inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

PDF biçiminde görüntüleyip yazdırmak için buraya tıklayınız

 

Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı Önerileri

Sözde Forumu Üzerine (1)

 

Ankara Barosunun DSAG yönetimi, üç semineri ya da paneli bir arada yapabildiği etkinliklere kurultay demeyi alışkanlık haline getirmekle kalmadı, artık her toplantıyı kendine göre adlandırmayı da alışkanlık haline getirdi. 9 Şubat 2007 akşamı saat 17.30'da ABEM'de yapılan etkinlik de forum değildi, ama forum olarak duyuruldu. Gördük ki, sahnede dört kişi var. Belli ki sahnedekiler konuşacak, elinden geldiğince fikirlerini dinleyicilerin kafasına sokmaya çalışacak ve dinleyiciler de fırsat bulabilirse ya da kendilerine söz hakkı verilirse soru soracak. İzin almadan görüşünüzü belirtmeye çalışırsanız "Yerinizden konuşmayın" denecek. İşte, Ankara Barosu DSAG yönetiminin forum anlayışı.

Eğer gerçekten forum olarak düşünülmüş ve yapılmış olsaydı, toplantıya ayrılan sürenin 2 saatten çok daha fazla olması gerekirdi. Toplantı yaklaşık 200 kişi alabilen salonda yapıldı. Her katılan bir kez 1 dakika konuşsa (ki hiç kuşkusuz daha fazla konuşur) katılımcıların toplam konuşma süresi 200 dakika yapar, yani 3 saatten fazla. Belli ki (ve duyuruda açıklandığı gibi) katılanların konuyu tartışması istenmiyor, sadece ve sadece katkıda bulunun, teklifinizi söyleyin deniyor. Toplantı süresince anlaşıldı ki, herkesin katkıda bulunması ya da önerisini söylemesi de pek istenmiyor. Bu toplantıdan asıl beklenti, olasılıkla "itirazları neymiş? itiraz edenler kimlermiş? sorusu olan var mı? bir öğrenelim". Yani itirazlar hakkında bilgi toplamak asıl amaç. Yoksa DSAG listesinden seçilen yönetimler asla ve asla avukatların konuyu tartışmasını istemiyor.

Neden 200 kişilik salonda böyle apar topar bir toplantı yapılıyor ve "Avukatlık Yasasında Değişiklik Taslağı Önerileri" gibi çok önemli bir konuda Ankara Barosu genel kurulu olağanüstü toplantıya çağrılarak üyelerinin tartışması sağlanmıyor? Bu soruya hemen "genel kurullara katılım olmadığı için olağanüstü genel kurulu toplamak faydasız bir uğraşı olur" cevabı gelebilir. Denemediğiniz için bilemezsiniz, ama haklı olduğunuzu kabul etsek dahi, "Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı Önerilerini" kabul edenler ve etmeyenleri tespit için sandık kurabilirsiniz. Bilindiği gibi, genel kurullara katılım olmuyor ama, üyeler sandığa gelip oy atıyor. Hatırlayın, son genel kurulda asgari çoğunluğun (yani 7913/10=791 üyenin) toplanabilmesi hayli vakit almıştı (bize göre salonda hiç bir zaman o çoğunluk olmamıştı) ama, ertesi gün sandığa 5884 üye (yani toplam üyenin %74,36sı) gelmiş ve oy kullanmıştı. Nasıl olsa tartışmıyorsunuz ve anlaşıldığı kadarıyla tartışmayacak ve önerinizi de değiştirmeyeceksiniz. Bari oylatın. Oylama sonucu istediğiniz gibi çıkabilir.

Toplantının sonuna doğru, sahnede oturan katılımcı/yöneticilerden açıklama geldi. Meğerse sahnede üç kişi olacakmış. Her biri hazırlıklarını sunduktan sonra salonda bulunanların görüşlerini alacaklarmış. Ve sonra ses kayıtlarından görüşleri dinleyip değerlendireceklermiş. Yani panel benzeri bir planlama. Ama olamamış. Çünkü sayın İ. Güneş Gürseler son anda katılmış. Sayın Gürseler, 18. dönem SHP milletvekiliydi. Bir dönem Başbakanlık başdanışmanı da olan Gürseler, 3 dönem Tekirdağ Barosu başkanlığı yapmıştı ve 2004 yılında CHP'nin Tekirdağ Merkez Belediye başkan adayıydı. Şu anda Tekirdağ Barosunun TBB delegesi ve TBB genel sekreteri. Tabii, TBB genel sekreteri toplantıya katılınca planlama tümüyle değişmiş. DSAG listesinden seçilen Ankara Barosu yönetimi ya da kurullarından birinin farklı bir hareket tarzı olabilir mi?

Peki, forum nedir? Türk Dil Kurumunun online sözlüğündeki karşılığı, "1. Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. 2. Toplu tartışma. 3. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı" olarak belirtilmektedir. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi'nin çağrısında "Anılan Konunun Önemine Binaen Değerli Meslektaşlarımızın Katkılarını, Tekliflerini Almak İçin ..... Forum Yapılması Kararlaştırılmıştır" denilmekle, yönetimin meslektaşlarla tartışıp karar alma isteğinde olmadığı ve sadece meslektaşların tekliflerini almak istediği açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle, etkinliğin forum olmadığı da bellidir ama, sanki meslektaşlarıyla tartışma ortamı yaratıyormuş ve karar alacakmış gibi, etkinliğin adını "Forum" olarak koyan yönetim, olasılıkla katılımcı demokrasi anlayışına sahip olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Yaptıklarıyla kanıtlayamayanların, laflarıyla kanıtlamaya çalışmaktan başka seçenekleri olamayacağını açıklamak için sanırım uzun bir anlatıma gerek yok.

Toplantı sonlandırılırken, bir kez daha toplanılacağı ve salondaki katılımcıların isteği üzerine sayın Özdemir Özok'un katılacağı da söylendi. Son CMK gönüllüleri toplantısından sonra sayın Özdemir Özok'un bu tür toplantılara katılmak istemeyeceğini söyleyenler varsa da, ben inanmak istemiyorum. Ancak, bu tür ikinci bir toplantının yapılmasına da hiç gerek olmadığını düşünüyorum. Tartışma ortamı olmayan bir toplantıda sorunların çözümü ya da en azından karar alınabilmesi olası değildir. Bu toplantı da tartışma ortamı sağlamayan bir toplantıydı ve en azından sadece bu nedenle FORUM DEĞİLDİ.

Her ne kadar forum denilse de, DSAG listelerinden seçilmiş Ankara Barosu yönetiminin ve onların atadığı kurulların işlerine gelmeyeceği için forum düzenleyemeyeceklerini kestiriyordum. Öyle de oldu.

2004 seçimleri öncesinde 1990'lı yılların Demokratik Birlik Grubu (DBG) yandaşlarıyla bütünleşebilen ve 2006 seçimleri öncesinde ÇAG'dan devşirdiklerinin sayısının artmasından sonra çok sesli görünümü vermeye çalışan Demokratik Sol Avukatlar Grubunun (DSAG), aslında tek sesli olduğunu anlayabilmek için doğa üstü yeteneklere sahip olmaya gerek yok. 2006 seçimleri öncesi ve sonrası gözlenebilen gelişmeler, ÇAĞ'dan ve hatta BBG'den bazı meslektaşların da DSAG'a devşirilmek istediklerini gösteriyor. Bakalım 2008 seçimlerine kadar yaşanacak süreçte devşirilebilenlerin sayıları ne kadar olabilecek. Ya da, olabilecek mi?

Her ne olursa olsun ve oy sayısı ne kadar artarsa artsın DSAG'ın yapısını değiştirerek tek sesliğinden kurtulabilmesi, en azından 2008 seçimlerine kadar, olası görünmüyor. Hakim ses değişebilir ve fakat tek seslilik yine de değişmez. Çünkü tek sesliğin nedeni, katılımcı demokrasinin gereklerinin uygulanmamasıdır ve katılımcı demokrasiyi bırakın yerleştirmek, uygulamak için samimi bir çaba olduğunu söyleyebilmek de şimdilik olası değil. Forum adıyla duyurulan ve tartışma olmaksızın sürdürülüp sonuçlandırılan bu toplantı da göstergelerden sadece biri.

"Olaylara iyi tarafından bakmıyor, komplo teorisyenleri kafasıyla düşünüyorsun" diyenler olabilir. Hayır öyle düşünmüyorum. Sadece olayları tarih sırasına koyuyor ve soruların cevabını arıyorum. Şöyle;

  • TBB web sitesinde 27.07.2005 tarihinde 2005/55 sayılı duyurusuyla Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı yayınlandı (sıkıştırılmış dosya olarak daha kısa sürede indirmek için burayı tıklayınız). Bu taslakta, staj sırasında ücret ödenmesi, staj süresinin uzatılması, avukat yardımcılığı statüsü, avukatlık sınavı (kalktı tabii), avukatın delil toplama yetkisi, avukatlık ortaklığı, baro yıllık keseneği, baroların üyesi sayısının sınırlaması (md.66), baro başkanı olabilmek için meslek kıdemi, TBB genel kurulu doğal üyeleri, TBB keseneği, TBB'nin iktisadi işletmeler kurabilmesi, TBB denetleme kurulu, disiplin soruşturması ve disiplin cezaları, avukatlık ücreti, uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümü, avukatlık asgari ücret tarifesi, avukatların sosyal güvenlik sigortaları, kamu kurumu avukatlarının ödemesi gereken baro kesenekleri gibi üzerinde düşünülmesi ve tartışılması gereken değişiklikler olmasına rağmen her hangi bir toplantı yapılmadı ve taslak tartışılmadı. Neden?

  • Ankara Barosu meslektaşlarını toplamadan ve tartışmadan bu değişiklik taslağına önerilerini TBB'ye bildirdi. Diğer barolar da aynı şekilde davrandılar. Bkz. İstanbul Barosu "Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı" 28.09.2005 tarihli web yayını (Ayrıntılı bilgi edinmek için burayı tıklayınız) ve Ankara Barosu "Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı" 17.09.2005 tarihli duyurusu. Ankara Barosu ve İstanbul Barosunun taslak önerileri kendi web sitelerinde bulunuyor. Diğer barolar olasılıkla bir hazırlık yapıp TBB'ye gönderdiler. Ama TBB diğer baroların önerilerini yayınlamadı ve tartışmaya açmadı. Neden?

  • 2006 yılının Ekim ayında barolarda seçimler yapıldı. Sayın Özdemir Özok'un bir TV programındaki ifadesiyle aynı siyasi görüşü paylaşanlar baro yönetimlerine ezici oy çoğunluğuyla geldi.

  • TBB'nin 25.12.2006 tarihinde 2006/134 sayılı duyurusuyla "Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı'nda Yer Alması Düşünülen Yeni İlkelere İlişkin Taslak Metin Önerileri" yayınlandı. Neden baro seçimlerinden neredeyse hemen sonra bu öneriler yayınlandı? 2005 yılında hazırlanan taslakta cesaret edilememiş ve baro seçimlerde elde edilen başarılardan sonra mı cesaret edilebilmişti?

  • Önceki tasarıya ve Ankara Barosunun değişiklik önerilerine hiç tepki vermeyen Çağdaş Hukukçular Derneği genel merkezinin bu sonuncuya sert tepkisi oldu (Bkz. Savunmanın Bağımsızlığına ve Barolara Sahip Çıkalım). ÇHD neden 2005 yılındaki tasarıya (ki, hala TBB web sitesinde yayında bulunmaktadır) tepkisiz kaldı? Hiç haberi mi yoktu? Yoksa, 2006 seçimleri öncesindeki süreçte TBB ve diğer barolar tarafından hazırlanan taslaklara tepki vermek işine mi gelmedi? Diyelim ki işine gelmedi ve tepki vermedi. Peki, hala neden TBB'nin 2005 yılında yayınladığı değişiklik taslağı ile Ankara ve İstanbul Barolarının değişiklik taslaklarına tepkisiz kalıyor? Bu sorulara akla yatkın bir cevap bulamayınca, ister istemez akla, ÇHD genel merkezi ve Ankara Şubesinde etkili ve/veya olasılıkla yetkili birileriyle Ankara Barosu yönetimi arasında, kendi üyelerinin çoğunun ve bizlerin bilmediği ya da hissedemediği üstü örtülü mutabakatlar mı var acaba? sorusu geliyor. Bu sorular aklıma geldiğinde, acaba tarih gerçekten tekrarlardan ibaret midir? sorusu da kafama takılıyor. Tabii Ankara Barosunun siyasi tarihini bilmeyenler için bu sorular anlamsız gelebilir. En iyisi  Dünden Bugüne Ankara Barosu Genel Kurullarında Yapılan Seçimler başlıklı yazımı bir okuyun. Soruları anlamanızı ve cevapları bulmanızı kolaylaştıracak bilgiyi (çok ayrıntılı olmasa da) elde edebilirsiniz.

 

Hasan Aydın Tansu

Ankara,12.02.2007