|
Adalette Dönüşüm
Ulusal Program ve
UYAP Projesi
Av. Fikret İlkiz
GİRİŞ
Avrupa Konseyi Kopenhag Zirvesi’nde (1993) genişleme
doğrultusunda verdiği kararla Merkezi ve Doğu Avrupa’daki ortak
ülkelerin istedikleri takdirde Avrupa Birliğine üye olabilecekleri
görüşünü benimsedi. Zamanlama konusunda ise Konseyin açıklamasına göre
: “Ortak ülke, gerekli ekonomik ve siyasi
koşulları yerine getirerek, üyelik yükümlülüklerini üstlenmeye hazır
olduğunda katılım gerçekleşecektir.”
Avrupa Konseyi Kopenhag Zirvesi üyelik kriterleri, aday
ülkenin:
-
Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü,
insan haklarını, azınlıkların saygı görmesini ve korunmasını teminat
altına alan istikrarlı kurumlara;
-
İşleyen bir Pazar ekonomisine ve
Birlik içindeki piyasa güçleriyle ve rekabetçi baskılarla başa
çıkabilecek kapasiteye;
-
Hedeflerden sapmamak da dahil olmak
üzere, üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme yeteneğine sahip
olmasını şart koşar.
Aralık 1995 Avrupa Konseyi Madrid Zirvesi’nde
üyelik kriterlerinde “ön koşul” kabul edildi. Üye ülkenin idari
yapısında düzenlemelere giderek bütünleşme koşullarını yaratmış
olması gerekiyor. Avrupa topluluk mevzuatını ulusal mevzuata dönüştürmek
önem taşıyor. Ancak mevzuatın, uygun idari ve yasal yapılar aracılığıyla
etkin bir biçimde uygulanması çok daha önemli. Bu, AB üyeliğinin
gerektirdiği karşılıklı güven açısından bir ön koşul olarak kabul
ediliyor.
Demek ki Kopenhag Kriterleri için ön koşul; Madrid
Zirvesi’nde kabul edilen yaklaşıma göre “mevzuatın uygun idari ve yasal
yapılar aracılığıyla etkin bir biçimde uygulanması” çok daha önemli.
Bunun için idari yapıda düzenlemeler yapılması zorunlu.
İşte bu “kriterleri” akılda tutarak soruları basite
indirgeyerek sorarsak; acaba UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) veya Adalet
Bakanlığı Yargı Otomasyonu nedir? Soruyu başka türlü sormak gerekirse
Türkiye Bilişim Derneğinin 21. Ulusal Bilişim Kurultayı nedeniyle
düzenlediği 5 Ekim 2004 tarihli (e-ADALET) başlığı altında Açılış
Konuşmacısı olarak gösterilen Adalet Bakanı Cemil Çiçek acaba ne
söyleyecek? Kuşkusuz söyleyecekleri çok önemli olacak. Aynı gün devam
edecek olan Panel’de (Adalette Dönüşüm) tartışılacak.
Yine (Adalette Dönüşüm) Paneli için “beklenti” şöyle
açıklanıyor:
“Gelişen, dönüşen toplumda; adalet
kavramının ve adalet mekanizmasının da hızlı ve sağlıklı uyum sağlaması
beklenir. Yurttaşın, hukuksal işlemler sırasında bu güne kadar
karşılaştığı caydırıcı iş ve işlemlerin yerine kırtasiyeden,
bürokrasiden arınmış, çağdaş yöntemlerin ve uygulamaların
yerleştirilmesinde gelişen teknolojinin desteği çok büyük olacaktır.
Daha da önemlisi; teknolojinin desteğiyle ve analitik bir yaklaşımla
mevzuatın yasa, yönetmelik ve tüzüklerdeki benzerlikler, aykırılıklar,
tutarsızlıklar bir arada değerlendirilebilecek ve mevzuat
yalınlaşacaktır. Bunların yanı sıra, hukuk diliyle gündelik dilimiz
arasında işlevsel bir bağ kurulması da önemli bir dönüşüm belirtisi
olacaktır. Bu anlamda yazılım, donanım ve bilişim teknolojilerinin
bütünsel olarak önemli katkısı söz konusudur. Panelde, adalet
mekanizmalarının önde gelen kurum ve ilgililerinin bu alandaki
gelişmeleri ve gerekli önlemleri değerlendirmeleri beklenmektedir.”
Bu beklenti çerçevesinde; “avukat” olarak ve ayrıca
İnternet ve Hukuk Platformu adına (İvHP) bu alandaki gelişmeleri
değerlendirmek istiyorum. Adalet mekanizmasının önde gelen kurumu içinde
“avukatların” da kabul edildiği görüşü sevindiricidir. Aslında avukatlar
adalet mekanizmasının kurucu unsurudur. Bu alanda da, yani hukukla
bilişimin buluştuğu noktada adalette dönüşüm için savunma mesleği
“olmazsa olmaz” bir konumdadır.
Bu girişle belirlenen çerçeve içinde UYAP nedir sorusuna
ve değerlendirmelerimize geçerek beklentilere yanıt vermeye
çalışılacaktır…
Ulusal Programda, Ulusal Programın koordinasyon ve
izlenmesinde UYAP’ın yeri nedir?
I. ULUSAL PROGRAM VE YARGI
Eski Adalet Bakanı Prof. Dr Hikmet Sami Türk 2001 yılında
UYAP (Ulusal Yargı Ağı) Projesininin ikinci aşamasına ilişkin
sözleşmenin imza töreninde
şunları söylemişti:
“Gerçekleştirmeye çalıştığımız Ulusal
Yargı Ağı Projesi ile bütün mahkemelerimizin kendi aralarında ve yüksek
mahkemelerle, ayrıca kamu kurum ve kuruluşları ile birbirine bağlanması
hedeflenmektedir. Böylece gerek mahkemelerimiz arasında, gerek
mahkemelerimizle kamu kurum ve kuruluşları arasında yargı ile ilgili
bilgi ve belge akışı sür’atlenecek; hak arama özgürlüğü ve adil
yargılanma hakkı, Anayasa’mıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne
uygun biçimde gerçekleşecektir”
Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk böyle bir projenin
gerçekleşmesi konusunda endişelerini dile getirirken imza töreninde
yaptığı konuşmada:
“Bu amaçla
gerekli ödeneklerin verilmesi için Devlet Planlama Teşkilâtı ve Maliye
Bakanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Bu Proje’nin
yürütülmesi, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılları için bu günkü fiyatlarla
100 trilyon liraya yakın bir ödeneğin verilmesini zorunlu kılmaktadır.
Proje’nin toplam maliyeti, 160 milyon dolar olarak hesaplanmıştır.
Türkiye’de Adalet Bakanlığı’nın genel bütçeden aldığı pay, maalesef son
yıllarda çok düşük olmuştur. Bu anlayış devam ettiği takdirde, bu
Proje’nin gerçekleştirilmesi mümkün olamaz. Ama Türkiye’nin bu alandaki
gecikmesinin bedeli, çok daha ağır olur. Çünkü adaletin makul bir süre
içinde ve hakkaniyete uygun olarak yerine getirilmesi hukuk devletinin
temelidir.
Türkiye’nin gerek Anayasası, gerek uluslararası sözleşmeler
çerçevesindeki yükümlülükleri bunu gerektirmektedir. İşte bu amaçlara
ulaşılabilmesi, şimdi imzalayacağımız Sözleşme ile çekirdeğini
oluşturmaya başlayacağımız sistemin Türkiye’de en kısa zamanda
gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Biz bunun en geç 2004 yılı
sonunda gerçekleştirilmesini amaçlıyoruz ve bunun için önümüzdeki
yılların bütçelerine bu konuda yeterli ödenek konmasını istiyoruz. Bu
konudaki girişimlerimiz devam edecektir.” diyordu.
Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin
Türkiye Ulusal Programı 19 Mart 2001 tarihli Bakanlar Kurulunda kabul
edilerek 24 Mart 2001 tarih ve 24352 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanmıştır. Ulusal Raporun “6.Reformların Mali açıdan Global
Değerlendirmesi” bölümünde; Helsinki Zirvesinden sonra, Türkiye’nin
adaylık sürecinde, AB Müktesebatını üstlenmesi için gereken reformların
toplam değeri yaklaşık 4.2 milyar Euro olarak öngörülmüştür.
Bu öngörü çerçevesinde 2001 yılındaki durumumuza örnek
oluşturması bakımından yargı alanındaki bazı gereksinimlere kısaca
değinmekte yarar vardır.
Örneğin Ulusal Programa göre; rüşvet, yolsuzluk ve kara
para aklamayla etkin bir mücadele için İçişleri ve Maliye Bakanlıkları
ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde birer veri tabanı
oluşturulması ve denetimin artırılması hedeflenmiştir. Türkiye
Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi (Turkish
International Academy Against Drugs and Organised Crime-TADOC)
çerçevesinde: “Taktik Eğitim Merkezi Projesi” için yaklaşık 700 bin
Euro; “Suç Önleme Araştırma Merkezi”, “Uyuşturucu Kontrol ve Talep
Azaltımı Araştırma Merkezi”, “Kara Para Araştırma Merkezi” ve “Bilişim
Suçları Araştırma Merkezi” projeleri için ise yaklaşık 300 bin Euro
tutarında mali kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.
Genel kolluk kuvvetlerinin ifade alma ve sorgulama, oto
hırsızlığıyla mücadele, bilişim ve bilgisayar suçları, gözaltı ve
sorgulama birimlerinin standardizasyonu ile araç, gereç ve teknik
donanım bakımından takviyesi için bütçe imkânlarının artırılmasına
gereksinim duyulmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerdeki
200 kadar ifade alma odası ile 1000’e yakın nezarethanenin standart hale
getirilmesine yönelik fizibilite çalışmaları devam etmektedir. Emniyet
Genel Müdürlüğü’nün adli hizmetler ve adli soruşturma uzmanları
yetiştirilmesine yönelik eğitim faaliyetleri için, 2002 yılı itibariyle,
ilk aşamada 700 bin Euro tutarında mali kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır.
Bir başka örneğe göre Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal
Polis Laboratuarları Daire Başkanlığı personeline ODTÜ’de temel bilim
eğitimi verilmesi faaliyetinin sürdürülmesi amacıyla da, her yıl 150 bin
Euro tutarında mali kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır. 1999–2010 döneminde
Türkiye genelinde tüm ilçe Jandarma Komutanlıklarında kurulması
planlanan olay yeri inceleme birimlerinden 120 adedi faaliyete
geçirilmiş olup, bu sayının 2003 yılına kadar 274’e çıkarılması
öngörülmektedir. Bu proje için 500 bin Euro tutarında mali kaynağa
ihtiyaç duyulmaktadır. 80 İl Jandarma Komutanlığına kurulması öngörülen
Parmak İzi Alma İstasyonları için 4,5 milyon Euro kaynağa ihtiyaç
bulunmaktadır.
Bütün bu veriler global mali değerlendirmelerden bazı
örneklerdir.
Ulusal Programın bu bölümünde “Hukuki ve Cezai
Konularda Adli İşbirliği” başlığı altında “Ulusal Yargı Ağı
Projesi” değerlendirilmiştir. UYAP ile Adalet Bakanlığı'nın merkez
teşkilatında gerçekleştirilen işlemlerin bilgisayar ve özel yazılım gibi
teknolojik imkânların yardımıyla hızlandırılması ve daha verimli hale
getirilmesi amaçlanmıştır.
Bu aşama, 2001 yılı sonunda tamamlanacaktır. Projenin
ikinci aşamasında, 2004 yılına kadar mahkemelerin ve Cumhuriyet
savcılıklarının otomasyonu ve noterlik, nüfus müdürlükleri, tapu
müdürlükleri gibi diğer kurumlarla entegrasyonu sağlanacaktır. Dört yıl
sürmesi öngörülen Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin toplam maliyeti yaklaşık
170 milyon Euro’dur.
Yine eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün anılan imza
töreninde verdiği bilgilere göre; Ulusal Yargı Ağı Projesi tamamlandığı
zaman bu sözleşmenin toplam maliyeti 160 milyon dolar olarak
hesaplanmış. 2001 yılı Ağustos ayındaki kur üzerinden yaklaşık 135
trilyon Türk lirası… Projenin birinci aşamasının maliyeti,
2.552.037.000.000 Türk lirasına mal olmuş… Projenin ikinci aşaması ile
yargının daha ekonomik ve hızlı çalışabilmesi için Cumhuriyet savcılığı
ve mahkeme ile infaz işlemlerinin bilgisayar aracılığıyla yapılması,
karar destek sistemi ve bilgi bankası kurulması, dosya ve evrakın yüksek
mahkemelere gidiş-dönüş ve incelenmesi, kararın kesinleşmesi, cezanın
infazı ve adlî sicile intikalinin bilgisayar teknolojisi ile
gerçekleştirilmesi, dava taraflarının duruşma gününü İnternet’ten
öğrenebilmesi, böylelikle davayı takip edebilmelerinin sağlanması
amaçlanıyor.
Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin ikinci aşamasının bir bölümünü oluşturan
taşra birimleri otomasyonunun toplam maliyeti ise 11.164.411.880.000
Türk lirası. Bunun 2.552.015.500.000 Türk lirası yazılım analizi için,
6.157.170.380.000 Türk lirası yapısal kablolama için ve
2.455.226.000.000 Türk lirası ise donanım için öngörülmüş
İhtisas Mahkemeleri Projesi altında Fikri ve Sınai
Hakların Etkin Korunması Projesi çerçevesinde fikri sınai ve ticari
mülkiyet haklarından doğan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla 12 ihtisas
mahkemesi kurulacaktır. Bu proje kapsamında 12 hâkim ve savcı bir AB
kurumunda 10 süreyle akademik eğitim alacaktır. Ankara Üniversitesi
Fikri Haklar Araştırma Enstitüsünde bir dokümantasyon merkezi
kurulacaktır. Mahkemeler ile Adalet Bakanlığı, Türk Patent Enstitüsü ve
Gümrük İdaresi arasında bir bilgisayar ağı kurulacaktır.
Fikri Mülkiyet Haklarının Uygulanması Projesinin
2.289.000 Euro’luk maliyetinin yüzde 76’sı AB kaynaklarından (MEDA)
sağlanmaktadır. Adalet Bakanlığı, projeye kendi bütçesinden yüzde 24
oranında mali katkıda bulunmaktadır.
II. TEMMUZ 2003 ULUSAL PROGRAM VE KOORDİNASYONU
“Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin
Türkiye Ulusal Programı” ile “Avrupa Birliği Müktesebatının
Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması,
Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar”ın kabulü; Dışişleri
Bakanlığı’nın 19.6.2003 tarihli ve 3276 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar
Kurulu’nca 23.6.2003 tarihinde kararlaştırılmıştır. Bu karar ekinde ise
2001 yılı Ulusal Programı ile ulaşılmaya çalışılan “siyasi” ve
“ekonomik” kriterlerde nerede olduğumuza dair çizelgeler verilmiştir.
Bakanlar Kurulunun 2003/5930 sayılı bu Kararı 24 Temmuz 2003 tarihli
Mükerrer 25178 sayılı Resmi gazetede yayınlanmıştır.
Karara göre; Ulusal Program, yıllık gerçekleşmeler,
Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporları da dikkate
alınarak, ülkemizin ihtiyaç ve önceliklerine göre gerektiğinde
güncelleştirilecektir.
“Siyasi kriterler” yeniden gözden geçirilerek
Türkiye’nin, 24 Mart 2001 tarihli Avrupa Birliği Müktesebatının
Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında öngörüldüğü şekilde
temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan
haklarını, azınlıkların korunması ve saygı görmesi hususlarındaki
düzenlemeleri güçlendiren ve güvence altına alan kapsamlı anayasal ve
yasal reformlar gerçekleştirdiğine değinilmektedir.
III. YARGININ İŞLEVSELLİĞİ VE VERİMLİLİĞİ
Temmuz 2003 Siyasi kriterlere göre “Yargının
İşlevselliği ve Verimliliği” başlığı altında gösterilen hedef
şöyledir:
“Devletimizin temel niteliklerinin
başında gelen hukuk devleti ilkesinin evrensel hukuk değerlerini
benimsemiş çağdaş toplumlardaki anlayışla ülkemizde de yerleştirilmesi,
adalet hizmetlerinin modern toplumun gereklerine uygun şekilde etkili
hale getirilmesi Hükümetin bu alandaki en önemli hedefi olup, bu
bağlamda gerçekleştirilecek yargı reformu demokratikleşme sürecinin
temelini oluşturmaktadır. Bu alanda öncelikli olarak, uygulamada
yeknesaklığın sağlanması amacıyla, insan hakları, AİHS ve AİHM içtihadı
konusunda yürütülen eğitim programları, yüksek mahkeme üyeleri dâhil,
tüm yargı mensuplarını kapsayacak şekilde yaygınlaştırılarak
sürdürülecektir.”
İlk Ulusal Programın yayımlanmasından bu yana (24 Mart
2001–11 Mayıs 2003) Adalet ve İçişleri (ile Siyasi Kriterler) alanındaki
Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanmasına yönelik olarak kabul edilip
yürürlüğe giren mevzuat Anılan Bakanlar Kurulu Kararına Ek olarak
verilmiştir.
Adalet ve İçişleri alanındaki “Öncelikler Listesi”
şöyledir:
-
İltica Alanında AB Mevzuatına Uyumun
Başlatılması ve İltica Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi
-
Sınır Yönetimi ile İlgili AB
Mevzuatına Uyum Sağlanmasına Devam Edilmesi ve Schengen
Müktesebatının Uygulanması İçin Hazırlık Yapılması
-
Vize Mevzuatı ve Uygulamasının AB
Mevzuatı ile Uyumlu Hale Getirilmesine Başlanması
-
Yasa Dışı Göçle Mücadeleye Yönelik
Olarak AB Mevzuatının ve En İyi Uygulamalarının Kabul Edilmesi ve
Uygulanması
-
Örgütlü Suçlar, Sahtecilik ve
Yolsuzluk
-
Uyuşturucu ile Mücadele Alanında AB
Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması
-
Kara Paranın Aklanması ile Mücadele
Alanında AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması
-
Polis İşbirliği, Schengen Bilgi
Sistemi ve Europol’e Katılım
-
Kişisel Verilerin Korunması
Konusundaki AB Mevzuatına Uyum Sağlanması
-
Euro’nun ve Topluluğun Mali
Çıkarlarının Ceza Hukukunda Korunması Konularında AB Mevzuatının
Kabulü ve Uygulanması
-
Ceza Hukuku Alanında Adli İşbirliği
Bakımından AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması
-
Özel Hukuk Alanında Adli İşbirliği
Konusundaki AB Mevzuatının Kabulü ve Uygulanması
-
Tüm Vatandaşların Adalete Erişiminin
Sağlanması ve Bunun İçin Adli Yardım Sisteminin Geliştirilmesine
Devam Edilmesi
-
Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin
Artırılması Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi
Öncelikler listesinde sayılan “Örgütlü Suçlar, Sahtecilik
ve Yolsuzluk” hakkında idari kapasitenin arttırılması ve işbirliği
önerilmektedir. Bu çalışmalar içinde rüşvet, yolsuzluk, sahtecilik ve
kara para aklamayla etkin bir mücadele amacıyla taşınmaz mallara ilişkin
tüm hukuki ve teknik bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılarak Türkiye
çapında gayrimenkul veri tabanının oluşturulması için Tapu ve Kadastro
Bilgi Sisteminin (TAKBİS) tamamlanması yönünde çalışmaların
sürdürüleceğine değinilmektedir.
Bu öncelik altında bazı Birleşmiş Milletler
Sözleşmelerinin onaylanmasının uygun olacağı vurgulanarak verilen “Mevzuat
Uyum Takvimi” içinde;
23 Kasım 2001 tarihinde imzaya açılan Avrupa Konseyi
Bilişim (Sanal Ortam) Suçları Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi ETS
No:185 ile (Avrupa Konseyi Bünyesindeki Internet Suçlarına İlişkin
Sözleşme hakkında kabul edilen 27 Mayıs 1999 tarih ve 1999/364/JHA
sayılı Ortak Tutum) Sözleşmelerinin 2005 yılına kadar onaylanarak kabul
edilmeleri,
İletişime yasal müdahaleye ilişkin 17 Ocak 1995 tarih ve
96/C 329/01sayılı Konsey İlke Kararının iç hukukta içselleştirilmesi
için; 4422 Sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununda
değişiklik yapılması,
Örgütlü suçlarla mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla
ileri teknoloji ve bilişim sistemleri alanında kurulan Emniyet Genel
Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesinin ve bu
alanda kurulacak tüm kolluk birimlerinin eğitim, personel ve teknik
ekipman açısından desteklenmesi yer almaktadır.
IV. ADALETE ERİŞİM VE ADLİ YARDIM SİSTEMİNİN
GELİŞTİRİLMESİ
2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinde Üyelik
Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği başlığı altında orta vadede
Adalet ve İçişleri başlığında “Adlî yardım sisteminin geliştirilerek
tüm vatandaşların adalete erişiminin sağlanması” şeklinde bir ibare
yer almaktadır.
Avrupa Birliğinde adalete erişim ve adlî yardım başlığı
altında bilhassa bilgilendirme kampanyaları ve adalete erişim için
kullanıcı rehberlerinin basımı, hukukî konularda bir bilgi sistemi ve
yargı ağı kurulması, adlî yardımın asgarî standartlarına dair çalışmalar
yapılması, nizasız davalar ve nafaka davaları gibi bazı hukuk davaları
için ortak usul kurallarının tespiti, alternatif uyuşmazlık çözüm
yollarının teşviki, çok dilli standart dava dilekçeleri hazırlanması,
mağdurların korunması için asgarî standartların tespiti konuları ele
alınıp düzenlenmektedir. Bu bağlamda ülkemizde de bazı tedbirlerin
alınması 58. Hükümetin Acil Eylem Planının “Demokratikleşme ve Hukuk
Reformu” kısmında 7 sayılı başlık altında ve bazı yasa taslaklarında yer
almaktadır.
“Tüm Vatandaşların Adalete Erişiminin Sağlanması ve Bunun
İçin Adli Yardım Sisteminin Geliştirilmesine Devam Edilmesi” amacıyla
kabul edilen Mevzuat Uyum Takvimi şöyledir:
-
AB Mevzuatında yer
alan “Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı Hakkında Amsterdam
Antlaşmasının hükümlerinin en iyi şekilde uygulanması hakkındaki 3
Aralık 1998 tarihli Konsey ve Komisyon Eylem Plânı (Viyana Eylem
Plânı) (31999Y0123(01)” 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununu Değiştiren 3842 sayılı Kanunun 31. maddesinin yürürlükten
kaldırılmasına karşılık gelmektedir. 2003 yılında kabulü ve
yürürlüğü öngörülmüştür.
-
25 Ekim 1980
tarihinde imzaya açılan Adalete Uluslararası Erişim Sözleşmesi (Lahey
Sözleşmesi) Uluslararası Özel Hukuk Konferansı Sözleşme No: 29
(91999JHA10150). 2005 yılında onaylanması öngörülmüştür.
-
4 Ekim 2001 tarihinde
imzaya açılan Adlî Yardım Taleplerinin İletilmesine İlişkin Avrupa
Konseyi Sözleşmesine Ek Protokol (Moskova) ETS No: 179 için Onay
kanununun çıkması için 2004 yılı öngörülmüştür.
-
2005 yılında;
Uzlaştırma Kurullarının Kuruluş, Görev ve Yetkilerine Dair Kanun
Tasarısı ile İstanbul Milletlerarası Tahkim Merkezi Kanun Tasarısı
ve Türkiye Hakem ve Bilirkişi Odaları Birliği Kanun Tasarısının
yasalaşması öngörülmüştür.
Mevzuatın uyumunun sağlanması açısından “Kurumsal
Yapılanma” takvimi şöyle belirtilmiştir:
-
Ulusal Yargı Ağı
Projesinin tamamlanması ile bir yandan yargının işlevselliği ve
kapasitesi güçlendirilirken, diğer yandan bireylerin teknolojik
imkânlardan yararlanarak adalete daha kolay ve hızlı erişimi temin
edilecektir. (Uygulama Tarihi 2005)
-
İlgili Kuruluşlarca
ülke çapında hukuk bilincini sağlayacak, vatandaşlar arasında basit
konularda ihtilafı, ihtilaf çıkmadan önlemek üzere temel hukuk
bilgilerini öğretecek Hukuk Danışma Büroları kurulacaktır. Kamu
kurumları kendi görev alanlarında vatandaşları bilgilendirmek
amacıyla el kitabı, rehber, kılavuz ve broşürler yayımlayacaklardır
(2003–2005)
-
Adalet Bakanlığınca
hak arama özgürlüğünü uygulamada sağlamak amacıyla cezaevlerinde çok
dilli rehber kitapçıklarının basım ve dağıtımının yaygınlaştırılması
(2003–2005)
V. ADALET SİSTEMİNDE ANA UNSURLAR
Temmuz 2003 Ulusal Programda Adalet ve İçişlerindeki
“Ana Unsurlar” üç noktada toplanmıştır:
-
Yargının işlevselliğinin
güçlendirilmesi, adli ve idari kapasitesinin artırılması
-
Ceza ve tutukevlerinde uluslararası
standartlara ulaşılması
-
Yargının otomasyonu
Ana Unsur olarak kabul edilen Yargının işlevselliğinin
güçlendirilmesi, adli ve idari kapasitesinin artırılması başlığı altında
kısa bilgi verilmektedir.
2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinin 12. paragrafı ile;
yargının bağımsızlığının ve etkinliğinin güçlendirilmesi ve Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi doğrultusunda insan hakları ve temel özgürlüklere
ilişkin hükümlerin tutarlı bir biçimde yorumlanmasının sağlanması,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının tüm adli makamlarca
dikkate alınması yükümlülüğüne yönelik tedbirlerin alınması, Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin işleyişinin Avrupa standartları ile uyumlu hale
getirilmesi ve İstinaf Mahkemelerinin kurulmasına ilişkin hazırlıkların
yapılması öncelikle öngörülmüştür.
1995 tarihli adlî ve idarî kapasitenin güçlendirilmesine
dair Madrid Kriteri de dikkate alınarak, bu çerçevede ülkemizce
çıkarılması gereken mevzuata ilişkin olarak yürütülen faaliyetler
gösterilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısı, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve
Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ile İstinaf Mahkemelerinin Tesis
Edilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Tasarısı gibi yasa değişikliklerine yer verilmiştir. 5190
sayılı ve 16.06.2004 kabul tarihli Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda
Değişiklik Yapılması Ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına
Dair Kanun 30 Haziran 2004 günlü Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe
girdi. DGM’ler kaldırıldı. Ancak DGM’lerde mevcut sistemin usul
hükümleri Ceza muhakemeleri Usulü Yasası içine taşındı. DGM yerine görev
yapmaya başlayan Van Ağır Ceza mahkemesi 5190 sayılı yasanın Anayasaya
aykırılığı itirazı ile Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini istedi.
2004 yılı Eylül ayında TBMM Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yasayı kabul etmiş,
Bölge adliye mahkemelerinin kurulması hakkındaki yasayı da kabul ederek
istinaf mahkemeleri sistemini getirmiş ve Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununu değiştirmiştir. 26 Eylül 2004 günlü TBMM Genel Kurulunda;
Tasarı olarak gelen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun,
5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul edildi ve 28.09.2004
tarihinde Resmi Gazetede yayınlanması için Cumhurbaşkanına gönderildi.
Ancak Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası ile ilgili değişiklik tasarısını
yasalaştırmamıştır.
5.1. YARGININ İŞLEVSELLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ
Yargının işlevselliğinin güçlendirilmesi ve adli
kapasitenin geliştirilmesi amacına yönelik olarak gerçekleştirilecek
planlanan eğitim faaliyetleri ve bu bağlamda yürütülen diğer faaliyetler
arasında 2003–2004 yıllarında hedeflenen ve bir kısmı yapılan Hâkim ve
Savcıların İnsan Hakları, AB Hukuku, Cezai Konularda Adli İşbirliğinin
geliştirilmesi, yolsuzlukla mücadele yöntemleri, İnsan ticareti ve
mücadele yöntemleri, uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığı konularında
yapılan eğitim çalışmalarına yer verilmiştir. Aslında bu tür eğitim
çalışmalarının sürekliliği sağlanmalıdır. Nitekim bu çalışmalar 2005
yılına da kapsamaktadır. Fikri ve Sınai Haklar hakkındaki projenin
süreceği belirtilmiş ve 2005 yılı için Yargının Modernizasyonu ve
Cezaevi Reform Projesi için MEDA fonu kapsamında 10.000.000. Euro bütçe
ayrılmıştır.
24 Mart 2001 ile 11 Mayıs 2003 Tarihleri Arasında Adalet
ve İçişleri ile Siyasi Kriterler Konularındaki Avrupa Birliği Mevzuatına
Uyum Sağlanmasına Yönelik Olarak Kabul Edilip Yürürlüğe Giren Mevzuat
arasında 34 ayrı yasa değişikliğine değinilmektedir. Ayrıca Uluslar
Arası Sözleşmelerin Uygulanmasına Dair Kanunlar başlığı altında 10 ayrı
onay yasasına yer verilmiştir. “Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin
Artırılması Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi” için
amaç olarak Ulusal Yargı Projesinin gösterilmektedir.
5.2. YARGININ OTOMASYONU
Ana unsur olarak sayılan “Yargının otomasyonu”
başlığı altında da aynı Projeye atıf yapılmıştır. Adalet hizmetlerinin
hızlı, güvenilir, etkin ve ekonomik olarak yürütülmesi için gerekli olan
modern teknolojik altyapının kurulması amacıyla Adalet Bakanlığınca 2000
yılında Ulusal Yargı Ağı Projesini (UYAP) başlatıldığı
tekrarlanmaktadır. Projenin amacı; tüm yargı birimlerini kapsayan
otomasyonu ve dış birimlerle entegrasyonu sağlamak suretiyle, yargıda
kaliteyi artırmaktır. Toplam maliyeti yaklaşık 170 milyon Euro olan bu
Projenin birinci aşaması olan merkez birimleri otomasyonu 2002 yılı
sonunda tamamlanmıştır. İkinci aşaması olan taşra birimleri otomasyonu
Ağustos 2001’de başlamış olup, 2004 yılı sonuna kadar tamamlanması
planlanmıştır. Bu projenin yıllara göre planlanmış finansman ihtiyacı
aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
|
Tablo
24.14.3.1 İhtiyaçlar |
Yıllar |
Ulusal
Bütçe |
Toplam |
|
Yatırımlar
Taşra
Birimlerinin Otomasyonu
(Donanım,
Altyapı) |
2001 |
7.000.000 |
73.000.000 |
|
2002 |
15.000.000 |
|
2003 |
47.000.000 |
|
2004 |
4.000.000 |
Ayrıca Türkiye’de Avrupa Birliğinin adalet ve içişleri
alanında işbirliği mevzuatının uygulanmasından sorumlu olan temel
kuruluşlar olarak İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı
gösterilmiştir. Kabul edilen yol haritasına göre Adalet ve İçişleri
alanında “İdari ve Kurumsal Yapılanma Takvimi” başlığı altında;
2003–2005 yılları arasında “Yapılması Gerekenler” şunlardır:
-
Adalet Bakanlığınca
hak arama özgürlüğünü uygulamada temin etmek amacıyla cezaevlerinde
çok dilli rehber kitapçıklarının basım ve dağıtımının
yaygınlaştırılması (2003 – 2005)
-
Hâkim ve savcıların
İnsan Hakları konusunda eğitimi (2003 – 2004)
-
Hâkim ve savcıların
AB Hukuku konusunda eğitimi (2003 – 2004)
-
Cezaî Konularda Adlî
İşbirliğinin Geliştirilmesine Yönelik hâkim ve savcıların eğitimi
(2003– 2004)
-
Yolsuzlukla Mücadele
konusunda hâkim ve savcıların eğitimi (2005)
-
İnsan Ticareti ile
Mücadele konularında hâkim ve savcıların eğitimi (2003–2004)
-
Uyuşturucu ve Göçmen
Kaçakçılığı konularında hâkim ve savcıların eğitimi (2004)
-
Fikrî-Sınaî Haklar
Projesinin gerçekleştirilmesi (2003–2004)
-
Yargının
Modernizasyonu ve Cezaevi Reformu Projesi (2005)
VI. YARGI SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ VE İSTİŞARİ ZİYARET
RAPORU
Raporun “Sonuç” bölümündeki görüşe göre; Yargının
Bağımsızlığı Hakkındaki Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri ve
Hâkimlerin Bağımsızlığı Hakkındaki Avrupa Konseyi Önerisindeki temel
standartlar göz önüne alındığında; adli sistemimizin gerçek bir yapısal
ve fonksiyonel bağımsızlık özelliğinden yoksun olduğu sonucuna
varılmıştır. Demokratik toplumun temel direği yargı bağımsızlığıdır.
Yasama ve yürütmenin yargıya müdahalesi kabul edilemez. Temel insan hak
ve özgürlüklerin korunabilmesi için yargı bağımsızlığı ve yargıç
güvencesini sağlamak zorunlu olup, bunu sağlamak için de siyasal erkin
etkisinden kurtaracak kurumlar kurulmalıdır.
Rapora göre,
“Bilgi ve iletişim teknolojisi kullanımında artış”
gözlenmiştir. (Sayfa 110 ve devamı) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin
hâkimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve rolleri konusunda tavsiye
kararının 3 (1) (d) sayılı prensibi üye ülkelere hâkimlerin etkili bir
şekilde ve haksız gecikme olmaksızın yargılama yapabilmeleri için
yeterli ekipmanı ve özellikle ofis otomasyonu ve bilgi değerlendirme
olanaklarını sağlamayı tavsiye etmektedir. Hâkimler bütün hukuk
sistemlerinde eğer yeterli teknik olanaklar ve personel bakımından
desteklendiği takdirde daha etkili çalışabilirler ve kararlarını daha
kısa sürede verebilirler. Mahkemelerin ve dava dosyalarının yönetiminin
gelişimini sağlamak için hâkimler için bütün ofis otomasyonunun ve bilgi
işleme olanağının sağlanması gerekir.
Ulusal Yargı Projesinin önemine ve kurulmak istenen
“bilgi ağının” yararlarına değinilmiştir. Raporun değerlendirmesine
göre; bürokratik prosedürün azaltılması sağlanacak ve resmi yazışmalar
elektronik ortamda yapılabilir hale geleceğinden yargıda hataların
azalacağı ve ayrıca şeffaflığında bir derece sağlanabilecektir.
Raportörler Mahkemeler ve Adalet Bakanlığının diğer kuruluşları
arasındaki bilgi paylaşımı sistemi bakımından Adli Sicil ve İstatistik
Genel Müdürlüğünden aldıkları bilgiye göre henüz birçok ilçede
bilgisayar sistemi bulunmadığını saptamışlardır. Ne kadarının uygulama
içinde olduğu sorularına aldıkları cevap ise 832 ilçeden 132 sinin
online sisteme bağlı olduğu şeklindedir. Rapordaki şu tespit ilgi
çekicidir:
“Bununla birlikte ilk olarak nüfusun
yoğun olarak bulunduğu bölgelere bilgisayar sisteminin kurulduğu
anlaşılmaktadır. Ulusal bilgi sistemi nüfusun % 80 nini kapsamaktadır.
Açıkça Türkiye’de kırsal kesim ve şehirler arsında iki başlı farklı
yargı sisteminden kaçınmak için bütün ilçelerdeki mahkemelerin
bilgisayar sistemleri vasıtasıyla ulusal bilgi sistemine ulaşma imkanına
sahip olması çok önemlidir.”
Raporda; hâkimlerin dosyaları ve mahkemelerin yönetimine
ilişkin kullanılan sistemin modası geçtiği için yararlı olmadığı
vurgulanarak, gerekli olan sistemin “elektronik dosya yönetim sistemi”
olduğu belirtilmektedir. Bu sistem; mahkeme personeline dava
dosyalarının açılmasından sona ermesine kadar yönetimine imkân verir
yargılama süresince bütün aşamaların takibini içermektedir. Bu sistemde
duruşma günleri otomatik olarak takip edilerek, işlemleri süresinde
yerine getirilebilmektedir. Sistem; gerekli işlerin listesini
oluşturmaktadır ve gerektiğinde uygun hatırlatmayla hâkime bildirerek,
ilave bir özellik iş akışı analizi dava durumunu, açılan ve sona
erdirilen dava çeşitleri yönetim vasıtasını sağlar.
Dolayısıyla Raportörlerin kanaatine göre; “
.geliştirilecek dava dosya yönetim sistemine ve hâkimlere ve mahkeme
personeline uygun eğitimin sağlanmasına acil ihtiyaç bulunmaktadır.”
Raporda yer alan sonuca göre:
“Son olarak Türkiye’de hala internet
imkanı olan kişisel bilgisayarı olmayan hâkimler bulunmaktadır. İzmir
İlk Derece Ceza Mahkemesi Başkanlığında kullanılabilecek tek
bilgisayarın mahkeme kâtibi tarafından kullanıldığını gözlemledik. Bizim
Türkiye’nin kırsal kesimindeki mahkemelerdeki bilgi teknolojisine
ulaşabilme imkânlarını gözlemleme imkânımız olmadı fakat Türkiye’nin
üçüncü büyük şehrinde yeni yapılmış bir mahkemede kıdemli hâkimlere
kişisel bilgisayar sağlanmamış olduğu dikkate alındığında başka yerlerde
bu tür imkânların bulunma ihtimali düşüktür.
UYAP projesinin yargı için bilgiye
ulaşma hataların azaltılması ve mahkeme prosedürünün hızlandırılması
açısından ümit olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte yapılacak işler
olduğunu düşünüyoruz.”
Raporun önerileri :
-
Adalet Bakanlığı’nın
ulusal bilgi veri tabanına, bilgisayar ağ şebekesini kullanma imkânı
olmadığı için kullanamayan tüm taşra teşkilatının bu eksikliklerinin
giderilmesi,
-
Tüm hâkim ve mahkeme
personeline gerekli eğitimlerin verilmesi sureti ile tüm Türkiye
çapında elektronik ortamda mahkeme idaresi sisteminin
yerleştirilmesi,
-
Tüm hâkimlere
internet erişim imkânı olan bilgisayarların verilmesi,
tavsiye edilmiştir.
VII.
2003 İLERLEME RAPORUNDA UYAP PROJESİ
Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin 5 Kasım 2003 tarihli
“2003 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU” nda yer alan “yargı sistemi” ile ilgili
değerlendirmesinde;
Yargının verimliliğini artırıcı birçok yapısal
değişikliğin gerçekleştirildiği, Adli sistemin, aile mahkemelerinin
kuruluşuna ilişkin yasa ile güçlendirildiği, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun AİHM kararları ışığında
yargılamanın yenilenmesini olanaklı kılacak şekilde değiştirildiği,
Adli kararların tebligatına ilişkin sistem, zanlı veya mahkumlara uygun
şekilde tebliğde bulunulmasına yönelik olarak iyileştirildiği, Adli Tıp
Kurumu Yasası adli süreci hızlandırmaya yönelik olarak değiştirildiği,
Adalet Bakanlığının hakim ve savcılara AİHM içtihatlarının Türkçe
tercümesini de içeren bir rehber dağıttığı, Adalet Bakanlığı’nın
Internet sitesinde tüm AİHM kararlarının yayınlandığı olumlu olarak
nitelendirilen gelişmeler olarak sayılmıştır.
İlerleme Raporunda “Eksiklik” olarak belirtilen
hususların başında ise hâkim ve savcıların dava dosyalarında büyük bir
birikimle karşı karşıya oldukları, ağır iş yükü duruşmalara yeterince
zaman ayrılmasına izin vermediğinden dosyaların yeterince
tartışılamadığı ve bu durumda savunma hakkının etkilendiği, Cumhuriyet
savcıları, yasal görevleri olmakla birlikte, yoğun iş yükü dolayısıyla
hazırlık soruşturmalarını yeterince denetleyemedikleri gelmektedir.
İlerleme Raporunda “Ulusal Yargı Ağı projesi ilerlemiş ve
bu proje çerçevesinde tüm yerel birimlerde otomasyonun 2003 sonuna kadar
tamamlanmasının öngörülmesi” de olumlu olarak nitelendirilen gelişmeler
arasında sayılmıştır.
“Kurumsal Yapılanma”
demokratik kurumların ve sorumluluk sahibi olan kuruluşların
güçlendirilmesi anlamını taşımaktadır. AB ile bütünleşme süreci sadece
yasa çıkarmak değildir. Etkili ve verimli biçimde uygulama
sağlanmalıdır. Kurumsal yapılanmada, yönetim sistemlerinin
tasarlanmasında bin çok kamu hizmetlisinin eğitimi ve bilişimle
donatılması zorunludur. Hâkim, savcı ve yargı personelinin eğitimi büyük
önem taşımaktadır. Avukatların eğitim çalışmaları etkin ve verimli bir
hukuk düzeni kurulması için zorunludur. Komisyon Türkiye için gelecek üç
yılı kapsayan mali yardım çerçevesinde 2004–2006 dönemi içinde toplam 1
milyar 50 milyon Euro’luk yardım öngörmektedir.
“Kurumsal Yapılanma”nın devamı ise “Eşleştirme” (Twinnnig)
dir. Eşleştirme, kurumsal yapılanmanın en önemli aracı olarak 1998
yılının Mayıs ayında başlatıldı. AB Müktesebatının uygulanması için aday
ülkelerde, Üye Devletlerdeki gibi insan kaynaklarına ve yönetim
yeteneklerine sahip yapıların, modern ve verimli idarelerin
geliştirilmesine destek olmayı amaçlıyor.
Türkiye’de Eşleştirme ilk olarak 10 Proje ile 2002 Ulusal
programında yer aldı. 2003 programında da, yaklaşık 17 projenin
sonuçlarına katkıda bulundu. Eşleştirme konusundaki proje örneklerine
bakılacak olursa; örneğin Romanya ulusal yolsuzlukla mücadele kurumunun
kurulması için İspanya ile ortak çalışmaktadır. Polonya ise uzman
savcıların ve bilimsel polisin eğitimi suretiyle, içişleri Bakanlığı ve
Adalet Bakanlığının örgütlü suçlara karşı mücadelesinin güçlendirilmesi
projesinde Fransa’yı ortak kabul etmiştir. Macaristan’da ise örgütlü
suçların soruşturması konusunda eğitim verilmesi projesinde İngiltere
ana ortak kabul edilmiş, Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa ile
işbirliği içindedir.
SONUÇ YERİNE
Etkin bir yargı sistemi kurabilmek için 2003 yılı Katılım
Ortaklığı Belgesinde Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği
başlığı altında orta vadede “Adlî yardım sisteminin geliştirilerek
tüm vatandaşların adalete erişiminin sağlanması” gösterilmiş,
Yine 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinin 12. paragrafı
ile; yargının bağımsızlığının ve etkinliğinin güçlendirilmesi öncelikle
öngörülmüştür.
“Yargının İşlevselliği ve Kapasitesinin Artırılması
Suretiyle Etkin Bir Yargı Sisteminin Tesis Edilmesi” ve “Yargının
Otomasyonu” için ortak payda; UYAP projesidir.
Anayasanın 141. maddesine göre davaların en az giderle ve
mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. Bu görevin
yerine getirilmesinde UYAP projesi önemli kilometre taşlarından birisi
olarak değerlendirilmelidir. Böylece AİHS’nin 6 ıncı maddesinde yer alan
adil yargılanma hakkı ve vatandaşların yargıya erişimi, hukuki
sorunlarının çözümünde etkinlik sağlanmalıdır.
“Ulusal Yargı Ağı Projesi’nde İkinci Aşama”
Gülden
Tozkoparan haberi Turk.internet.com web sitesi 21.08.2001 (http://turk.internet.com)
|