inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

forum

 

 

Avukatın Disiplin Hukuku

         Av. Kemal Vuraldoğan

Bu sayımızdan itibaren Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) disiplin kararlarını yayımlamaya başlayacağız.[1] Kararlar konu esasına göre yayımlanmaya çalışılacaktır. Bu ilk çalışmamızda, Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili hesap varsa uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” meslek kuralına ilişkin kararlara yer vereceğiz. Disiplin kararlarını yayımlamadan önce, Avukatlık Kanununun disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesine ilişkin hükümlerine sizlerle paylaşmakta fayda görüyoruz.

Kanun koyucu, Avukatlık Kanunun birinci maddesiyle avukatlık mesleğini serbest bir meslek olarak kabul ederken; aynı zamanda bir kamu hizmeti olarak düzenlemiştir. Avukatlık mesleğinin yargının kurucu unsuru olan savunmayı temsil etmesi ve kamu hizmeti olarak kabul edilmesi nedeniyle Avukatlık Kanunun çeşitli maddelerinde avukatlık mesleğinin icrasına ilişkin emredici hükümlere yer verilmiş[2], avukatlık meslek kuralları kabul edilmiştir.[3] Avukatlık Kanunu madde 134, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” diyerek meslek kurallarına uymamayı ve avukatlık mesleğini gereği gibi yerine getirmemeyi disiplin cezası yaptırımına tabi tutmuştur.

Avukatlara ve stajyerler[4] hakkında disiplin sürecinin başlayabilmesi için Baro Yönetim Kurulu tarafından, disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmesi gerekir. (Avukatlık Kanunu madde 141[5]) Baro yönetim kurulları, resen veya ihbar üzerine disiplin soruşturması açılmasına karar verebilirler. (139/1) Avukat veya stajyerin ceza mahkemesinde yargılanıp mahkum olması durumunda baro yönetim kurulu disiplin soruşturması açmak zorundadır. (140/son) Yönetim kurulu, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas  olacak soruşturmanın yapılması görevini, yönetim kurulu üyelerinden birine verebilir. Soruşturmayı yürüten üye veya kurul, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin  ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir. Yönetim kurulunun, soruşturma maksadıyla her türlü adlî ve  idarî mercilerden bilgi ve belge isteme ve ilgili dosyaları veya örneklerini inceleme yetkisi bulunmaktadır. (141/3)

Yapılan inceleme sonrasında, disiplin kovuşturması açılmasına veya açılmamasına karar verilir. Disiplin kovuşturması açılması kararı her halde ihbar, şikayet veya istek tarihinden itibaren bir yıl içinde verilmelidir. (madde 141/2) Verilen karar ilgililere tebliğ olunur. Eğer disiplin soruşturması açılmamasına karar verildiyse karar ayrıca Cumhuriyet savcısına da tebliğ edilir. (141/son)

Disiplin soruşturması açılmaması kararına karşı onbeş gün şikayetçi veya Cumhuriyet savcısı tarafından TBB nezdinde itiraz edilebilir. (142/1) İtiraz edilmezse karar kesinleşir. (142/3) TBB tarafından disiplin soruşturması açılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın ilgili baroya gönderilmesi durumunda, baro yönetim kurulu tarafından disiplin soruşturması açılmasına karar verilmesi zorunludur. (142/2) Disiplin soruşturması açılmaması kararının TBB tarafından da onaylanması durumunda, dosya Adalet Bakanlığı’na gönderilir. Adalet Bakanlığına  ulaşma tarihinden itibaren iki ay içerisinde karar verilmezse veya yönetim kurulunun disiplin soruşturması açılmamasına ilişkin kararı onanmakla, itiraz edilen karar kesinleşir.(142/4) Kesinleşen karara karşı idari yargı yoluna başvurulmasında Avukatlık Kanunu madde 8/6-7 kıyasen uygulanır. (142/son)[6]  Disiplin kovuşturması açılmaması kararının kesinleşmesinden sonraki üç yıl içerisinde şikayete konu olaya ilişkin yeni delillerin ibrazı halinde, baro yönetim kurulu tarafından aynı eylemden dolayı yeniden inceleme yapılabilir. (143)

Avukat veya stajyer hakkında disiplin soruşturması açılması kararı verilmesi durumunda,[7] yönetim kurulu soruşturma dosyasını baro disiplin kuruluna iletir. Disiplin kurulu, ceza yargılamasının bekletici mesele sayıldığı durum hariç olmak üzere, en geç bir yıl içerisinde karar vermek zorundadır. (144/son)

Disiplin kurulu incelemesini evrak üzerinden yapar. Hakkında soruşturma açılan avukatın talepte bulunması veya disiplin kurulunun duruşma açılmasını gerekli görmesi durumunda duruşma yapılır.(144/1) Duruşma davetiyesine yazmak kaydıyla avukatın gelmemesi halinde gıyapta duruşma yapılabilir. (145) Disiplin kurulu, tanık ve bilirkişileri de duruşmaya çağırabileceği gibi; yazılı beyanlarını okumakla da yetinebilir. (147/1) Ancak, soruşturmaya konu olayın tek delili yalnızca bir tanığın şahsi bilgisiyse tanığın dinlenmesi zorunludur. (147/2) Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hakimi kararıyla gelmeyen tanık ve bilirkişinin para cezasına çarptırılmasına veya zorla getirtilmesine karar verilebilir. (150/2)

Disiplin kurulu, delillerin gösterilme ve incelenme şeklini, istek veya feragatle veya evvelce verilmiş kararlarla bağlı olmaksızın takdir ve tayin eder. (146) Disiplin kurulu kararları ilgililere ve baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğ edilir. (152) Disiplin kurulu kararlarına karşı, ilgililer ve Cumhuriyet Savcısı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde TBB  Disiplin Kurulu nezdinde itiraz edebilirler. (157/1)TBB disiplin kurulu, dosya üzerinde inceleme yapar. Ancak,  işten veya meslekten çıkarma cezasına veya işten yasaklanmaya dair kararların  incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya resen duruşma yapılmasına karar verebilir. (157/2)

TBB disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun  görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmiş  olan kararı düzelterek onaylayabilir. (157/6) TBB Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, g gerekçesiyle birlikte TBB’ye geri gönderebilir. Geri gönderilen karar, TBB Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır. Ancak, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup, Bakanlığın onayına tâbi değildir. (167/8) Kesinleşen karara karşı idari yargı yoluna başvurulmasında Avukatlık Kanunu madde 8/6-7 kıyasen uygulanır. (167/9)

1. TAHSİL EDİLEN PARANIN GEÇ ÖDENMESİ YETKİSİZ KİŞİYE ÖDEME

Esas No: 2002/193 Karar No:2002/329 Karar Tarihi: 15.11.2002

İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünül­dü:

Şikayetli Avukat hakkında, müvekkili adına tahsil ettiği parayı üç yıl süreyle ödemediği ve yine tahsil edilen paranın vekaletnamesi veya başkaca temsil belgesi bulunmayan yetkisiz bir kişiye ödendiği gerekçesiyle açılan disiplin kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulunca eylemi sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikayetlinin kamulaştırma bedelinden dolayı tahsil ettiği paradan 50.000.000 TL.sini şikayetçinin kardeşine ödediği, kalan miktarı ise uzun süre ödemeyerek elinde tuttuğu, hakkında yapılan şikayet üzerine mirasçıları çağırarak kendilerine ödeme yaptığı, bu ödemelere ve şikayetten vazgeçmeye ilişkin belgeleri Disiplin Kuruluna sunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.

Şikayetli 29.09.2000 tarihli savunma dilekçesinde "uhdesinde bulunan 200.000.000 TL'nin varislerine ödenmek üzere emanete alınmasını" talep ettiğinden, şikayet tarihinde müvekkillerine henüz ödemede bulunmadığı da anlaşılmaktadır.

Avukatın müvekkili adına tahsil ettiği paralan geciktirmeksizin müvekki­line ödemesi gerekmektedir. Ödeme olanağı bulunmayan hallerde ise müvekkil adına Bankaya yatırması veya Mahkemeye başvurarak tevdi mahalli tayin ettirmesi zorunludur. Şikayetli, bu yollara gitmeyerek tahsil ettiği parayı yaklaşık üç yıl süreyle uhdesinde tuttuğundan, Avukatlık Yasasının 34.ve TBB Meslek Kurallarının 43. maddesine aykırı olan eylem "disiplin suçu" oluşturmaktadır.

Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak, itirazın reddiyle, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun "Kınama" cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.

2. MÜVEKKİLE BİLGİ VERME -TAHSİL EDİLEN PARANIN ÖDENMESİ

Esas No:2002/302 Karar No: 2003/60 Karar Tarihi. 21.03.2003

Şikayetçi 21.06.2000 tarihli dilekçe ve ekinde sunduğu çizelge ile şikayetli tarafından Eskişehir İcra Müdürlükleri'nde açılan otuz üç icra takibi ile ilgili olarak bilgi verilmediğini ve tahsil ettiği paraların tarafına ödenmediğini bildirmiş ve bu nedenle açılan disiplin kovuşturması sonunda da şikayetlinin eylemi sabit görülerek, "Dokuz ay mesleki faaliyetten yasaklama" karan verilmiştir. (Mesleki faaliyetten yasaklama olarak adlandırılan ceza ile Avukatlık Yasası'nın 135. maddesinin 4. bendindeki işten çıkarma cezasının kastedildiği anlaşılmaktadır.)

Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, özellikle İcra Müdürlükleri'nden gelen cevabi yazılardan, takip masraftan ve tahsil edilen harç bedelleri ile şikayetli tarafından talep edilen masraf ve harç bedelleri arasında ciddi farklılıkların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Sekiz dosyada tahsilat olup, yirmi beş dosya takipsizlikle işlemden düşmüştür.

Şikayetli 21.06.2000 tarihine kadar takip dosyalan ile ilgili olarak şikayetçiye yeterli bilgi vermediği gibi herhangi bir ödemede de bulunmamıştır. Her ne kadar peşin ücret ve yeterli masraf verilmediği iddia edilmekte ise de; TBB Meslek Kuralları'nın 42. maddesi gereğince avukat işle ilgili giderleri karşılamak üzere avans isteyebilir ancak, avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkiline geri verilmesine dikkat etmekle yükümlü olduğu gibi, Meslek Kurallarının 43. maddesi uyarınca "Müvekkil adına alınan paralan ve başkaca değerleri geciktirmeksizin müvekkile duyurmak ve vermek" zorundadır. Takip giderleriyle ilgili olarak yeterli avans istendiğini gösteren yasal bir belge sunulmamış, şikayet tarihine kadar herhangi bir ödeme de yapılmamıştır.

Şikayetli, yazılı ücret sözleşmesi ibraz etmemesine karşın yasal olmayan fazla ücreti vekalet ve masraf talebinde bulunmuş; Avukatlık Meslek Kurallarının 3. maddesinde belirtilen "Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe olan güveni sağlayacak biçimde ve işini tam bir sadakatle yürütür" ilkesine de aykırı davranmıştır.

Avukat, Avukatlık Meslek Kuralları'nın 4. maddesi gereği "Mesleğin iti­barım zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak", müvekkile doğru ve zamanında hesap vermek, kamunun mesleğe olan inancını ve güvenini sarsmamakla yükümlüdür. Şikayetli avukatın söz konusu davranışı, Avukatlık Yasası'nın 34., Avukatlık Meslek Kuralları'nın 3., 4., 42., 43. maddelerine aykırı bulunduğundan disiplin suçu oluşturmaktadır.

Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu'nun eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmesi doğru olmakla birlikte, Şikayetli avukatın sicilinde eylem tarihinden önce kesinleşmiş kınama cezası bulunduğundan, bu kez belirli süreli işten çıkarma cezasının para cezasına çevrilmesi gerekmiştir.

Sonuç olarak, Eskişehir Barosu Disiplin Kurulu'nun "Dokuz Ay Süreyle İşten Çıkarma" cezası verilmesine ilişkin kararının 700.000.000. TL. Para Cezasına çevrilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına ve şikayetli avukatın 700.000.000. TL. para cezasıyla cezalandırılmasına, oybirliği ile karar verildi.

3. TAHSİL EDİLEN PARANIN ÖDENMEMESİ - ŞİKAYETÇİNİN VAZGEÇMESİ

Esas No:2003/30 Karar No: 2003/137 Karar Tarihi:09.05.2003

Şikayetli hakkında, Nazilli İcra Müdürlüğü'nün 1999/2471 esasında kayıtlı takip dosyasında tahsil etmiş olduğu paralan ihtarnameye rağmen ödemediği iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu, tarafların birbirlerini ibra etmiş olduğu gerekçesiyle "disiplin cezası tayinine yer olmadığına'' karar verilmiştir.

Şikayetli avukat, şikayetçiye ait "belgedir" başlıklı "... birebir görüşmeler ve yeniden yapılan hesaplamalar neticesinde tam bir mutabakata varıldığından ve karşılıklı olarak ibralaşıldığından işbu şikayetten vazgeçiyorum..." beyanlarını içerir 15.11.2002 tarihli belgeyi sunmuş, bu belgeye müsteniden disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Disiplin kovuşturmasının yürütülmesi ve karara bağlanması şikayetçinin şikayetinde ısrar etmesine veya karşılıklı olarak ibralaşmalarına bağlı olmayıp, şikayetçiyi tatmin amacına da yönelik değildir.

Amaç, Avukatlık Yasası'nın 158. maddesinde açıklandığı gibi, avukatlık onurunu ve itibarını, meslek düzen ve geleneklerini korumak ve mesleğin adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamaktadır. Bu ilkenin gereği olarak, avukat hakkında açılan disiplin kovuşturmasından sırf şikayetçinin isteği üzerine vazgeçilemez. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, Baro yönetim ve disiplin kurulları, şikayetçinin isteklerinden bağımsız olarak hareket etmek, olayı Avukatlık Yasası ve TBB Meslek Kuralları yönünden değerlendirmek zorundadırlar.

Şikayetli sözlü olarak 12.000 DM. karşılığı ücreti vekalet anlaşması yaptıklarını ve tahsil ettiği (15.000.000.000) TL'yi ücreti vekalet alacağına mahsuben alıkoyduğunu savunmuştur. Yazılı ücreti vekalet sözleşmesi ibraz edilmediğine göre, Avukatlık Yasası'nın 163/son maddesi hükmü uyarınca asgari üc­ret tarifesinin uygulanması esastır. Şikayetli avukatın tahsil edip şikayetçi müvekkiline ödemediği para, asgari ücret tarifesi nazara alınarak hesaplanacak olan vekil ücretinin çok üstünde bir miktara tekabül ettiğinden, şikayet edilenin, hak ettiği ücretin üstünde bir miktarı yedinde tuttuğu anlaşılmaktadır.

TBB Meslek Kuralları'nın 43. maddesine göre, müvekkil adına alınan paraların geciktirilmeksizin müvekkile duyurulması ve verilmesi gerektiği halde şikayetimin tahsil ettiği bir kısım miktarın müvekkile ödenmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, eylem disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulu'nun yaptığı değerlendirmede hukuki isabet görülmemiş, kararın kaldırılarak disiplin cezası tayini gerekmiştir.

Sonuç olarak, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile, Aydın Barosu Disiplin Kurulu'nun "disiplin cezası verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme ve araştırmayı gerektirir bir husus bulunmadığından, şikayetli avukatın "kınama ce­zası ile cezalandırılmasına" oybirliği ile karar verildi.

 Eskişehir Barosu Dergisinin 8. sayısında yayınlanmıştır


[1] Çalışmamızdaki kararlar, TBB Disiplin Kurulu Kararları ve Avukatlık Meslek Kuralları, Şanlıurfa Barosu Yayını, Şanlıurfa, 2004 künyeli eser ile Türkiye Barolar Birliği dergisinden derlenmiştir.

[2] Bkz. Avukatlık Kanunu madde 14, 36, 38.

[3] Avukatlık meslek kurallarına,

http://www.barobirlik.org.tr/mevzuat/avukata_ozel/meslek_kurallari.aspx adresinden ulaşılabilir.

[4] Avukatlık Kanunu madde 23 uyarınca avukat stajyerleri avukatlık meslek kurallarına uymak zorundadır.

[5] Avukatlık Kanununun konuya ilişkin maddelerini belirtirken bundan sonra sadece madde numarasını yazmakla yetinip ayrıca Avukatlık Kanunu yazmayacağız.

[6] DANIŞTAY 8. DAİRE E. 2003/5582, K. 2004/1968, k.t. 27/04/2004,Uyuşmazlık, davacının, Av. ...'ı şikayetiyle ilgili olarak şikayet edilen hakkında disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına ve davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına ilişkin davalı idare Yönetim Kurulunun 8.11.2002 gün ve 794 sayılı işleminin iptali isteminden doğmuştur…. Bu durumda, dava konusu olayda, ilgili hakkında disiplin kovuşturması izni verilmemesine ilişkin idari işleme karşı açılan davada, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmekte olup, davanın idari davaya konu olabilecek kesin bir işlem olmadığı gerekçesiyle reddinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılması işlemine ilişkin kısmına gelince ise; İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.”

Kararın tamamına ulaşmak için, http://www.danistay.gov.tr/kerisim/container.jsp

[7] Danıştay 8. Dairesi disiplin soruşturması açılmasına ilişkin kararların iptal davasına konu edilemeyeceği görüşündedir, bak. Dipnot 2’deki karar.