inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

forum

 

 

Hiçbir şey Eskisi Gibi Değil!

"Müdafiinin Kollukta Dosya İncelemesi ve Örnek Alması"

HİÇ DEĞİL!

Av. Kemal VURALDOĞAN*

1 Haziran 2005 tarihli Resmi Gazete’yi inceleyen avukatlar,

  1. Ceza  Muhakemesi  Kanununa  Göre  İl  Adlî  Yargı  Adalet  Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik

  2. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği

  3. Cumhuriyet  Başsavcılıkları  ile  Adlî  Yargı  İlk  Derece  Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik

  4. Suç Eşyası Yönetmeliği

  5. Ceza  Muhakemesinde  Beden  Muayenesi,  Genetik  İncelemeler  ve  Fizik  Kimliğin  Tespiti  Hakkında Yönetmelik

  6. Adlî Kolluk Yönetmeliği

  7. Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği

Adı altında 7 tane yönetmeliğin yayımlandığı gördüler[1]. Bunların kaç tanesi meslektaşlarımız tarafından incelendi bilmiyorum[2]. Ancak, bu satırları yazarı utanarak ve sıkılarak sadece, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’ni okuduğunu itiraf etmek zorunda. 6 Haziran günü akşam saatlerinde Ankara Barosu Başkanlığından gelen bir telefonla, özellikle Ankara Narkotik Şubede görevli kolluk mensuplarının, anılan yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca savcıdan yazılı emir getirmeyen müdafilere dosya incelettirmediğini, ifade tutanağı dahil olmak üzere hiçbir evrak örneği vermediğini öğrendim. Ankara Barosu Başkanlığı Ceza Muhakemesi Kurulunca yönetmeliğin ilgili hükmünün Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı olduğu yolundaki rapor ile, Narkotik Şubesinin uygulamalarını içerir belge örnekleri, iptal davası açmam için tarafıma sunuldu ve 07.06.2005 tarihinde Danıştay 10. Daire’de Ankara Barosu Başkanlığı’na vekaleten, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 22/1. maddesindeki, “Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.” cümlesinin iptali istemiyle dava açtım[3] (Dava dilekçesini *.doc biçiminde indirmek için tıklayınız).

Dava dilekçesini hazırlarken hiçbir şey eskisi gibi olmayacağı kanısı oluştu bende. Eskiyi çok beğendiğimden değil, yeninin ne getirdiğini, ne amaçla hazırlandığını bilmediğimden.

01.06.2005 tarihli Resmi Gazete yayımlanan, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin, “Müdafiinin soruşturma evrakını incelemesi” başlıklı 22/1 maddesi, “Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.” hükmüne yer vermekte. Yönetmeliğin 22. maddesinin ilk cümlesi, evrensel hukuk ilkelerine paralel bir şekilde müdafiine soruşturma evresinde dosyayı inceleme ve istediği belgelerin bir örneğini alma hakkı tanırken; Ankara Barosu tarafından iptali istenen 2. cümleyle, soruşturma dosyasının kollukta olması durumunda müdafiinin soruşturma dosyasını incelemesi için yetkili cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramakta. 22/1. maddenin anılan 2. cümlesi, taraf olduğumuz insan hakları sözleşmeleri ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa açıkça aykırıdır.

Ceza Muhakemesi Kanununun 153. maddesi de  “Müdafiinin soruşturma evrakını incelemesi”  başlığını taşımaktadır. 153. maddeye göre,

Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.

Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.

Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(4) Müdafi, Cumhuriyet Savcılığınca iddianamenin mahkemeye verildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. (Değişik 4. fıkra: 5353 - 25.5.2005 /m.23) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.”

Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca müdafiinin soruşturma evresinde dosya içeriğini incelemesi ve harçsız bir örneğini alması konusundaki tek sınırlama Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakimi tarafından verilebilecek bir kararla mümkündür. (bu durumda bile 3. fıkrada belirtilen şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporu gibi belgelerin incelenmesi ve örneğinin alınması engellenemez) Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 22/1. maddesiyle, kollukta bulunan soruşturma dosyasını müdafiinin inceleyebilmesi ve harçsız bir örneğini alabilmesi için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin aranmasını Ceza Muhakemesi kanununa aykırılık oluşturduğu açıktır. Ancak anlamadığım husus bu kanuna açıkça aykırı bu düzenlemeyi kim hangi saikle hazırladığı. Umarım dava dilekçemize verilecek cevapla bizi aydınlatırlar.

Yine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya dair Avrupa Sözleşmesinin, adil yargılanma başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca,

Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:

  1. Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;

  2. Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;

  3. Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun  bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek  bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;

hakkına sahiptir. İptali istenen yönetmelik hükmüyle, şüpheli müdafiinin, kollukta bulunan soruşturma dosyasını inceleyebilmesi ve harçsız bir örneğini alabilmesi için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin aranması, şüphelinin suçlamanın niteliği ve nedeni hakkında tam olarak bilgi sahibi olmasını ve savunmanın hazırlanması için gerekli kolaylıklara sahip olunmasını engelleyecektir. Dolayısıyla, yönetmelik hükmü, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya dair Avrupa Sözleşmesine de aykırıdır.

Bir an için yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğunu kabul etsek bile, Ankara cumhuriyet Savcılığı denetiminde yapılan hazırlık soruşturmalarının tamamına yakın bir kısmı kolluğa yaptırılmaktadır. Ankara Barosu Başkanlığı Ceza Muhakemesi Kurulu merkezinde görev yapan meslektaşlarımız haftanın 7 günü 07.00-24.00 saatleri arasında görev yapmakta, ifade alma işlemlerinde hazır bulunmakta, hukuki yardım sunmaktadırlar. Yerleşmiş teamül gereği mesai saatlerinin dışında hiçbir savcı evinde bulunmamakta, nöbetçi savcılar evlerinde nöbet tutmaktadırlar. Dolayısıyla, mesai saatleri dışında savcıdan yazılı emir getirmek fiilen mümkün değildir.

İptali istenen hükmün yürürlüğe girmesiyle, Ceza Muhakemesi Kanunu 150. madde çerçevesinde Ankara Barosu tarafından görevlendirilen müdafiiler hazırlık evrakını inceleyememişler, müdafiliğini üstlendikleri zanlılara yeterli hukuksal yardım sunamamışlardır. Ceza Muhakemesi Kanununun 153 maddesi uyarınca hakim kararıyla dahi müdafie verilmesi engellenemeyecek ifade tutanakları, müdafii zanlı görüşme tutanağı gibi belgeler, iptali istenen hüküm gerekçe gösterilerek meslektaşlarımıza verilmemektedir.İptali istenen hükmün yürürlükte kaldığı her gün müdafilerin görevini yapmasını fiilen imkansız kılmaktadır. İnsan haklarına dayanan bir hukuk devletinde savunmanın bu boyutta sınırlandırılması mümkün değildir. 

Sonuç olarak, 01.06.2005 tarihli Resmi Gazete yayımlanan, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 22/1. maddesindeki, Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.” şeklindeki cümlesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 153.,  İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesine aykırıdır. Umudumuz, Danıştay 10. Dairesi’nin bir an önce yürütmenin durdurulması talebimizi değerlendirerek, iptali istenen yönetmelik hükmünün yürütülmesini durdurmasıdır.

Ankara, 09 Haziran 2005


* Avukat, Ankara Barosu.

[1] Resmi Gazete, 01.06.2005 tarih ve 258321 Sayı.

[2] Bu yönetmeliklerin bir an önce konusunda uzman meslektaşlarımız tarafından incelenmesinde fayda var. Aksi takdirde, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği nedeniyle yaşadığımız sürprizi tekrar yaşayabiliriz. Getirilen yönetmeliklerdeki hukuka aykırılıkların tespiti ve iptali için hukuksal girişimlerin başlatılması için özellikle Barolara önemli görev düşüyor.

[3] Danıştay 10. Dairesi, 2005/4665 E. (Dava dilekçesini *.doc biçiminde indirmek için tıklayınız)