|
6207 Sayılı Avukatlar Yardımlaşma
Kanununun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin Düşündürdükleri...
6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanunun bazı maddelerinin
değiştirilmesi hakkında kanun teklifi verildiği Ankara Barosu 2004-2006 dönemi
yönetim kurulu çalışma raporunun 63. paragrafında (s.32-33)
açıklanmıştı. Söz konusu kanun teklifi, sayın Atilla Kart ve 45
milletvekili tarafından verilmiş olup hali hazırda T.B.M.M. gündeminin
368. sırasında görüşülmek üzere beklemektedir. Teklif hakkındaki
komisyon raporunu ve teklif ile gerekçe metnini
buraya tıkladığınızda görüntüleyebilirsiniz.
Kanun teklifi verilmesi için çaba harcayan Ankara Barosu 2004-2006 dönemi yönetim kurulunu canı gönülden
tebrik ediyorum.
T.B.M.M. Adalet Komisyonu teklif üzerinde sadece şekli değişiklik yapmış
ve teklifin içeriği değişmemiş. Anlaşıldığı kadarıyla Ankara Barosu
hangi metni önerdiyse gündemdeki kanun teklifi metni de, içerik ve buna
bağlı olarak doğuracağı sonuçlar açısından aynı.
Teklif kanunlaşır ve yürürlüğe girerse;
-
Avukatlar yardımlaşma sandıklarının sadece kendi üyelerinin
katıldığı ve baro genel kurulundan ayrı bir genel kurulu olacak,
-
Sandıkların
idareleri ile çalışma tarzları ve 2 nci maddenin giderlere ait
ikinci fıkrasının (a) bendinde yazılı istihkak şartları, oranları,
miktarları ve 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri
ile 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı duhuliye, aidat ve
katılma paylarını ödemeyenler hakkında uygulanacak esaslar sandık
yönetim kurulları tarafından hazırlanıp, sandık genel kurullarınca
kabul edilen yönetmeliklerde gösterilecek,
-
Sandıklar, genel kurulları tarafından seçilecek 7 kişilik yönetim
kurulları tarafından yönetilecek, 3 kişilik denetleme kurulu
tarafından denetlenecek,
-
Yönetim kurulları sandık başkanını kendi aralarından seçecek,
-
Yönetim ve denetim kurullarının görev süreleri iki yıl olacak ve
sonraki dönemlerde de yeniden seçilmek engellenmiyor,
-
Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç
ay içinde sandık üyeleri baro yönetim kurulu kararı ile genel kurulu
toplayacaklar.
Fevkalade görünüyor değil mi? Yıllardır çok meslektaşın dile
getirdiği ve özlemini duydukları karşılanıyor sanki.
Bence, tam olarak öyle değil...
6207 sayılı yasanın ilk çıktığı günden bu güne değişiklik
gören maddelerinin önceki metinleriyle, son teklifle getirilen
değişiklikleri içeren
bir belge hazırladım. PDF biçimindeki belgeyi indirmek ya da
görüntülemek için lütfen
burayı
tıklayınız. Aşağıda yazılanların doğrulamasını bu belgede bulacaksınız.
Teklif kanunlaşırsa Avukatlar Yardımlaşma Sandıklarının, sadece kendi
üyelerinden oluşan bir genel kurul olacak. Çok güzel. Ancak, aklımıza
takıldı.
-
Bu genel kurulun toplantıları hangi aralıklarla ne zaman olacak?
-
Olağanüstü toplantıları hangi şartlarda olabilecek?
-
Genel kurulun gündemi, yeri, tarihi ve zamanı kimin tarafından
belirlenip ilan edilecek?
-
Genel kurul gündemi toplantı sırasında değiştirilebilir mi?
-
Ve en önemlisi genel kurulun toplantı ve karar çoğunluğu ne olacak?
Teklif kanunlaşırsa, yukarıdaki sorularımın cevabı kanun metninde yer
almayacağı için, en az yukarıda saydığım sorular kadar sıkıntıyı da
beraberinde getirecek.
Gelelim diğer eksikliklere. Gerçi olmasalar da olur. Ama bir kanun
teklifi hazırlanmışsa mevcut kanundaki eksiklik ya da fazlalık ya da
hatalar neden düzeltilmesin ki?
6207 sayılı kanun metnini içeren belgeyi indirip
okuduysanız görmüşsünüzdür.
Kanunun 3. maddesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu yürürlüğe
girdiğinden beri gereksiz ve yardımlaşma pulları uygulaması o tarihten
beri yürürlükten kalkmış. Çünkü "Yardımlaşma
pulları; avukatların, Avukatlık Kanununun 23 üncü maddesinde yazılı
faaliyetleri yaparlarken tanzim veya ibraz edecekleri yahut verecekleri
bilümum evraka yapıştırılır" diyen 3. maddede yer alan 23. madde,
3499 sayılı Avukatlık Kanunun maddesi ve aynen şöyle diyor "Kanun
işlerinde ve hukukî meselelerde rey vermek, mahkeme ve hakem veya kaza
salâhiyetini haiz diğer mercileri huzurunda hakikî veya hükmî şahıslara
aid hukuku dava, müdafaa eylemek ve bu hususlara aid bütün evrakı
tanzim, adlî muameleleri ve resmi dairelerde nizalı ve ihtilaflı işleri
takib etmek yalnız bu kanunun hükümleri dairesinde baroya kayıdlı
bulunan avukatlara aiddir". 1969'dan bu yana yürürlükte olan 1136
sayılı Avukatlık Kanununun 23. maddesinin avukatın faaliyetleriyle
alakası olmadığı için 6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanununun 3.
maddesi de uygulanmıyor ve/veya uygulanamıyor.
1136 sayılı kanunda da 3499 sayılı Avukatlık Kanununun 23. maddesi
içeriğinde 35. madde var ve 1136
sayılı yasanın ilk halinde aynen şöyle "Kanun
işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya
yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda özel ve tüzel
kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, bu işlere ait bütün evrakı
düzenlemek, adli işlemleri ve resmi dairelerde çekişmeli ve çekişmesiz
işleri takip etmek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir."
Anlaşılıyor ki, 1136 sayılı kanun ile 6207 sayılı kanunun 1, 4, ve 5.
maddeleri değiştirilirken 3. maddesindeki 23 rakamı 35'le
değiştirilmemiş. Ve dayanışma pulu uygulaması yasal dayanağı
olamadığından kalkmış. Bu güne kadar
kimse 3. maddeyi değiştirelim ya da kaldıralım dememiş. Anlaşılıyor
ki herkesin işine gelmiş. Esasen 3. maddenin getirdiği dayanışma pulunun
uygulamadan kalkmış olması hakkaniyete
uygun. Çünkü, 1136 sayılı yasa ile birlikte Avukatlar Yardımlaşma
Sandığına üyelik isteğe bağlı olmuş. Yani baroya kayıtlı avukatların
tamamı sandık üyesi değil. Hal böyle olunca sandık üyesi olmayan avukatların
da yaptığı her işlemde, sandık gelirini arttırmak için, bedelini
müvekkilinden alamadığı dayanışma pulu kullanma
zorunluluğunun haklı bir nedeni yok.
Dayanışma pulu uygulaması, yani 6207 sayılı kanunun 3. madde
uygulaması kalkınca, 2/a, 4/1 ve 5. maddelerinin de uygulanabilirliği ve
gereği 1969'dan bu yana kalmamış.
Kısaca, 1969'dan bu yana uygulanabilir olmayan 3. maddeye bağlı 2/a, 3,
4/1 ve 5. maddeler, 3. madde ile birlikte 6207 sayılı yasadan kaldırılması gerekirken, bu maddelerin kaldırılması
son kanun teklifinde de ne yazık ki yer
almıyor. Yani teklif kanunlaşsa dahi, yine maddelerinin yarıya yakını uygulanamayan
bir kanun olacak.
Henüz T.B.M.M. de görüşülmedi. Görüşmeler sırasında bu eksiklikler
kuşkusuz giderilebilir. Kaldırılan maddelerin yerine konacak
düzenlemeler ile sandık genel kurulu ve hatta yönetim kurulu ayrıntılı olarak
tanımlanabilir. Umarız öyle olur.
Ankara Barosu 2004-2006 yönetim kurulu çalışma raporunda, "Baro
Genel Kurulu ile ABAYS Genel Kurulunun ve yönetimlerinin ayrılması yasa
değişikliğini gerektirdiğinden, bu konu ile ilgili olarak hazırlanan
yasa teklifi TBMM’ne sunulmak üzere parlamentoda bulunan milletvekili
meslektaşlarımıza iletilmiş olup yasalaşmak üzere meclis gündeminde
beklemektedir" deniyordu.
Yukarıda gayretleri için teşekkür etmiştik. Ama şimdi soruyoruz. Ankara
Barosunun 2004-2006 dönemi sayın yöneticileri, kanun teklifini neden
eksik hazırladınız ya da hazırlattınız? Bir komisyon ya da kurul kurup
daha ayrıntılı bir çalışma yaptıramaz mıydınız? Ankara Barosunda kurul,
merkez, kulüp ve bir o kadar da başkan, başkan yardımcısı, yazman
enflasyonu var. Bir de "Mevzuat İnceleme Kurulu" olabilir,
avukatla ilgili her mevzuatı, belirlenecek öncelik sırasına göre, inceler
ve görüşünü bildirirdi.
Yoksa,
-
Avukatlar yardımlaşma Sandığı genel kurulunun nerede, ne zaman,
nasıl, hangi çoğunlukla toplanacağı, gündeminin nasıl tespit
edileceği konusunda kuralların yasada
hiç olmaması işinize mi geldi?
-
Ya da, "Bu yasa meclise hele bir gitsin, nasılsa bu haliyle çıkmaz, ama bizde
seçim öncesi verdiğimiz sözü tutmuş oluruz. Bu arada 2006 genel
kurulu da, seçimleri de biter" diye mi hesaplamıştınız?
Hasan Aydın Tansu
Ankara,16.11.2006
|