inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

 

Ankara Barosu

2.Eleştiri Toplantısı

04 Mayıs 2005

 

Yönetiminin 197. gününde ikinci eleştiri toplantısını gerçekleştiren Ankara Barosu yöneticileri başarılı bir sınav verdi. Önceki toplantıya göre dikkat çeken önemli fark, katılımcı profili ve sayısındaydı. Belli ki, Ankara Barosu yönetimi, üyelerinin ilgisini çekebilmiş ve üyelerinde yönetime katılma arzusunu yaratabilmiş.

İlk toplantı sanki DSAG toplantısı gibiydi. Katılanların konuşmaları da öyle algılandığını gösteriyordu. Ancak bu toplantıya her yaş grubundan yaklaşık 200 avukat katıldı. Yani, salon tümüyle doluydu ve toplantının son 15 dakikasına kadar da öyle devam etti.

Bir diğer özellik, toplantıda söz alıp konuşanların hemen her toplantıda konuşan simalardan farklı olmasıydı. Belki de, katılan profilinin farklılığı konuşmalarına alıştığımız isimleri konuşmaktan vazgeçirdi. Baronun geçmişinde bu tür toplantı olmadığı gibi bu toplantıda ki katılımcı profili DSAG'ın geçmişinde de hiç olmadı. Alışkın olmadıkları için çekinmiş olabilirler.

Toplantının niteliği

Adı "Eleştiri Toplantısı" idi. Ama eleştiri yoktu. Katılanlar sıkıntılarını, görüşlerini, istek ve önerilerini dile getirdiler. Demek ki baro üyelerinin görüşlerini dile getirebilecekleri böyle toplantılara ihtiyacı var. Katılımın ve konuşanların sayısı da bunu gösteriyor.

Ankara Barosu üyeleri görüşlerini zaman sınırlaması olmaksızın dile getirdiler. Sanırız her istediklerini de söyleyebildiler ve tatmin edici olsun ya da olmasın cevap aldılar.

Kısaca toplantı nezih bir havada başladı, devam etti ve sonuçlandı. Biz "nezih bir havada" dedik, siz istediğiniz ifadeyi kullanın. İster "demokratik" deyin, ister "liberal". Hepsi olabilir ve aykırı düşmez.

Neler dile getirildi?

Baro yöneticilerinin ücret alması hakkında öneri; staj ve stajyerlerin sıkıntıları; avukatlıkta haksız rekabetten, mesleğin icrasını zorlaştıran uygulamalardan, sosyal olanakların azlığından, adliyedeki park sorunundan, vestiyerlerden yakınmalar; toplantının başlarında dile getirilen konulardı.

Dikkat çekici öneriler de vardı. Avukatlık ücretlerine uygulanan %18 KDV oranının düşürülmesinin sağlanması gibi.

01 Haziran 2005 de yürürlüğe girecek yasalar ile ilgili endişelerde gündemde yerini alan konulardı.

Genç avukatlar komisyonunun neden kurulduğuna ilişkin soru önemliydi. Çünkü, soruyu yönelten baro üyesi, ayrımcılığa neden olacağı endişesini taşıdığını söylüyordu.

Yorumumuz

Toplantı hakkında

Ankara Barosu yönetiminin eleştiri toplantısından amaçladıklarını sayın Coşar'ın ilk toplantıda yaptığı konuşmadan çıkarıyor (bkz. başkanın açış konuşması) ve ikinci eleştiri toplantısının da tam olarak amaçlanan toplantı olmadığı sonucuna varıyoruz. Ancak çok önemli değil.

Önemli olan toplantıya farklı simaların katılması ve katılımcı sayısının yüksekliği. Demek ki bir ilgi oluştu ya da oluşuyor. Umarız bu ilgi devam eder.

Bir kısmı çoğunluğu ilgilendirmese de, dile getirilenlerin çeşitliği bu toplantının birincisine göre diğer önemli farkı. Ankara Barosunun zengin mozaiğinin göstergesi denebilir. Üyelerin rahatlıkla görüşlerini söylemesi ise, belli isimlerin dışındakilerin konuşmadığı ya da konuşmaktan çekindiği Ankara Barosu genel kurullarının hareketli geçmesi için bir umut ışığı olabilir.

Eleştiri yoktu. Ama dinamik bir toplantıydı. Adının ne olduğu çok önemli değil. Eğer gelişmeler bu yönde devam ederse toplantıların adı da değişebilir, daha sık da yapılabilir ve daha kalabalık olabileceği için başka mekan bulmak gerekebilir. Bu dinamiğin devam edip etmeyeceğini ve Ankara Barosunu nerelere taşıyabileceğini ileride göreceğiz.

Dördüncü toplantının, seçimsiz genel kurul olabileceğini ya da avukatların görüşlerini zaman sınırlaması olmaksızın ifade edebileceği ve kararların alınabileceği geniş katılımlı bir toplantı olabileceğini umalım.

Son seçim sonuçlarına göre ana muhalefet kabul edilen grup toplantıda yine yoktu. Bu toplantıdaki dinamiği gördükten sonra, olup olmaması da pek önemli değil gibi görünüyor. Bu dinamik, olması gereken muhalefeti de yaratabilir. Ve kim bilir, önceki ana muhalefete sadece seyretmek kalabilir.

Önceki toplantının baş konuşmacıları DSAG içi muhalefet de bu toplantıda yoktu. Belki vardı da kalabalıkta kayboldular ve biz fark edemedik. Sesleri çıkmayınca doğal olarak fark edemiyorsunuz. Belki de alışık olmadıkları simaların çoğunlukta olduğu kalabalık, çekingen davranmalarına neden oldu. Gelememiş de olabilirler. Biliyorsunuz, TBB seçimleri arifesindeyiz. Hani gelip konuşursak hata yapmış olabiliriz diye çekinmiş olabilirler. Ya da öyle tembihlenmişlerdir. Bilemiyoruz.

Dile getirilenler hakkında

Toplantıda dile getirilenlerin hepsi hiç kuşkusuz önemliydi. Daha önce değinilmemiş konulara ilişkin olan bazılarına dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Avukatlık ücretlerine uygulanan %18 KDV oranının düşürülmesi için çalışma yapılması isteği önemli. Çünkü, avukatlar hizmet üretiyorlar. Bu nedenle mal alış KDV sini mal satış KDV sinden düşme gibi bir şansları yok. Yani kazandıklarının KDV sinin neredeyse tamamını ödüyorlar. Bilindiği gibi avukatların sabit giderlerinin başında gelen büro kirasının KDV si olmadığı için gelir KDV sinden düşülebilmesi de söz konusu değil. Avukatların kira dışındaki giderleri de çok farklı değil. Diğer yandan, ücretlerini KDV hariç söyleyemiyor ve alamıyorlar. Yani ücret KDV hariç 100 YTL diyemiyorlar. O zaman KDV sanki avukatın gelirinden kesilip gidiyor gibi oluyor. Kısaca KDV oranının azda olsa düşürülmesi avukatların gelirinde azda olsa bir artış sağlar. Esasen toplantıda sayın Coşar'ın da belirttiği gibi bu konu daha önce dile getirilmemişti ve baronunda bu doğrultuda hiç çalışması olmamıştı.

Kira kontratlarında pul eksiği olması halinde, Cebeci vergi dairesine kadar gidip damga resmi eksiğini üstelik cezalı olarak tamamlamak önemli bir vakit kaybı. Avukatlar müvekkillerine "tamamla getir" diyebilme şansına da pek sahip değiller. Ola ki müvekkil gider ve bir daha gelmez. Eğer damga pulları kalkmasaydı bu sorun olmayacaktı. Bu nedenle, sıkıntının giderilebilmesi de pek kolay değil.

Baronun gerçekleştirdiği konferans ve panellerin yeterince verimli olmadığı ve istenen sonucun alınamadığı iddiasını önemsemek gerek. Etkinlikler kolay yapılmıyor. Ama istediğiniz sonucu alamazsanız ne kadar uğraşmış olursanız olun o etkinliğin bir değeri olmuyor. O halde belki daha az sayıda ve fakat daha iyi planlanmış ve hazırlanmış etkinlikler yapmak çok daha verimli olabilir.

Genç bir üyenin dile getirdiği sosyal tesis ihtiyacının dikkate alınması gerekir. Baronun Gölbaşı sosyal tesisinin yetersiz olduğunun ya da %70'e yakını 35 yaşın altında nüfusa sahip Ankara Barosu çoğunluğunun isteklerine uygun olmadığının göstergesi.

Necatibey caddesindeki kurullar merkezi ile ilgili eleştirileri de dikkate almak gerek. Eğer atılan taş ürkütülen kurbağaya değmiyorsa -ki iddia öyle- konuyu önemsemekte  ve yeniden hesap yapmakta yarar var.

Genç avukatlar komisyonu/kurulu esasen batı barolarının hemen tamamında olan bir kurul. Temel amacı, bazılarında 36 ya da daha genç yaşa kadar olan avukatların -ki bunlar mesleğin ilk 10 yılı içinde olanlar- sorunlarını tartışmak ve çözmek. Sorunların tartışılması ve çözülmesi bu kurulun genç avukatlar için yaptığı bir dizi eğitim amaçlı etkinlikleri de içeriyor. Batı ülkeleri barolarının -özellikle Amerika ve İngiltere- genç avukatlar için bazı ayrıcalıkları da var. Örneğin genç avukatların seminer, sempozyum gibi etkinliklere katılım ücretleri diğer avukatlardan daha düşük. Aynı şekilde baro kesenekleri de. Bu tür uygulamalar bizim ülkemizde yasa değişikliği gerektiriyor. Ama neden olmasın genç avukatlar sistemli çalışırsa üstesinden gelebilir.

Sonraki toplantı umarız daha dinamik bir yapının göstergesi olur.

 

inisiyatif.net

Ankara, 04.05.2005