Çağdaş Hukukçular Derneği genel merkezinin son
kongresinin sonuç bildirgesi elimize geçtiğinde
dikkat kesildik. Kongrenin bir gün öncesinde
bir konferans yapılmış ve kendi gündemlerinde
olduğunu düşündükleri konular katılanların bilgisine
sunularak tartışılmıştı. Batı ülkeleri hukukçu dernekleri
(baroları da diyebilirsiniz) için
geleneksel olan bu uygulama, Türkiye'deki hukuk
dernekleri için olasılıkla bir ilkti. (bkz.
ÇHD 2005 Kongre ve Konferansı).
Bilindiği gibi Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da baro
(Bar Association) olarak adlandırılan bir çok
hukukçu derneği vardır. Örneğin IBA (International
Bar Association) her ne kadar ülkemizde Uluslararası
Barolar Birliği olarak tanıtılsa da uluslararası
hukukçu derneğidir ve üyeleri bireyler üye
olabildiği gibi kurumlarda -Ankara Barosu ve TBB
gibi- üye olabilmektedir. Ülkemizde ise "Baro"
avukatların yasaya dayalı olarak kurulmuş meslek
kuruluşlarını ifade eder. Özetle, batılı ülkelerin aksine Türkiye'deki
barolar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri
çerçevesinde kurulmuş meslek örgütleridir ve
tarihleri de hiç batılı ülke barolarına benzemez.
Doğuşları, gelişim süreçleri ve bu günkü statüleri
farklı olduğu için genel kurullarının yapılış tarzı
ve uygulamalarında gözlediğimiz amaçları da
farklıdır. Farklıdır diyoruz çünkü Türkiye'deki
baroların genel kurullarının tek amacı önceki
organlarının çalışmalarını ibra etmek ve yeni
yönetimi belirlemektir. Kısaca, Türk baroların genel
kurullarının tek amacı seçimdir.
Oysa, batılı ülke barolarının kongrelerinde birincil
amaç örgütün politikasını belirlemek olduğundan,
kongrelerinin yapılışları ve organizasyonları da
farklıdır. Bu yazının konusu olmadığından
ayrıntısına girmeyeceğiz. Ancak Çağdaş Hukukçular
Derneğinin son kongresinde olasılıkla derneğin
politikasını belirlemek ön plana çıkartıldığından
yönteminin de benzer olduğunu belirtmekle
yetineceğiz.
Çağdaş Hukukçular Derneğinin bu yılkı kongresindeki
yeniliği derneğin genel sekreteri sayın Selçuk
Kozağaçlı imzası ile yayınlanan açıklamadan çıkarmak
mümkün. Sayın Kozağaçlı imzalı 07.07.2005 tarihli
yazıda şöyle deniyor;
Çağdaş Hukukçular Derneği
Genel Kurulu, 8. Olağan Kongre ve Konferansını
Ankara’da tamamladı.
Konferans gündeminde;
- Ceza, Muhakeme ve İnfaz
yasal değişikliklerin değerlendirilmesi,
- “Sosyal ve Ekonomik Haklar
Çalışma Grupları”nın inşası ve koordinasyonu,
- “Avukat Sendikası” girişimi,
- “Cezaevleri Bağımsız İzleme”
deneyimlerinin değerlendirilmesi,
- Güncel gelişmelere ilişkin
kongre gündemine sunulacak karar önergelerinin
hazırlanması ve görüşülmesi vardı. Konferans sonuç
bildirgesi bu çerçevede hazırlandı.
Kongre, olağan gündemini
tamamladıktan sonra ekli konferans sonuç
bildirgesini de görüşerek kabul etti.
Kongre olağan gündeminde,
geçmiş dönem çalışmaları incelenerek ibra edildi,
yeni dönem bütçesi kabul edildi ve yönetim, denetim
ve disiplin kurullarının rapor ve kararları
görüşüldü. Tüzük değişikleri gerçekleştirildi.
Aynı gün yapılan seçimle; ekli
listedeki üye ve delegeler dernek kurullarına
seçildi.
Açıklamadan tam olarak anlaşılamıyor olabilir. Bize
verilen bilgiye göre Çağdaş Hukukçular Derneği
toplantının ilk günü konferansı organize edip
tamamladıktan sonra ikinci gün kongresinin gündemini
görüşmüş ve aynı gün seçim yapmış. ÇHD şubelerinden seçilen toplam 169
delegenin 69'u seçimlere katılmış ve oy kullanmış. Konferansa katılım ise 115
kişi olarak belirtiliyor.
Bilindiği gibi baroların genel kurulları da iki
gündür ve ilk gününde gündem görüşülür, ikinci gün
ise tümüyle seçime ayrılmıştır. Baro genel
kurullarının (TBB için de geçerli) gündemi ise
neredeyse standarttır ve meslek sorunları ile ilgili
bir madde bu gündemlerde hiç yer almaz
(örnek olarak bkz.
İstanbul Barosu 2004 genel kurul gündemi).
Olasılıkla gündemde üyelerin ifade etmek istedikleri
ile ilgili bir madde bulunmadığından genel kurul
sırasında üyeler "Yönetim Kurulu Çalışma Raporunun
görüşülmesi" maddesinde söz alır ve hiç de çalışma
raporu ile ilgili olmayan (ya da baro çalışmalarıyla ilgisinin ne
olduğu dinleyenler tarafından kavranılamayan) görüş
ve düşüncelerini ifade etmeye çalışırlar.
Tabii bizim bu temennimizi müstehzi bir tebessümle
karşılayıp "1136 sayılı yasanın Ek 3. madesi 2.
fıkrasının son cümlesinin 'Üye
sayısı dörtyüzü aşan barolarda görüşmeler cumartesi
günü sonuçlandırılır ve seçimlere pazar günü dokuzda
başlanır ve oy verme işi saat onyedide sona erer.!
dediğini her halde
bilmiyor, bilse temenni etmezdi" diyenler olacaktır.
Onlara Anayasa Mahkemesinin E.1984/12
K.1985/6 sayılı kararına bakmalarını öneririz.
Konu kararda "Bu hüküm, dava
dilekçesinde belirtildiği gibi, toplantıların bir
günde tamamlanması gerektiği anlamının çıkarılmasına
müsait değildir. Açıklanmak istenen husus, toplantı
tarihlerinin gündemin durumuna göre görüşmelerin en
geç bir cumartesi günü akşamına kadar
sonuçlandırılmasını sağlayacak biçimde saptanması ve
ertesi pazar günüde seçimlerin bitirilmesidir.
İkinci fıkranın son cümlesi hükmünün bu açık anlamı
karşısında, iptal isteminin varit olmadığı sonucuna
varılmıştır." denilmektedir.
Bilindiği gibi Ankara Barosu son 2000 yılından bu
yana her iki yılda bir uluslararası kurultay
düzenlemektedir. 2000 yılında yapılanın adında
uluslararası kelimesi yoktu. Ancak 2002 ve 2004
yıllarında yapılanların adına uluslararası
eklenmişti. Tabii bu son iki kurultayın
katılanlarına bakınca uluslararası kurultay,
sempozyum, konferans ve benzerlerinin farklı bir
sınıflamasını da yapmak zorunlu hale geldi. Şöyle;
1) Sadece konuşmacıları değişik uluslardan olanlar,
2) Sadece izleyicileri değişik uluslardan olanlar,
3) Konuşmacıları ve izleyicileri değişik uluslardan
olanlar. Ankara Barosunun gerçekleştirdiği
uluslararası etkinlikler bizim gözlemlerimize göre
bu sınıflama içinde birinci sırada belirttiğimiz
"Sadece konuşmacıları değişik uluslardan olanlar"
sınıfını girmektedir. Söylediklerimiz Türkiye
Barolar Birliğinin bu tür uluslararası etkinlikleri
içinde geçerlidir.
Bu tür uluslararası etkinlik gerçekleştirebilme
iddiasında olan baro yada birlik neden kendi genel
kurullarının öncesinde meslek sorunlarının
tartışılacağı bir kaç günlük sempozyum, konferans ya
da tartışma toplantısı gerçekleştirmez? Yukarıda da
belirttiğimiz gibi yasal bir sınırlaması ya da
engeli yok.
Ya da genel kurullarının gündemine meslek
sorunlarının tartışılacağı maddeler koymaz ve genel
kurulunun örneğin Çarşamba günü başlatıp
görüşmeleri Cumartesi günü sonuçlandırmaz?
Umarız, barolar da Çağdaş Hukukçular Derneği kongresini örnek alıp kendi
genel kurullarını meslek sorunlarının tartışıldığı
ve baro politikalarının saptanabildiği kongreler
haline getirebilir.
inisiyatif.net
Ankara, 11.07.2005