bu fiili avukatlık süreleri 5434 sayılı Kanuna 23 Şubat 1965 tarihli ve 545 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile eklenen maddedeki esaslara göre borçlanmaları şartiyle, emekliliğe esas hizmetlerine eklenir. Şu kadar ki, bu avukatların borçlandıkları süreye ait keseneklerin hesabında geçici ikinci maddenin borçlanma ile ilgili hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu madde hükmünden faydalanmak için, ilgili avukatın,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde T.C. Emekli Sandığına yazılı olarak başvurması şarttır.
Geçici Madde 4 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T.C. Emekli Sandığına kesenek ödemekte bulunan avukatlardan, daha önce Sosyal Sigortaya ve Emekli Sandığına tabi olmadan avukatlık yapan ve ondan önce de T.C. Emekli Sandığına kesenek ödeyenlerin, T.C. Emekli Sandığı ile ilişkileri bulunan iki devre arasındaki fiili avukatlık süreleri geçici 3 üncü maddeye göre borçlanmaları şartiyle, emekliliğe esas hizmetlerine eklenir.
Geçici 3 üncü maddenin son fıkrası hükmü bu halde de uygulanır.
Geçici Madde 5 - Geçici 2, 3 ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren avukatların bu maddeler gereğince borçlandıkları fiili avukatlık sürelerinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına giren hizmetleri de mevcutsa, Sosyal Sigortalar kapsamına giren hizmetler 5.1.1961 tarihli ve 228 sayılı Kanunun aylık bağlanmasına ilişkin esasları dairesince T.C. Emekli Sandığındaki hizmetler (Borçlanılan süreler dahil) ile birleştirilir.
Bu madde hükmünden faydalanmak isteyenlerin T.C. Emekli Sandığına başvurmalarının şekli ve süresi hakkında geçici 3 üncü madde hükmü kıyasen uygulanır.
Geçici Madde 6 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Avukatlar Yardımlaşma Sandığında üye bulunan avukatlar, levhasına yazılı oldukları baroya müracaat ederek sandıktaki kayıtlarının silinmesini isteyebilirler.
Yukarıdaki fıkra gereğince sandıktan kayıtları silinen avukatların sandıktaki alacaklarının, üyelik süresi ve sandık mevcuduna göre kendilerine ödenmesi şekli, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ilgili baro yönetim kurulu tarafından hazırlanıp baro genel kurulunca onaylanan bir yönetmelikle tespit edilir.
Geçici Madde 7 – a) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce hukuk fakültelerinden mezun olanlar Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde,
b) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hukuk fakültesinde kayıtlı öğrenci durumunda bulunan ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, altı yıl içinde, hukuk fakültelerinden mezun olanlar, mezuniyet tarihinden itibaren üç yıl içinde,
Avukatlık stajı için baş vurdukları takdirde, ilk altı ayı mahkeme, ikinci altı ayı avukat yanında olmak üzere bu Kanun hükümleri uyarınca bir yıl staj yaparlar ve bu Kanunun 12 nci maddesi, 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 23 üncü maddesinin birinci fıkrası, 24 üncü maddesinin son fıkrası ve 26 ncı maddesi hükümleri yerine 3499 sayılı Avukatlık Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 17 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5178 sayılı Kanunla değişen 19 uncu maddesi hükümleri bunlar hakkında uygulanır. Bunlar, buKanunun 3 üncü maddesinin (d) bendi ile avukatlık sınavına dair 28, 29, 30, 31, 32 ve 33 üncü maddeleri hükümlerine tabi değildir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte avukatlık stajına başlamış olup da, henüz bitirmemiş olanlar hakkında 3499 sayılı Avukatlık Kanununun staj hükümleri ve o kanuna göre hazırlanmış olan yönetmelik uygulanır.
Geçici Madde 8 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Siyasal Bilgiler Okulu veya fakültesinden mezun olup da eksik kalan derslerden Hukuk Fakültesinde sınav vermiş olanlar, bu Kanunun uygulanmasında Hukuk Fakültesi mezunu sayılırlar.
Geçici Madde 9 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay'da hukuk mezunu başkatip olarak en az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar, 3 üncü maddenin (c) bendindeki kayıttan vareste tutulurlar.
Geçici Madde 10 - Ankara Baro Başkanı, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde Ankara'da toplanıp Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile Birlik Yönetim Kurulu, Birlik Disiplin Kurulu ve Birlik Denetleme Kurulu üyelerini ve yedeklerini seçecek olağan ilk genel kurul için delegelerini seçip göndermelerini ve toplantı yer, gün ve saatini, toplantı gününden en az bir ay önce barolara bildirir. Belirlenen günde toplantıyı açarak yerini en yaşlı delegeye bırakır.
Geçici Madde 11 - 708 sayılı Kanunun 2 nci ve 7 inci maddelerinde ve 2573 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinde yazılı mülazemet süresini 3499 sayılı Avukatlık Kanununun yürürlüğü tarihinden bitirmiş olanlar 3 üncü maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde ve 5 inci maddede gösterilen şartlara sahip oldukları takdirde baro levhasına yazılırlar.
Bu kanunun uygulanmasında Medresetulkuzat ve Nüvap Mektepi mezunları hukuk mezunu sayılır.
Geçici Madde 12 - Gerek 3499 sayılı Kanun gerekse bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra dava vekaleti ruhsatnamesi ile 708 sayılı Kanunun 5 inci maddesine dayanılarak avukatlık ruhsatnamesi verilemez.
Ancak, hukuk fakültesi veya mektebinden mezun olmadıkları halde 3499 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce hakimlik veya savcılık sınıflarında, 3499 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce veya sonraki görev sürelerinin toplamı dört yılı doldurmuş olanlara 3 üncü maddenin (b) ve (c) bentlerindeki kayıtlardan vareste tutulmak şartıyla avukatlık ruhsatnamesi verilir. Sicilleri itibariyle görevlerinden çıkarılmış olanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Geçici Madde 13 - 3499 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dava vekaleti ruhsatnamesine sahip olanlar, beş avukat bulunmayan yerlerde vekalet icra edilebilirler. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3499 sayılı Kanunun (Muvakkat IV üncü) maddesi uyarınca beş avukat bulunmayan yerlerde dava vekilliği yapmakta olanların kazanılmış hakları saklıdır.
Dava vekillerinin, mesleklerini icra edebilmeleri için, o yerin bağlı olduğu baroca tutulan bir listeye yazılmaları şarttır. Listeye yazılmak için yapılan başvurma üzerine barolar, istemin kabul veya reddine dair kararlarını bir ay içinde vermek zorundadır. Bu süre içinde karar verilmezse istem reddolunmuş sayılır. Listeye kayıt kararı kesindir. Belli süre içinde karar verilmez yahut red kararı verilirse ilgili şahıs, karar verilmemiş ise bir aylık sürenin sonundan, istem reddedilmişse red kararının tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin kararı adalet Bakanlığının onaylamasıyla kesinleşir.
Listeye yazılma, bu Kanunun davavekillerine tanıdığı hak ve yetkilerden faydalanmak ve hükümlere tabi olmak bakımından, baro levhasına yazılmanın sonuçlarını doğurur.
Listenin barolarca nasıl düzenleneceği, listeye yazılmak için yapılacak başvurma hakkındaki işlemler listenin mahkemeler, Cumhuriyet savcılıklarına, icra ve iflas dairelerine ve diğer resmi mercilere bildirilme tarzı ve listeden kaydın silinmesi şekli bu Kanunun 182 inci maddesinde yazılı yönetmelikte gösterilir.
Geçici Madde 14 - 3499 sayılı Kanunla ek ve değişikliklerine göre kurulmuş olan barolar, bu Kanun hükümlerine göre görevlerine devam ederler.
Geçici Madde 15 - 168 inci madde uyarınca hazırlanacak asgari ücret tarifesi, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılır ve yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanır.
Geçici Madde 16 - Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu görevine başlayıncaya kadar, avukatlık haysiyet divanındaki dosyalar, bu kurula devredilmek üzere Ankara Baro Başkanlığınca teslim alınır.
Geçici Madde 17 - Yargı mercileri, Cumhuriyet savcılıkları, icra memurlukları nezdinde baş katiplik, zabıt katipliği, zabıt katibi muavinliği, yahut icra memurluğu veya yardımcılığı görevlerinden birini en az on yıl süre ile yapmış olan kimseler, bu Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Avukatlık meslekine kabul için aranılan tahsil, staj ve sınav dışındaki şartları haiz olurlar ve 5 inci maddede yazılı engeller kendilerinde bulunmazsa, en az üç avukat veya dava vekili olmayan bir yerde, o yerin bağlı olduğu baroca tutulan listeye yazılmak şartıyla, münhasıran o yerin hukuk mahkemeleri ve icra ve iflas dairelerinde dava ve iş takip edebilirler.
Bu kimseler, münhasıran vekalet görevini yapabilecekleri yerde, listeye yazılma tarihinden itibaren üç ay içinde bir büro açmak zorundadırlar. Bu zorunluluğa uymayanların adları listeden silinir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 61 inci maddesinin son fıkrası gereğince vekalet görevini yapanlar, geçmiş adalet hizmetine ait şarta bakılmaksızın, birinci fıkrada yazılı diğer şartlara sahip oldukları takdirde, o yerin bağlı bulunduğu Baroca tutulan listeye yazılmak suretiyle münhasıran o yerdeki hukuk mahkemeleri ve icra iflas dairelerinde vekalet görevini yapmaya devam ederler. Ancak, listeden herhangi bir suretle adları silinenler, birinci fıkrada yazılı şartların tamamına sahip olmadıkça bir daha listeye yazılamazlar. Bu kimseler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde bir büro açmak zorundadırlar. Aksi halde listeye yazılmazlar; listeye yazılmışlarsa adları listeden silinir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca vekalet görevini yapmak hakkı o yer avukat veya dava vekilleri sayısının üçü bulması halinde kendiliğinden sona erer. Sona erme tarihinden itibaren üç ay içinde, ilgili şahsın aynı baro bölgesi içinde üç avukat veya davavekili bulunmayan başka bir yere naklederek büro açması halinde, listedeki kaydı, nakledilen yer işaret edilmek suretiyle devam eder. Belli süreiçinde nakil yapılmamışsa ilgilinin adı baroca listeden silinir.
Geçici 13 üncü maddenin listeye yazılma için yapılacak başvurma ile ilgili ikinci fıkrası hükmü bu kimseler hakkında da kıyasen uygulanır.
Listeyle ilgili olup, geçici 13 üncü maddenin son fıkrasında gösterilen hususlar ve bu maddeye göre vekalet görevini ifa edeceklere verilecek yetki belgesinin neleri ihtiva eyleyeceği 182 nci maddede yazılı yönetmelikte gösterilir.
Bu kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onbirinci ve onikinci kısmı ile 49, 57, 58, 59, 60, 61, 62 ve 65 inci maddeleri dışında kalan hükümleri bu maddenin kapsamına giren kimseler hakkında da kıyasen uygulanır.
Baro giriş ve yıllık kesenekleri bu maddelerin kapsamına giren kimselerden alınmaz.
Bu maddenin birinci fıkrasından gayri diğer fıkraları kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 yıl sonra yürürlükten kalkar.
Madde 199 - 1580 sayılı Belediye Kanunu ile 13 Mart 1329 tarihli İdarei Umumiye Vilayet Kanununa aşağıdaki maddeler eklenmiştir.
Belediye Kanununa eklenen madde:
Ek madde - Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti belediye bütçesinden yahut belediyenin yönetim ve denetimi altındaki daire, müessese veya şirketlerden verilen müşavir ve avukatların takibettikleri dava ve işlerde, mahkeme ve icra daireleri tarafından müvekkilleri belediye,daire, müessese veya şirket lehine avukatlık ücret tarifesine göre takdir edilen avukatlık ücretinin tahsil olunan kısmı belediye veya onun yönetim ve denetimi altındaki daire, müessese veya şirketin hukuk işleri müdürlüğü yahut hukuk müşavirliği personeline, belediye meclisi tarafından tespit edilecek esaslara göre ve 7244 sayılı Kanundaki hadler dahilinde tevzi ve tediye olunur.
İdare Umumiyei Vilayet kanununa (3488 sayılı kanunla 1988 yılında yürürlükten kaldırmıştır.)eklenen madde:
Ek madde - Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti il özel idaresi bütçesinden yahut belediyenin yönetim ve denetimi altındaki daire, müessese veya şirketlerden verilen müşavir ve avukatların takibettikleri dava ve işlerde, mahkeme ve icra daireleri tarafından müvekkilleri il özel idaresi lehine avukatlık ücret tarifesine göre takdir edilen avukatlık ücretinin tahsil olunan kısmı bu idarenin hukuk işleri müdürlüğü veya hukuk müşavirliğindeki persone, il genel meclisi tarafından tespit edilecek esaslara göre ve 7244 sayılı Kanundaki hadler dahilinde tevzi ve tediye olunur.
Kanunun yürürlük tarihi:
Madde 200 - Bu Kanun yayımı tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girer.
Kanunu yürüten makam:
Madde 201 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.