inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

05.01.2005 tarihinde gözden geçirildi ve düzenlendi

 

Adalette Dönüşüm

Ulusal Program ve UYAP Projesi*

 

Av. Fikret İlkiz

GİRİŞ

Avrupa Konseyi Kopenhag Zirvesi’nde (1993) genişleme doğrultusunda verdiği kararla Merkezi ve Doğu Avrupa’daki ortak ülkelerin istedikleri takdirde Avrupa Birliğine üye olabilecekleri görüşünü benimsedi. Zamanlama konusunda ise Konseyin açıklamasına göre :  “Ortak ülke, gerekli ekonomik ve siyasi koşulları yerine getirerek, üyelik yükümlülüklerini üstlenmeye hazır olduğunda katılım gerçekleşecektir.”

Avrupa Konseyi Kopenhag Zirvesi üyelik kriterleri, aday ülkenin:

  • Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıkların saygı görmesini ve korunmasını teminat altına alan istikrarlı kurumlara;

  • İşleyen bir Pazar ekonomisine ve Birlik içindeki piyasa güçleriyle ve rekabetçi baskılarla başa çıkabilecek kapasiteye;

  • Hedeflerden sapmamak da dahil olmak üzere, üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme yeteneğine sahip olmasını şart koşar.

Aralık 1995 Avrupa Konseyi Madrid Zirvesi’nde üyelik kriterlerinde “ön koşul” kabul edildi.  Üye ülkenin idari yapısında düzenlemelere giderek bütünleşme koşullarını yaratmış olması gerekiyor. Avrupa topluluk mevzuatını ulusal mevzuata dönüştürmek önem taşıyor. Ancak mevzuatın, uygun idari ve yasal yapılar aracılığıyla etkin bir biçimde uygulanması çok daha önemli. Bu, AB üyeliğinin gerektirdiği karşılıklı güven açısından bir ön koşul olarak kabul ediliyor.[1]  

Demek ki Kopenhag Kriterleri için ön koşul; Madrid Zirvesi’nde kabul edilen yaklaşıma göre “mevzuatın uygun idari ve yasal yapılar aracılığıyla etkin bir biçimde uygulanması” çok daha önemli. Bunun için idari yapıda düzenlemeler yapılması zorunlu.

İşte bu “kriterleri” akılda tutarak soruları basite indirgeyerek sorarsak; acaba UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) veya Adalet Bakanlığı Yargı Otomasyonu nedir? Soruyu başka türlü sormak gerekirse Türkiye Bilişim Derneğinin 21. Ulusal Bilişim Kurultayı nedeniyle düzenlediği 5 Ekim 2004 tarihli (e-ADALET) başlığı altında Açılış Konuşmacısı olarak gösterilen Adalet Bakanı Cemil Çiçek acaba ne söyleyecek? Kuşkusuz söyleyecekleri çok önemli olacak. Aynı gün devam edecek olan Panel’de (Adalette Dönüşüm) tartışılacak.

Yine (Adalette Dönüşüm) Paneli için “beklenti” şöyle açıklanıyor:

“Gelişen, dönüşen toplumda; adalet kavramının ve adalet mekanizmasının da hızlı ve sağlıklı uyum sağlaması beklenir. Yurttaşın, hukuksal işlemler sırasında bu güne kadar karşılaştığı caydırıcı iş ve işlemlerin yerine kırtasiyeden, bürokrasiden arınmış, çağdaş yöntemlerin ve uygulamaların yerleştirilmesinde gelişen teknolojinin desteği çok büyük olacaktır. Daha da önemlisi; teknolojinin desteğiyle ve analitik bir yaklaşımla mevzuatın yasa, yönetmelik ve tüzüklerdeki benzerlikler, aykırılıklar, tutarsızlıklar bir arada değerlendirilebilecek ve mevzuat yalınlaşacaktır. Bunların yanı sıra, hukuk diliyle gündelik dilimiz arasında işlevsel bir bağ kurulması da önemli bir dönüşüm belirtisi olacaktır. Bu anlamda yazılım, donanım ve bilişim teknolojilerinin bütünsel olarak önemli katkısı söz konusudur. Panelde, adalet mekanizmalarının önde gelen kurum ve ilgililerinin bu alandaki gelişmeleri ve gerekli önlemleri değerlendirmeleri beklenmektedir.” [2]  

Bu beklenti çerçevesinde; “avukat” olarak ve ayrıca İnternet ve Hukuk Platformu adına (İvHP) bu alandaki gelişmeleri değerlendirmek istiyorum. Adalet mekanizmasının önde gelen kurumu içinde “avukatların” da kabul edildiği görüşü sevindiricidir. Aslında avukatlar adalet mekanizmasının kurucu unsurudur. Bu alanda da, yani hukukla bilişimin buluştuğu noktada adalette dönüşüm için savunma mesleği “olmazsa olmaz” bir konumdadır.

Bu girişle belirlenen çerçeve içinde UYAP nedir sorusuna ve değerlendirmelerimize geçerek beklentilere yanıt vermeye çalışılacaktır…  

Ulusal Programda, Ulusal Programın koordinasyon ve izlenmesinde UYAP’ın yeri nedir?  

I. ULUSAL PROGRAM VE YARGI

Eski Adalet Bakanı Prof. Dr Hikmet Sami Türk 2001 yılında UYAP (Ulusal Yargı Ağı) Projesininin ikinci aşamasına ilişkin sözleşmenin imza töreninde[3]  şunları söylemişti:

“Gerçekleştirmeye çalıştığımız Ulusal Yargı Ağı Projesi ile bütün mahkemelerimizin kendi aralarında ve yüksek mahkemelerle, ayrıca kamu kurum ve kuruluşları ile birbirine bağlanması hedeflenmektedir. Böylece gerek mahkemelerimiz arasında, gerek mahkemelerimizle kamu kurum ve kuruluşları arasında yargı ile ilgili bilgi ve belge akışı sür’atlenecek; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, Anayasa’mıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun biçimde gerçekleşecektir”

Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk böyle bir projenin gerçekleşmesi konusunda endişelerini dile getirirken imza töreninde yaptığı konuşmada:

 “Bu amaçla gerekli ödeneklerin verilmesi için Devlet Planlama Teşkilâtı ve Maliye Bakanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Bu Proje’nin yürütülmesi, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için bu günkü fiyatlarla 100 trilyon liraya yakın bir ödeneğin verilmesini zorunlu kılmaktadır. Proje’nin toplam maliyeti, 160 milyon dolar olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de Adalet Bakanlığı’nın genel bütçeden aldığı pay, maalesef son yıllarda çok düşük olmuştur. Bu anlayış devam ettiği takdirde, bu Proje’nin gerçekleştirilmesi mümkün olamaz. Ama Türkiye’nin bu alandaki gecikmesinin bedeli, çok daha ağır olur. Çünkü adaletin makul bir süre içinde ve hakkaniyete uygun olarak yerine getirilmesi hukuk devletinin temelidir.

Türkiye’nin gerek Anayasası, gerek uluslararası sözleşmeler çerçevesindeki yükümlülükleri bunu gerektirmektedir. İşte bu amaçlara ulaşılabilmesi, şimdi imzalayacağımız Sözleşme ile çekirdeğini oluşturmaya başlayacağımız sistemin Türkiye’de en kısa zamanda gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Biz bunun en geç 2004 yılı sonunda gerçekleştirilmesini amaçlıyoruz ve bunun için önümüzdeki yılların bütçelerine bu konuda yeterli ödenek konmasını istiyoruz. Bu konudaki girişimlerimiz devam edecektir.” diyordu.

Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı 19 Mart 2001 tarihli Bakanlar Kurulunda kabul edilerek 24 Mart 2001 tarih ve 24352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.  Ulusal Raporun  “6.Reformların Mali açıdan Global Değerlendirmesi” bölümünde; Helsinki Zirvesinden sonra, Türkiye’nin adaylık sürecinde, AB Müktesebatını üstlenmesi için gereken reformların toplam değeri yaklaşık 4.2 milyar Euro olarak öngörülmüştür.

Bu öngörü çerçevesinde 2001 yılındaki durumumuza örnek oluşturması bakımından yargı alanındaki bazı gereksinimlere kısaca değinmekte yarar vardır.

Örneğin Ulusal Programa göre; rüşvet, yolsuzluk ve kara para aklamayla etkin bir mücadele için İçişleri ve Maliye Bakanlıkları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde birer veri tabanı oluşturulması ve denetimin artırılması hedeflenmiştir. Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi (Turkish International Academy Against Drugs and Organised Crime-TADOC) çerçevesinde: “Taktik Eğitim Merkezi Projesi” için yaklaşık 700 bin Euro; “Suç Önleme Araştırma Merkezi”, “Uyuşturucu Kontrol ve Talep Azaltımı Araştırma Merkezi”, “Kara Para Araştırma Merkezi” ve “Bilişim Suçları Araştırma Merkezi” projeleri için ise yaklaşık 300 bin Euro  tutarında mali kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.

Genel kolluk kuvvetlerinin ifade alma ve sorgulama, oto hırsızlığıyla mücadele, bilişim ve bilgisayar suçları, gözaltı ve sorgulama birimlerinin standardizasyonu ile araç, gereç ve teknik donanım bakımından takviyesi için bütçe imkânlarının artırılmasına gereksinim duyulmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerdeki 200 kadar ifade alma odası ile 1000’e yakın nezarethanenin standart hale getirilmesine yönelik fizibilite çalışmaları devam etmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün adli hizmetler ve adli soruşturma uzmanları yetiştirilmesine yönelik eğitim faaliyetleri için, 2002 yılı itibariyle, ilk aşamada 700 bin Euro tutarında mali kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır.

Bir başka örneğe göre Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Daire Başkanlığı personeline ODTÜ’de temel bilim eğitimi verilmesi faaliyetinin sürdürülmesi amacıyla da, her yıl 150 bin Euro tutarında mali kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır. 1999–2010 döneminde Türkiye genelinde tüm ilçe Jandarma Komutanlıklarında kurulması planlanan olay yeri inceleme birimlerinden 120 adedi faaliyete geçirilmiş olup, bu sayının 2003 yılına kadar 274’e çıkarılması öngörülmektedir. Bu proje için 500 bin Euro tutarında mali kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. 80 İl Jandarma Komutanlığına kurulması öngörülen Parmak İzi Alma İstasyonları için 4,5 milyon Euro kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.

Bütün bu veriler global mali değerlendirmelerden bazı örneklerdir.

Ulusal Programın bu bölümünde “Hukuki ve Cezai Konularda Adli İşbirliği” başlığı altında “Ulusal Yargı Ağı Projesi” değerlendirilmiştir. UYAP ile Adalet Bakanlığı'nın merkez teşkilatında gerçekleştirilen işlemlerin bilgisayar ve özel yazılım gibi teknolojik imkânların yardımıyla hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesi amaçlanmıştır.

Bu aşama, 2001 yılı sonunda tamamlanacaktır. Projenin ikinci aşamasında, 2004 yılına kadar mahkemelerin ve Cumhuriyet savcılıklarının otomasyonu ve noterlik, nüfus müdürlükleri, tapu müdürlükleri gibi diğer kurumlarla entegrasyonu sağlanacaktır. Dört yıl sürmesi öngörülen Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin toplam maliyeti yaklaşık 170 milyon Euro’dur.

Yine eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün anılan imza töreninde verdiği bilgilere göre; Ulusal Yargı Ağı Projesi tamamlandığı zaman bu sözleşmenin toplam maliyeti 160 milyon dolar olarak hesaplanmış. 2001 yılı Ağustos ayındaki kur üzerinden yaklaşık 135 trilyon Türk lirası… Projenin birinci aşamasının maliyeti, 2.552.037.000.000 Türk lirasına mal olmuş… Projenin ikinci aşaması ile yargının daha ekonomik ve hızlı çalışabilmesi için Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme ile infaz işlemlerinin bilgisayar aracılığıyla yapılması, karar destek sistemi ve bilgi bankası kurulması, dosya ve evrakın yüksek mahkemelere gidiş-dönüş ve incelenmesi, kararın kesinleşmesi, cezanın infazı ve adlî sicile intikalinin bilgisayar teknolojisi ile gerçekleştirilmesi, dava taraflarının duruşma gününü İnternet’ten öğrenebilmesi, böylelikle davayı takip edebilmelerinin sağlanması amaçlanıyor. 
Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin ikinci aşamasının bir bölümünü oluşturan taşra birimleri otomasyonunun toplam maliyeti ise 11.164.411.880.000 Türk lirası. Bunun 2.552.015.500.000 Türk lirası yazılım analizi için, 6.157.170.380.000 Türk lirası yapısal kablolama için ve 2.455.226.000.000 Türk lirası ise donanım için öngörülmüş

İhtisas Mahkemeleri Projesi altında Fikri ve Sınai Hakların Etkin Korunması Projesi çerçevesinde fikri sınai ve ticari mülkiyet haklarından doğan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla 12 ihtisas mahkemesi kurulacaktır. Bu proje kapsamında 12 hâkim ve savcı bir AB kurumunda 10 süreyle akademik eğitim alacaktır. Ankara Üniversitesi Fikri Haklar Araştırma Enstitüsünde bir dokümantasyon merkezi kurulacaktır. Mahkemeler ile Adalet Bakanlığı, Türk Patent Enstitüsü ve Gümrük İdaresi arasında bir bilgisayar ağı kurulacaktır.

Fikri Mülkiyet Haklarının Uygulanması Projesinin 2.289.000 Euro’luk maliyetinin yüzde 76’sı AB kaynaklarından (MEDA) sağlanmaktadır. Adalet Bakanlığı, projeye kendi bütçesinden yüzde 24 oranında mali katkıda bulunmaktadır.

II. TEMMUZ 2003 ULUSAL PROGRAM VE KOORDİNASYONU

 “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” ile “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar”ın kabulü; Dışişleri Bakanlığı’nın 19.6.2003 tarihli ve 3276 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 23.6.2003 tarihinde kararlaştırılmıştır. Bu karar ekinde ise 2001 yılı Ulusal Programı ile ulaşılmaya çalışılan “siyasi” ve “ekonomik” kriterlerde nerede olduğumuza dair çizelgeler verilmiştir. Bakanlar Kurulunun 2003/5930 sayılı bu Kararı 24 Temmuz 2003 tarihli Mükerrer 25178 sayılı Resmi gazetede yayınlanmıştır.

Karara göre; Ulusal Program, yıllık gerçekleşmeler, Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporları da dikkate alınarak, ülkemizin ihtiyaç ve önceliklerine göre gerektiğinde güncelleştirilecektir.

“Siyasi kriterler” yeniden gözden geçirilerek Türkiye’nin, 24 Mart 2001 tarihli Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında öngörüldüğü şekilde temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıkların korunması ve saygı görmesi hususlarındaki düzenlemeleri güçlendiren ve güvence altına alan kapsamlı anayasal ve yasal reformlar gerçekleştirdiğine değinilmektedir.

III. YARGININ İŞLEVSELLİĞİ VE VERİMLİLİĞİ

Temmuz 2003 Siyasi kriterlere göre “Yargının İşlevselliği ve Verimliliği” başlığı altında gösterilen hedef şöyledir:

“Devletimizin temel niteliklerinin başında gelen hukuk devleti ilkesinin evrensel hukuk değerlerini benimsemiş çağdaş toplumlardaki anlayışla ülkemizde de yerleştirilmesi, adalet hizmetlerinin modern toplumun gereklerine uygun şekilde etkili hale getirilmesi Hükümetin bu alandaki en önemli hedefi olup, bu bağlamda gerçekleştirilecek yargı reformu demokratikleşme sürecinin temelini oluşturmaktadır. Bu alanda öncelikli olarak, uygulamada yeknesaklığın sağlanması amacıyla, insan hakları, AİHS ve AİHM içtihadı konusunda yürütülen eğitim programları, yüksek mahkeme üyeleri dâhil, tüm yargı mensuplarını kapsayacak şekilde yaygınlaştırılarak sürdürülecektir.”

İlk Ulusal Programın yayımlanmasından bu yana (24 Mart 2001–11 Mayıs 2003) Adalet ve İçişleri (ile Siyasi Kriterler) alanındaki Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanmasına yönelik olarak kabul edilip yürürlüğe giren mevzuat Anılan Bakanlar Kurulu Kararına Ek olarak verilmiştir.[4]

Adalet ve İçişleri alanındaki “Öncelikler Listesi” şöyledir:

  • İltica Alanında AB Mevzuatına Uyumun Başlatılması ve İltica Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi

  • Sınır Yönetimi ile İlgili AB Mevzuatına Uyum Sağlanmasına Devam Edilmesi ve Schengen Müktesebatının Uygulanması İçin Hazırlık Yapılması

  • Vize Mevzuatı ve Uygulamasının AB Mevzuatı ile Uyumlu Hale Getirilmesine Başlanması

  • Yasa Dışı Göçle Mücadeleye Yönelik Olarak AB Mevzuatının ve En İyi Uygulamalarının Kabul Edilmesi ve Uygulanması

  • Örgütlü Suçlar, Sahtecilik ve Yolsuzluk

  • Uyuşturucu ile Mücadele Alanında AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması

  • Kara Paranın Aklanması ile Mücadele Alanında AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması

  • Polis İşbirliği, Schengen Bilgi Sistemi ve Europol’e Katılım

  • Kişisel Verilerin Korunması Konusundaki AB Mevzuatına Uyum Sağlanması

  • Euro’nun ve Topluluğun Mali Çıkarlarının Ceza Hukukunda Korunması Konularında AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması

  • Ceza Hukuku Alanında Adli İşbirliği Bakımından AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması

  • Özel Hukuk Alanında Adli İşbirliği Konusundaki AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması

  • Tüm Vatandaşların Adalete Erişiminin Sağlanması ve Bunun İçin Adli Yardım Sisteminin Geliştirilmesine Devam Edilmesi

  • Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin Artırılması Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi

Öncelikler listesinde sayılan “Örgütlü Suçlar, Sahtecilik ve Yolsuzluk” hakkında idari kapasitenin arttırılması ve işbirliği önerilmektedir. Bu çalışmalar içinde rüşvet, yolsuzluk, sahtecilik ve kara para aklamayla etkin bir mücadele amacıyla taşınmaz mallara ilişkin tüm hukuki ve teknik bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılarak Türkiye çapında gayrimenkul veri tabanının oluşturulması için Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminin (TAKBİS) tamamlanması yönünde çalışmaların sürdürüleceğine değinilmektedir.

Bu öncelik altında bazı Birleşmiş Milletler Sözleşmelerinin onaylanmasının uygun olacağı vurgulanarak verilen “Mevzuat Uyum Takvimi” içinde;   

23 Kasım 2001 tarihinde imzaya açılan Avrupa Konseyi Bilişim (Sanal Ortam) Suçları Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi ETS No:185 ile (Avrupa Konseyi Bünyesindeki Internet Suçlarına İlişkin Sözleşme hakkında kabul edilen 27 Mayıs 1999 tarih ve 1999/364/JHA sayılı Ortak Tutum) Sözleşmelerinin 2005 yılına kadar onaylanarak kabul edilmeleri, 

İletişime yasal müdahaleye ilişkin 17 Ocak 1995 tarih ve 96/C 329/01sayılı Konsey İlke Kararının iç hukukta içselleştirilmesi için; 4422 Sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununda değişiklik yapılması,

Örgütlü suçlarla mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla ileri teknoloji ve bilişim sistemleri alanında kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesinin ve bu alanda kurulacak tüm kolluk birimlerinin eğitim, personel ve teknik ekipman açısından desteklenmesi yer almaktadır.

IV. ADALETE ERİŞİM VE ADLİ YARDIM SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ

2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinde Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği başlığı altında orta vadede Adalet ve İçişleri başlığında “Adlî yardım sisteminin geliştirilerek tüm vatandaşların adalete erişiminin sağlanması” şeklinde bir ibare yer almaktadır.

Avrupa Birliğinde adalete erişim ve adlî yardım başlığı altında bilhassa bilgilendirme kampanyaları ve adalete erişim için kullanıcı rehberlerinin basımı, hukukî konularda bir bilgi sistemi ve yargı ağı kurulması, adlî yardımın asgarî standartlarına dair çalışmalar yapılması, nizasız davalar ve nafaka davaları gibi bazı hukuk davaları için ortak usul kurallarının tespiti, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının teşviki, çok dilli standart dava dilekçeleri hazırlanması, mağdurların korunması için asgarî standartların tespiti konuları ele alınıp düzenlenmektedir. Bu bağlamda ülkemizde de bazı tedbirlerin alınması 58. Hükümetin Acil Eylem Planının “Demokratikleşme ve Hukuk Reformu” kısmında 7 sayılı başlık altında ve bazı yasa taslaklarında yer almaktadır.

“Tüm Vatandaşların Adalete Erişiminin Sağlanması ve Bunun İçin Adli Yardım Sisteminin Geliştirilmesine Devam Edilmesi” amacıyla kabul edilen Mevzuat Uyum Takvimi şöyledir:

  • AB Mevzuatında yer alan “Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı Hakkında Amsterdam Antlaşmasının hükümlerinin en iyi şekilde uygulanması hakkındaki 3 Aralık 1998 tarihli Konsey ve Komisyon Eylem Plânı (Viyana Eylem Plânı) (31999Y0123(01)”  1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununu Değiştiren 3842 sayılı Kanunun 31. maddesinin yürürlükten kaldırılmasına karşılık gelmektedir. 2003 yılında kabulü ve yürürlüğü öngörülmüştür.

  • 25 Ekim 1980 tarihinde imzaya açılan Adalete Uluslararası Erişim Sözleşmesi (Lahey Sözleşmesi) Uluslararası Özel Hukuk Konferansı Sözleşme No: 29  (91999JHA10150). 2005 yılında onaylanması öngörülmüştür.

  • 4 Ekim 2001 tarihinde imzaya açılan Adlî Yardım Taleplerinin İletilmesine İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesine Ek Protokol (Moskova) ETS No: 179 için Onay kanununun çıkması için 2004 yılı öngörülmüştür.

  • 2005 yılında; Uzlaştırma Kurullarının Kuruluş, Görev ve Yetkilerine Dair Kanun Tasarısı ile İstanbul Milletlerarası Tahkim Merkezi Kanun Tasarısı ve Türkiye Hakem ve Bilirkişi Odaları Birliği Kanun Tasarısının yasalaşması öngörülmüştür. 

Mevzuatın uyumunun sağlanması açısından “Kurumsal Yapılanma” takvimi şöyle belirtilmiştir:

  • Ulusal Yargı Ağı Projesinin tamamlanması ile bir yandan yargının işlevselliği ve kapasitesi güçlendirilirken, diğer yandan bireylerin teknolojik imkânlardan yararlanarak adalete daha kolay ve hızlı erişimi temin edilecektir. (Uygulama Tarihi 2005) 

  • İlgili Kuruluşlarca ülke çapında hukuk bilincini sağlayacak, vatandaşlar arasında basit konularda ihtilafı, ihtilaf çıkmadan önlemek üzere temel hukuk bilgilerini öğretecek Hukuk Danışma Büroları kurulacaktır. Kamu kurumları kendi görev alanlarında vatandaşları bilgilendirmek amacıyla el kitabı, rehber, kılavuz ve broşürler yayımlayacaklardır  (2003–2005)

  • Adalet Bakanlığınca hak arama özgürlüğünü uygulamada sağlamak amacıyla cezaevlerinde çok dilli rehber kitapçıklarının basım ve dağıtımının yaygınlaştırılması (2003–2005) 

V. ADALET SİSTEMİNDE ANA UNSURLAR

Temmuz 2003 Ulusal Programda Adalet ve İçişlerindeki “Ana Unsurlar” üç noktada toplanmıştır:

  • Yargının işlevselliğinin güçlendirilmesi, adli ve idari kapasitesinin artırılması

  • Ceza ve tutukevlerinde uluslararası standartlara ulaşılması

  • Yargının otomasyonu

Ana Unsur olarak kabul edilen Yargının işlevselliğinin güçlendirilmesi, adli ve idari kapasitesinin artırılması başlığı altında kısa bilgi verilmektedir.

2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinin 12. paragrafı ile; yargının bağımsızlığının ve etkinliğinin güçlendirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi doğrultusunda insan hakları ve temel özgürlüklere ilişkin hükümlerin tutarlı bir biçimde yorumlanmasının sağlanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının tüm adli makamlarca dikkate alınması yükümlülüğüne yönelik tedbirlerin alınması, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişinin Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilmesi ve İstinaf Mahkemelerinin kurulmasına ilişkin hazırlıkların yapılması öncelikle öngörülmüştür.

1995 tarihli adlî ve idarî kapasitenin güçlendirilmesine dair Madrid Kriteri de dikkate alınarak, bu çerçevede ülkemizce çıkarılması gereken mevzuata ilişkin olarak yürütülen faaliyetler gösterilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ile İstinaf Mahkemelerinin Tesis Edilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı gibi yasa değişikliklerine yer verilmiştir. 5190 sayılı ve  16.06.2004 kabul tarihli Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması Ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanun 30 Haziran 2004 günlü Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. DGM’ler kaldırıldı. Ancak DGM’lerde mevcut sistemin usul hükümleri Ceza muhakemeleri Usulü Yasası içine taşındı. DGM yerine görev yapmaya başlayan Van Ağır Ceza mahkemesi 5190 sayılı yasanın Anayasaya aykırılığı itirazı ile Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini istedi.

2004 yılı Eylül ayında TBMM Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yasayı kabul etmiş, Bölge adliye mahkemelerinin kurulması hakkındaki yasayı da kabul ederek istinaf mahkemeleri sistemini getirmiş ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu değiştirmiştir. 26 Eylül 2004 günlü TBMM Genel Kurulunda; Tasarı olarak gelen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun, 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul edildi ve 28.09.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanması için Cumhurbaşkanına gönderildi. Ancak Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası ile ilgili değişiklik tasarısını yasalaştırmamıştır.

5.1. YARGININ İŞLEVSELLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Yargının işlevselliğinin güçlendirilmesi ve adli kapasitenin geliştirilmesi amacına yönelik olarak gerçekleştirilecek planlanan eğitim faaliyetleri ve bu bağlamda yürütülen diğer faaliyetler arasında 2003–2004 yıllarında hedeflenen ve bir kısmı yapılan Hâkim ve Savcıların İnsan Hakları, AB Hukuku, Cezai Konularda Adli İşbirliğinin geliştirilmesi, yolsuzlukla mücadele yöntemleri, İnsan ticareti ve mücadele yöntemleri, uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığı konularında yapılan eğitim çalışmalarına yer verilmiştir. Aslında bu tür eğitim çalışmalarının sürekliliği sağlanmalıdır. Nitekim bu çalışmalar 2005 yılına da kapsamaktadır. Fikri ve Sınai Haklar hakkındaki projenin süreceği belirtilmiş ve 2005 yılı için Yargının Modernizasyonu ve Cezaevi Reform Projesi için MEDA fonu kapsamında 10.000.000. Euro bütçe ayrılmıştır.  

24 Mart 2001 ile 11 Mayıs 2003 Tarihleri Arasında Adalet ve İçişleri ile Siyasi Kriterler Konularındaki Avrupa Birliği Mevzuatına Uyum Sağlanmasına Yönelik Olarak Kabul Edilip Yürürlüğe Giren Mevzuat arasında 34 ayrı yasa değişikliğine değinilmektedir. Ayrıca Uluslar Arası Sözleşmelerin Uygulanmasına Dair Kanunlar başlığı altında 10 ayrı onay yasasına yer verilmiştir. “Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin Artırılması Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi” için amaç olarak Ulusal Yargı Projesinin gösterilmektedir.

5.2. YARGININ OTOMASYONU

Ana unsur olarak sayılan “Yargının otomasyonu” başlığı altında da aynı Projeye atıf yapılmıştır. Adalet hizmetlerinin hızlı, güvenilir, etkin ve ekonomik olarak yürütülmesi için gerekli olan modern teknolojik altyapının kurulması amacıyla Adalet Bakanlığınca 2000 yılında Ulusal Yargı Ağı Projesini (UYAP) başlatıldığı tekrarlanmaktadır.  Projenin amacı; tüm yargı birimlerini kapsayan otomasyonu ve dış birimlerle entegrasyonu sağlamak suretiyle, yargıda kaliteyi artırmaktır. Toplam maliyeti yaklaşık 170 milyon Euro olan bu Projenin birinci aşaması olan merkez birimleri otomasyonu 2002 yılı sonunda tamamlanmıştır. İkinci aşaması olan taşra birimleri otomasyonu Ağustos 2001’de başlamış olup, 2004 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanmıştır. Bu projenin yıllara göre planlanmış finansman ihtiyacı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

Tablo 24.14.3.1 İhtiyaçlar  

Yıllar

Ulusal Bütçe

Toplam

Yatırımlar

Taşra Birimlerinin Otomasyonu

(Donanım, Altyapı)

2001

7.000.000

73.000.000

2002

15.000.000

2003

47.000.000

2004

4.000.000

Ayrıca Türkiye’de Avrupa Birliğinin adalet ve içişleri alanında işbirliği mevzuatının uygulanmasından sorumlu olan temel kuruluşlar olarak İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı gösterilmiştir.  Kabul edilen yol haritasına göre Adalet ve İçişleri alanında “İdari ve Kurumsal Yapılanma Takvimi”  başlığı altında; 2003–2005 yılları arasında “Yapılması Gerekenler” şunlardır: 

  • Adalet Bakanlığınca hak arama özgürlüğünü uygulamada temin etmek amacıyla cezaevlerinde çok dilli rehber kitapçıklarının basım ve dağıtımının yaygınlaştırılması (2003 – 2005)

  • Hâkim ve savcıların İnsan Hakları konusunda eğitimi (2003 – 2004)

  • Hâkim ve savcıların AB Hukuku konusunda eğitimi (2003 – 2004)

  • Cezaî Konularda Adlî İşbirliğinin Geliştirilmesine Yönelik hâkim ve savcıların eğitimi (2003– 2004)

  • Yolsuzlukla Mücadele konusunda hâkim ve savcıların eğitimi (2005)

  • İnsan Ticareti ile Mücadele konularında hâkim ve savcıların eğitimi (2003–2004)

  • Uyuşturucu ve Göçmen Kaçakçılığı konularında hâkim ve savcıların eğitimi (2004)

  • Fikrî-Sınaî Haklar Projesinin gerçekleştirilmesi (2003–2004)

  • Yargının Modernizasyonu ve Cezaevi Reformu Projesi  (2005)

VI. YARGI SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ VE İSTİŞARİ ZİYARET RAPORU

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından “Türkiye Cumhuriyetinde Yargı Sisteminin İşleyişi” başlıklı İstişare Ziyaret Raporu[5] hazırlanmıştır. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından İngilizce olarak hazırlattırılan ve orijinali 156 sayfa olan bu rapor, Adalet Bakanlığı Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü hâkimleri tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir.[6]

Raporun “Sonuç” bölümündeki görüşe göre; Yargının Bağımsızlığı Hakkındaki Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri ve Hâkimlerin Bağımsızlığı Hakkındaki Avrupa Konseyi Önerisindeki temel standartlar göz önüne alındığında; adli sistemimizin gerçek bir yapısal ve fonksiyonel bağımsızlık özelliğinden yoksun olduğu sonucuna varılmıştır. Demokratik toplumun temel direği yargı bağımsızlığıdır. Yasama ve yürütmenin yargıya müdahalesi kabul edilemez. Temel insan hak ve özgürlüklerin korunabilmesi için yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesini sağlamak zorunlu olup, bunu sağlamak için de siyasal erkin etkisinden kurtaracak kurumlar kurulmalıdır.

Rapora göre, “Bilgi ve iletişim teknolojisi kullanımında artış gözlenmiştir. (Sayfa 110 ve devamı) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin hâkimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve rolleri konusunda tavsiye kararının 3 (1) (d) sayılı prensibi üye ülkelere hâkimlerin etkili bir şekilde ve haksız gecikme olmaksızın yargılama yapabilmeleri için yeterli ekipmanı ve özellikle ofis otomasyonu ve bilgi değerlendirme olanaklarını sağlamayı tavsiye etmektedir. Hâkimler bütün hukuk sistemlerinde eğer yeterli teknik olanaklar ve personel bakımından desteklendiği takdirde daha etkili çalışabilirler ve kararlarını daha kısa sürede verebilirler. Mahkemelerin ve dava dosyalarının yönetiminin gelişimini sağlamak için hâkimler için bütün ofis otomasyonunun ve bilgi işleme olanağının sağlanması gerekir.

Ulusal Yargı Projesinin önemine ve kurulmak istenen “bilgi ağının” yararlarına değinilmiştir. Raporun değerlendirmesine göre; bürokratik prosedürün azaltılması sağlanacak ve resmi yazışmalar elektronik ortamda yapılabilir hale geleceğinden yargıda hataların azalacağı ve ayrıca şeffaflığında bir derece sağlanabilecektir.  Raportörler Mahkemeler ve Adalet Bakanlığının diğer kuruluşları arasındaki bilgi paylaşımı sistemi bakımından Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden aldıkları bilgiye göre henüz birçok ilçede bilgisayar sistemi bulunmadığını saptamışlardır. Ne kadarının uygulama içinde olduğu sorularına aldıkları cevap ise 832 ilçeden 132 sinin online sisteme bağlı olduğu şeklindedir. Rapordaki şu tespit ilgi çekicidir:    

“Bununla birlikte ilk olarak nüfusun yoğun olarak bulunduğu  bölgelere bilgisayar sisteminin kurulduğu anlaşılmaktadır. Ulusal bilgi sistemi nüfusun % 80 nini kapsamaktadır. Açıkça Türkiye’de kırsal kesim ve şehirler arsında iki başlı farklı yargı sisteminden kaçınmak için bütün ilçelerdeki mahkemelerin bilgisayar sistemleri vasıtasıyla ulusal bilgi sistemine ulaşma imkanına sahip olması çok önemlidir.”

Raporda; hâkimlerin dosyaları ve mahkemelerin yönetimine ilişkin kullanılan sistemin modası geçtiği için yararlı olmadığı vurgulanarak, gerekli olan sistemin “elektronik dosya yönetim sistemi” olduğu belirtilmektedir. Bu sistem; mahkeme personeline dava dosyalarının açılmasından sona ermesine kadar yönetimine imkân verir yargılama süresince bütün aşamaların takibini içermektedir. Bu sistemde duruşma günleri otomatik olarak takip edilerek, işlemleri süresinde yerine getirilebilmektedir. Sistem; gerekli işlerin listesini oluşturmaktadır ve gerektiğinde uygun hatırlatmayla hâkime bildirerek, ilave bir özellik iş akışı analizi dava durumunu, açılan ve sona erdirilen dava çeşitleri yönetim vasıtasını sağlar.

Dolayısıyla Raportörlerin kanaatine göre; “ .geliştirilecek dava dosya yönetim sistemine ve hâkimlere ve mahkeme personeline uygun eğitimin sağlanmasına acil ihtiyaç bulunmaktadır.”

Raporda yer alan sonuca göre:

“Son olarak Türkiye’de hala internet imkanı olan kişisel bilgisayarı olmayan hâkimler bulunmaktadır. İzmir İlk Derece Ceza Mahkemesi Başkanlığında kullanılabilecek tek bilgisayarın mahkeme kâtibi tarafından kullanıldığını gözlemledik. Bizim Türkiye’nin kırsal kesimindeki mahkemelerdeki bilgi teknolojisine ulaşabilme imkânlarını gözlemleme imkânımız olmadı fakat Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinde yeni yapılmış bir mahkemede kıdemli hâkimlere kişisel bilgisayar sağlanmamış olduğu dikkate alındığında başka yerlerde bu tür imkânların bulunma ihtimali düşüktür.

UYAP projesinin yargı için bilgiye ulaşma hataların azaltılması ve mahkeme prosedürünün hızlandırılması açısından ümit olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte yapılacak işler olduğunu düşünüyoruz.”

Raporun önerileri : 

  • Adalet Bakanlığı’nın ulusal bilgi veri tabanına, bilgisayar ağ şebekesini kullanma imkânı olmadığı için kullanamayan tüm taşra teşkilatının bu eksikliklerinin giderilmesi,

  • Tüm hâkim ve mahkeme personeline gerekli eğitimlerin verilmesi sureti ile tüm Türkiye çapında elektronik ortamda mahkeme idaresi sisteminin yerleştirilmesi,

  • Tüm hâkimlere internet erişim imkânı olan bilgisayarların verilmesi,

tavsiye edilmiştir.

VII. 2003 İLERLEME RAPORUNDA UYAP PROJESİ

Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin 5 Kasım 2003 tarihli “2003 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU” nda yer alan “yargı sistemi” ile ilgili değerlendirmesinde;

Yargının verimliliğini artırıcı birçok yapısal değişikliğin gerçekleştirildiği, Adli sistemin, aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin yasa ile güçlendirildiği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun AİHM kararları ışığında yargılamanın yenilenmesini olanaklı kılacak şekilde değiştirildiği,  Adli kararların tebligatına ilişkin sistem, zanlı veya mahkumlara uygun şekilde tebliğde bulunulmasına yönelik olarak iyileştirildiği, Adli Tıp Kurumu Yasası adli süreci hızlandırmaya yönelik olarak değiştirildiği, Adalet Bakanlığının hakim ve savcılara AİHM içtihatlarının Türkçe tercümesini de içeren bir rehber dağıttığı, Adalet Bakanlığı’nın Internet sitesinde tüm AİHM kararlarının yayınlandığı olumlu olarak nitelendirilen gelişmeler olarak sayılmıştır.

İlerleme Raporunda “Eksiklik”  olarak belirtilen hususların başında ise hâkim ve savcıların dava dosyalarında büyük bir birikimle karşı karşıya oldukları, ağır iş yükü duruşmalara yeterince zaman ayrılmasına izin vermediğinden dosyaların yeterince tartışılamadığı ve bu durumda savunma hakkının etkilendiği, Cumhuriyet savcıları, yasal görevleri olmakla birlikte, yoğun iş yükü dolayısıyla hazırlık soruşturmalarını yeterince denetleyemedikleri gelmektedir.

İlerleme Raporunda “Ulusal Yargı Ağı projesi ilerlemiş ve bu proje çerçevesinde tüm yerel birimlerde otomasyonun 2003 sonuna kadar tamamlanmasının öngörülmesi” de olumlu olarak nitelendirilen gelişmeler arasında sayılmıştır.

“Kurumsal Yapılanma” demokratik kurumların ve sorumluluk sahibi olan kuruluşların güçlendirilmesi anlamını taşımaktadır. AB ile bütünleşme süreci sadece yasa çıkarmak değildir. Etkili ve verimli biçimde uygulama sağlanmalıdır. Kurumsal yapılanmada, yönetim sistemlerinin tasarlanmasında bin çok kamu hizmetlisinin eğitimi ve bilişimle donatılması zorunludur. Hâkim, savcı ve yargı personelinin eğitimi büyük önem taşımaktadır. Avukatların eğitim çalışmaları etkin ve verimli bir hukuk düzeni kurulması için zorunludur. Komisyon Türkiye için gelecek üç yılı kapsayan mali yardım çerçevesinde 2004–2006 dönemi içinde toplam 1 milyar 50 milyon Euro’luk yardım öngörmektedir.

“Kurumsal Yapılanma”nın devamı ise “Eşleştirme” (Twinnnig) dir. Eşleştirme, kurumsal yapılanmanın en önemli aracı olarak 1998 yılının Mayıs ayında başlatıldı. AB Müktesebatının uygulanması için aday ülkelerde, Üye Devletlerdeki gibi insan kaynaklarına ve yönetim yeteneklerine sahip yapıların, modern ve verimli idarelerin geliştirilmesine destek olmayı amaçlıyor.

Türkiye’de Eşleştirme ilk olarak 10 Proje ile 2002 Ulusal programında yer aldı. 2003 programında da, yaklaşık 17 projenin sonuçlarına katkıda bulundu. Eşleştirme konusundaki proje örneklerine bakılacak olursa; örneğin Romanya ulusal yolsuzlukla mücadele kurumunun kurulması için İspanya ile ortak çalışmaktadır. Polonya ise uzman savcıların ve bilimsel polisin eğitimi suretiyle, içişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının örgütlü suçlara karşı mücadelesinin güçlendirilmesi projesinde Fransa’yı ortak kabul etmiştir. Macaristan’da ise örgütlü suçların soruşturması konusunda eğitim verilmesi projesinde İngiltere ana ortak kabul edilmiş, Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa ile işbirliği içindedir. [7]

SONUÇ YERİNE  

Etkin bir yargı sistemi kurabilmek için 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinde Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği başlığı altında orta vadede “Adlî yardım sisteminin geliştirilerek tüm vatandaşların adalete erişiminin sağlanması” gösterilmiş,

Yine 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinin 12. paragrafı ile; yargının bağımsızlığının ve etkinliğinin güçlendirilmesi öncelikle öngörülmüştür.

“Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin Artırılması Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi” ve “Yargının Otomasyonu” için ortak payda; UYAP projesidir.

Anayasanın 141. maddesine göre davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. Bu görevin yerine getirilmesinde UYAP projesi önemli kilometre taşlarından birisi olarak değerlendirilmelidir. Böylece AİHS’nin 6 ıncı maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı ve vatandaşların yargıya erişimi, hukuki sorunlarının çözümünde etkinlik sağlanmalıdır. 

 


* 05.10.2004 Türkiye Bilişim Derneği 21.Ulusal Bilişim Kurultayı “e-Adalet” / “Adalette Dönüşüm” Panelinde sunulan tebliğdir.

[1] Avrupa Birliğinin Genişlemesi. Tarihi Bir Fırsat. Brüksel. Avrupa Komisyonu, Genel Genel Müdürlüğü, 2003 Sayfa 6/7

[2] TBD 21. Ulusal Bilişim Kurultayı 4-6 Ekim 2004 ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Ankara Program. Sayfa 10

[3]Ulusal Yargı Ağı Projesi’nde İkinci Aşama” Gülden Tozkoparan haberi Turk.internet.com web sitesi  21.08.2001 (http://turk.internet.com)

[4] 24 Temmuz 2003 tarihli Mükerrer 25178 sayılı Resmi gazete. Ek-24.1 ve Ek-24.2’de verilmiştir.

[5]  “Türkiye Cumhuriyetinde Yargı Sisteminin İşleyişi” İstişari Ziyaret Raporu 28 Eylül 2003-10 Ekim 2003  Hazırlayanlar: Kjell BJORNBERG - Paul RICHMOND  Avrupa Birliği Komisyonu / Brüksel.

[6] Raporun metni Adalet Bakanlığının (www.adalet.gov.tr) ve Türkiye Barolar Birliğinin  (www.birlik.gov.tr) adresinde yayınlanmıştır. Avrupa Komisyonu, Raporun hazırlanması aşamasında değerlendirme yapmaları için AB üyesi devletlerden iki uzman atamıştır: Batı İsveç Temyiz Mahkemesi Daire Başkanı, Birleşmiş Milletler Bosna Hersek’te Yargısal Sistemin Değerlendirilmesi Programının eski başkanı Kjell Bjornberg (İsveç) ve İngiltere ve Galler’de avukatlık yapan Paul Richmond (Birleşik Krallık). Bu uzmanlara, Avrupa Komisyonu Adalet ve İçişleri Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Genişleme Dairesinden memur Tobias King, Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğünden memur Marie-Sofie Sveidqvist ve Avrupa Komisyonu Ankara Delegasyonundan Adalet ve İçişleri Bölüm Yöneticisi Sedef Koray-Tippkamper eşlik etmişlerdir. Heyet Türkiye’ye 28 Eylül 2003 Pazar günü ulaşmış ve 10 Ekim 2003 Cumartesi günü ayrılmıştır.

[7] Avrupa Birliğinin Genişlemesi. Tarihi Bir Fırsat. Brüksel. Avrupa Komisyonu, Genişleme Genel Müdürlüğü, 2003 Sayfa 6/7