inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

forum

 

 

İş Arayanlar İçin

Fırsat Yaratmayı Bilmek

Hanife Selçuklu

Ve fırsatı şansa dönüştürmek size bağlı…

Şans dediğimiz şey aslında fırsatların doğru değerlendirilmesinden başka bir şey değildir.

Hayatta sahip olunan en değerli sermaye, çevrenizde ilişki kurduğunuz insanlardan oluşan bağlantı zinciridir. Buna günün moda deyimiyle network (ağ) diyorlar. Devamlı yeni insanlarla tanışan, ilişkilerini devam ettiren kişilerin sürekli çevrelerini genişletmeleri, karşılarına çıkacak fırsatların sayısını da katlamalı olarak artırmaktadır.

Unutulmamalı ki dünyada ve ülkemizde, halâ bir işe yerleştirilen insanların çok büyük bir bölümü, kişisel bağlantıları sayesinde iş buluyorlar. Aslında farklı insanlarla bağlantıda bulunarak belli bir çevreye sahip olmak yalnızca iş ararken değil, yaşamınızın her aşamasında gerekli.

Peki başkalarıyla çok kolay kalıcı ilişkiler kurabilen, kısa sürede çevre edinen kaç kişi tanıyorsunuz? Belki de bu konuda başarılı olanların doğuştan gelen yetenekleri var. Diğerlerinin ise bu konuda çaba sarf etmesi gerekiyor.

Komşumuzun kızı üniversiteyi kazanıp “yabancı dil hazırlık okulu”na başladığında, annesi onunla biraz sohbet etmemi istemişti. Ona önerim öncelikle, sınıfında okulun değişik bölümlerinden olan arkadaşları ile iyi ilişkiler kurması oldu. “İleride okuldan mezun olduğunuzda kim bilir birbirinize nasıl fırsatlar sağlayacaksınız…” gibi bir konuşma yaptım. Ancak aldığım tepki beni şaşırtmıştı. “Ne yani onları kullanmak için mi ilişki kuracağım? Bu ikiyüzlülük olmaz mı?” demişti. Ben de “Zaman içerisinde kimin kime ihtiyacının olacağı hiç belli olmaz. Kullanmak deyimini neden olumsuz anlamda yorumluyorsun?” demiştim.

Kişisel bağlantılarını en iyi şekilde değerlendirerek, kelimenin tam anlamıyla “hayatının akışını değiştiren” çok insan tanıyorum. Bu kişilere hiç beklemedikleri anda birçok iş fırsatının kapısı birdenbire açılıverdi. Hatta bunlardan biri öğretim üyesi iken, yıllardır görmediği ve oldukça büyük bir şirketin genel müdürü olan ilkokul arkadaşını ziyaret ettiğinde, şirketin üst düzey yönetici pozisyonu için teklif aldı. Kabul etti. Şu an yaptığı işi çok seviyor. Hiç aklından geçmeyen bir sektörde çalışmaya başladı ve şirketin genel müdürü oldu.

Başarılı insanların yaptıklar iki şey vardır. Birincisi; içinde yer almak istedikleri alanlarda geniş bir bağlantı ağı oluştururlar. İkincisi; bu bağlantıları nasıl işe yarar hale getireceklerini bilirler.

Unutulmaması gereken, seçeneği bol olan, karşısına daha çok fırsat çıkanlar; elbette insan tanımaya önem verenler ve çevresindekilerden ihtiyacı olduğu konularda yardım istemekten çekinmeyenlerdir.
O halde çevrenizi nasıl genişletebilirisiniz? Bunu birlikte inceleyelim…

İnsanlarla tanışarak… Bu işin püf noktasıdır. Peki bu insanlar kimlerdir ve  nerededir? Her yerde… Otobüste, trende, markette, aklınıza gelen her yerde. İnsanlar başkalarına yardım etmeyi severler. Yardım istemekten utanmamak ve korkmamak lazım. Ne kadar çok tanıdığınız olursa, o kadar çok seçeneğiniz olacaktır.

Karşılaştığınız insanlarla sohbet etmeyi, sorular sormayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Sadece sizin mesleğinizle ilgili değil, her konuda bilgilenmek, hem bakış açınızı hem de bilgi dağarcığınızı zenginleştirecektir. Yani etkileşimi bol bir ilişkiler yolculuğuna çıkacaksınız…Bilgilenmek, danışmak, yeni bakış açıları kazanmanın bir çok yolundan biridir.Kitaplardan da çok şey alırız…Kanımca hiç birisi uygulamaya geçmedikçe deneyim kazandırmayacaktır.

Çevre geliştirmek için muhtemelen hiç tanımadığınız insanların karşısına çıkıp konuşmanız gerekecektir. Herhangi bir yerde bir yabancıya yaklaşıp konuşma başlatma yeteneğinizi bir beceriye dönüştürmelisiniz!

Bazıları bu davranışı hiç zorlanmadan, kolayca yaparlar. İnsanlara yaklaşırlar, cevapları, şakaları ve belki de yorumları ile karşılarındaki kişileri etkilemektedirler. Ancak burada en önemli nokta kurulan bağlantıyı geliştirmek için düzenli ilgi ve zaman ayırmak gerekir.

Çevre oluşturmak kadar, edindiğiniz bağlantılar sürdürebilmek ve koruyabilmek de çok önemli. Çevre edinirken dikkat edilmesi gereken birkaç öneri;

Mutlaka kartvizit edinin.

İster öğrenci, ister yeni mezun isterseniz de işsiz olun mutlaka bir kartvizitiniz olmalı. Kartvizitiniz olması için ille de bir işte çalışıyor olmanız gerekmiyor. Tanıştığınız kişilerin sizi hatırlaması ve gerektiğinde size ulaşabilmesi için onlara size ait bir şey bırakmalısınız. Kağıtlara yazılan telefon numaraları hiç profesyonelce değil ve emin olun kayboluyor genellikle. Yaratıcılığınızı kullanarak kendinizin oluşturduğu bir kartvizit bile hazırlayabilirsiniz. Mesela siyah fon kartonu alıp kolayca saklanabilir şekil ve boyutta kesip üzerine yaldızlı kalemlerle isminizi, mezun olacağınız/olduğunuz bölümünüzü veya mesleğinizi, telefon numaranızı yazabilirsiniz… Eğer siz karşınızdakine  kartvizit vermezseniz, ondan kartvizit isteme talebinde de bulunamazsınız. Kartvizitinizi verdiğinizde karşı taraftan da isteme şansınız daha fazla olur. Eğer kartviziti olmayan birisi ise yanınızda taşıdığınız minik bir deftere (kaybetmemek için) tanıştığınız kişinin adını, mesleğini, çalıştığı yeri, nerede tanıştığınızı, telefon numarasını almayı ihmal etmeyin. Ancak tanıştığınız kişilerin en çok kimler olduğu da önemli tabii ki.

Sadece öğrencilerle tanışıp sonuç beklemek çok da mantıklı değil elbette…

Her zaman iyi görünün.

İnsanlarla görüşmelerinizde iyi görünme sizi diğer insanlardan hemen ayıracaktır. Gerek duruşunuz ve gerekse kıyafetinizle karşı tarafa nasıl bir mesaj vermek istediğinizi göz ardı etmeyin. Dik durun, kıyafetinize dikkat edin, göz teması kurun ve insanların ellerini güçlü sıkın.

Girişken olun.

Karşınızdaki kişinin sizi hatırlamasını sağlamak için girişken olmak şart. Ancak bu noktada çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü karşınızdaki için  sevimsiz ve sınırlarını bilmeyen biri olarak algılanabilirsiniz. Sınırları iyi belirlemek çok kritik bir noktadır.

Kısa vadeli düşünmeyin.

Tanıştığınız kişilerle iletişiminizi devam ettirin. Hatta iş bulmuş olsanız bile bu durum, yollarınızın bir daha kesişmeyeceği anlamına gelmez. Zaman zaman arayıp durumunuzdan haberdar etmeyi ve gerekli kişilere teşekkür etmeyi unutmayın. Yeni yıl, bayram ve özel günlerde bu bağlantıyı sağlamlaştırma fırsatlarını kaçırmayın.

Kendinizi beğenmiş, ukala görünmeyin.

Karşınızdaki kişinin anlattıklarını bilseniz bile dinleyin. Sözlerini kesmeyin.

Karşınızdakinin zamanını ona sorarak dikkatli kullanmalısınız.

Kendinizi ifade etmek, dakikalarca konuşmak isteyebilirsiniz. Ancak karşınızdaki kişinin de işi olabileceğini göz önünde bulundurmayı unutmayın. Zamanı iyi kullanabilmek karşı tarafa sizin hakkınızda fikir verir.

İnsanlarla ilişkileri daima iyi tutun ve geliştirin.

Çevre oluşturma çabasını sadece iş ararken değil her zaman göstermek lazım. Kurmuş olduğunuz bağlantıya ne zaman ihtiyacınız olacağını kimse bilemez.

İnsanlar genel olarak başkalarına yardımcı olmak isterler

İnsan çoğu kez yabancı biri ile konuşurken, kendinden söz edebilecek kadar iyi olmadığını, “neden benimle ilgilensin ki?” diye düşünür. Oysa ki bu duygu ve düşünce size aittir. Karşı taraf bu şekilde düşünmez bile. Kişilerin sahip oldukları unvanlara göre hareket ederken, bu kişilerin de tıpkı kendileri gibi insan olduğunu unutmayınız.

Geçenlerde bir pehlivanın nasıl antrenman yaptığı ile ilgili bir hikaye okudum. Bu pehlivan, yeni doğan bir buzağıyı kucağına alıp merdivenleri çıkıp inermiş her gün. Buzağı büyüyüp de ağırlaştıkça,  danayı kaldırmaya kalksa başaramayacak olan pehlivan, bir gün bile atlamayarak yürüttüğü çalışması sayesinde buzağıyla beraber büyür, o danayı kolayca merdivenlerden indirip çıkaracak hale gelirmiş. İşte çevreyi geliştirmek de böyle bir şey. Önemli olan hangi yolu seçtiğinizden çok, belli bir yöntem veya yolu istikrarlı ve disiplinli bir biçimde uygulamaya adanmak... Kendinize hedef koyarak gitgide artan sayıda yeni kişilerle tanışın. Belki de kariyerinizin bundan sonraki gelişimini etkileyebilecek biri var karşınızda.

Ve unutmayın fırsatı şansa dönüştürmek size bağlı… Ne kadar çok çevre bağlantısı, o kadar fırsat…

Geleceğiniz sizin ellerinizde, nasıl olmasını istediğinizi düşünüp ona göre davranış tarzı geliştirmenizi öneririm.


Yazarın sitemizdeki bütün yazıları

madde işareti

İş Ararken Turist Ya Da Seyyah Olmak… - 01.10.2008

madde işareti

İş Başvurusunda Tam İsabet - 10.02.2008

madde işareti

Kariyerinize Sahip Çıkın - 05.12.2006

madde işareti

İş Arayanlar İçin Fırsat Yaratmayı Bilmek - 12.03.2006

madde işareti

İş Arama Süreci Bilinçli Yönetilmeli - 11.12.2005

madde işareti

İş Ararken Ne Yapılmalı? - 16.11.2005

madde işareti

Türkiye'de İnsan Kaynakları - 26.05.2005