inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

 

İzmir Barosu

2006 Genel Kurulu ve Seçimleri

Bilindiği gibi üye sayısı 400’ün üzerinde olan barolarda Cumartesi günü genel kurul toplantıları tamamlanır ve ertesi gün seçimler yapılır (Avukatlık Kanunu Yönetmeliği md.52). İzmir Barosunun genel kurul gündemi de iki güne yayılarak birinci gün (Cumartesi) görüşmeler ve ikinci gün (Pazar) seçimler yapılmış. Aşağıda yazılı gündemi İzmir Barosu web sitesinde görüntülemek isteyenler burayı tıklayabilirler.

GÜNDEM                                                      :

Birinci Gün Cumartesi saat 10.00 (14.10.2006)           :

1.         1136 sayılı Avukatlık Kanunun 87. maddesi uyarınca yoklama ve saygı duruşu

2.         Genel Kurul başkanlık divanı seçimi. Divana imza yetkisi verilmesi,

3.         Baro Başkanının açış konuşması,

4.        Yönetimi kurulu çalışma raporunun okunması, görsel sunumu. Bilânço-Hesap ve Denetleme Kurulu Raporlarının okunması, görüşülmesi ve ibrası.

5.        Tahmini bütçe ve bütçe kararnamesinin görüşülmesi, Baro lokali için görsel sunum ve karara bağlanması,

6.         Diğer önerilerin görüşülmesi ve karara bağlanması,

7.         Baro organları ve TBB delegeleri için adayların saptanması,

8.         Başkan adaylarının konuşmaları,

9.         Dilekler,

10.     Genel Kurulun birinci gününün kapanışı

İkinci Gün Pazar  09.00-17.00 (15.10.2006)                  :

11.       Seçimler

a)     Baro Başkanının seçimi

b)     Baro Yönetim Kurulu Üyeleri Seçimi

c)     Baro Denetleme Kurulu Üyeleri Seçimi

d)     Baro Disiplin Kurulu Üyeleri Seçimi

e)     TBB genel kuruluna katılacak İzmir Barosu delegeleri seçimi

12.       Seçim sonuçlarına ilişkin tutanakların yargıç tarafından birleştirilerek geçici seçim sonuçlarının ilan edilmesi

İlk toplantısı 30 Eylül 2006 tarihinde olacağı öngörülen İzmir Barosu olağan genel kurulunun çağrısının, avukatlık mevzuatı gereği  30 gün önce, yani 31 Ağustos 2006 tarihinde yapılması gerekirdi. İzmir Barosu yönetimi, süresi içerisinde bu çağrıyı yaptı mı? Bilemiyoruz. Artık geçmiş genel kurul açısından çok önemli değil. Ancak çağrının ilanı ile aynı tarihte yani 31 Ağustos 2006’da baro üyesi avukatların incelemesine sunulması gereken belgeler de var ve bu belgeleri İzmir Barosu yönetimi süre içerisinde sunmamış.

İzmir Barosuna kayıtlı meslektaşlarımızın bildirdiğine göre yönetim kurulu çalışma raporu, Bilanço-hesap ve denetleme kurulu raporları 14.10.2006 tarihindeki toplantıdan yaklaşık iki gün önce dağıtılmış. İzmir Barosu web sitesinden indirebileceğiniz bu raporların PDF belgesi olarak yaratıldığı tarih de 10.10.2006 olduğuna göre İzmir Barosuna kayıtlı meslektaşlarımızın verdiği bilgi doğru ve İzmir Barosu yönetimi yaklaşık 40 gün gecikmeyle bu belgeleri ancak hazırlayabilmiş. Kısaca İzmir Barosu yönetimi Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 34 üncü maddesinin son cümlesinde yer alan "Yönetim kurulu toplantı tutanaklarıyla çalışma raporunun, kesin hesap ve denetçi raporunun ve bütçenin, yeterli sayıda örneklerinin, olağan toplantı çağrısının yapılmasıyla birlikte, baroda avukatların incelemesine sunulması gereklidir" hükmünü hiç önemsememiş. Dikkat ederseniz sunulması gereken belgeler içerisinde “Yönetim Kurulu toplantı tutanakları” da var. Sadece İzmir Barosu değil, olasılıkla baroların çoğunluğu ve belki de tamamı yönetim kurulu toplantı tutanaklarını kısmen ya da tamamen genel kurulun ilk toplantısından 30 gün önce üyelerinin incelemesine sunmuyor ya da sunamıyor. 

Anlaşıldığı kadarıyla, İzmir Barosu yönetimi 1 Ekim 2004 - 30 Eylül 2006 arası 2 yıllık dönem için tek hesap vermiş ve kabul ettiği bir mali yıl yok. Hazırladığı tahmini bütçe üzerinde de 2006-2008 yazıyor. Gün ve ay belirtmemiş olması kuşkusuz bir eksiklik ve ileride tartışma yaratabilir. Bütçenin tekniği hakkında bir yorum yapmayacağız. Sonuç itibarıyla İzmir Barosu genel kurulu bu bütçelerden yıllardır memnun ve onaylıyor. Bize söyleyecek çok fazla bir şey düşmez. Ancak, dikkatinizi çekmek istiyoruz; 1 Ekim 2004 - 30 Eylül 2006 dönemi hesabını veriyor olması, İzmir barosu yönetiminin 31 Ağustos 2006 tarihinde yönetim kurulu çalışma raporu, Bilanço-hesap ve denetleme kurulu raporlarını üyelerine sunmadığını ve/veya sunamadığını açık olarak kanıtlamaktadır.

Avukatlık mevzuatı gereği, baro olağan genel kurullarının Ekim ayının ilk haftasında yapılması, genel kurulun yapılacağı tarihin 30 gün önceden duyurulması ve "Yönetim kurulu toplantı tutanaklarıyla çalışma raporunun, kesin hesap ve denetçi raporunun ve bütçenin, yeterli sayıda örneklerinin, olağan toplantı çağrısının yapılmasıyla birlikte, baroda avukatların incelemesine sunulması" gerektiğinden baroların hesap dönemlerinin 1 Eylül günü başlayıp sonraki yılın 31 Ağustos günü son bulması uygun olanıdır. Aksi halde, Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 34üncü maddesinin uygulanabilmesi olanaksızdır.

Gündemin "1136 sayılı Avukatlık Kanunun 87. maddesi uyarınca yoklama ve saygı duruşu" biçimindeki birinci maddesini anlamak zor. Çünkü kanunun metni aynıyla aşağıda yer alan 87. maddesinde yoklamadan bahsedilmiyor.

"Görüşme ve karar yeter sayısı :                                            

Madde 87 - Genel kurul, levhada yazılı avukatların  yarıdan bir fazlasının katılmasıyla toplanır.                                                          

(4667 sayılı yasa ile değişik) Birinci fıkrada yazılı çoğunluk sağlanamazsa, toplantı zorunlu bir neden olmadıkça bir hafta sonraya bırakılır. Şu kadar ki, bu erteleme onbeş günü aşamaz. Bu toplantıda, üye sayısı altmışa kadar (altmış dahil) olan barolarda en az üçte bir, dörtyüze kadar olanlarda (dörtyüz dahil) beşte bir ve dörtyüzden fazla olanlarda onda bir üye katılmadıkça toplantı ve görüşme yapılamaz.

Yukarıdaki hükümlere göre yetersayı bulunmak şartıyla, kararlar, tekliflerden en çok oy alanın kabul edilmiş sayılması suretiyle verilir. Oyların eşitliği halinde genel kurul başkanının bulunduğu taraf üstün sayılır.

Seçimlerde de, adayların aldıkları oylar bakımından aynı çoğunluğa bakılır.

Bir üye kendini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu esas uygulanmaz.

(Değişik : 8/5/1984-3003/4 md.) Genel kurulun kararları, bir tutanakla tespit edilir. Tutanak, genel kurul başkanlık divanı tarafından imzalanır ve Türkiye Barolar Birliğine gönderilir."

Görüldüğü gibi maddede saygı duruşundan da bahsedilmiyor. Baroların olağan genel kurullarının gündeminde olması gereken zorunlu maddeler Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 32. maddesinde belirlenmiş ve aynen şöyle;

"Olağan Toplantılar

Madde 32- Baro olağan toplantıları, iki yılda bir ekim ayının ilk haftası içinde yapılır. Bu toplantıların gündemini baro yönetim kurulu belirler.

Aşağıda yazılı hususların gündemde bulunması zorunludur;

a) Açılış ve genel kurul başkanlık divanının seçimi,

b) Yönetim kurulunun geçmiş dönem çalışmaları ve işlemleri hakkında hesap raporu ile denetleme kurulu raporlarının okunup görüşülmesi ve karara bağlanması,

c) Takip eden yıl bütçesinin okunması, görüşülmesi ve karara bağlanması,

d) Seçim süreleri sona eren baro başkanı, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetleme kurulu asıl ve yedek üyeleriyle Türkiye Barolar Birliği delegeleri seçimlerinin yapılması,

Genel kurul, istek üzerine gündeme yeni bir madde eklenmesine karar veremez. Yeni bir toplantı yapılması kararı bu hükmün dışındadır."

Bize göre, gündemde bulunması zorunlu maddeler genel kurulun asgari görevlerinin de belirlendiği anlamına gelmiyor. Çünkü genel kurulun görevleri 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 81. maddesi ile belirlenmiş ve aynen aşağıdaki gibi;

"Madde 81 - Genel Kurulun görevleri şunlardır :

1. Yönetim, disiplin ve denetleme kurulları üyeleri ile baro başkanını ve Türkiye Barolar Birliği delegelerini seçmek,

2. (Değişik: 02.05.2001-4667/49 md.) Levhaya, avukatlık ortaklığı siciline yazılacakların giriş keseneğini avukatlar için en az 2.000 en çok 8.000, avukatlık ortaklıkları için en az 20.000 en çok 80.000; yıllık keseneğini de, avukatlar için en az 1.000 en çok 4.000, avukatlık ortaklıkları için en az 10.000 en çok 40.000 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanununda Devlet memurları için belirlenen maaş katsayısının çarpımı ile elde edilecek miktar oranında tespit etmek ve bunların ödeneceği tarihleri belirlemek,

3. Yönetim kurulunun, baronun gelir ve giderleri ile mallarının yönetimi hakkında vereceği hesapları incelemek ve yönetim kurulunun ibra edilip edilmeyeceği hakkında karar vermek,

4. Baro bütçesini onaylamak,

5. Yönetim kurulunca hazırlanacak iç yönetmeliği inceleyerek onaylamak,

6. Mevcut mevzuatın baro yönetim kuruluna verdiği yetkinin dışında, muhtaç avukatlarla bunların ölümlerinde geride bıraktıkları kimselere yapılacak yardımın şekil ve miktarını tespit etmek,

7. Mesleğe ait istekleri görüşüp karara bağlamak,

8. Avukat bürolarının niteliklerini belirtmek,

9. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak."

Avukatlık Kanunu genel kurulun görevlerini bu şekilde belirttiğine ve baro genel kurulları 2 senede bir yapılıp arada olağanüstü genel kurul yapılmadığına göre, olağan genel kurul gündeminin kanunun 81. maddesindeki görevlerin tamamının yerine getirebilmesine olanak verecek içerikte düzenlenmesi yasal zorunluluktur. Aksi halde genel kurul görevini yapmamış ya da gündemin eksik düzenlenmesi nedeniyle yapamamış olacaktır. Çünkü, genel kurulda, gündemde olmayan bir konunun görüşülmesi Avukatlık Kanununun "Genel kurul iki yılda bir Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine gündemindeki maddeleri görüşmek üzere toplanır" düzenlemesini getiren 82. maddesi ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 32. maddesi son cümlesi nedeniyle olası değildir.

İzmir Barosu genel kurul gündeminin "Diğer önerilerin görüşülmesi ve karara bağlanması" biçimindeki 6. maddesi de belirli bir konusu olmadığı için esasen uygulanabilir bir gündem maddesi değildir ve bu maddeye dayanılarak gündemde olmayan bir konuda görüşme yapılamaz. Böyle bir maddenin gündem maddesi olabileceğinin kabulü halinde genel kurul, her öneriyi görüşmek zorunda kalacaktır ki, bizce olanaksız olduğu gibi mevzuattaki düzenlemenin amaçlarına da aykırıdır.

Baro yönetimlerinin "mevzuatta genel kurul görüşmeleri için sadece bir gün ayrılmış, genel kurulun tüm görevlerini gündeme yazarsak vakit yetmez" gibi bir gerekçeleri olabilmesi de olası değil. Çünkü, görüşmelerin tamamlanabilmesi için birden fazla gün ayrılabilir. Mevzuatımız sadece görüşmelerin Cumartesi günü bitirilmesini ve Pazar günü seçimlerin yapılmasını emretmekte, görüşmelerin Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi gününe yayılmış olmasına engel oluşturmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin 01.03.1985 gün ve E.1984/12, K.1985/6 sayılı kararında aşağıda alıntı yaptığımız görüşü de bu doğrultudadır.

"... Toplantı tarihlerinin, gündemde yer alan diğer konular gözönünde bulundurularak görüşmelerin bir cumartesi günü akşamına kadar sonuçlanması ve seçimlerin ertesi gün olan pazar gününün dokuz - onyedi saatleri arasında yapılmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesi zorunludur” biçiminde bir hükmü içermektedir.

Bu hüküm, dava dilekçesinde belirtildiği gibi, toplantıların bir günde tamamlanması gerektiği anlamının çıkarılmasına müsait değildir. Açıklanmak istenen husus, toplantı tarihlerinin gündemin durumuna göre görüşmelerin en geç bir cumartesi günü akşamına kadar sonuçlandırılmasını sağlayacak biçimde saptanması ve ertesi pazar günüde seçimlerin bitirilmesidir. İkinci fıkranın son cümlesi hükmünün bu açık anlamı karşısında, iptal isteminin varit olmadığı sonucuna varılmıştır."

Gündemin "Baro organları ve TBB delegeleri için adayların saptanması" biçimindeki 7. maddesi de mevzuata aykırıdır. Avukatlık Kanunu yönetmeliğinin 53. maddesi açık ve anlaşılır biçimde "Organlara aday olanların isimleri seçim saatine kadar seçim sandık kuruluna ayrı ayrı veya liste halinde verilir" hükmünü getirdiğinden, 15.10.2006 Cumartesi günü saat 09.00'a kadar sandık kuruluna verilebilecek aday isimlerini 14.10.2006 günü genel kurulda belirleyip sınırlamanın, aday olacakların haklarını ihlalden başka hiç bir anlama gelmeyeceğini açıklamaya gerek duymuyoruz.

Anlaşılıyor ki, 30 Eylül 2006 tarihinde levhada kayıtlı üye sayısının yarıdan bir fazlası genel kurul toplantı salonunda hazır olmadığı için, İzmir Barosu genel kurulu 14 Ekim 2006 Cumartesi günü toplanabildi. 14 Ekim 2006 tarihinde genel kurulun yapılacağı salonda levhada kayıtlı 5137 avukatın %10'nun, yani 514 baro üyesi avukatın hazır olması gerekiyordu. Genel kurul görüşmeleri yapılabildiğine ve toplantı yeter sayısı ile karar yeter sayılarına itiraz olmadığına göre en az 514 baro üyesinin görüşmeler sırasında salonda hazır olduğunu kabul ediyor ve bir yorum yapmıyoruz.

Ancak, bir küçük sorun var. Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin "Baro ve Türkiye Barolar Birliği kesenek borcu nedeniyle genel kurula katılma hakkı olmayanlar; seçme ve seçilme hakkını kullanamazlar, aday olamazlar ve aday gösterilemezler." hükmünü getiren 53. maddesi 14.10.2006 tarihinde yürürlükteydi ve bu yazının yayınlandığı tarihte de halen yürürlükte. Avukatlık Kanunundan bir cümlenin kaldırılmış olması yönetmelik hükmünü geçersiz hale getirmemiştir ve esasen getirmesi de teknik açıdan olası değildir. Peki genel kurula katılan 5137 avukatın tamamı baro ve TBB keseneklerini ödemişler miydi?

1136 sayılı Avukatlık Kanunun 86.maddesinin 4667 sayı yasayla 2001 yılında değiştirilmiş şeklinin "Baro levhasında yazılı avukat; gerek olağan, gerek olağanüstü genel kurul toplantılarına katılmak ve oy kullanmakla yükümlüdür. Bu toplantılara haklı bir neden olmaksızın gelmeyenlere veya oy kullanmayanlara ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o baroya kayıtlı avukatların yıllık keseneğinin üçte biri miktarında para cezası verilir. Bu para cezaları ilgili baro başkanlığınca tahsil edilir ve baro bütçesine gelir kaydedilir." düzenlemesi  ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 35. maddesinin aşağıdaki hükmü nedeniyle aklımıza takılan başka sorular da var;

"Yoklama Cetveli

Madde 35- Genel kurul toplantılarında, baro levhasında yazılı avukatların baro sicil numaraları sırasına uygun olarak ad ve soyadlarının yer aldığı bir yoklama cetveli düzenlenir.

Avukatın toplantıya katılabilmesi, yoklama cetvelinde adının karşısını imzalamasıyla mümkündür. Avukatlık Kanununun 87 nci maddesinde yazılı toplantı yeter sayısı sağlanırsa, başkan genel kurul toplantısını açar.

İtiraz halinde, cetvele göre ad okumak suretiyle yoklama yapılır, sonuç kesindir."

Yönetmeliğe uygun bir yoklama cetveli acaba genel kurul toplantısında var mıydı? Gündemin 10. maddesine göre genel kurulun birinci günü kapatılırken yoklama cetvelini imzalayan avukat sayısı toplamı neydi? Ve bu toplam ertesi gün seçimlerde oy kullanan 3997 rakamını tutuyor muydu?

Bu sorular neden mi aklımıza takıldı? Çünkü, Avukatlık Kanunu 86. maddesi hükmüne göre "genel kurul toplantılarına katılmak ve oy kullanmak" bir bütündür ve genel kurul toplantısına katılmayan üyenin esasen oy kullanma hakkı olamamalıdır.

Anayasa Mahkemesinin 01.03.1985 gün ve E.1984/12, K.1985/6 sayılı kararında "86. madde; ilke olarak baro levhasında yazılı yani meslek kuruluşunun üyesi bulunan her avukatın genel kurul toplantılarına katılmaları yükümünü getirmektedir. Toplantıya katılmamaları haklı bir nedene dayananların böyle bir yükümlülüğü söz konusu değildir. Mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirileri ile ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadıyla kurulmuş olan baroların genel kurul toplantılarına katılmak, kuruluşun mensuplarının her halde en önemli görevlerinden biridir. Yasa ile böyle bir disiplin getirilmiş olması doğaldır. Geleceğe ilişkin çalışmaların amaca uygun biçimde yönlendirilmesi, kuruluş organlarına gerçekten hizmet verecek kimselerin seçilebilmeleri ancak bu yolla mümkün olabilir. Toplantıya katılmayı isteyip istememek bir özgürlük sorunu olarak ele alınamaz" denilerek toplantılara gelmenin esas olduğu belirtildiğinden, toplantılara gelmeyenlerin oy kullanamayacağı da anlatılmış olmaktadır. Her ne kadar maddenin yürürlükteki metni değişik ise de, bu değişiklik Anaya Mahkemesi kararında yer alan görüşte bir değişiklik olmasını gerektirmemektedir.

SEÇİM SONUÇLARI

İzmir Barosunun 2006 seçimleri sonuçlarının rakamları, önceki yıllara göre daha yüksek katılım oranını ve seçime katılan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu, Çağdaş Avukatlar Grubu, Değişim Avukatlar Grubu listeleri arasında olasılıkla kestirilebilenin üzerinde oy farklarını gösteriyor. Kuşkusuz, bu sonucun nedenlerini en az iki yıl ve olasılıkla daha da geriye giderek süreç içerisinde aramak gerekli. Biz olayların ve gelişmelerin içerisinde olamadığımızdan, elde edebildiğimiz bilgilere dayanarak bir kaç noktaya dikkat çekmeye çalışacağız.

İzmir Barosu 2006 seçim sonuçlarının rakamlarını İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubunun web sitesinden aldık. Rakamlarda ufak hatalar var. Ancak gerek seçim sonuçlarını gerekse her hangi bir değerlendirmenin sonuçlarını etkileyecek ölçüde değil. Sanıyoruz, ÇAG web sitesindeki sonuçlar İzmir Barosu web sitesinden alınmış. İzmir Barosu web sitesinden MS Excel tablosunu indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.

İzmir Barosu 2006 seçimlerinde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu listesinin başkan adayı Av. Nevzat Erdemir, Çağdaş Avukatlar Grubu listesinin başkan adayı Av. Ahmet Okyay ve  Değişim Avukatlar Grubu listesinin başkan adayı Av. Zikri Sever'di.

2004 seçimlerinde Cumhuriyetçi grup yine vardı ve başkan adayı yine Av. Nevzat Erdemir idi. Çağdaş avukatlar grubu ise mavi ve turuncu liste olarak iki ayrı liste ile 2004 seçimlerinde vardı. ÇAG turuncu liste başkan adayı Av. Hilal Küey ve ÇAG mavi liste başkan adayı Av. Bahattin Özcan Acar’dı. 2006 seçimlerinde liste çıkaran Değişim Avukatlar Grubu 2004 seçimlerinde liste çıkartmamıştı ve yoktu. Özetle, 2004 ve 2006 seçimlerinde en az oyu alan listelerin aynı gruplara ait olmadığını lütfen dikkate alınız.

2004 ve 2006 seçim sonuçlarının karşılaştırıldığı tabloları fazla yer tuttuğu için bu yazının içerisinde veremedik. Tabloların yer aldığı PDF biçimli  belgeyi görüntülemek için lütfen buraya tıklayınız. Başkan adaylarının aldıkları oylar ile listelerindeki adayların oyları arasında önemsiz kabul edilecek farklar bulunduğu, bir başka deyişle çok farklılık olmadığı için, tablolarda sadece başkan adaylarının aldıkları oyların oranları hesaplanmış ve karşılaştırmalarımızda esas alınmıştır.

İzmir Barosunun 2004 ve 2006 seçim sonuçları karşılaştırıldığında aşağıda belirttiklerimiz dikkat çekmektedir;

  • Çağdaş Avukatlar Grubunun web sitesinden elde ettiğimiz bilgilere göre, 2004 ve 2006 seçimlerinde sandıklarda oy kullananların sicil numaraları değişmemiş, ancak levhaya yeni yazılan avukatlar nedeniyle 2006 seçimlerinde 13. sandık kurulmuş. Anlaşılıyor ki, baro levhasından kaydını sildiren ya da kaydı silinen yok ama levhaya yeni kayıt var. Bu artışın sonuçlarından bir tanesi de İzmir Barosunun TBB delegeleri sayısının 2006 seçimlerinde artmış olmasıdır.

  • Rakamlara göre 2004 seçimlerinden 2006 seçimlerine kadar İzmir Barosu levhasına 452 yeni kayıt olmuş.Bu da 2004 yılında 4685 olan nüfusun  %9,65'i. Görülüyor ki İzmir Barosunun nüfus artışı oranı yıllık %5'in altında.

  • 2004 seçimlerinde katılım oranı %71,42 iken 2006 seçimlerinde %77,81 ve 2006 seçimlerine katılım oranı 2004 seçimlerine göre %6,39 fazla olmuş.

  • 2004 seçimlerinde olmayan Değişim Avukatlar Grubu 2006 seçimlerinde var ve oy oranı toplam seçmen sayısına göre %6,95, oy kullanan sayısına göre %9,07. Bu grubun toplam seçmen sayısına göre hesaplanan %6,95 oyu tamamen değilse bile, 2006 seçimlerine katılımda %6,39'luk artışı kısmen açıklayabilir. Yani, yeni bir grup olarak seçimlere katılım, oy verecek kendine uygun bir grup bulunmadığı için önceki seçimlere gelmeyen bazılarının 2006 seçimlerine katılmasını sağlamış olabilir. Tabii, bizim elimizdeki verilerle bunu inatla iddia edebilmemiz ve/veya oranını kestirebilmemiz olası değil.

  • 2004 seçimlerinde mavi ve turuncu olarak iki ÇAG listesi varken 2006 seçimlerinde tek bir ÇAG listesi seçime girmiş. Olasılıkla 2004 seçimlerinde başkan adayı Av. Bahattin Özcan Acar olan mavi ÇAG listesine verilen oylar, 2006 seçimlerinde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu listesiyle ÇAG listesi arasında dağıldı ve olasılıkla (ki tablo da bunu göstermektedir) Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu listesine ÇAG listesine giden oydan daha fazlası gitti.

  • 1'den 4üncü sandığa kadar olan ÇAĞ oylarında (toplam seçmen sayısına göre) dikkate değer oran artışı görülüyor. Artışlar 1.sandıkta %7, 2.sandıkta %14, 3.sandıkta %8,25, 4.sandıkta 10,25. ÇAG oylarının tamamında (toplam seçmen sayısına göre) artış ise 7,58. Yani kullanılan oy oranındaki %6,39'dan fazla. 2006 seçimlerinde ÇAG oylarındaki oran artışı, 2004 seçiminde mavi listeye giden oyların bir kısmının (özellikle örnek verdiğimiz sandıklarda) 2006 seçimlerinde ÇAG listesine geldiğini düşündürmektedir.

  • Bir önemli gösterge %80,42 oy kullanma oranı olan 13üncü son sandık. Toplam seçmen sayısına göre ÇAG oy oranı %36,20, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu  oy oranı ise 38,58. Aradaki fark diğer sandıklara göre çok az. Belli ki Çağdaş Avukatlar Grubu iyi çalışmış ve baroya yeni kaydolan üyeler arasında popüler. Bunun bir nedeni de ÇAG yandaşlarının olağanüstü genel kurul inisiyatifi olarak sürdükleri eylemlerinde aramak gerekir. Olasılıkla söz konusu karşı koyma eylemi ÇAG listesine prestij ve oy kazandırmış, ancak istenilen sonucun elde edilememesi daha fazla kazancın olamamasının nedeni olmuştur.

  • 2004 seçiminde 285 üyenin bulunduğu ve 171 (%61,05) oy kullanılan 12. sandıkta, 2006 seçimlerinde 400 üyeden 295'i (%73,75) oy kullanmış. Önceki seçimlerde ÇAG mavi listesine oy verenlerin tamamı Cumhuriyetçi Avukatlar Grubuna oy vermiş olsa dahi, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun aldığı oyu açıklamak yine olası değil. Demek ki Cumhuriyetçi Avukatlar Grubuna bu sandıkta ek oylarda var. Aynı durum 11. sandık oyları için de geçerli ancak daha önceki sandıklarda yani ilk 10 sandıkta durum Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun oyları açısından farklı.

  • Özetle 2004 seçiminde mavi ÇAG listesi oylarının tamamının 2006 seçimlerinde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu listesine gittiğini söyleyebilmek olası değil. Bir bölümü (oranını tam olarak kestirememekle birlikte bir kısım sandıklarda büyük bölümü) Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu listesine gitmiş olabilir.

Yukarıda da kısaca bahsettik. 2004 seçimlerinden sonra baro yönetimine karşı bir olağanüstü genel kurul girişimi olmuş ve gereken sayıda imza toplanarak başvuru yapılmıştı. Yönetim, olağanüstü genel kurul yapmaktan yana değildi. Çünkü olağanüstü genel kurul isteği zaten kendisinin önceki yönetimin yaptıklarını yıkma ve önceki yönetimi bir tür karalama eyleminden kaynaklanıyordu. En azından basına böyle yansıdı. Doğal olarak, önceki dönem yönetimde bulunan ÇAG tepki gösterdi. Tepkinin haklılığı ya da haksızlığını tartışmayı bir yana bırakarak, siyasi olarak doğru olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü önceki ÇAG yönetimi ve yandaşlarının, yaptıklarının yıkılmasına ses çıkarmadığında, mevcut oy tabanında kayba uğrayacağı gibi, oy tabanını geliştirebilmesi de hiç olası değildir. Bu durumun farkında olan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu yönetimi de ÇAG olağanüstü genel kurul inisiyatifine şiddetle karşı koydu ve süreç içerisinde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu yönetiminin önceden akla gelmeyecek engellemeleriyle olağanüstü genel kurul olması gerektiği gibi gerçekleşemedi ve olağanüstü genel kurul inisiyatifinin amaçladığı sonuca ulaşılamadı. Kuşkusuz, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu yönetiminin engellemelerini, olağanüstü genel kurul inisiyatifinin istediği sonuca ulaşamamasının tek nedeni olarak kabul etmek yanlıştır. Olağanüstü genel kurul inisiyatifi, olasılıkla, seçimlere mavi liste olarak giren ÇAG yandaşlarının yeterli bölümünü yanına çekemedi ve belki de pasif kalmayı politik tavır alışlarının temel öğretisi haline getirenlerin örtülü engellemeleriyle karşılaştı. Ve, amaçladığı sonuca ulaşamadı.

Uzaktan göründüğü (yani bizim görebildiğimiz) kadarıyla, olağanüstü genel kurul inisiyatifi amaçladığı sonuca bir ya da bir kaç nedenle ulaşamadı ve olağanüstü genel kurulun peşini bıraktı. Yine uzaktan göründüğü kadarıyla sonuç; Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu yönetimi, olağanüstü genel kurul konusunda kavgayı kazandı ve iktidarının gücünü kanıtladı.

Böylece, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun kazanımları da oldu. Kazanımları 2006 seçimlerindeki oy artışlarından belli oluyor. Özellikle üye sayısı fazla baroların üyeleri arasında hiç de küçümsenmeyecek bir yer tutan "güçlü olanın yanında görünmeyi sevenler" olasılıkla Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun oy oranlarının 2006 seçiminde artmasının nedenlerinden biridir.

Ancak, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu da yıprandı tabii. Bu yıpranması ÇAG'ın 2006 seçimlerindeki oylarının artışından anlaşılabiliyor. Büyük olasılıkla, olağanüstü genel kurul inisiyatifinin yarattığı haksızlığa ve hataya karşı koyma ruhu, ÇAG oylarının artmasının nedeni olurken, "olağanüstü genel kurul inisiyatifi olarak bu meşruiyet sorununu taşıyanların üstünde bırakıyor ve bundan sonraki mücadelemizi daha ahlaklı, daha çok hukuk, daha çok insan hakları, daha çok özgürlük ve daha çok demokrasi talebini gerçekleştirecek yeni bir baro yönetimi oluşturmak yönünde devam ettireceğiz" diyerek kavgayı bize göre yarıda bırakması, 2006 seçimlerine kazanabileceği yeterli oyu toplayamamasının nedenlerinden biri olmuştur (bkz. basın duyurusu).

Olağanüstü genel kurul inisiyatifi hakkında ki bilgilerimiz, yazının sonunda göreceğiniz ve tıkladığınızda görüntüleyebileceğiniz belgelere dayanıyor. Bizim uzaktan gördüğümüzü ve bilgi eksikliğimizi samimiyetle söyledik. Ancak, belirtmek gerekir ki, İzmir Barosu seçimlerinde oy kullanan bir çok avukat olasılıkla bizden daha yakın görmüyor. Ve, özellikle uzaktan görenlerin çoğunun oyu, gücünü ve yönetimin güçlü seçeneği olduğunu kanıtlayandan yanadır.

 

Ankara, 07.11.2006

inisiyatif.net