İş arama sürecinin hayli meşakkatli bir eylem olduğunu iş arayan herkes iyi
bilir. Ancak bir iş başvurusu yaparken de dikkat edilecek şeyler var. Eğer
iş başvurularınızı internet kariyer sitelerinden yapıyorsanız, önünüze çıkan
her işin size uygunluğuna bakmadan, başvuru yapmanız çok doğru değil. Bir
hafta içinde 15 iş başvurusu yapıp sonuçlarını beklemeye başlarsanız bu
durum da moralinizi düşürecek sonuçlar getirebilir. Eğer sanat tarihi bölümü
mezunuysanız, ancak finansla ilgili deneyim beklenilen bir pozisyona başvuru
yaptıysanız, kanımca bu başvurunuzla ilgili bir cevap beklememelisiniz.
İş başvurusu yapmadan öncelikle yapılması gereken;
-
Kendini tanıma ve değerlendirmedir. “Ben nasıl bir iş istiyorum.”
-
Sahip olduğum eğitim ve deneyimlerimle hangi pozisyonlara başvuruda
bulunabilirim?
-
İş yerinin nerede olduğu (hangi şehir ve semt) benim için önemli mi?
Ulaşım imkânları var mı?
-
Acaba aranan iş ilanında yazılmış olan nitelikler beni mi tarif ediyor?
Benim yeteneklerimden daha azı mı var? Ya da aranılan özelliklerin bir
kısmı mı bende var?
Ülkemizde bazı pozisyonların iş tanımlarından ne anlaşıldığı firmadan
firmaya farklılık gösterebiliyor. Örneğin yönetici asistan, yönetici
sekreter pozisyonları en çok tartışmalı olanlardan. Kimi firmalarda hem
patronun, hem de şirketin sekreteri olan, ikramları yapan ve aynı zamanda
müşterileri karşılayıp masaların tozunu alan ve adına “yönetici asistan”
denilenler var. Kimi firmalarda ise, üst düzey yönetici kadrosunu asiste
eden, şirketi temsil yetkisine sahip, iyi düzeyde yabancı dil bilgisine
sahip, ona bağlı sekreter veya bir asistanın bile olduğu, orta düzey bir
yönetici görevini üstlenmiş “yönetici asistan” lar da var. Aslında ilanı
dikkatle okuduğunuzda hangi niteliklere sahip bir “yönetici asistan”
arandığını anlayabilirsiniz. Eğer çok iyi derecede İngilizce bilgisine sahip
olmak, çok iyi derecede bilgisayar kullanabilmek, raporlamalar yapmış olmak,
bu pozisyonda ….. yıl deneyimli olmak, gibi özellikler sizde yoksa bu ilana
başvurup cevap beklemek anlamsız olacaktır.
Yüksek lisans yapmış bir iş arayanın “santral görevlisi” pozisyonuna
başvurması sizce ne kadar doğrudur? Başvuru yaptıktan sonra “ben yüksek
lisanslıyım, beni bile aramadılar, oysa ki aranılan tüm özellikler bende
var” demeye mi başlayanların olduğunu tahmin ediyorum.
İş başvurularında aranılan özelliklerin sizde olmaması durumunda
aranmayabilirsiniz. Ancak aranan tüm özellikler sizde olduğu halde yine de
aranmamışsanız kendinize şu soruyu sormalısınız. Acaba ben bu iş için fazla
mıyım? İngilizce de “over qualify” aranılanın üzerinde anlamına gelmektedir.
Özgeçmişinde, çeşitli şirketlerde orta düzey yönetici ve daha sonra finans
müdürü olarak çalıştığını yazan bir aday resepsiyon görevlisi pozisyonuna
başvuruyorsa bu durumda ne düşünürsünüz?
Kısa bir süre önce insan kaynakları ile ilgili internet sitelerinden birinde
şöyle bir tartışmaya şahit oldum. Şikayetçi olan kişi, aranılan tüm
nitelikler ve iş tanımında belirtilen yetkinliklerin kendisine uyduğunu,
görüşmeye çağırıldığını ancak kendisinin işe alınmadığını, “Tüm özellikler
bende vardı neden beni işe almadılar? Bu şirketler kimi arıyorlar
anlamıyorum” diye yazıyordu. Tüm nitelikleriniz uymasına rağmen
seçilmemenizin pek çok nedeni olabilir. Görüşmeci sizin özgeçmişinizi
değerlendirip, görüşmeye değer bir aday olduğunuz için sizi çağırmıştır.
Ancak belki de burnunuzdaki hızmayı, makyajınızı veya kıyafetinizle
verdiğiniz mesajın kendi şirketine uygun olmadığını düşünmüştür. Belki de
sizin anlatmış olduğunuz kendinizle ilgili konulardan hakkınızda bir kanıya
sahip olmuş olabilir. Ya da sizden daha uygun olduğu düşünülen bir adayda
karar kılınmıştır. Bu durumun burada sayılamayacak kadar çok değişkeni
olabilir.
Şirketlerin İK yöneticisi ya da işe alımlardan sorumlu görüşmecileri, her
bir aday için kendine şu üç önemli soruyu sorar.
1. Bu aday bizim şirketimize uyum sağlar mı?
2. Bu aday şirketimize neler katar?
3. İşe girdikten sonra ne kadar çalışır?
Önemli olan her görüşmeden sonra kendinize “neyi daha iyi yapmalıyım?”
sorusunu sorabilmek ve kendinizi geliştirmek, donanımınızı artırmak için
neler yapmanız gerek yeniden değerlendirebilmek.
İş görüşmesine çağırdığımız pek çok adayın, iş yeri adresini verirken “Aaaa
o semt evime çok uzak” demesini çok anlamlı bulmuyorum. Hatta servis
imkanınız var mı diye bile sormadan “İşyeri bana uzak, uygun değil,
teşekkürler” demesi sizce nasıl değerlendirilir? Şehrin merkezi semtlerinde
çalışma hedefiniz olabilir. Bunu anlayabiliyorum. Ancak şirketin nerede
olduğuna, web sitesine bile bakmadan ilana başvuru yapıyorsanız bu sizin
bilinçli bir aday olmadığınızı gösteriyor. Hangisi tutarsa anlayışıyla bir
sürü ilana başvuruda bulunmak, sizin iş arama konusundaki bilinç düzeyiniz
için bir gösterge aslında. Ön yazısında ne kadar istekli, bu iş için aranan
özelliklerin hepsine haiz olduğunu yazan aday, iş görüşmesine çağırdığınızda
“yarın müsait değilim, gelemeyeceğim” dediğinde, “Başka bir gün görüşme
imkanımız olabilir mi?” diye bile sormadan telefonu kapatıyorsa aklınıza
sadece aranmış olmak için başvuruda bulunan ve aranınca kendini iyi hisseden
onlarca kişi olduğunu düşündürtüyor neredeyse. Hele bir de telefonla
görüşmeye çağırılmak için arandığında, yaptığı iş başvurusunu ve şirketin
adını bile hatırlamayanlar var. Bu durumda siz şirketlerin yerinde olsanız
ne düşünürsünüz? Birde ses tonundan sizin aramanızı bekleyen, canlı, dinamik
bir sesle “merhaba” diyerek sizin aramanızı beklediklerini ifade edenler
var. Galiba ilgimizi en çok çeken adaylar bunlar.
Mülakat süreci gerçekte adayın, şirket tarafından telefonla aranılması
sürecinde başlıyor. Telefonda verdiğiniz cevaplar, sesinizin tonu,
sorduğunuz sorular…. Sizin hakkınızda şirketin edindiği ilk izlenimler, sizi
görmeseler bile…
İş deneyimlerinizden ders çıkarmayı öğreniyor musunuz?
İş görüşmesi sonunda “ bize sormak istediğiniz şeyler var mı?” dediğimizde,
genellikle;
-Çalışma saatleriniz nasıl?
-Mesai yapılıyor mu? Fazla çalışmada mesai ödeniyor mu?
-Cumartesi günleri çalışılıyor mu?
-Servis/ssk/yol parası/yemek parası var mı?
-Ne kadar ücret veriyorsunuz? Soruları ile karşılaşıyoruz.
“Bu şirkette çalışanların mesleksel ve kişisel gelişimleri için eğitim
programları yapılıyor mu?” diye soranlar binde bir neredeyse.
İş başvurusu yapmadan önce;
-İlandaki aranılan nitelikler ve iş tanımı sizin yeteneklerinizle örtüşüyor
mu? Dikkatlice bakın.
-Şirket hakkında bir araştırma yapın!
-Şirketin adını ve başvuru tarihinizi bir deftere not edin!
-Görüşmeye gitmeden hazırlık yapın,
-İş için istekli olduğunuzu ifade etmeyi unutmayın!