inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

 

TBB Başkanının

Türkiye'nin Başbakanı olarak görmek istediği kişide aradığı özellikler,

TBB ve Baro Başkanları için de aranması gereken özellikler olmalı mı?

 

Hürriyet gazetesinin 16 Mayıs 2004 Pazar günü Ankara'da dağıtılan baskısının 22. sayfasında "İmam hatipli Başbakan içime sinmiyor" başlıklı haberde, TBB başkanının "İmam hatipte okumuş bir insanın Türkiye'de başbakan olmasını içime sindiremem. Türkiye'nin başında 2-3 lisan bilen, uluslararası ilişkiler bilen, Türkiye'nin kuruluş ilkelerini, muasır medeniyeti içine sindirmiş bir başbakanın ülkemizde olmasını isterim. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarını ailesinde, toplumda, evinde yaşatabilecek, bir başbakan, cumhurbaşkanı ve parlamento isterim" dediği yazıyordu. Bu istekler acaba, TBB ve baro başkanları ile baro organlarına seçilecek kişiler içinde geçerli mi? ya da geçerli olmalı mı?

 TBB başkanının "İmam hatipte okumuş bir insanın Türkiye'de başbakan olmasını içime sindiremem" görüşünü bir kenara bırakıyoruz. Bu görüş, doğal olarak siyasi bir tartışmaya yol açacaktır ki. içinde bulunduğumuz günlerde bu tartışmanın her hangi bir yerinde olmak inisiyatif.net'in amaçlarına ve anlayışına uygun değildir. Ancak, TBB başkanının bu açıklamasının Avukatlık Kanunun 123. maddesinde sayılan TBB başkanı görevleri ile ne kadar ilgili olduğunun, uygun zemin ve zamanda tartışılması gerektiğine inanıyoruz.

Bu yazının konusu TBB başkanının "Türkiye'nin başında 2-3 lisan bilen, uluslararası ilişkiler bilen, Türkiye'nin kuruluş ilkelerini, muasır medeniyeti içine sindirmiş bir başbakanın ülkemizde olmasını isterim. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarını ailesinde, toplumda, evinde yaşatabilecek, bir başbakan, cumhurbaşkanı ve parlamento isterim" arzusu.

TBB başkanının bu arzusu bizce, görevi kurumunu temsil etmek olan her başkan ya da lider için geçerlidir ve geçerli olmalıdır. Çünkü, TBB başkanının belirttiği özelliklere sahip iseniz hiç kuşkusuz kurumunuzu temsil etme görevini daha iyi yerine getirebilecek donanıma ve birikime sahipsiniz demektir. Görevi layığı ile yerine getirip getiremeyeceğiniz farklı bir tartışmadır. Buradan hareketle TBB başkanının arzusunu "Türkiye Barolar Birliği ve Baroların başında 2-3 lisan bilen, uluslararası ilişkiler bilen, Türkiye'nin kuruluş ilkelerini, muasır medeniyeti içine sindirmiş bir başkanın olmasını isterim. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarını ailesinde, toplumda, evinde yaşatabilecek, bir başkan isterim" şeklinde düzelterek tekrarlamak mümkündür. TBB başkanı bu yeni düzenlemenin ifade ettiği görüşe katılır mı? bilemiyoruz. Ancak, avukatların çoğunluğu sanırız bu görüşe katılacaktır.

Avukatların nüfusunun 50.000'e yaklaştığı Türkiye'de bu özellikleri taşıyan bir çok avukat mutlaka vardır. Tabii, bunların bir kısmı henüz meslekte 10 yılını doldurmadığı ve üye sayısı 100 den fazla olan baro üyesi olduğundan, ne baro başkanı ne de -TBB delegesi seçilebilme hakkına sahip olmadığı için- TBB başkanı seçilebilme hakkına sahip değildir. Genç, yetenekli ve dinamik kuşak için seçilme özgürlüğünün kısıtlanması bir açmaz olmakta ve birilerinin, "tamam seçelim ama var mı ki?" diyebilmelerine zemin hazırlamaktadır.

Gerçi Ankara Barosu (daha doğru ifadeyle Ankara Barosu yönetiminde olabilmeyi yıllardır koruyan Demokratik Sol grup) uzunca bir süredir ne başkan olarak, ne de diğer organlarında görev almak üzere "2-3 lisan bilen, uluslararası ilişkiler bilen" avukatları pek bulamamaktadır. Ancak, bildiğimiz kadarı ile önceki dönem İstanbul ve İzmir Barolarının başkanlarının özellikleri, belirtilen özelliklere uyuyordu.

TBB başkanları da yıllardır Ankara Barosu (doğru ifadeyle Demokratik Sol grup) kökenlidir. Ankara Barosunun 2004 genel kurulunda başkanlık seçimini yine Demokratik Sol grubun kazanması halinde, TBB başkanının yukarda belirtilen özelliklerin en azından bir bölümünü taşımayacağını tahmin edebilmek -özellikle gönlünde TBB ya da Ankara Barosu organlarına seçilmek yatan Demokratik Sol grup aday adaylarının isteklerini elde edebilmek için yaptıklarının, yaşasaydı Niccoló Machiavelli için de ilginç olabileceğini düşünebilenler için- zor değildir.

Baroların ve TBB'nin önümüzdeki dönemlerde TBB başkanı sayın Özdemir Özok'un bir başbakanda aradığı özelliklere uygun bir başkana sahip olacağını ümit ediyor ve hatırlatıyoruz; belirtilen özellikler bir imam hatip lisesi mezununda da olabilir, herhangi bir lise mezununda da.

 

Ankara, Mayıs 2004

inisiyatif.net