Av. Kemal Vuraldoğan
Bu
sayımızdan itibaren Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) disiplin kararlarını
yayımlamaya başlayacağız.
Kararlar
konu esasına göre yayımlanmaya çalışılacaktır. Bu ilk çalışmamızda, “Müvekkil
adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile
duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili hesap varsa uygun sürelerde durum
yazıyla bildirilir.”
meslek kuralına ilişkin kararlara yer vereceğiz. Disiplin kararlarını
yayımlamadan önce, Avukatlık Kanununun disiplin kovuşturması açılması ve
disiplin cezası verilmesine ilişkin hükümlerine sizlerle paylaşmakta fayda
görüyoruz.
Kanun koyucu, Avukatlık Kanunun birinci maddesiyle avukatlık mesleğini
serbest bir meslek olarak kabul ederken; aynı zamanda bir kamu hizmeti
olarak düzenlemiştir. Avukatlık mesleğinin yargının kurucu unsuru olan
savunmayı temsil etmesi ve kamu hizmeti olarak kabul edilmesi nedeniyle
Avukatlık Kanunun çeşitli maddelerinde avukatlık mesleğinin icrasına ilişkin
emredici hükümlere yer verilmiş,
avukatlık meslek kuralları kabul edilmiştir.
Avukatlık
Kanunu madde 134, “Avukatlık
onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve
davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya
görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu
Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
diyerek meslek kurallarına uymamayı ve avukatlık mesleğini gereği gibi
yerine getirmemeyi disiplin cezası yaptırımına tabi tutmuştur.
Avukatlara ve stajyerler
hakkında disiplin sürecinin başlayabilmesi için Baro Yönetim Kurulu
tarafından, disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmesi gerekir.
(Avukatlık Kanunu madde 141)
Baro yönetim kurulları, resen veya ihbar üzerine disiplin soruşturması
açılmasına karar verebilirler. (139/1) Avukat veya stajyerin ceza
mahkemesinde yargılanıp mahkum olması durumunda baro yönetim kurulu disiplin
soruşturması açmak zorundadır. (140/son) Yönetim kurulu, disiplin
kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak soruşturmanın yapılması
görevini, yönetim kurulu üyelerinden birine verebilir. Soruşturmayı yürüten
üye veya kurul, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini
yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya
dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim
kuruluna verir. Yönetim kurulunun, soruşturma maksadıyla her türlü adlî ve
idarî mercilerden bilgi ve belge isteme ve ilgili dosyaları veya örneklerini
inceleme yetkisi bulunmaktadır. (141/3)
Yapılan inceleme sonrasında, disiplin kovuşturması açılmasına veya
açılmamasına karar verilir. Disiplin kovuşturması açılması kararı her halde
ihbar, şikayet veya istek tarihinden itibaren bir yıl içinde verilmelidir.
(madde 141/2) Verilen karar ilgililere tebliğ olunur. Eğer disiplin
soruşturması açılmamasına karar verildiyse karar ayrıca Cumhuriyet savcısına
da tebliğ edilir. (141/son)
Disiplin soruşturması açılmaması kararına karşı onbeş gün şikayetçi veya
Cumhuriyet savcısı tarafından TBB nezdinde itiraz edilebilir. (142/1) İtiraz
edilmezse karar kesinleşir. (142/3) TBB tarafından disiplin soruşturması
açılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın ilgili baroya gönderilmesi
durumunda, baro yönetim kurulu tarafından disiplin soruşturması açılmasına
karar verilmesi zorunludur. (142/2) Disiplin soruşturması açılmaması
kararının TBB tarafından da onaylanması durumunda, dosya Adalet Bakanlığı’na
gönderilir. Adalet Bakanlığına ulaşma tarihinden itibaren iki ay içerisinde
karar verilmezse veya yönetim kurulunun disiplin soruşturması açılmamasına
ilişkin kararı onanmakla, itiraz edilen karar kesinleşir.(142/4) Kesinleşen
karara karşı idari yargı yoluna başvurulmasında Avukatlık Kanunu madde 8/6-7
kıyasen uygulanır. (142/son)
Disiplin kovuşturması açılmaması kararının kesinleşmesinden sonraki üç yıl
içerisinde şikayete konu olaya ilişkin yeni delillerin ibrazı halinde, baro
yönetim kurulu tarafından aynı eylemden dolayı yeniden inceleme yapılabilir.
(143)
Avukat veya stajyer hakkında disiplin soruşturması açılması kararı verilmesi
durumunda,
yönetim kurulu soruşturma dosyasını baro disiplin kuruluna iletir. Disiplin
kurulu, ceza yargılamasının bekletici mesele sayıldığı durum hariç olmak
üzere, en geç bir yıl içerisinde karar vermek zorundadır. (144/son)
Disiplin kurulu incelemesini evrak üzerinden yapar. Hakkında soruşturma
açılan avukatın talepte bulunması veya disiplin kurulunun duruşma açılmasını
gerekli görmesi durumunda duruşma yapılır.(144/1) Duruşma davetiyesine
yazmak kaydıyla avukatın gelmemesi halinde gıyapta duruşma yapılabilir.
(145) Disiplin kurulu, tanık ve bilirkişileri de duruşmaya çağırabileceği
gibi; yazılı beyanlarını okumakla da yetinebilir. (147/1) Ancak,
soruşturmaya konu olayın tek delili yalnızca bir tanığın şahsi bilgisiyse
tanığın dinlenmesi zorunludur. (147/2) Baronun bulunduğu il merkezindeki
sulh ceza hakimi kararıyla gelmeyen tanık ve bilirkişinin para cezasına
çarptırılmasına veya zorla getirtilmesine karar verilebilir. (150/2)
Disiplin kurulu,
delillerin gösterilme ve incelenme şeklini, istek veya feragatle veya
evvelce verilmiş kararlarla bağlı olmaksızın takdir ve tayin eder. (146)
Disiplin kurulu kararları ilgililere ve baronun bulunduğu il merkezindeki
Cumhuriyet savcısına da tebliğ edilir. (152) Disiplin kurulu kararlarına
karşı, ilgililer ve Cumhuriyet Savcısı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün
içinde TBB Disiplin Kurulu nezdinde itiraz edebilirler. (157/1)TBB disiplin
kurulu, dosya üzerinde inceleme yapar. Ancak, işten veya meslekten çıkarma
cezasına veya işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında,
ilgili avukatın isteği üzerine veya resen duruşma yapılmasına karar
verebilir. (157/2)
TBB disiplin
kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın
derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya
gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen
hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar
verebilir veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir. (157/6) TBB
Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına
ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya
karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha görüşülmek üzere, g gerekçesiyle birlikte TBB’ye geri
gönderebilir. Geri gönderilen karar, TBB Disiplin Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış
sayılır. Ancak, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup,
Bakanlığın onayına tâbi değildir. (167/8)
Kesinleşen karara karşı idari yargı yoluna başvurulmasında Avukatlık Kanunu
madde 8/6-7 kıyasen uygulanır. (167/9)
1.
TAHSİL EDİLEN PARANIN GEÇ ÖDENMESİ YETKİSİZ KİŞİYE ÖDEME
Esas No: 2002/193 Karar
No:2002/329 Karar Tarihi: 15.11.2002
İtirazın
süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetli
Avukat hakkında, müvekkili adına tahsil ettiği parayı üç yıl süreyle
ödemediği ve yine tahsil edilen paranın vekaletnamesi veya başkaca temsil
belgesi bulunmayan yetkisiz bir kişiye ödendiği gerekçesiyle açılan disiplin
kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulunca eylemi sabit görülerek disiplin
cezası tayin edilmiştir.
Şikayetlinin kamulaştırma bedelinden dolayı tahsil ettiği paradan 50.000.000
TL.sini şikayetçinin kardeşine ödediği, kalan miktarı ise uzun süre
ödemeyerek elinde tuttuğu, hakkında yapılan şikayet üzerine mirasçıları
çağırarak kendilerine ödeme yaptığı, bu ödemelere ve şikayetten vazgeçmeye
ilişkin belgeleri Disiplin Kuruluna sunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden
anlaşılmıştır.
Şikayetli
29.09.2000 tarihli savunma dilekçesinde "uhdesinde bulunan 200.000.000
TL'nin varislerine ödenmek üzere emanete alınmasını" talep ettiğinden,
şikayet tarihinde müvekkillerine henüz ödemede bulunmadığı da
anlaşılmaktadır.
Avukatın
müvekkili adına tahsil ettiği paralan geciktirmeksizin müvekkiline ödemesi
gerekmektedir. Ödeme olanağı bulunmayan hallerde ise müvekkil adına Bankaya
yatırması veya Mahkemeye başvurarak tevdi mahalli tayin ettirmesi
zorunludur. Şikayetli, bu yollara gitmeyerek tahsil ettiği parayı yaklaşık
üç yıl süreyle uhdesinde tuttuğundan, Avukatlık Yasasının 34.ve TBB Meslek
Kurallarının 43. maddesine aykırı olan eylem "disiplin suçu"
oluşturmaktadır.
Bu
nedenle, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik
görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç
olarak, itirazın reddiyle, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun "Kınama" cezası
verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.
2. MÜVEKKİLE
BİLGİ VERME -TAHSİL EDİLEN PARANIN ÖDENMESİ
Esas No:2002/302 Karar No:
2003/60 Karar Tarihi. 21.03.2003
Şikayetçi
21.06.2000 tarihli dilekçe ve ekinde sunduğu çizelge ile şikayetli
tarafından Eskişehir İcra Müdürlükleri'nde açılan otuz üç icra takibi ile
ilgili olarak bilgi verilmediğini ve tahsil ettiği paraların tarafına
ödenmediğini bildirmiş ve bu nedenle açılan disiplin kovuşturması sonunda da
şikayetlinin eylemi sabit görülerek, "Dokuz ay mesleki faaliyetten
yasaklama" karan verilmiştir. (Mesleki faaliyetten yasaklama olarak
adlandırılan ceza ile Avukatlık Yasası'nın 135. maddesinin 4. bendindeki
işten çıkarma cezasının kastedildiği anlaşılmaktadır.)
Dosyada
mevcut bilgi ve belgelerden, özellikle İcra Müdürlükleri'nden gelen cevabi
yazılardan, takip masraftan ve tahsil edilen harç bedelleri ile şikayetli
tarafından talep edilen masraf ve harç bedelleri arasında ciddi
farklılıkların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Sekiz dosyada tahsilat olup,
yirmi beş dosya takipsizlikle işlemden düşmüştür.
Şikayetli
21.06.2000 tarihine kadar takip dosyalan ile ilgili olarak şikayetçiye
yeterli bilgi vermediği gibi herhangi bir ödemede de bulunmamıştır. Her ne
kadar peşin ücret ve yeterli masraf verilmediği iddia edilmekte ise de; TBB
Meslek Kuralları'nın 42. maddesi gereğince avukat işle ilgili giderleri
karşılamak üzere avans isteyebilir ancak, avansın işin gereğini çok
aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman
bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkiline geri
verilmesine dikkat etmekle yükümlü olduğu gibi, Meslek Kurallarının 43.
maddesi uyarınca "Müvekkil adına alınan paralan ve başkaca değerleri
geciktirmeksizin müvekkile duyurmak ve vermek" zorundadır. Takip
giderleriyle ilgili olarak yeterli avans istendiğini gösteren yasal bir
belge sunulmamış, şikayet tarihine kadar herhangi bir ödeme de
yapılmamıştır.
Şikayetli, yazılı ücret sözleşmesi ibraz etmemesine karşın yasal olmayan
fazla ücreti vekalet ve masraf talebinde bulunmuş; Avukatlık Meslek
Kurallarının 3. maddesinde belirtilen "Avukat mesleki çalışmasını kamunun
inancını ve mesleğe olan güveni sağlayacak biçimde ve işini tam bir
sadakatle yürütür" ilkesine de aykırı davranmıştır.
Avukat,
Avukatlık Meslek Kuralları'nın 4. maddesi gereği "Mesleğin itibarım
zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak", müvekkile doğru ve
zamanında hesap vermek, kamunun mesleğe olan inancını ve güvenini
sarsmamakla yükümlüdür. Şikayetli avukatın söz konusu davranışı, Avukatlık
Yasası'nın 34., Avukatlık Meslek Kuralları'nın 3., 4., 42., 43. maddelerine
aykırı bulunduğundan disiplin suçu oluşturmaktadır.
Bu
nedenle, Baro Disiplin Kurulu'nun eylemin disiplin suçu oluşturduğuna
ilişkin
değerlendirmesi doğru olmakla birlikte, Şikayetli avukatın sicilinde eylem
tarihinden önce kesinleşmiş kınama cezası bulunduğundan, bu kez belirli
süreli işten çıkarma cezasının para cezasına çevrilmesi gerekmiştir.
Sonuç
olarak, Eskişehir Barosu Disiplin Kurulu'nun "Dokuz Ay Süreyle İşten
Çıkarma" cezası verilmesine ilişkin kararının 700.000.000. TL. Para Cezasına
çevrilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına ve şikayetli avukatın
700.000.000. TL. para cezasıyla cezalandırılmasına, oybirliği ile karar
verildi.
3. TAHSİL
EDİLEN PARANIN ÖDENMEMESİ - ŞİKAYETÇİNİN VAZGEÇMESİ
Esas
No:2003/30 Karar No: 2003/137 Karar Tarihi:09.05.2003
Şikayetli
hakkında, Nazilli İcra Müdürlüğü'nün 1999/2471 esasında kayıtlı takip
dosyasında tahsil etmiş olduğu paralan ihtarnameye rağmen ödemediği
iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu, tarafların birbirlerini ibra
etmiş olduğu gerekçesiyle "disiplin cezası tayinine yer olmadığına'' karar
verilmiştir.
Şikayetli
avukat, şikayetçiye ait "belgedir" başlıklı "... birebir görüşmeler ve
yeniden yapılan hesaplamalar neticesinde tam bir mutabakata varıldığından ve
karşılıklı olarak ibralaşıldığından işbu şikayetten vazgeçiyorum..."
beyanlarını içerir 15.11.2002 tarihli belgeyi sunmuş, bu belgeye müsteniden
disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Disiplin
kovuşturmasının yürütülmesi ve karara bağlanması şikayetçinin şikayetinde
ısrar etmesine veya karşılıklı olarak ibralaşmalarına bağlı olmayıp,
şikayetçiyi tatmin amacına da yönelik değildir.
Amaç,
Avukatlık Yasası'nın 158. maddesinde açıklandığı gibi, avukatlık onurunu ve
itibarını, meslek düzen ve geleneklerini korumak ve mesleğin adalete uygun
olarak yerine getirilmesini sağlamaktadır. Bu ilkenin gereği olarak, avukat
hakkında açılan disiplin kovuşturmasından sırf şikayetçinin isteği üzerine
vazgeçilemez. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, Baro yönetim ve
disiplin kurulları, şikayetçinin isteklerinden bağımsız olarak hareket
etmek, olayı Avukatlık Yasası ve TBB Meslek Kuralları yönünden
değerlendirmek zorundadırlar.
Şikayetli
sözlü olarak 12.000 DM. karşılığı ücreti vekalet anlaşması yaptıklarını ve
tahsil ettiği (15.000.000.000) TL'yi ücreti vekalet alacağına mahsuben
alıkoyduğunu savunmuştur. Yazılı ücreti vekalet sözleşmesi ibraz
edilmediğine göre, Avukatlık Yasası'nın 163/son maddesi hükmü uyarınca
asgari ücret tarifesinin uygulanması esastır. Şikayetli avukatın tahsil
edip şikayetçi müvekkiline ödemediği para, asgari ücret tarifesi nazara
alınarak hesaplanacak olan vekil ücretinin çok üstünde bir miktara tekabül
ettiğinden, şikayet edilenin, hak ettiği ücretin üstünde bir miktarı yedinde
tuttuğu anlaşılmaktadır.
TBB
Meslek Kuralları'nın 43. maddesine göre, müvekkil adına alınan paraların
geciktirilmeksizin müvekkile duyurulması ve verilmesi gerektiği halde
şikayetimin tahsil ettiği bir kısım miktarın müvekkile ödenmediği
anlaşılmıştır.
Bu
nedenlerle, eylem disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulu'nun
yaptığı değerlendirmede hukuki isabet görülmemiş, kararın kaldırılarak
disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç
olarak, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile, Aydın Barosu
Disiplin Kurulu'nun "disiplin cezası verilmesine yer olmadığına" ilişkin
kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme ve araştırmayı gerektirir bir
husus bulunmadığından, şikayetli avukatın "kınama cezası ile
cezalandırılmasına" oybirliği ile karar verildi.
Eskişehir Barosu Dergisinin 8. sayısında
yayınlanmıştır