Türkiye Cumhuriyeti'nin
Avukatla İlgili Mevzuat
Tarihine Bir Bakış (1)
Avukatlık Kanunu bir türlü değişiklik isteklerinden ve değişikliklerden
kurtulamadı. 2001 değişikliklerinden sonra ise neredeyse yaz/boz
tahtasına döndü. Bir yandan Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilen
maddeler, diğer yandan T.B.M.M.'in yaptığı değişikler, bazılarının devrim
niteliğinde dediği 2001 değişikliklerinin hiç de abartılacak
değişiklikler olmadığını ve beklentileri neredeyse hiç karşılayamadığını
gözler önüne serdi.
Yeni bir yasa üzerinde konuşmaya ve tartışmaya başlamak için bizce başka kanıta gerek yok ama, 1136 sayılı Avukatlık
Kanununda bir kaç değişiklik yapılarak isteklerin ve gereksinimlerin
halen karşılanabileceği sanılıyor. Belki sanılmıyor ve yeni yasa
yapılmalı deniyor, ama yeni yasanın hangi zeminde ve nasıl hazırlanacağı
sorularına cevap bulunamıyor ya da olası cevaplar ürkütüyor. Haklılar.
Bir kaç öneri ortalığı bu
denli karıştırdığına göre, yeni yasa önerisi ortalığı neye döndürür kim
bilir?
Yeni bir yasadan bahsedebilmek ve/veya mevcut yasada değişiklik
önerebilmek için, önce Türkiye Cumhuriyetinin avukat ile ilgili
deneyimini, en azından mesleği düzenleyen mevzuatını tarih sırası
içerisinde gözden geçirmek gerek.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Avukatlık Kanunu olan 460 sayılı Muhamat Kanunu 1924-1938 yılları arasında 14
yıl yürürlükte kalabilmiş ve 3 kez (ortalama 4½
yılda bir) içeriğinde değişiklik yapılmış. Cumhuriyet tarihimizin 3
Avukatlık Kanunundan yürürlükte kaldığı süre içerisinde en az değişiklik
görenidir.
İkincisi olan
3499 sayılı Avukatlık Kanunu 1938-1969 yıllarında arasında 31 yıl
yürürlükte kalmış ve 9 kez (ortalama 3½ yılda bir) içeriğinde değişiklik
yapılmış.
Üçüncüsü olan
1136 sayılı Avukatlık Kanunu 1969 yılından bu yana (38 yıldır) yürürlükte
ve 2007 yılına kadar 14 kez (ortalama 2¾ yılda
bir) içeriğinde değişiklik yapılmış. Bu değişikliklerden en kapsamlısı
4667 sayılı yasa ile 2001 yılında yürürlüğe giren olmuş. Ancak 4667
sayılı yasadan sonra 2001-2006 arasında 5 yılda 5 değişiklik yapılmış.
Ortalama alırsak 2001 yılından bu güne yılda bir 1136 sayılı yasanın
içeriği değiştirilmiş.
Bu yazımızda sadece ilk iki yasa ile sınırlı olarak 1969 yılına
kadar olan mevzuattan tarih sırası içerisinde çok kısa açıklamalarla
bahsedeceğiz.
460 sayılı Muhamat Kanunu
(03.04.1924)
Muhamat Kanunu ilk kanun olmakla birlikte, Ankara hükümetinin ve
meclisinin daha önce çıkarttığı iki düzenleme var.
18.01.1921 tarihinde Dava vekaleti ruhsatnamesinin istihsaline dair
nizamname ve
18.02.1922 tarihinde Meclisi Milli Azasının Dava Vekaletiyle İştigal
Edemeyeceğine dair Heyeti Umumiye Kararı. Aradan bunca yıl geçmesine
rağmen, Türkiye'de halen milletvekillerinin avukatlık yapıp yapamayacağı
tartışıldığından 18.02.1922 tarihli heyeti umumiye kararı dikkat
çekiyor.
Muhamat Kanunu, yürütme ve yürürlük maddeleri hariç 15 asıl ve 1 geçici
maddeden oluşuyordu.
1.
maddesinde kime muhami (avukat) denir? sorusu cevaplanmıştı.
Günümüz Türkçesine dönüştürdüğümüzde tanım; “Başvurulduğunda
hukuk işlerinin tamamında yazılı ya da sözlü görüş vermeyi; dilekçe,
tasarı ve her cins evrakı düzenlemeyi; mahkemeler, hakemler ve bütün
daire ve meclislerde gerçek ve tüzel kişilerin hukukunu vekili olarak
takip, dava ve savunmayı meslek edinenlere avukat denir.”
biçimindeydi. Muhamat Kanunu mesleği (avukatlığı) değil, avukatı
tanımlıyordu. Bu nedenle her avukatı meslektaş kabul edebilmek olasıydı.
Sonraki Avukatlık Kanunlarında, avukatı tanımlamak yerine mesleğin
nitelikleri ve kısmen de unsurları saptanmış ve karışık bir yöntemle de
olsa meslek tanımlanmaya çalışılmıştır. Ancak 1136 sayılı yasaya kadar
"Avukatlık serbest bir meslektir" denilmediği için her avukatı meslektaş
olarak kabul edebilmek olasıdır. Halen yürürlükte olan 1136 sayılı
kanunda ise "avukatlık serbest meslektir" denilmekle, istihdam edilen
avukatların meslektaş kabul edilmemelerine yol açan yasal düzenleme
getirilmiş ve serbest avukatlarla istihdam edilen avukatların yolları
belirgin biçimde ayrılmış ya da ayrılmaya çalışılmıştır.
Kanunda kimlerin, nasıl avukat olabilecekleri belirtilmektedir.
Muhamat Kanununda ve yürürlükte olduğu süreçte hukuk fakültesini
bitirenler için avukatlık sınavı bulunmamaktadır. Ancak
"mülâzemet" (staj)
vardır ve "Mülâzemet
müddeti tarihî müracaattan itibaren üç senedir. Bu müddet zarfında
mülâzemeti mahsusu cinayet mahkemesi bulunan şehir ve kasabalarda bir
memuriyeti adliyede istihdam suretiyle ifa ettirilir, işbu kanunun
tarihi neşrinden mukaddem bilfiil üç sene müddetle Hidematı adliye veya
dâva vekâletinde bulunmuş olanlar, kaydı mülâzemetten varestedirler.
Müddeti hizmet ve vekâletleri üç seneye baliğ olmıyanlar fıkrai sabıkaya
tevfikan bakıyei müddeti mülâzemeti ikmale mecburdurlar"
biçiminde açıklanmıştır.
Baro meslek kuruluşu olarak kabul edilip 10 avukat olan yerlerde
kurulması öngörülmüş ise de baroların kuruluşu, organlarının görev, yetki
ve sorumlulukları ayrıntılı olarak belirtilmemiştir. Ancak her baronun
bünyesinde disiplin kurulunun oluşturulması ve çalışma ilkelerinin yanı
sıra disiplin cezaları ve sonuçları belirlenmiştir.
Önceden bir dava ile ilgili olanların o davada avukat olamayacağı ve
avukatın ücretiyle ilgili bazı kurallar kanunda yer almaktadır. Yani, bu
gün geçerli olan meslek kurallarının bir kaçı Muhamat Kanununda da
bulunmaktadır.
Avukat olabilme şartlarını taşımamalarına rağmen
18.01.1921 tarihinde Dava vekaleti ruhsatnamesinin istihsaline dair
nizamname hükümlerine dayanılarak dava vekilleri cemiyeti oluşan
yerlerde dava vekilliği yapanların faaliyetlerini sürdürebilmelerinin
koşullarını belirleyen kanun, avukatlara belli bir kıyafet (cüppe) giyme
zorunluluğu da getirmiştir.
460 sayılı Muhamat
Kanunu yürürlüğe girmesinden sonra aşağıda sayılan değişiklikler
yapılmış.
|
1. |
06.01.1926 gün ve 708
sayılı, 460 sayılı
Muhamat Kanununun Bazı Mevaddını Muaddil 708 sayılı
Kanun
Muhamat ve
muhami
kelimeleri «avukatlık» ve «avukat» olarak
değiştirilmiş. 3 yıl olan
mülâzemet (staj) 2 yıla indirilmiş. Avukat sayısı
7'ye ulaştığında baro kurulması zorunlu kılınmış.
Avukat hakkında savcıların barodan disiplin
soruşturması isteyebilmelerine olanak tanınmış.
Belirli süre hakimlik yapanlar ile dava vekillerinin
avukat gibi çalışabilmelerinin koşulları yeniden
düzenlenmiş ve genişletilmiş. Dava ile ilgili olarak
üzerlerine bulunan müvekkil para ve eşyaları
üzerinde avukatların ön alım hakkı olduğu hükmü
getirilmiş. |
|
2. |
11.04.1928 gün ve 1220
sayılı, Avukatlık
Kanununun «6» ncı maddesiyle «12» nci maddesi son
fıkrası ve onu muaddil olan 6/1/1926 tarih ve 708
numaralı kanunun dördüncü maddesi makamına kaim
kanun
Baro meclisinin disiplinle
ilgili yetkileriyle, iş ve işlemleri yeniden
düzenlenmiş. Taraf yakınlarının ücretsiz olarak
vekalet edebilecekleri hükmü getirilmiş. |
|
3. |
18.06.1934 gün ve 2516
sayılı, 460 sayılı
Avukatlık (Muhamat) Kanununa Müzeyyel 2516 sayılı
Kanun
Dava vekillerine yeniden
ruhsat verilmeyeceği hükme bağlanmış. Hakimlikten
atılanların avukatlık yapamayacağı kabul edilmiş.
Tasfiye yoluyla memuriyetten çıkarılmalarına rağmen
12.06.1933 tarihinden önce ruhsat almış olanların
avukat olarak çalışabilmeleri kabul edilmiş.
|
Yukarıdakiler sadece 460 sayılı Muhamat Kanunu içeriğinde yapılan değişikliklerle ilgili
olup aynı dönemde avukatlar ile ilgili aşağıda sayılan diğer
düzenlemeler de bulunmaktadır.
|
1. |
15.04.1928 tarihli 460 sayılı Avukatlık (Muhamat)
Kanununun ikinci maddei muaddelesi mucibince mektebi
mülkiye mezunlarından avukatlık imtihanına dahil
olacaklar hakkında talimatname
|
|
2. |
22.04.1928 tarihli Şuabatı hükümet avukatlar ile
aktolunacak mukavelenamelerde diğer şuabat aleyhine
dava deruhte etmiyeceklerinin derci hakkında
kararname (İcra Vekilleri Heyeti)
|
|
3. |
17.05.1928 gün ve 1263 sayılı Efkafı müdüriyeti
umumiyesinde istihdam edilecek avukatlar hakkında
kanun,
|
|
4. |
02.02.1929 gün ve 1389 sayılı Devlet
davalarını intaç eden avukat vesaireye verilecek
ücreti vekalet hakkında kanun (değişiklik görmüş ve
halen yürürlüktedir). Kanunun son halini
görüntülemek için
buraya tıklayınız. |
|
5. |
04.04.1929 gün ve 1412 sayılı Ceza Muhakameleri
Usulü Kanunu (Avukatla ilgili maddeler). |
|
6. |
19.06.1929 tarihli Devlet davalarını intaç eden
avukat vesaireye 1389 numaralı kanun ahkamına
tevfikan verilecek ücreti vekalet hakkında
talimatname. |
|
7. |
10.12.1931 gün ve 1891 sayılı 1389 numaralı
kanunun birinci maddesine merbut cetvele bir fıkra
ilavesine dair kanun. |
|
8. |
05.07.1934 gün ve 2573 sayılı Devlet davalarını
takibe memur avukatlar hakkında kanun. |
|
9. |
10.08.1934 Devlet davalarını takibe memur
avukatlara dair nizamname |
|
10. |
14.06.1935 gün ve 2789 sayılı Efkafı müdüriyeti
umumiyesinde istihdam edilecek avukatlara dair olan
kanunun 3üncü maddesine ek kanun. |
460 sayılı kanunun yorumuna ilişkin kararları burada belirtmedik. Ancak,
Adliye işleri anlatılırken avukatlara ne kadar yer verildiğini görebilmeniz için
01.07.1933 tarihli Türkiye Cumhuriyeti 1923-1933 Adliye İşleri
Raporunu belirtiyoruz. Tarihin üzerine tıkladığınızda (tüm diğer
bağlantılarda olduğu gibi) metnine erişebilirsiniz.
Görüldüğü gibi serbest çalışan avukatlar ile istihdam edilen
avukatların yolunun ayrılma çabaları olasılıkla Cumhuriyetimizin ilk yıllarında
da vardır. Ancak mevzuatta kesin bir ayrıma rastlanmamaktadır. Belki de, ülkenin her
yerinde maaşla çalışacak avukat bulunamamaktadır ve dava vekillerinin maaşla çalıştırılması da
istenmemektedir.
3499 sayılı Avukatlık Kanunu
(27.06.1938)
3499 sayılı Avukatlık Kanunu yürürlüğe girdiği tarihte, yürütme ve
yürürlük maddeleri hariç 139 asıl ve 9 geçici maddeden oluşuyordu.
Kanunda "1.Avukatlık
mesleğine kabul şartları", "2.Avukatların hak ve vazifeleri",
"3.Avukatlar levhası", "4.Barolar", "5.Disiplin
muameleleri", "6.Adlî
müzaheret ve avukat ücretleri", "7.Meslek sigortası" olarak yedi bab
bulunuyordu.
3499 sayılı kanununu anlayabilmek için,
07.03.1938 tarihli "Avukatlık Kanunu
Lahiyası Esbabı Mucibe Mazbatası ile T.B.M.M. Adliye Encümeni Raporu"nu
da okumak gerekli.
Bu kanun kime avukat denir? sorusunu cevaplamamış ama,
22. maddede "Avukatlık,
âmme hizmeti mahiyetinde bir meslektir... Gayesi avukatların hukukî
bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine tahsis, tarafların hukukî
münasebetlerinden veya karşılıklı menfaatlerinden doğan ihtilâfların
hakka uygun olarak halline tavassut ve umumiyetle mahkemelerle diğer
resmî mercilere kanunun tam olarak tatbiki hususunda yardım etmektir"
ve 23. maddede "Kanun
işlerinde ve hukukî meselelerde rey vermek, mahkeme ve hakem veya kaza
salâhiyetini haiz diğer mercileri huzurunda hakikî veya hükmî şahıslara
aid hukuku dava, müdafaa eylemek ve bu hususlara aid bütün evrakı
tanzim, adlî muameleleri ve resmi dairelerde nizalı ve ihtilaflı işleri
takib etmek yalnız bu kanunun hükümleri dairesinde baroya kayıdlı
bulunan avukatlara aiddir"
denilerek mesleğin niteliği ve sadece avukatın yapabileceği işleri
belirtmişti. Karşılaştırmasından anlaşılacağı gibi 23. maddenin metni
esasen Muhamat Kanununun 1. maddesindeki avukat tanımından alınmış ve
fakat avukatın tanımı olarak belirtilmek yerine sadece avukat tarafından
yapılabilecek işler olarak belirtilmesi uygun görülmüştür.
3499 sayılı kanunun dikkat çeken diğer özelliği “Avukatlık
Mesleğine Kabul Şartları”nı ayrıntılı olarak özenle
sıralamasıdır. Kimlerin avukat olamayacağı da istisnaları ile
birlikte belirtilmiştir. Kimlerin avukatlık yapamayacağına
ilişkin düzenleme sonraki yıllarda çok kez değişiklik görmüş ve
1136 sayılı yasada yerini almıştır. Bu içerikteki maddeler 1136
sayılı kanun döneminde de değişiklik görmüş olup
milletvekillerinin avukatlık yapabilmelerini mümkün kılabilmek
için bir değişiklik önerisi yine gündemdedir.
Staj ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve avukat olabilmek için "hâkim
muavinliği imtihanında ehliyet göstermiş olmak" koşulu
getirilmiş ve uygulanmıştır. Yani avukatlık sınavı olarak
kabul edebileceğimiz bir sınav türü ilk 3499 sayılı kanunla
gelmiştir ve iddia edildiği gibi ilk gelişi 1136
sayılı yasa ile değildir.
Avukat merhum Ali Haydar Özkent’in “Büyük Kanun” dediği 3499
sayılı kanunda dikkat çeken önemli yenilik, baro hakkında
ayrıntılı düzenleme olasılıkla 1136 sayılı sonraki yasada yer
alan baro ve barolar birliği ile ilgili düzenlemelerin de
çekirdeği olmuştur.
Kanunun 2 babında yer alan maddelerin içeriğinin çoğu, esasen meslek
kurallarıdır. Olasılıkla o tarihte, meslek kurallarının barolar
tarafından düzenlenmesi düşünülmüyordu. Ancak, meslek kurallarının TBB
genel kurulu tarafından kabulü ön görülmüş olduğu için hiç gerek
olmamasına rağmen, benzer maddeler 1136 sayılı kanunda da yer almıştır.
3499 sayılı kanunda
"Adlî
müzaheret" ayrıntılı düzenlenmiştir.
"Avukat
ücretleri" ayrıntılı düzenlenmiş olup 128. maddeyle
getirilen "Ücret
avukatla müvekkil arasında serbestçe tayin olunur. Dava ve takib
ücretleri hakkındaki akdin yazılı şekilde olması şarttır. Ücretten doğan
davalarda yazılı mukaveleden başka sübut delili ikame ve istima olunamaz"
hükmü dikkat çekicidir. Sonraki maddelerde "Ücret
mukavelesi yapılmamış olan hallerde asgarî tarife tatbik olunur."
da denilmektedir. Ancak, bir diğer madde "Her
baronun idare meclisi dört senede bir seçim devresi başlangıcında kaza
mercilerindeki muamelelerle diğer işlerden alınacak ücretin asgarî
haddini gösteren bir tarife hazırlayarak Adliye Vekâletine gönderir...
Adliye Vekâleti haysiyet divanının mütaleasını aldıktan sonra tarifeyi
tasdik veya lüzumlu gördüğü tadilleri icra eder"
hükmünü getirmiştir. Bu düzenlemenin sonucu 1941 ve 1947 yılları ücret
tarifeleridir (bkz.
Avukatlık Ücret Tarifesi "1947"). Daha sonra ücret tarifesi anlayışı
değişmiş ve 1941/1947 ücret tarifeleri kadar detaylı olmayan tarifeler
çıkmıştır (Bkz.
01.01.1954 Avukatlık Ücret Tarifesi).
"Meslek
sigortası" ise çok ayrıntılı düzenlenmemekle birlikte "Bir
baro levhasında kayıdlı olan her avukat meslek sigortasına yazılmağa
mecburdur. Bu sigortaya aid poliçeler baro kasasında ve idare meclisinin
tensib edeceği bir bankada bu meclis tarafından saklanır... Sigortaya
yazılmayan veya birbiri ardı sıra iki taksiti ödemeyen avukat taksiti
ödeyinceye kadar işten men edilir"
hükümleriyle avukatların meslek sigortası (bu günkü karşılığıyla Sosyal
Güvenlik Sigortası) olmaları zorunlu kılınmıştır. 3499 sayılı kanunun
meslek sigortası hükümleri ile
21.12.1953 gün ve 6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanunu
hükümlerini ve Ankara Barosu ABAYS uygulamasını karşılaştırmak ilginç
sonuçlar elde edilebilecek bir çalışma olabilir.
3499 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra aşağıda sayılan değişiklikler
yapıldı.
|
1. |
08.12.1941 gün ve 4143
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun Muvakkat 8 İnci Maddesinde
Yazılı Müddetin Temdidi Hakkında 4143 sayılı Kanun
3499 sayılı kanunun 5. maddesinin hükmü 2 sene daha
ertelenebilir hükmü getirilmiştir. Hükmü
ertelenebilecek madde aynen şöyledir "Maaş
veya ücreti Devlet, vilâyet veya belediye
bütçelerinden yahut Devlet, vilâyet veya
belediyelerin idare ve murakabesi altındaki daire
veya müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve
avukatlar yalnız bu daire, müessese veya şirketlere
aid işlerde avukatlık edebilirler". |
|
2. |
13.01.1943 gün ve 4359
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun Bazı Maddelerinin Tadili
Hakkında 4359 sayılı Kanun
3499 sayılı Avukatlık Kanununun 1, 16,19, 55, 67,
69, 81, 86, 90, 101, 116 ve 129 uncu maddeleriyle
II, III
ve
IV
üncü muvakkat maddeleri tadil edilmiş,
X
sayılı bir geçici madde ilâve edilmiş ve geçici VIII.
madde kaldırılmıştır. "Hâkim
muavinliği imtihanında" ifadesi yerine "Avukatlık
sınavında" ifadesinin getirilmesi dikkat
çekmektedir. Staj süresi 2 seneden 1 seneye
indirilmiştir. Avukatların meslek
sigortasının düzenlendiği "yedinci bab hükümlerinin
tatbiki Adliye Vekilliğince üç sene müddetle geri
bırakılabilir" hükmü getirilmiştir. |
|
3. |
04.09.1944 gün ve 4659
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun Muvakkat 8 İnci Maddesinde
Yazılı Müddetin Uzatılması Hakkında 4659 sayılı
Kanun
3499
sayılı Avukatlık Kanununun beşinci maddesi
hükümlerinin tatbiki 18/1/1948 tarihine kadar
ertelenmiştir (Bkz. yukarı 08.12.1941 tarihli
değişiklik). |
|
4. |
13.06.1945 gün ve 4756
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun 21 inci Maddesinin
Değiştirilmesine Dair 4756 sayılı Kanun
3499
sayılı Avukatlık Kanununun 21 inci maddesi
değiştirilerek staj ve sınavdan ayrık tutulacaklar
ile yabancılardan Türk uyruğuna kabul olunanların
avukat olabilme koşulları düzenlenmiştir. |
|
5. |
16.02.1948 gün ve 5178
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi
Hakkında Kanun
Avukatlık Kanununun 4359 sayılı kanunla değiştirilen
1 inci ve 19 uncu maddeleriyle 4756 sayılı kanunla
değiştirilen 21inci maddesi ve 3499 sayılı Avukatlık
Kanununun 8,14,15,16 ve 20nci maddeleri
değiştirilmiştir. Avukatlık sınavı bu değişiklik ile
kaldırılmış ve "Avukatlık stajı bu fasılda yazılı
şartlar dairesinde önce mahkemelerde, sonra bir
avukat nezdinde ifa edilir" hükmü
ile birlikte stajın 6 ay mahkemeler nezdinde ve 6 ay
avukat yanında yapılacağı kabul edilmiştir. |
|
6. |
09.03.1954 gün ve 6338
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun 4359 Sayılı Kanunla Değiştirilen
Geçici 3üncü Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında
6338 sayılı Kanun
3499
sayılı Avukatlık Kanununun 4359 sayılı kanunla
değiştirilmiş olan geçici 3 üncü maddesi
değiştirilmiştir. |
|
7. |
17.06.1957 gün ve 7016
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun 4üncü Maddesinin Tadili
Hakkında 7016 sayılı Kanun
3499
sayılı Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesi yeniden
düzenlenmiştir. |
|
8. |
27.05.1959 gün ve 7301
sayılı, 3499 sayılı
Avukatlık Kanununun 4üncü Maddesinin Tadili
Hakkında 7301 sayılı Kanun
3499
sayılı Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesi yeniden
düzenlenmiştir. |
|
9. |
28.09.1962 gün ve 73
sayılı, 3499 Sayılı
Avukatlık Kanununun 49uncu Maddesinin
Değiştirilmesine Ve 117nci Maddesinin Kaldırılma
Dair Kanun
49. maddeye "Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunun duruşmanın inzibatına müteallik
hükümleri mahfuzdur. Şu kadar ki, bu hükümlere göre
avukatlar tevkif edilemiyeceği gibi haklarında hapis
veya hafif para cezalarına da hükmolunamaz"
fıkrası eklenmiştir. "Mevzuu
irtica olan yahut millî vah'det ve şu telifi mümkün
olmayan fiillere müteallik davaları deruhte etmeyi
itiyad edenler, disiplin takibatına lüzum
kalmaksızın baro idare meclis talebi üzerine
Haysiyet divanı kararile meslekten
çıkarılabilirler.... Muhitindeki temas ve
faaliyetleri itibarile muayyen bir baro mıntakası
dahilinde avukatlık yapmaları millî, meslekî ahlâk
veya men bakımından tecviz edilmeyenlerin isimleri,
baro idare meclisinin talebi üzerine haysiyet divanı
kararile mensub oldukları baro levhasından
silinir... Kaydı silinenler levhasından
çıkarıldıkları baro mıntakası dahilinde avukatlık
edemezler... Yukarıdaki fıkralarda yazılı kararların
ittihazından önce Cumhur Başmüddeiumumisinin
mütaleasile alâkalı avukatın yazılı müdafaası
alınır... Haysiyet divanı, lüzum gördüğü hallerde
alâkalı avukatı da dinleyebilir... Bu maddeye göre
Haysiyet divanı tarafından verilecek karar kat'î
olup aleyhine hiç bir mercie müracaat edilemez"
içeriğindeki 117.
madde yürürlükten kaldırılmıştır. |
Yukarıdakiler sadece 3499 sayılı kanun içeriğinde yapılan değişikliklerle ilgili
olup aynı dönemde avukatlar ile ilgili aşağıda sayılan diğer
düzenlemeler de bulunmaktadır.
|
1. |
01.01.1941 Avukatlık Ücret Tarifesi (Bkz.
01.01.1947
tarihli tarife).
|
|
2. |
30.01.1942
Seferberlikte ve Fevkalede Hallerde Askeri Şahıslara
Ait Hukuk Davalariyle İcra Takiplerinde Yapılacak
Muamemeler Hakkında Kanun.
|
|
3. |
08.01.1943 gün ve 4353 sayılı
Maliye Vekaleti Baş Hukuk Müşavirliğinin Ve
Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet
Davalarının Takibi Usullerine Ve Merkez Ve
Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler
Yapılmasına Dair Kanun (Çok değişiklik görmüş
olup halen yürürlüktedir. Avukatlık
sınavından bahseden 9. maddesiyle Muvakkat madde 2
dikkat çekicidir). Kanunun son halini
görüntülemek için
buraya tıklayınız.
|
|
4. |
31.05.1944 Askerlik
Kanununun 61inci maddesinin tadili hakkında Kanun.
|
|
5. |
02.08.1944 3885
numaralı kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına
tevfikan avukat stajyerleri imtihanlarının icrası
tarzına dair Talimatname (Avukatlık sınavının
uygulandığını göstermektedir).
|
|
6. |
29.06.1946 3885
numaralı kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına
tevfikan avukat stajyerleri imtihanlarının icrası
tarzına dair değişik Yönetmelik (Avukatlık sınavının
uygulandığını göstermektedir).
|
|
7. |
01.01.1947 Avukatlık
Ücret Tarifesi (1947).
|
|
8. |
07.04.1947 3885
numaralı kanunun 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına
tevfikan avukat stajyerleri imtihanlarının icrası
tarzına dair Yönetmelik (Avukatlık sınavının
16.02.1948 tarihine kadar uygulandığını
göstermektedir).
|
|
9. |
15.03.1948 3499 sayılı
Avukatlık Kanunu ile bu kanunun bazı maddelerini
değiştiren 4359 ve 5178 sayılı kanunların staj
hükümlerine dair Yönetmelik (Avukatlık sınavı
kaldırıldığından yönetmelik yeniden düzenlenmiştir).
|
|
10. |
30.06.1948 Vakıflar
Genel Müdürlüğünce İstihdam Edilecek Avukatlar
hakkındaki 1263 sayılı kanunun birinci maddesinin
değiştirilmesine dair Kanun.
|
|
11. |
27.06.1951 Maliye
Bakanlığı Başhukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Genel
Müdürlüğünün vazifelerine, Devlet davalarının takibi
usullerine dair olan 4353 sayılı kanunda değişiklik
yapılması hakkında kanun.
|
|
12. |
21.12.1953 gün ve 6207 sayılı
Avukatlar Yardımlaşma Kanunu (1136 sayılı yasanın
193. maddesi ile değişikler yapılmıştır).
|
|
13. |
01.01.1954 Avukatlık Ücret Tarifesi.
|
|
14. |
31.08.1956 İstimlak
Kanunu (ilgili maddeler).
|
|
15. |
31.08.1956 Tebligat
Kanunu (ilgili maddeler).
|
|
16. |
01.01.1959 Avukatlık Ücret Tarifesi.
|
|
17. |
31.08.1961 1389 sayılı
kanuna göre Vekalet Ücreti Tevzii Yönetmeliği.
|
|
18. |
22.04.1962 Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun (vekaletle ilgili madde).
|
|
19. |
26.06.1962 Ankara Barosu Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi.
|
|
20. |
26.06.1962 İstanbul Barosu Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesi.
|
|
21. |
23.07.1966 Ankara Barosu Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi.
|
|
22. |
23.07.1966 İstanbul Barosu Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesi.
|
|
23. |
25.11.1966 Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün avukatlık
ücret tarifesi hakkındaki tamimi.
|
Görüldüğü gibi serbest çalışan avukatlar ile istihdam edilen
avukatların yolunun ayrılma çabaları Cumhuriyetimizin ilk yıllarında
belirgin olmamasına rağmen 3499 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 1938
yılından sonra belirginleşmeye başlamış ve
08.01.1943 gün ve 4353 sayılı "Maliye Vekaleti Baş Hukuk
Müşavirliğinin Ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet
Davalarının Takibi Usullerine Ve Merkez Ve Vilayetler Kadrolarında Bazı
Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun" ile netleşmiştir. Bu konuda son
noktayı ise, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık serbest bir
meslektir" hükmü koymuştur.
Avukatlık sınavı ilk kez 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile 1938 yılında
getirilmiş, destekleyen ve kamu avukatları için geçerli olan düzenleme
08.01.1943 gün ve 4353 sayılı "Maliye Vekaleti Baş Hukuk
Müşavirliğinin Ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet
Davalarının Takibi Usullerine Ve Merkez Ve Vilayetler Kadrolarında Bazı
Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun"unun 9. maddesinde yer
almıştır. Daha sonra
16.02.1948 gün ve 5178
sayılı, "3499 sayılı
Avukatlık Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi
Hakkında Kanun"la kaldırılan avukatlık
sınavı ile ilgili yönetmelikler içeriğinden sınavın sözlü ve yazılı olarak iki
aşamada yapıldığı anlaşılmaktadır.
460 sayılı Muhamat kanununda 3 sene olarak belirlenen
"mülâzemet" (staj),
daha sonra 2 seneye düşürülmüş ve 3499 sayılı kanunda
16.02.1948 tarihinde
yapılan değişiklikle 6
ayı mahkemelerde ve kalan 6 ayı avukat yayında olmak üzere 1 seneye
indirilmiştir.
Sonraki tarihlerde
yayınlayacağımız "Türkiye Cumhuriyeti'nin Avukatla İlgili Mevzuat
Tarihine Bir Bakış (2)" başlıklı yazımızda, 1136
sayılı Avukatlık Kanununun yürürlüğe
girdiği 1969 yılından bu yana
tarih sırası içerisinde çok kısa
açıklamalarla avukatla ilgili mevzuattan
bahsedeceğiz.
Ankara, 19.02.2007
inisiyatif.net