İzmir
Barosunun 19 Kasımda
toplanan ve 3 Aralık
tarihinde yapılmak üzere
ertelenen olağanüstü genel
kurul toplantısı, danışıklı
olarak açılan bir dava
sonucunda verilen bir
kararla mahkeme tarafından
durduruldu ve yönetim kurulu
toplantıyı iptal etti.
19 Kasımda,
İzmir Barosu üyesi
avukatlarının Baro tarihinde
görülmemiş bir duyarlılık ve
katılımla genel kurula gelip
yönetimin karşısına
çıkmaları sebebiyle Baro
yönetiminin paniğe kapıldığı
anlaşılıyor.
19 Kasım
genel kurul toplantısında
ezici bir oy çoğunluğuyla
divanın seçilmesi üzerine
yönetim kurulu herkesin gözü
önünde toplantı salonundan
kaçmıştı.
Toplantı
sürerken, salona
giremedikleri yolunda
yaygara koparıp, daha sonra
değişik niyetlerle verilmiş
imzaları toplayıp paralı
gazete ilanlarıyla
yayımlatan yönetim kurulunun
daha sonra akıl edeceği
engellemeler bizim hukuk ve
avukatlık anlayışımızla
düşünülemeyecek
yöntemlerdir.
28 Kasımda
TBB Başkanı, eski Baro
Başkanları, genel kurul
divanı ve Baro yönetimi
ortaklaşa yapılan bir
toplantıda 3 Aralıkta Genel
Kurulun yapılması kararı
aldığı gün, aynı saatlerde,
İzmir Barosu yönetiminin
kimseye haber vermeden
herkesi aldatarak danışıklı
olarak açılan bu dava için
mahkemelere toplantının
ertelenmesi yolunda cevap
hazırladığı ve bu kararın
verilmesi için mahkemeleri
yanılttığı ortaya çıkmış
bulunuyor.
Yönetim
kurulu açılan bu davadan
kimseye haber vermeksizin,
meslektaşlarını 3 Aralık
toplantısına katılmaya davet
etti, bu yolda duyuru ve
ilanlar yapıldı. Şimdi
mahkeme kararının
arkasına saklanarak tekrar
bu toplantıyı da
ertelediklerini duyurdular.
Oysa niyetleri olsaydı,
mahkemeye, divanla
mutabakata vardıklarını
bildirip bu toplantıyı
yapabilirlerdi.
Baro Başkanı
ve yönetim kurulunun tüm
meslektaşlarını aldatmakta
bir sakınca görmediği
anlaşılıyor.
Baro üyesi
avukatlar bu saygısızlığı
affetmeyeceklerdir.
Meslektaşlarımız bu
yöntemlerin gayrimeşruluğunu
ve ahlaki ölçülerle bağdaşıp
bağdaşmadığını
değerlendirecektir.
Baro Başkanı
ve yönetim kurulu üyeleri
hukuken Baro Başkanı ve
yöneticisi olsalar da, Baro
üyelerinin gözünde her türlü
inandırıcılılarını,
meşruiyetlerini
kaybetmişlerdir.
Düzmece
evraklar ve danışıklı
yollarla genel kurul
iradesini tanımadıklarını
gösteren ve hukuk dışı bir
zeminde bulunan bu yönetimin
toplayacağı herhangi bir
toplantıda işkencenin
önlenmesi gibi toplumsal ve
hukuksal duyarlılık gösteren
bir konunun görüşülmesi
artık mümkün değildir.
Baro
yöneticilerinin yaptıkları
hataları ve meslektaşlarına
yaptığı saygısızlıklar
sonucunda yapmaları gereken
tek bir yol kalmıştır.
Acze düşmüş,
Baroyu yönetemeyen,
avukatları karşısına almış
bu yönetimin yapacağı tek
şey istifa etmektir.
İzmir Barosu
üyeleri kendi kurumlarında
ortaya çıkan ve yönetimde
kalmak ve kendi görüşlerini
zorla herkese kabul ettirmek
için her yolu mubah sayan bu
anlayışa karşı Baro hukukunu
yeniden inşa edecekler ve
Baro içinde bu tür
anlayışlar kendilerine bir
daha yer bulamayacaktır.
|
İzmir,
19.11.2005
Olağanüstü Genel
Kurul
İnisiyatifi |