Ankara Barosu
Delegasyonu'nun 23 Şubat 2005 tarihli
toplantısında alınan "TBB Başkan adayının
Ankara Barosu Delegasyonu'na başvuran adaylar
arasından yapılacak seçim sonucu belirlenmesi"
kararı gereği, Ankara Barosu TBB delegeleri,
Baro Başkanımız Avukat Sn. Vedat Ahsen COŞAR'ın
çağrısı üzerine 14 Mart 2005 günü saat 17:30 da
Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde (ABEM)
toplanmıştır.
Toplantıya Ankara Barosu
Genel Kurulunca seçilmiş 26 delege ve yasa
gereği TBB Genel Kurulu'na katılma hakkı bulunan
6 doğal delege (altını biz çizdik)
çağrılmış, bunlardan 20'si katılmıştır.
23 Şubat 2005 tarihli
karar çerçevesinde (TBB Bakanı Avukat Sn.
Özdemir ÖZOK'un daha önceki toplantılarda "TBB
Başkanının yeniden aday olmadığını açıklamaması
halinde başka bir aday gösterilmesinin
geleneklerle bağdaşmadığını ve Ankara Barosu
delegelerinin onayını aramaksızın aday olduğunu,
bu nedenle delegasyonda ön seçime katılmasının
söz konusu olamayacağını bildirmesi üzerine)
Ankara Barosu Delegasyonu'na başvuran tek adayın
Ankara Barosu önceki Başkanlarından Avukat Sn,
Sadık ERDOĞAN olduğu görülmüştür.
Delegelerin, seçime
ilişkin düşüncelerini açıkladıkları görüşmeler
sonunda, Baro Başkanımız Avukat Sn. Vedat Ahsen
COŞAR ve delegasyonun dört üyesinin, aday seçimi
için bir oylama yapılmaması yönünde görüş
belirtmeleri üzerine, çoğunluk görüşüne uygun
olarak oylama yapılmıştır.
Yapılan oylama sonucu; 14
Oyla Avukat Sn. Sadık ERDOĞAN'ın 21-22 Mayıs
2005 tarihinde yapılacak TBB Genel Kurulu'nda
TBB Başkanlığına aday gösterilmesine karar
verilmiştir, Avukat Sn. Özdemir ÖZOK'un aday
gösterilmesi yönünde 1 oy kullanılmış, 5 delege
ise oylama yapılmaması yönünde oy
kullanmışlardır,
Baro Başkanlarına ve TBB
delegelerine saygı ile duyurulur,
ANKARA BAROSU
DELEGASYONU
Duyurunun sadece baro başkanlarına ve
TTB delegelerine yapılması garip değil mi? Kendilerini seçen Ankara
Barosu üyelerine duyurmaya gerek görememişler. 14 oyun sahibini merak
ediyor olabilirsiniz. Haklısınız. Merak edilmeyecek gibi de değil.
Davranışlarının nedeni ile birlikte kendilerini açıklamaktan biz Ankara
Barosu üyelerini mahrum etmeyeceklerini umalım.
Bu sonuç bildirgesini takiben Ankara
Barosu başkanı Av. Vedat Ahsen Coşar aşağıdaki "Zorunlu
Açıklama"yı yayınladı.
ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI
23.03.2005
ZORUNLU AÇIKLAMA
Ankara Barosu Delegasyonu adı
ile hazırlanan ve tüm Baro Başkanlıkları ile Türkiye
Barolar Birliği Delegelerine gönderildiği anlaşılan
'Ankara Barosu TBB Delege Toplantısı Sonuç
Bildirgesi' başlıklı açıklama nedeniyle, bu
açıklamanın yapılması zorunlu olmuştur. Buna göre ;
-
Ankara Barosu
Delegelerinin 21-22.Mayıs.2005 tarihinde
yapılacak Türkiye Barolar Birliği
Genel Kurulu'nda izleyecekleri yolu belirlemek amacı ile
yaptıkları toplantılarda ileri sürülen görüş ve
düşünceler ile alınan kararların, Ankara Barosu
dışındaki Baroları ve bu Baroların delegelerini
ilgilendirmediği ve de bağlamayacağı açıktır.
Hal böyle iken, Ankara Barosu Delegelerinin
14.Mart.2005 tarihinde yaptıkları toplantıda
görüşülen hususların ve Ankara Barosunun, 6'sı
doğal toplam 32 delegesinden, bu toplantıya
katılan 20 delegenin 14'ünün aldığı kararın,
diğer Barolar ile Türkiye Barolar Birliği
Delegelerine bildirilmiş olmasını
yadırgadığımızın bilinmesini isteriz.
-
21-22.Mayıs.2005 tarihinde
yapılacak Türkiye Barolar Birliği Genel
Kurulu'na katılacak ve oy kullanacak delegelerin
iradesine ve takdirine saygılı olan ve herkesten
de saygılı olmasını bekleyen Ankara Barosu,
hiçbir Baronun 'kendi adayım' diyerek herhangi
bir delegesini, Türkiye Barolar Birliği Genel
Kurulu'na dayatmaya hakkı olmadığını
düşünmekte, aksine her davranışı, Türkiye
Barolar Birliği Genel Kurulu'nun
iradesine saygısızlık olarak
değerlendirmektedir.
-
Ankara Barosu,
21-22.Mayıs.2005 tarihinde yapılacak genel
kurulda, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'na
aday olmayı düşünen her delegenin, meşruiyeti,
kendi Barosundaki delegelerin kendisine
verdikleri veya verecekleri destekte değil,
Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda
aramasının doğru olduğuna inanmaktadır. O
nedenle, Ankara Barosu Delegasyonu adı ile
yayınlanan 'Ankara Barosu TBB Delege Toplantısı
Sonuç Bildirisi'nin, Ankara Barosu'nu ve
14.Mart.2005 tarihinde
yapılan toplantıya ve bu toplantıda yapılan
oylamaya katılmayan Ankara Barosu Delegelerini
bağlamadığının bilinmesini isteriz.
Saygılarımla
Av. V. Ahsen Coşar
Ankara Barosu Başkanı
Sonuç bildirgesi hakkında sayın Coşar,
Ankara Barosu başkanı olarak
gerekeni gerektiği kadarıyla açıklamış. Yorumlamak yerine gelişmeleri
izlemek doğru olur. Ancak, gerek sonuç
bildirgesinde gerekse sayın Coşarın zorunlu açıklamasında yer alan hatalı görüşler
hakkında düşüncelerimi altına çizerek belirteceğim;
1136 sayılı Avukatlık Kanununun
114. maddesinde belirtilen "doğal üye" Ankara Barosu delegesi değildir,
ve delegesiymiş gibi yorumlanamaz. Hatta delege olarak da kabul
edilemez. Zaten kanun metninde de (ek maddelerde "doğal delege" olarak
yazılmış olmasını bir yazım hatası olarak kabul ediyorum) doğal delege
değil doğal üye denilmektedir.
TBB Genel
Kurulunda Neden "doğal üye"? başlıklı yazımda
açıkladığım ve kanunun gerek metni gerekse ruhunun yorumuyla
anlaşılabileceği gibi,
doğal üyeler, geçmiş ya da mevcut statüleri gereği, TBB genel
kurulunun seçme/seçilme hakkına yasa hükmü nedeniyle sahip üyeleridir.
Kısaca, delege değildirler ve üyesi oldukları baronun delegesiymiş
gibi kabul edilmeleri doğru değildir.
Ankara Barosu üyesi olan sadece 5
avukatın doğal üye olabilmesi olasıdır. Çünkü, bir tanesi şu anda
milletvekili olduğu için benim görüşüme göre doğal üye olamaz. "1136
sayılı kanun hükmü gereği avukatlık yapamaması önemli değil, baro üyesi
olması yeterlidir" görüşü ile doğal üye olduğunu kabul ederseniz,
diğer doğal üyeler ve delegelerle aynı (ya da eşit) haklara sahip olmayan
bir doğal üyenin genel kurula katılmasını kabul etmiş olursunuz. Çünkü, 3069 sayılı Türkiye
Büyük Millet Meclisi Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanunun 2.
maddesi "Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri,...kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs
veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar,
vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı
olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar." hükmünü
getirmektedir.
Daha önce
TBB Genel
Kurulunda Neden "doğal üye"? başlıklı yazımızda
yer alan açıklamalarımı yinelemek ve kanun
maddelerini olduğu gibi yazarak söylediklerimi açmak
yararlı olacaktır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre kimler delege
ya da doğal üye olabilir?
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 81. maddesinde Baro
Genel Kurullarının Türkiye Barolar Birliği
delegelerini seçmekle görevli oldukları
belirlenmiştir. Aynı yasanın 114. maddesinde ise,
"Madde 114 - Türkiye Barolar
Birliğinin en yüksek organı Genel Kuruldur.
(Değişik: 02.05.2001-4667/61 md.) Genel Kurul,
baroların avukatlıkta en az on yıl kıdemi olan
üyeleri arasından gizli oyla seçecekleri ikişer
delege ile kurulur. Görevde bulunan baro başkanları
ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yapmış ve
yapmakta olan avukatlar, birlik Genel
Kurulunun doğal üyesidirler,
oylamalara katılma, seçme ve seçilme hakları vardır.
Avukat sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden
sonraki her üçyüz üye için ayrıca birer delege
seçerler.
Barolarca aynı sayıda yedek üyeler seçilir.
Delegeler, her baronun olağan genel kurul
toplantısında iki yıl için seçilirler.
90ıncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı
engelleri bulunanlar delege olamazlar.
Delegelerin yolculuk ve oturma giderlerini her baro
kendi bütçesinden öder.
(Değişik: 02.05.2001-4667/61 md.) Genel Kurul
toplantısının yeri, tarihi ve gündemi ile
delegelerini gönderme lüzumu, toplantılardan en az
otuz gün önce, barolara yazı ile bildirilir. Asıl
üyenin mazereti olduğu taktirde, yedek üye Türkiye
Barolar Birliği Genel Kuruluna katılır ve oy
kullanır."
düzenlemesi bulunmaktadır.
114 üncü madde de iki yerin altını ben çizdim.
Altını çizdiğim 90. maddenin ikinci fıkrası
metni aynıyla aşağıdadır.
"Haklarında avukatlığa engel bir suçtan dolayı son
soruşturma açılmasına karar verilmiş veya geçmiş
beş yıl içinde disiplin kurulunca verilerek
kesinleşmiş bir kararla kınama, para veya işten
çıkarılma cezalarıyla tecziye edilmiş olanlar
Yönetim Kurulu Üyesi seçilemezler. (Ek:
02.05.2001-4667/53 md.) 77nci madde hükmüne
dayanılarak görevine son verilenler, yapılacak ilk
genel kurulda baro organlarına aday olamazlar."
Kanunun 114. maddesinde 90. maddenin 2. paragrafına
atıf yapılmış ve "delege olamazlar" denilerek,
delege seçildikten sonra delege olma yeterliliğini
kaybetmiş olma halinin ayrıca düzenlenmesine ve 90.
maddenin son paragrafına atıf yapılmasına ihtiyaç
duyulmamıştır.
Yine 114. madde hükmü ile bağlantılı olarak aynı
kanunun 43/2. maddesini hatırlamak gerekiyor;
"Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte
çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler.
(Ek:02/05./2001-4667/29 md.) Avukatlık ortaklığı
yurt içinde şube açamaz. Milletvekilleri,
milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar."
114. maddeyi algılarken "Avukat
kimdir?" sorusunu doğru cevaplamak gerekir. Daha önce
TBB Genel
Kurulunda Neden "doğal üye"? başlıklı yazımızda
belirttiğimiz gibi "Avukat,
avukatlık yapan kişidir". Eğer kişi avukatlık yapmıyor ya da bir
nedenle yapamıyorsa, baroya kayıtlı olsa dahi onu 114. maddede
belirtilen "avukatlar" tanımının içinde değerlendirebilmek mümkün
değildir. Bu nedenle, halihazırda milletvekili olanlar TBB genel
kurulunda doğal üye olamayacaktır.
Yukarda alıntı yaptığımız kanun maddelerinden ve açıklamalarımızdan
çıkan sonuç;
-
TBB Genel Kurulu, baroların avukatlıkta en az on
yıl kıdemi olan üyeleri arasından gizli oyla
seçecekleri delegeler ile kurulur. On yıl
mesleki kıdem delege için mutlak şarttır. Baro
üye sayısının düşük olması baro başkanı ve
yönetim kurulu üyesi seçiminde olduğu gibi bu
şartı kaldırmamaktadır. Yani on yıl meslek
kıdemi olmayan TBB genel kurulunda delege olamaz.
-
Haklarında avukatlığa engel bir suçtan dolayı
son soruşturma açılmasına karar verilmiş veya
geçmiş beş yıl içinde disiplin kurulunca
verilerek kesinleşmiş bir kararla kınama, para
veya işten çıkarılma cezalarıyla tecziye edilmiş
olanlar delege olamazlar.
-
Görevde bulunan baro başkanları ile Türkiye
Barolar Birliği Başkanlığı yapmış ve yapmakta
olan avukatlar, birlik Genel
Kurulunun doğal üyesidirler,
oylamalara katılma, seçme ve seçilme hakları
vardır. Ancak, temel koşul avukat
olmalarıdır. Ve avukat, avukatlık
yapan kişidir. Mesleğini icra etmeyene ya da
edemeyene avukat diyemeyiz.
-
Yasa hükmü gereği "Delegelerin yolculuk ve oturma giderlerini her baro
kendi bütçesinden öder". Ancak, yasada doğal
üyelerin yolculuk ve oturma giderlerinin kimin
tarafından ödeneceği belirtilmediğinden, doğal
üyelerin genel kurula katılmak için yapacakları
yolculuk ve oturma giderlerini kendilerinin ödemesi gerektiğini
düşünmek yanlış olmayacaktır.
TBB delegelerinin görevlerini de hatırlamakta yarar var.
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre delegelerin görevi nedir?
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 117.
maddesinde TBB Genel Kurulunun görevleri sıralanmıştır. Sıralanan bu
görevler doğal olarak, genel kurulu oluşturan delegelerin ve doğal üyelerin görevidir.
Madde 117 - Birlik Genel Kurulunun
görevleri şunlardır:
-
Birlik Yönetim, disiplin ve denetim kurulları
üyeleri ile Birlik başkanını seçmek,
-
Kuruluş amacı içindeki işlere dair hazırlanan
raporları ve gündemdeki maddeleri görüşüp karara
varmak,
-
Birlik Yönetim Kuruluna talimat vermek,
-
(Değişik: 22/1/1986 - 3256/18 md.) Birliğin
hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak,
Birlik Yönetim Kurulunun çalışmalarından dolayı
ibrası hakkında karar vermek,
-
Yerli ve yabancı kongrelere gidecek delegeleri
seçmek, (Genel Kurul bu yetkisini Birlik Yönetim
Kuruluna verebilir.)
-
Gelecek Genel Kurul toplantı zaman ve yerini
kararlaştırmak,
-
(Değişik: 22/1/1986 - 3256/18 md.) Adaleti ve
mesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte
bulunmak, uyulması zorunlu meslek kurallarını
tespit etmek,
-
(Değişik: 22/1/1986 - 3256/18 md.) Baroların
birlik adına avukatlardan tahsil edeceği
keseneğin miktarını her avukat için yıllık baro
keseneğinin yarısından fazla olmamak üzere
tespit etmek,
-
Birlik başkanı, başkan yardımcıları, genel
sekreteri ve saymanının ücretleri ile yönetim,
disiplin ve denetim kurulları üyelerine
verilecek huzur hakları miktarını ve ödenme
şeklini belli etmek,
-
(Değişik: 02.05.2001-4667/62 md.) Bu kanunun 49
ve 75 inci maddelerinde Birliğe verilen
görevleri yerine getirmek ve yetkileri
kullanmak,
-
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Genel kurul bu görevlerini yerine
getirebilmek için önce toplanabilmelidir. Kanunun 116. maddesinde
görüşme ve karar yeter sayısı belirlenmiş olup -maddenin son cümlesindeki
atıflar olmasaydı- olası bir sıkıntı da bulunmamaktadır. 116. maddenin son
cümlesinde "87nci maddenin 3, 4 ve 5 inci fıkraları ve 88 inci
madde hükmü Birlik Genel Kurulu toplantıları ve görüşmeleri hakkında da
kıyasen uygulanır." şeklindeki atıf sıkıntı yaratabilir. Çünkü 88.
maddede "Genel kurul toplantısında, görüşüleceği gündemde belirtilmemiş
konular hakkında karar verilemez. Yeni bir toplantı kararı bu hükmün
dışındadır." denilmektedir. Ve eğer gündeminde değilse genel kurul 117.
maddenin 3 ve 7. paragrafında yer alan işleri nasıl görüşüp karara
bağlayabilecektir? Bana göre, görüşemeyecek ve karara bağlayamayacaktır. Genel
kurulun tek yapabileceği, gündemde olmayan konuları görüşmek üzere yeni
bir toplantı kararı almaktır.
Bu açıklamalardan sonra yine Ankara Barosu delegeleri ne yapıyor?
sorusuna dönelim. Aslında yukarıda okuduğunuz sonuç bildirgesi ve
zorunlu açıklama dikkate alınarak belki de soruyu "Kim ya da kimler
Ankara Barosu delegelerine ne yaptırmak istiyor?" diye sormak gerekir.
Sonuç bildirgesinden anlaşılan
Ankara
Barosu delegelerinin (tıklayın, 1990 yılından bu yana Ankara Barosu
delegelerinin listesini görüntüleyebileceksiniz) bu dönem şimdiye kadar yaptıkları ya da içlerinden bir
kısmının yaptırtmaya çalıştığı TBB genel kurulunda yapılacak seçimde
Ankara Barosu delegeleri olarak kimi başkan adayı göstereceklerine karar verdirtmeye çalışmaktan ibaret.
Anlaşılıyor ki, delegelerimiz TBB genel kurulunda üzerlerine düşen
görevleri nasıl yerine getirebileceklerini, hangi konuları ve nasıl
genel kurula taşıyabileceklerini pek düşünmüyorlar ve/veya
tartışmıyorlar. Mesleğimizin dertlerini ve sıkıntılarını bırakın bir kenara, yeni yürürlüğe girecek temel yasalar ile Türk Ticaret Kanunu ve Türk
Borçlar Kanunu yasa tasarıları sanki hiç mesleğimizle ilgili değil ve
sanki delegelerimizi hiç ilgilendirmiyor.
Durum böyle olunca 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 115/3 maddesi yol
göstericiliğinde "Adalet Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri
ve hazırlanacak adli ve mesleki kanun tasarıları hakkında görüş ve
düşüncelerini almak üzere Genel Kurulun olağanüstü toplantıya
çağırılmasını Birlik Yönetim Kurulundan..." ne bu günlerde ne de
yarınlarda neden istesin ki! ya da biz avukatlar bize kimse niye
sormuyor diye sızlanalım ki!
Oysa, Ankara Barosu delegeleri, genel kurula taşıyacakları konuları
aralarında görüşmeli ve en azından seçecekleri bir sözcü aracılığıyla
Baromuz üyelerini bilgilendirmeli ve görüşlerini almalıydı. Vakit halen geç değil.
Yapabilirler.
Yapmalılar da. Çünkü, Ankara Barosu üyelerinin sadece %30'unun oyunu
alabilip delege seçilmiş olsalar da ANKARA BAROSUNUN DELEGELERİ OLARAK
ANKARA BAROSU ÜYELERİNİN TAMAMINA KARŞI SORUMLUDURLAR.
(Seçimlerde oy dağılımı için bakınız
Ankara Barosu 1996 - 2004 Yılları
Genel Kurullarında Yapılan Başkan Seçimleri Sonuçları)
Açıklamalardan ve duyduklarımdan
anlaşıldığı kadarıyla sayın Özok bu dönemde TBB başkanlığına aday.
Ankara Barosu delegelerinin bir kısmı da sayın Erdoğan'ı aday göstermeye
karar vermiş. Başkanlık seçimi iki Ankara Barosu üyesi aday arasında
geçecek gibi görünüyor. Bu yazının yayınlandığı tarihte TBB genel
kuruluna ve seçimlere iki aydan az bir zaman kalmış olacak. Yani,
önümüzde yaklaşık iki aylık bir süreç var. Seçim süreci nasıl geçerse
geçsin ve seçimlerin sonucu ne olursa olsun, umarım Ankara Barosu için
hayırlı olur.
Av. Hasan Aydın
Tansu
Ankara, 25/03/2005