TBB
29. Genel Kurulu
Yaklaşırken...
Her ne kadar TBB'nin seçimsiz genel kurullarına "Malî Genel Kurul" denilmesi alışkanlık olmuşsa da,
seçimli genel kurullardan tek farkı seçim olmamasıdır. Seçimli genel kurullarda
görüşülmesi ve karara bağlanması öngörülen tüm konular seçimsiz genel
kurulda da görüşülmeli ve karara bağlanmalıdır.
TBB 2007 yılı genel kurulu toplantısı Mayıs ayında Ankara dışında
yapılacak. TBB delegeleri zaman bulurlarsa yörenin turistik
ortamından da yararlanabilecekler. Önceki genel kurulların programlarına
ve katılanların anlattıklarına bakarak, gezmek için zamanlarının
olabileceğini kestirebilmek zor değil.
Genel kurullara katılan delegeler ile doğal üyeler ve hatta
onlara katılan yönetim kurulu üyeleri ya da diğer avukatlar nerede
kalır, ne yer, ne içer, ne kadar nereleri gezer ve giderleri kısmen ya
da tamamen hangi bütçeden karşılanır, şimdilik ne bizim derdimiz ne de
bu yazımızın konusu.
Ama, delegelerin genel kurulda ne yapacakları, neyi ve niçin
savunacakları, neye ve neden karşı çıkacakları ya da neyi ve neden
kabullenecekleri, bizim derdimiz. Çünkü sayın delegeler, barolarının
üyesi avukatlar tarafından seçildikleri için oradalar ve barolarının
avukatlarının çıkarlarını savunmak, görüş ve düşüncelerini TBB genel
kurulu toplantısına taşımak zorundalar.
Kuşkusuz, sayın delegelerin bunu yapabilmesi, bir hazırlık çalışması
ister. Yani emek ister. Hele birden fazla kişiyseniz daha yoğun bir çaba
harcanmasını gerektirir. Çünkü stratejiyi oluştururken önce kendi içinizde görüş
birliğini sağlamanız zorunludur.
Her nedense, TBB seçimsiz genel kurulu öncesinde
Ankara Barosu TBB delegelerinin bir çalışmasını, gayretini göremeyiz ve
hissedemeyiz. Birileri "Sizler ne bilirsiniz? Biz ne çalışmalar, ne
hazırlıklar yapıyoruz." diyebilir.
O zaman; "Madem çalışıyorsunuz TBB genel kuruluna katılmadan ne
yapacağınızı, hangi görüşleri savunacağınızı niye hiç açıklamıyorsunuz?"
diye Ankara Barosu delegelerine sorar ve ekleriz "TBB'nin seçimli genel
kurullarından önce liste hazırlamak ve kendi listenizin aday olmasını
sağlamak için gösterdiğiniz çabanın yüzde biri
kadar bir çabayı avukatların sorunlarını genel kurul gündemine taşımak
için hiç gösterdiniz mi?"
"Bizden önceki delegeler yapmamış olabilir. Biz yapacağız." diyenler
umarız çıkar.
TBB'nin bu genel kurulu öncesinde neden bu kadar hassasız?
TBB web sitesinde
27.07.2005 tarihinde 2005/55 sayılı duyurusuyla
Avukatlık Yasası
Değişiklik Taslağı yayınlandı (sıkıştırılmış dosya olarak daha kısa
sürede indirmek için
burayı tıklayınız). Sonra,
25.12.2006 tarihinde 2006/134 sayılı duyurusuyla "Avukatlık Yasası
Değişiklik Taslağı'nda Yer Alması Düşünülen Yeni İlkelere İlişkin Taslak
Metin Önerileri" yayınlandı. Çağdaş Hukukçular Derneğinin bu sonuncuya
sert tepkisi oldu (Bkz.
Savunmanın Bağımsızlığına ve Barolara Sahip Çıkalım). Bu
gelişmeler, TBB'nin 2007 Mayıs ayında yapılacak genel kurulunda
Avukatlık yasasında değişiklik önerilerinin oylaması yapılabileceğini
gösteriyor.
Yapılabileceğini diyoruz. Çünkü yapılmayabilirde. Eğer TBB yönetimi,
önerisinin kabul görmeyeceğini anlarsa, görüşülüp oylanmasını genel
kurul gündemine dahi koymayabilir. Yok eğer, alışılagelen "Kabul
edenler, etmeyenler, kabul edilmiştir arkadaşlar" yöntemiyle genel
kurula kabul ettirebileceklerini akılları keserse kuşkusuz gündemde yer
alacaktır. Ancak, gündemde yer almasa da bir kaç delegenin konuşmasında
Avukatlık Kanunu değişikliğinden bahsedeceğini kestirmek zor değil.
Ankara Barosunun Sayın delegeleri, baronuz
avukatları Avukatlık Kanununda değişiklik taslaklarına ne dediğinizi, onaylayıp onaylamadığınızı merak
ediyor, genel kurula katılmadan önce baronuz avukatlarına görüşünüzü
açıklamanızı ve konunun tartışılmasını istiyor. Olasılıkla baronuz
avukatları daha fazlasını da merak ediyor. Müdafii görevlendirmede
yaşanan sorunlar, staj ve sınav ve daha bir sürü mesleki dertler hakkında ne düşündüğünüz gibi.
TBB genel kuruluna yaklaşık üç ay var. Ankara Barosu TBB delegeleri bu
zaman içerisinde böyle bir çalışma içine
girerler, görüş ve düşüncelerini ya da aralarında kararlaştırdıkları
hareket tarzını herkese açık toplantılar düzenleyerek baro üyeleriyle
paylaşırlar mı? Bilemiyoruz. Umarız vakit bulabilir ve yapabilirler.
Bilindiği gibi 2007'de milletvekili seçimleri yapılacak. Ankara Barosu
delegelerinin bir bölümünün siyasi parti bağlantısı olduğu göz önüne
alınırsa, vakit bulabilmelerinin hayli zor olacağını kestirebilmek özel
bilgi ve beceri gerektirmiyor.
Önümüzdeki günlerde, TBB delegelerinin ne yapması ve nasıl yapması
gerektiğini açıklayabilmek ve tartışabilmek için TBB genel kurulları
hakkında kısa bilgiyi şimdiden derlemek ve toparlamak yararlı olacak.
TBB GENEL KURULU HAKKINDA
KISA BİLGİ
TBB genel kurulu kimlerden oluşur?
4667 sayılı kanunla değişiklik yapılmazdan önce 1136 sayılı Avukatlık
Kanununun 114üncü maddesine göre "Genel Kurul,
baroların avukatlıkta en az on yıl kıdemi olan üyeleri arasından gizli
oyla seçecekleri ikişer delege ile kurulur... Avukat sayısı yüzden fazla
olan barolar, yüzden sonraki her üçyüz üye için ayrıca birer delege
seçerler".
4667 sayılı kanunla değişiklik yapıldıktan
sonra "Görevde bulunan baro başkanları ile
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yapmış ve yapmakta olan avukatlar,
Birlik Genel Kurulunun doğal üyesidirler, oylamalara katılma, seçme ve
seçilme hakları vardır" kuralı maddeye eklenmiştir.
Özetle, TBB genel kurulu kanunda belirtilen ölçütlere göre hesaplanıp
barolarca seçilmiş delegeler ve delegelerle aynı haklara sahip doğal
üyelerden oluşur. Dikkat edilmesi gereken konu; doğal üyeler delege
olarak seçilmiş olmamalarına rağmen delegelerle aynı haklara sahiptir.
Delege sayısının tespitinde uygulanan ölçüleri kullanarak, doğal üyelerin TBB genel kurulunda
baroların temsilinde ne gibi bir denge oluşturduğuna
bakalım. Bu hesaplamayı yaparken bir baronun en az üye sayısının 30
olacağını dikkate alalım;
-
30 üyesi olan bir baro -mevcudu 100'ün altında kaldığı için-
2 TBB delegesi seçmektedir. 31.12.2005 tarihi itibarıyla
20298 üyesi olan İstanbul Barosu ise ilk 300 üyesi nedeniyle
2 delege ve kalan 19998 üyesi için ise 67 delege ve toplam
69 delege belirleyebilecektir. Bu hesaplama sonucu mevcudu
30 olan baronun TBB delegesi 15 avukatı temsil ediyor gibi
kabul edilebilecekken, İstanbul barosunun bir delegesi 294
avukatı temsil ediyor gibi kabul edilebilecektir.
-
Hesaplamamızı doğal üye olan baro başkanını kattığımız zaman oran,
mevcudu kalabalık barolar aleyhine daha da kötüleşmektedir.
Mevcudu 30 olan baronun başkanı TBB delegesi haklarına sahip
doğal üye olduğu için delege gibi kabul edilebileceğinden,
bir delege 10 avukatı temsil ediyor gibi kabul
edilebilecekken, İstanbul barosunda ise bir delege 290
avukatı temsil ediyor gibi kabul edilebilecektir.
Görülmektedir ki; delegelerinin sayılarını belirlemek
için kabul edilen ölçüt zaten eşitliği bozmasına rağmen, delege
haklarına sahip doğal üyeliğin kabulü eşitsizliği daha da arttırmıştır.
Bu kadarı yetmiyormuş gibi, TBB tarafından hazırlanıp barolara
gönderilen 18.10.2004 tarihli
kanun değişikliği taslağında,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim, Denetim ve Disiplin
kurulu asil üyelerinin de doğal üye olmaları öngörülmektedir.
Bu eşitsizlik, TBB kesenekleri nazara alınıp karşılaştırma yapıldığında daha da kötüdür. Örneğin İstanbul barosu, 1 delegesi için
290 adet TBB keseneği ödemektedir. Oysa 30 üyeli bir baro, bir delegesi
için sadece 10 adet TBB keseneği ödemektedir. Yani mevcudu kalabalık
barolar TBB'ye çok daha fazla para ödemelerine rağmen TBB genel
kurulunda aynı oranla temsil edilememektedirler.
Özetle, TBB genel kurulunda doğal üyelik eşitliği bozduğundan
kaldırılmalıdır. Delege seçiminde uygulanacak ölçütler de yeniden gözden
geçirilmelidir.
TBB genel kurulunun görüşme ve yeter sayısı nedir?
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 116. maddesine göre "Birlik
Genel Kurulu, üyelerinin en az dörtte biri katılmadıkça toplantı ve
görüşme yapamaz... Birinci fıkrada yazılı yeter sayı olmadığı hallerde,
toplantı bir ayı geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu ikinci
toplantıya da üyelerin en az beşte biri katılmadığı takdirde, toplantı
bu sayı elde edilinceye kadar bir ay sonraki tarihlere bırakılır".
Avukatlık Kanununun 114üncü maddesine göre "Barolarca
aynı sayıda yedek üyeler seçilir. Delegeler, her baronun olağan genel
kurul toplantısında iki yıl için seçilirler.... Asıl üyenin mazereti
olduğu takdirde, yedek üye Türkiye Barolar Birliği Genel Kuruluna
katılır ve oy kullanır". Delegelerle aynı sayıda yedekleri
seçilmesine ve delege gelemediğinde her hangi bir yedeğin TBB genel
kuruluna katılacağı kabul edilmesine rağmen, TBB genel kurulu üyelerinin
%25'inin ilk toplantı günü, %20'sinin ikinci toplantı günü hazır
olmayabileceği çok olası gibi düşünülerek düzenleme yapılmış olmasının
haklı ya da en azından kabul edilebilir bir nedenini bulabilmek zor. TBB
delegeleri her baronun üyeleri tarafından seçilmiş ve
görevlendirilmiştir. Bir TBB delegesi seçilerek görevlendirilmiş
olduğundan, görevini yerine getirmeme gibi ayrıcalığa sahip değildir ve
TBB genel kuruluna haklı bir mazereti olmaksızın katılmamasını mazur
görebilmek olası değildir. Kaldı ki, delege toplantıya katılamadığı
takdirde yedeklerden biri katılacaktır. Bu nedenle, kendisi ve/veya
yerini alabilecek bir yedeği, mazereti olmaksızın TBB genel kurulana
katılmadığı takdirde, o delege ve/veya yedeği cezalandırılmalı ve hatta delege
ve/veya yedek delege sıfatını kaybettirilmelidir.
Bilindiği gibi, baro genel kuruluna katılmayan
avukatlar için 1136 sayılı yasanın 86. maddesinde ceza öngörülmektedir.
Oysa avukatın toplantıya katılmaması kendi sorumluluğu ile ilgilidir.
Delege için durum farklıdır. Seçilerek görevlendirilmiş kişi olarak
toplantıya katılmayan delege, kendisine verilen görevi ihmal ve hatta
kendini seçenlerin güvenini kötüye kullanmış demektir.
Doğal üyeler
için ise durum delegeden farklıdır. Her ne kadar delege gibi seçme ve
seçilme haklarına sahip olsalar da, onlar seçilerek görevlendirilmemiş
ve mevzuattaki bir düzenlemeyle bu hakkı elde etmişlerdir. Kimseye karşı
bir sorumlulukları bulunmamaktadır. Esasen onların neden delege
haklarına sahip doğal üye olarak kabul edildiklerini öncelikle tartışmak
gerekir.
Hemen not düşelim; gerek TBB ve gerekse Ankara Barosunca
düzenlenen Avukatlık Kanunu değişiklik taslağında yukarıdaki
itirazlarımızla ilgili ilgili yeni bir
düzenleme önerisi bulunmamaktadır. Ama doğal üyelerin sayısını arttırma
yönünde "Bu kadar da olmaz. İnsaf. Yıllık bir kaç maaş ikramiye, makam
arabası, lojman vs. de ister misiniz?" dedirtecek öneriler bulunmaktadır .
TBB genel kurulunda karar sayısı nedir?
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 116. maddesinin gönderdiği 87. maddeye
göre "Yukarıdaki hükümlere göre
yetersayı bulunmak şartıyla, kararlar, tekliflerden en çok oy alanın
kabul edilmiş sayılması suretiyle verilir. Oyların eşitliği halinde
genel kurul başkanının bulunduğu taraf üstün sayılır".
İlk toplantı nisabı %25 gerçekleşmiş ise karar sayısı en az %12,5'un bir
oy fazlasıdır. İkinci toplantı nisabı %20 ile toplantı yapılabilmişse
karar sayısı %10'un bir oy fazlasıdır. Oyların eşitliği halinde divan
başkanının oyunun bulunduğu tarafın oylamayı kazandığının kabul
edileceğini de unutmamak gerekir.
Görüldüğü gibi TBB genel kurulu %10'un 1 oy fazlasıyla karar
alabilmektedir. Yani tüm baroların ve avukatların kaderini
belirleyebilecek kararlar dahi %10 oyun bir fazlasıyla alınabilmektedir.
Avukatlık yasası değişikliği gibi tüm avukatları yakından ilgilendiren
konularda alınacak kararlar için bu oran sizce düşük değil mi? Bize
düşük gibi geldi. Gerçi, Avukatlık Kanunu değişiklikleri hiç TBB genel
kuruluna gelmedi. Hani, birileri "katılımcı demokrasi" sözlerini
dillerinden düşürmedikleri için, umutlandık ve bir gün gelirse diye
düşündük.
TBB genel kurulunda oylama usulü nedir?
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 115 maddesinin "Birlik
Genel Kurulu başkanlık divanının seçimi hakkında 85 inci maddenin
birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır" cümlesiyle gönderme
yapılan 85. maddesine göre "Gerek
olağan, gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında ilk iş olarak
toplantıya bir başkan, bir başkanvekili ile iki üyeden kurulu bir
başkanlık divanı seçilir. Seçim ayrı ayrı ve genel kurulca aksine karar
alınmadıkça işari oyla yapılır ve kullanılan oyların en çoğunu alanlar
seçilir ". TBB genel kurulunda oylamaların nasıl
yapılacağı hakkında başka bir düzenleme bulunmamaktadır. Oyların
eşitliği halinde başkanın oyunun yer aldığı tarafın kazanmış kabul
edileceği düzenlemesinden hareketle, genel kurul gizli oylama kararı
vermediği sürece oylamaların işarî (yani işaretle
açık oylama biçiminde) yapılacağını kabul etmek doğru olacaktır.
1136 sayılı kanun
seçimler için farklı usul getirmiştir. Ek madde 2'ye göre "Barolar
ile Türkiye Barolar Birliğinin bu Kanuna göre gizli oyla yapılacak
organ seçimlerine ilişkin işlemler, aşağıdaki esaslara göre yargı
gözetimi altında gerçekleştirilir". Yani, yasada
belirtilen esaslara göre TBB seçimleri de tıpkı barolar gibi yargı
gözetiminde gerçekleştirilmektedir.
TBB genel kurulunda yapılacak seçimlerde seçilebilmek için yeterli
çoğunluk nedir?
Seçimlerin yapılabilmesi için gerekli çoğunluk hiç kuşkusuz TBB genel
kurulunun toplanabilmesi için yeterli olan çoğunluk olup yukarıda da
belirttiğimiz gibi %20'nin bir fazlası da olabilir. Katılımın %20 olması
halinde seçilebilmek için alınması gereken oy, en çok %10'un bir
fazlasıdır. Tabii, ilk toplantı nisabı %25 gerçekleşmiş ise seçilebilmek
için en çok %12,5'un bir oy fazlasını almak yeterli olacaktır.
TBB genel kurulunu, kim ya da kimler hangi şartlarda toplantıya
çağırabilir?
1136 sayılı Avukatlık Kanunda
1986
yılında 115. maddede yapılan değişiklik öncesinde TBB genel kurulu
her yıl olağan toplanıyordu.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 115 maddesinin son şekline göre "Birlik
Genel Kurulu iki yılda bir evvelki genel kurulun tayin edeceği zaman ve
yerde olağan toplantısını yapar. (5043 sayılı yasa ile ek) Ancak,
seçimli genel kurul toplantıları Ankara’da yapılır... Birlik Yönetim
Kurulu, gerekli gördüğü hallerde veya en az on baronun yönetim kurulları
yazı ile isterse Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırır... Adalet
Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri ve hazırlanacak adli ve
mesleki kanun tasarıları hakkında görüş ve düşüncelerini almak üzere
Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağırılmasını Birlik Yönetim
Kurulundan isteyebilir".
Görülüyor ki on baronun yönetim kurulunun karar alması halinde TBB genel
kurulu olağanüstü toplanabilir. Yasa 10 baroyu yeterli görmüş ve fakat
baroların delege sayılarını hiç dikkate almamıştır. Konuya bir de
rakamlarla bakalım; üye sayıları toplamı Türkiye'deki toplam avukatın
sayısının yarısından fazla olan Ankara, İstanbul, İzmir baroları TBB
genel kurulunun olağanüstü toplanmasını isteyemezken, delegelerinin
toplamı İstanbul barosu delegelerinden az olan 10 baro TBB genele
kurulunu olağanüstü toplantıya çağrılmasını isteyebilecektir. Bu sizlere
adil gibi geliyor mu?
Aklımıza gelen ve fakat elimizdeki kaynaklarda cevabını bulamadığımız
soruları belirtmeden geçemeyeceğiz;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu defalarca değiştirildi. Bu değişikliklerden
her hangi biri öncesinde TBB, genel kurulunu toplayıp tartıştı ve karar
aldı mı?
Sadece 1136 sayılı Avukatlık Yasası değil, temel kabul edilen bir çok
kanunda defalarca değişiklik yapıldı. Hatta tümüyle yenilendi. Bu
değişiklikler yapılmadan önce Sayın
Bakan, TBB genel kurulunun toplantıya çağrılmasını TBB Yönetim
kurulundan hiç istedi mi?
TBB genel kurulunun gündemini kim hazırlar ve gündemin önemi nedir?
1136 sayılı yasanın 4667 sayılı yasa ile değişik 114. maddesine göre "Genel
Kurul toplantısının yeri, tarihi ve gündemi ile delegelerini gönderme
lüzumu, toplantılardan en az otuz gün önce, barolara yazı ile bildirilir".
Gündemin önemi ise sonradan değiştirilemezliğidir ve 116. maddenin
gönderdiği 88. maddeye göre "Genel
kurul toplantısında, görüşüleceği gündemde belirtilmemiş konular
hakkında karar verilemez. Yeni bir toplantı kararı bu hükmün dışındadır".
Özetle, gündemde yer almayan bir konuda TBB genel kurulunda karar alınamaz. Bu konunun önemi, TBB genel kurulunun
görevlerinden bir ya da bir kaçının gündemde yer almaması gibi sakıncalı
bir durumunun ortaya çıkmasına neden olmasındadır ki, bu güne kadar olanın ta
kendisidir.
TBB Genel kurulunun görevleri nelerdir?
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 117. maddesinde TBB genel kurulunun
görevleri sayılmaktadır.
-
Birlik Yönetim, disiplin ve denetim kurulları üyeleri ile
Birlik başkanını seçmek,
-
Kuruluş amacı içindeki işlere dair hazırlanan raporları ve
gündemdeki maddeleri görüşüp karara varmak,
-
Birlik Yönetim Kuruluna talimat vermek,
-
(Değişik: 22/1 /1986 - 3256/18 md.) Birliğin hesaplarını
incelemek, bütçesini onaylamak, Birlik Yönetim Kurulunun
çalışmalarından dolayı ibrası hakkında karar vermek,
-
Yerli ve yabancı kongrelere gidecek delegeleri seçmek,
(Genel Kurul bu yetkisini Birlik Yönetim Kuruluna
verebilir.)
-
Gelecek Genel Kurul toplantı zaman ve yerini kararlaştırmak,
-
(Değişik: 22/1/1986 - 3256/18 md.) Adaleti ve mesleği
ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, uyulması
zorunlu meslek kurallarını tespit etmek,
-
(Değişik: 22/1/1986 - 3256/18 md.) Baroların birlik adına
avukatlardan tahsil edeceği keseneğin miktarını her avukat
için yıllık baro keseneğinin yarısından fazla olmamak üzere
tespit etmek,
-
Birlik başkanı, başkan yardımcıları, genel sekreteri ve
saymanının ücretleri ile yönetim, disiplin ve denetim
kurulları üyelerine verilecek huzur hakları miktarını ve
ödenme şeklini belli etmek,
-
(4667 sayılı yasa ile değişik) Bu Kanunun 49 ve 75 inci
maddelerinde Birliğe verilen görevleri yerine getirmek ve
yetkileri kullanmak, (Notumuz: 75. madde Avukatlar Listesinin düzenleme şeklinin
tespiti görevi, 49. madde ise avukatların
mahkemelerde giyeceği kılığı belirleme hakkındadır.)
-
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Yukarıdakiler, sıralı olarak kanunda yazılı TBB genel kurulu görevleridir.
Ancak, genel kurul, TBB'nin en yüksek ve en yetkili organı olduğu için
görevlerini, 110. maddede düzenlenen TBB görevleriyle birlikte düşünmek
gerekir. Başka bir maddede TBB'nin kuruluş amaçları ayrıca
belirtilmediğinden, 110. maddede yer alan TBB görevleri aynı zamanda TBB
amaçlarını da belirlemektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 110. maddesinde ise TBB'nin görevleri
aşağıdaki gibi belirlenmiştir;
-
Baroları ilgilendiren konularda her baronun görüşünü
öğrenip, ortaklaşa görüşmeler sonunda çoğunluğun düşünce ve
görüşünü belirtmek,
-
Baroların çalışmalarını ortak amaca ulaşacak şekilde
tasarlayıp mesleğin gelişmesini sağlamak,
-
Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlak,
düzen ve geleneklerini korumak,
-
Türkiye barolarını ve mensuplarını birbirine tanıtarak
aralarındaki meslek bağını kuvvetlendirmek,
-
Her il merkezinde baro kurulmasına ve vatandaşlarda
kendilerine ait davaları avukatlar eliyle açmanın ve
savunmanın lüzum ve faydaları hakkındaki inancı
yerleştirmeye çalışmak,
-
Kanunların memleket ihtiyaçlarına uygun olarak gelişmesi
ve yürütülmesi yolunda dileklerde, yayınlarda bulunmak ,
gerekirse ön tasarılar hazırlamak,
-
Baroları ilgilendiren konularda görüşünü yetkili mercilere
duyurmak,
-
Adalet Bakanlığının, yargı veya yasama yetkisini taşıyan
mercilerin ve baroların soracakları adli ve mesleki konular
hakkında görüş ve düşüncelerini rapor halinde bildirmek,
-
Avukatların meslekte gelişmelerini teşvik edecek ve
sağlayacak her türlü tedbirleri almak,
-
Mahkeme içtihatlarının sistemli bir surette toplanması ve
yayınlanması için Adalet Bakanlığı ve yargı mercileri ile
işbirliği yapmak,
-
Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve
yüklediği görevlerin tam ve şerefli bir şekilde yerine
getirilmesine çalışmak,
-
Baro mensuplarının ilmi ve mesleki seviyelerini yükseltmek
için kitaplık açmak, dergi çıkarmak, konferanslar
düzenlemek, telif ve tercüme eserler meydana getirilmesini
teşvik etmek,
-
Meslekin daha cazip bir hale getirilmesi ve bu konuda yazılı
amaçlara erişilebilmesi için düşünülecek çare ve tedbirleri
görüşmek üzere zaman zaman toplantılar düzenlemek,
-
Memleket içinde kurulmuş hukukla ilgili kurul ve kurumlarla
ilgilenmek ve temaslarda bulunmak,
-
Yabancı memleket baroları, avukatlar birlikleri ve hukuk
kurumları ile temaslarda bulunmak ve uluslararası
kongrelere katılmak, (Ek Madde 2.-
Avukatlar, Türkiye Barolar Birliğini veya baroları temsil
etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere Adalet
Bakanlığına bilgi vermek suretiyle katılabilirler)
-
Uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit ve tavsiye
etmek,
-
(4667 sayılı yasa ile ek) Hukukun üstünlüğünü ve insan
haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik
kazandırmak,
-
Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Her ne kadar genel kurul TBB'nin en yüksek organı ise de, TBB genel
kurulunun taşınır
ve taşınmaz mal edinmesi konusunda etkili ve daha önemlisi yetkili olduğunu düşünebilmek pek
olası değil. Çünkü 121. maddede "Birlik adına
gayrimenkul almak, satmak, ipotek etmek ve bu mallar üzerinde her türlü
ayni haklar tesis eylemek ve kaldırmak, bu hususlarda ve diğer iktisabi
ve iltizami işlemlerde Birlik Başkanına yetki vermek" TBB
yönetim kurulunun görevi olarak belirlendiği gibi, "avukatlık
ortaklığı tip ana sözleşmesini hazırlamak" da TBB yönetim
kurulunun görevi olarak belirlenmiş.
Diğer yandan 182. madde düzenlemesiyle Avukatlık Kanununun öngördüğü
yönetmeliklerin hazırlanması yetkisi de TBB yönetim kuruluna verilmiş
olup, genel kurulun yönetmelikler konusunda da yapacak bir işi
bulunmamaktadır. Yani TBB genel kurulu, avukatın mevzuatı ile ilgili hiç
bir yetkiye sahip değildir.
Oysa bu yönetmelikler, tüm barolar tarafından uyulması ve
uygulanması zorunlu kuralları içerdiğinden, baroların seçtikleri
delegelerden oluşan TBB genel kurulunda görüşülmeli, tartışılmalı ve
kabul edilmelidir. Aynı uygulama avukatlık
ortaklığı tip ana sözleşmesi ve avukatlık sözleşmeleri için de geçerli
olmalıdır.
Özetle, 1136 sayılı yasanın düzenlemesine göre TBB genel kurulunun temel
ve birincil (hatta uygulamada tek) görevinin "Birlik Yönetim, disiplin ve denetim kurulları
üyeleri ile Birlik başkanını seçmek" ve iki sene de bir "Birliğin
hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak, Birlik Yönetim Kurulunun
çalışmalarından dolayı ibrası hakkında karar vermek" olduğunu
söylemek yazık ki doğrudur.
Gerçekten de TBB genel kurulu, ilk kabulünden bu yana meslek
kurallarının sadece bir maddesinde değişiklik yapmış ve meslek
kurallarını bir daha görüşmemiştir. Diğer yandan, 1136 sayılı Avukatlık
Kanununda bir çok kez yapılan
değişiklikleri de bilebildiğimiz kadarıyla görüşmemiş ve tartışmamıştır.
Ve, TBB genel kurulunun gündeminde yer vermeyerek karar alamadığı konular içerisinde avukatlık sınavı da
vardır.
Ama, TBB yönetimi, kanunda hiç yeri olmayan "Baro Başkanları
Toplantıları" düzenlemekte ve politikasını bu toplantılarda alındığını
söylediği
kararlarla götürmektedir. Nedir bu baro başkanları toplantıları? Kanunda yeri
olmadığı gibi diğer mevzuatta da yeri yok. Yetki ve sorumluluğunun ne
olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Avukatlık Kanunun Birlik Başkanlık
Divanının görevleri başlıklı 125. maddesine 4667 sayılı yasa ile eklenen
"Gerekli hallerde baro başkanlarını
görüşlerini almak üzere toplantıya çağırır" düzenlemesi de,
belli aralıklarla yapılan baro başkanları toplantılarını
açıklayabilmekte yetersiz kalıyor. Ve üstelik bu
durum TBB'nin 27. genel kurulu olağan toplantısında İzmir Barosu
delegesi sayın Hilal Küey tarafından eleştirilmiş. Anlamı bozmamak için
paragrafın tamamını alıntı yapıyoruz. Şöyle demiş sayın Küey; "Değinmek
istediğim diğer bir konu, çalışma raporunun birçok yerinde, önemli
konularda alınan kararların, baro başkanları toplantısında da
onaylandığı anlamını taşıyan cümleler yer almaktadır. Örneğin,
Balgat’ta alınan arsanın, alma işlemlerinin, baro başkanları
toplantısında da kabul edildiği belirtiliyor. Ben, avukatlık
kanununda, Barolar Birliğinin organları arasında, Baro Başkanları Kurulu
diye bir karar organı görmedim. “125’e göre, danışma mahiyetinde sordum”
diyorsanız, sizi seçen kurulun, Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu
olduğunu hatırlatırım. Ben, delege olarak, CMUK parasıyla,
Balgat’ta arsa alınmasını, yasaya aykırı buluyorum. Örneğin, “Maliye
Bakanlığıyla anlaştım, CMUK alacaklarına mahsup ettirdim” demek, olaya
çözüm getirmiyor. O para, görevli avukata Bakanlıkça ödenen paradır;
Birlik de ödeme konusunda aracıdır. Yasa gereği, CMUK fonundan,
Maliyeyle anlaşma sağlasanız bile ödeme yapamazsınız, usule aykırı.
Ayrıca, bir de üslup yanlış. “Arsanın piyasa değeri, 20-25 trilyon, biz
4 trilyona aldık” diyorsunuz. Kimden alıyorsunuz? Hazineden… Arkadaşlar,
bu söylemde, bu “ucuza aldım” söyleminde sizi rahatsız eden bir şeyler
yok mu?"
Sayın Küey'in eleştirileri ve açıklamaları tabii bu kadar değil. Sayın
Küey staj eğitimi ve avukatlık sınavı hakkında da ayrıntılı açıklamalar
ve gerekçeli eleştiriler yapmış (Bkz.
TBB 27. Genel Kurul toplantısı tutanakları). Ancak, bir yanlış
algılama olmasın. Genel kurul toplantısının gündeminde staj ve avukatlık
sınavı yok. Yani staj ve avukatlık sınavı konularında görüşme
öngörülmemiş, gündeme konulmamış ve tabii bu konularda karar
alınmamış. Alıntı yaptığımız paragraf, gündemin 7. maddesi "Başkanlık
raporu ve Birlik Yönetim Kurulunun 2001-2003 yılları çalışma raporu,
bilanço, gelir-gider ve Denetleme Kurulu raporunun okunması" sonrası
sayın Küey'in yaptığı konuşmasından. Yani sayın Küey, konuşma fırsatı
bulup, gündemde olmasa da avukatların dertlerini genel kurula
taşıyabilmiş. Tabii, sayın Küey gibi, genel kurul gündeminde olmamasına
ve engelleme çabalarına karşın avukatların dertlerini genel kurul
gündemine taşıyan başka delegelerde var. Hepsini kutlar ve tebrik
ederiz.
TBB'nin 2007 yılı olağan genel kurul toplantısında da sayın Hilal Küey
gibi konuyu çalışıp gelen ve yönetimi eleştiren değerli avukatların
olacağından kuşku duymuyor ya da kuşku duymak istemiyoruz.
Tabii, Çağdaş Hukukçular Derneği gibi diğer hukukçu örgütlerinin ve baro
yönetimlerine aday grupların, Avukatlık Yasası değişikliği hakkında
görüş ve düşüncelerini açıklayacaklarına da inanıyoruz ya da en azında
tüm kalbimizle inanmak istiyoruz.
Ankara, 22.01.2007
inisiyatif.net