I. Giriş
UCM’ye giden yol
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 1998 yılında
imzalanan Roma-UCM Statüsünün 2002 yılında
yürürlüğe girmesi ile Hollanda’nın La-Haye
kentinde kurulmuş olan bağımsız ve daimi bir
mahkemedir. Çok ciddi ve ağır nitelikteki
savaş suçlarını, insanlığa karşı suçları ve
soykırım suçlarını işleyen kişileri
yargılar. Anılan suçların işlendiği
ülkelerin adalet sisteminin şüphelilerin
kovuşturması ve yargılamasında yetersiz ve
ilgisiz kalması ve "cezasızlık" durumunda, "tamamlayıcı olarak"
şüpheliler hakkında soruşturma açar ve
yargılama yapar. Şu anda BM üyesi 105 ülke, UCM Statüsüne taraftır. Türkiye henüz Roma-UCM
Statüsünü imzalamamıştır.
1872, Gustav Moynier , Uluslar
arası Kızıl Haç Örgüyü kurucularından. İlk
kez, Fransa – Prusya Savaşından sonra savaş
suçlularının yargılanması için bir Mahkeme
kurulması fikrini ortaya atar.
1919, 1.Dünya Savaşı sonrasında
Versay Antlaşmasını hazırlayanlar, Kaizer Ve
Alman savaş suçlularının yargılanması
önerisinde bulunurlar.
1945, II.Dünya savaşı sonrasında
galip gelen müttefik devletler tarafından
Tokyo ve Nurenberg Mahkemeleri kurulur.
1948, Birleşmiş Milletler Soykırım
Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması
Sözleşmesi Madde 6 ile soykırım
suçlarının yetkili devlet veya uluslararası
bir ceza mahkemesi tarafından yargılanması
hükmü getirildi. BM Genel Kurul’u, BM
Uluslar arası Hukuk Komisyonu’na çağrıda
bulunarak UCM Statüsünün hazırlanmasını
istedi. Ancak araya soğuk savaş girdiğinden
bu girişimler askıya alındı.
1989, Trinidad ve Tobako, BM Genel
Kuruluna yaptıkları başvuruda, uluslararası
uyuşturucu ticaretine karşı bir mahkeme
kurulmasını önerdiler. Böylece konu yine BM
(ILC) gündemine geldi.
1993, BM Genel Kurul kararıyla özel
yetkili Eski Yugoslavya UCM kuruldu.
(La Haye)
1994, BM Genel Kurul kararıyla
Ruanda özel yetkili UCM kuruldu.
(Tanzanya /Arusha)
1994, ILC, BM Genel Kuruluna ilk
raporunu sundu.
15 Haziran – 17 Temmuz 1998 BM Roma
Konferansı, 160 ülke katıldı. 120
lehte, 21 çekimser, 7 aleyhte (ABD,Çin,
Irak,Katar) UCD STATÜSÜ kabul edildi.
Preperatory Committee hazırlığa başladı. (Rules
of Procedure, (Usul ve Delil Kuralları)
Elements of Crime (Suç Unsurları) vb.)
1.07.2002, 60 ülkenin imzaların
tamamlanması ile Uluslar arası Ceza
Mahkemesi Roma Statüsü yürürlüğe girdi. Bu
sözleşmeye dayalı olarak Hollanda’nın La
Haye kentinde kurulan Uluslararası Ceza
Mahkemesinin (UCM) organları aşamalı olarak
faaliyete başlamıştır.
14.11.2005, İlk yakalama emirleri
çıktı.
2005-2006, Savcılık ilk
soruşturmalarını başlattı…Kongo, Uganda,
(Madde 14..ilgili devletin istemi
üzerine…Darfur/Sudan…. madde 13/b… BM Güvenlik
Konseyi Kararı ile)
Eylül 2005, Savunma için Kamu
Müdafileri Ofisi kuruldu. Ve Mağdurlar
Müdafileri Ofisi kuruldu. LIST OF COUNSEL
(152 kişi) yayınlandı.
2006, Savcılık, soruşturma için 15
ülkeye gitti, 61 tanık ifadesi aldı, 8800
belge Düzenlendi.
2007 - Aralık, Şu anda, Uganda,
Merkezi Afrika Cumhuriyeti, Kongo ve Sudan (Darfur)
ülkeleriyle ilgili olaylar nedeniyle açılan
cezai kovuşturmalar ve davalar devam
etmektedir.
II. Uluslararası Ceza
Mahkemeleri
Eski Yugoslavya UCM (La Haye) ve Ruanda Özel
yetkili UCM (Arusha) görevlerine ve
yargılamalarına halen devam etmektedir.
Ancak Eski Yugoslavya Mahkemesinin süresi 2
yıl sonra dolacaktır.
Her iki uluslararası ceza mahkemesi
Birleşmiş Milletler’e bağlıdır ve müşterek
bir Savcı ile Temyiz Dairesi’ne
sahiptirler. Bu mahkemelerden verilen ‘’
savaş suçları’’ ve "insanlığa karşı
suçlarla" ilgili suç ve cezaların
değerlendirilmesinde temel olarak 1949
Cenevre Sözleşmeleri, İşkencenin ve Pek Fena
Muamelenin Önlenmesi Hakkındaki Birleşmiş
Milletler Sözleşmesi(1984), BM-Kişisel ve
Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (1966)
dikkate alınmaktadır. Her iki mahkemenin
işlevi ile ilgili olarak özellikle sanık
hakları, avukatla temas, gözaltı ve
tutukluluk süreleri, yargının
siyasallaşması ve sanıkların uluslararası
iadesi konularında ciddi eleştiri ve
yakınmalar söz konudur.
1 Ocak 2008 tarihi itibarıyla, UCM Roma
Statüsü 139 ülke tarafından imzalanmış ve
105 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye
henüz UCM statüsünü imzalamamıştır Bu
ülkelerden 29’u Afrika, 12’si Asya, ,
16’sı Doğu Avrupa, 22’si Latin Amerika ve Karayipler
ile 25’I Batı Avrupa
ülkesidir..UCM Statüsüne, son olarak
17.07.2007 günü Japonya katılmıştır.
Mahkemenin resmi dili İngilizce ve
Fransızcadır. Mahkeme, bütçe, personel ve
işlev açısından Birleşmiş Milletler
örgütünden tamamen bağımsız olarak
çalışmaktadır.
III.
Temel Hukuki Metinler
BM-Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma
Statüsü (UCM Roma Statüsü) (Kapasite
Geliştirme Derneği/UCM Türkiye Koalisyonu
tarafından yayınlanmıştır. TBMM ve Belgenet
web sitelerinde Türkçe metin vardır)
UCM Koalisyonunun web sitesinde, UCM’ye
ilişkin temel belgeler ve bilgiler yer
almaktadır (Bkz.www.ucmk-turkiye.org). UCM Roma
Statüsü, Mahkemenin temel değerlerini,
kurumlarını ve işleyişini düzenlemektedir.
13 bölüm ve 128 maddeden oluşmaktadır.
Uluslararası hukukta temel bir insan hakları
ve insancıl hukuk metni olarak kabul
görmektedir.
BM- UCM- Bağışıklıklar ve İmtiyazlar
Hakkında Sözleşme
UCM Statüsünün 48.maddesi uyarınca, imzaya
açılan bu sözleşme ile Mahkeme organlarında
çalışanların diplomatik muafiyetleri
düzenlemektedir. 1.01.2008 tarihi
itibarıyla 62 ülke imzalamış ve 52 ülke
onaylamıştır. Son olarak, 3.10.2007
tarihinde Portekiz taraf olmuştur.
UCM-Usul ve Delil Kuralları (Rules of
Procedure and Evidence)
UCM Statüsünün uygulamaya yönelik ilke ve
işleyişini ayrıntılı olarak düzenlemektedir.
225 maddeden ibarettir. 3-10 Eylül 2002
tarihinde New York’ta toplanan Taraf
Devletler Meclisi’nde kabul edildi.
Mahkemenin düzenlenmesi ve idaresi, Savcılık
Makamı, Yazı İşleri, Disiplin İşleri,
Çeviri, Soruşturmanın başlatılması,
yargılama işlemleri, cezalar, temyiz ve
düzeltme, uluslar arası işbirliği, adli
yardım,infaz ile ilgili ayrıntılı hükümler
içermektedir.
Suçun Unsurları Belgesi (Elements of
Crimes)
3-10 Eylül 2002 de Taraf Devletler
Meclisi’nde kabul edildi. Jenosit
(soykırım md.6), İnsanlığa Karşı
Suçlar (md.7), Savaş suçlarının (md.8) maddi
ve manevi unsurları hakkında ayrıntılı
bilgiler içermektedir. Mahkemenin anılan
suçun unsurlarını yorumlamasına ve
uygulamasına yardımcı bir belgedir.
Mahkeme Yönergesi (Regulations of the
Court)
UCM hakimlerinin La Haye de yapılan 26 Mayıs
2004 günlü toplantısında kabul edilmek
suretiyle yürürlüğe girdi. 18.12.2007 gününde
hakimler tarafından Yönerge’de yapılan
değişiklikler yürürlüğe girdi.
IV. Mahkemenin Organları
Asli organlar 4 tanedir. Başkanlık,
Yargılama Daireleri, Savcılık Ofisi, Yazı
işleri Müdürlüğü.
Başkanlık (Presidency)
Savcılık Bürosu dışında, mahkemenin düzgün
yönetiminden sorumludur. Ancak, müşterek
ilgi alanlarında Savcılık Bürosu ile de
eşgüdümlü çalışacaktır. 11 Mart 2003 te
başkanlığa seçilen Philippe Kirsch (Kanada)
halen bu görevini sürdürmektedir. Başkan’ın
2 yardımcısı vardır. Mahkemenin yargısal
görevleri her bir bölümdeki daireler
tarafından yerine getirilir;
(1) Temyiz
Dairesi (Başkan ve diğer 4 hakimden oluşur)
(2)Yargılama Dairesi (üç hakimli)
(3)
Ön-Yargılama Dairesi (tek veya üç hakimli)
toplam 18 yargıç vardır.
Yargıçlar ve savcı,
Taraf Devletler Meclisi tarafından seçilir. Hakimlerin maaşlarının yıllık tutarı 180.000
Euro olarak tespit edilmiştir.
Yargılama Daireleri ( Chambers)
Üç bölümden oluşur;
(1) Ön-Yargılama Dairesi
(2) Yargılama Daireleri
(3) Temyiz Dairesi
Toplam 18 yargıcın 7 tanesi Avrupa’dan, 4
tanesi Latin Amerika’dan, 3 tanesi Asya’dan
ve 1 tanesi Doğu Avrupa’dan seçilmişlerdir.
Savcılık Bürosu ( The Office of the
Prosecutor)
Savcılık Bürosu, mahkemenin ayrı bir organı
olarak bağımsız hareket etme görev ve
yetkisine sahiptir. 05.06.2003 günü Luis
Moreno Ocampo (Arjantin) yemin etmiş ve UCM
Savcılığı görevine başlamıştır. Şu anda
Savcılık, insan hakları hukuku, insancıl
hukuk ve uluslararası ceza hukuku
alanlarında birikimi olan hukukçular
aramaktadır.
Savcılık, görev ve yetki alanında kendisine
gelen tüm ihbarları incelemekle,
gerektiğinde soruşturma konusu yapmakla ve
mahkeme nezdinde dava açmakla yükümlüdür.
Mahkeme Yazı İşleri Bürosu ( The Registry)
Yazı İşleri Bürosu Başkanı, mahkemenin
yargısal içerik taşımayan idari işlemlerini
yürütür. 2003 yılının Haziran ayında Bruno
Cathala (Fransa) Hakimler Kurulu tarafından
Mahkeme Sekreteri olarak seçilmiş ve
görevine başlamıştır.
Yazı İşleri Bürosu Başkanı tarafından Büro
bünyesinde bir "Mağdurlar ve Tanıklar
Birimi" oluşturulmuştur.
Mahkemenin yukarıda sayılan asli organları
dışında tamamlayıcı ve yardımcı kurumlar da
mevcuttur;
Savunma Konseyi (Defence Council)
Kuruluş aşamasındadır. Ayrıca, Savunma Etik
İlkeleri Yönergesi taslağı da Mahkeme
Başkanlığınca düzenlenmiş olup yakında
yürürlüğe girecektir.
UCM’de sanıkların veya mağdurların vekili
olarak görev yapmak isteyen avukatlar,
Mahkeme Yazı işleri Müdürlüğüne başvurmakta
ve gerekli olan koşulları taşımaları halinde
savunma avukatları listesine yazılmaktadır.
Son olarak 6 ncı Ülkeler genel Kurulu
Toplantısında yeni değişikliklerle kabul
edilen Mahkeme Yönergesi’nde, SAVUNMA
AVUKATLARI, MAĞDUR AVUKATLARI ve ADLİ YARDIM
hakkında ayrıntılı hükümler yer almıştır.
Taraf Devletler Kurulu ( Assembly of
States Parties)
Sözleşmeye taraf olan ülkelerin birer
temsilcisinin katıldığı Taraf Devletler
Kurulu’nda, mahkeme üst düzey personelinin
tayini, bütçenin kabulü, UCM Sözleşmesinin
ve diğer temel metinlerinde yapılan
değişikliklerin kabulü gibi önemli işlevleri
vardır.
Son olarak, Taraf Devletler Genel Kurulu
Aralık ayında (30 kasım-14 aralık) New
York'ta altıncı kez toplandı ve kararlar
aldı. Örneğin mahkemenin yeni bütçesinin 90
Milyon Euro olmasına karar verildi. Kurulun
Daimi bir Bürosu vardır.
V.
Mahkemenin Görev ve Yetki Alanı
Mahkeme yalnızca UCM Statüsünün yürürlüğe
girmesinden (01.07.2002) sonra işlenen
soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş
suçları ve saldırganlık suçlarına bakmakla
yükümlüdür (Bkz. Statü md. 11/1,
24/1). Saldırganlık suçlarının tanımı
henüz yapılmadığından bu suçlara ilişkin
soruşturma mümkün değildir. Ayrıca, Statüye
sonradan taraf olan ülkeler, kendileri özel
olarak istemde bulunmadıkça, bu ülkelerde
ancak o devlet sözleşmeye taraf olduktan
sonra işlenen suçlar soruşturma konusu
olabilir (Bkz. Statü md. 12/3). Sözleşmeye
taraf olmayan bir ülkenin mahkemenin
yetkisini tanıdığını bildirmesi durumunda o
ülkede işlenen belirtilen suçlar soruşturma
kapsamına alınabilir.
Statünün başlangıç ilkesine ve 1.maddesine
göre UCM, ulusal mahkemelere göre
"tamamlayıcı" niteliktedir. Bir başka
deyişle, sözleşmeye taraf olan ülkelerin
ulusal ceza mahkemeleri, UCM statüsünde
sayılan ağır suçları soruşturma ve
cezalandırma mevzuatına ve uygulamasına
(isteğine ve kapasitesine) sahipse, UCM
hareketsiz kalmaktadır.
Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile suç ve
cezalarda kişisellik ilkesi statüde yer
almıştır (md.22 ve md. 23). Ayrıca suçu
işlediği anda 18 yaşından küçük olanlar
hakkında soruşturma açılamaz (md. 26).
Mahkemenin görev ve yetki alanında işlenen
suçlarda hiç bir şekilde zamanaşımına tabi
değildir (md. 29). Ayrıca "masuniyet
ilkesi", savunmanın ve mağdurların hakları,
Statü ve ek mevzuatta insan hakları
evrensel sözleşmesi ve beyannameleri dikkate
alınmak suretiyle çok ayrıntılı olarak
düzenlenmiştir (md.67, 79). İşlenen
suçlardan komutanların ve üst düzey
yetkililerin sorumlu kılınması ilkesine özel
önem verilmiştir (md. 28).
VI. Başvuru - Hazırlık Soruşturması ve
Dava Açılması
Bir davanın açılması girişimi üç kaynaktan
gelebilir. Taraf devletlerden birisi, BM
Güvenlik Konseyi ve Savcılık Bürosu.
Savcılık, kendisine üç kaynaktan gelen bilgi
ve istemleri bir ön inceleme ile
değerlendirdikten sonra resen
(kendiliğinden) soruşturmanın yürütülmesine
karar verir (15/1). Ancak, bu karar
yeterli değildir. Savcılık, üç hakimden
oluşan Ön-Yargılama Dairesine
başvurmak suretiyle soruşturmanın devamı
için izin isteminde bulunur. Ön-Yargılama
Dairesi, mevcut deliller çerçevesinde makul
bir gerekçe gördüğü takdirde "soruşturmanın
başlatılmasına izin" kararı verir.
Ön-Yargılama Dairesinin, soruşturmanın
başlaması istemini ret etmesi durumunda,
Savcılık, ancak yeni deliller bulursa
yeniden başvuruda bulunabilecektir.
2004 Nisan ayı itibarıyla UCM Savcılık
Bürosuna 500 civarında başvuru yapılmıştır.
Savcılık Bürosu, özellikle hükümet dışı
kurumlardan (NGO) gelen başvuruları
titizlikle incelemektedir. Ancak, özellikle
Irak olayında, statüye taraf Britanya
yetkileri, (Tony Blair vd.) hakkında yapılan
çok sayıda şikayet bulunmasına karşın halen
soruşturma açılmamıştır (Burada
‘’tamamlayıcılık ilkesi gereğince,
İngiltere’nin ve sözleşmeye taraf işgal
kuvvetlerinin anılan şikayetlerde etkili
soruşturma açması rol oynamıştır. Bkz. UCM 2005-2006 Yıllık Raporu,
http://www.icc-cpi.int)
2006 Eylül ayı itibarıyla Savcılık Bürosu
ilgili devletlerin talebi üzerine üç adet
soruşturma açılmasına karar vermiştir;
(1) Demokratik Kongo Cumhuriyeti
(2) Uganda Cumhuriyeti
(3) Sudan/Darfur
2007 yılı Mayıs ayı itibarıyla Demokratik
Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Darfour ile
ilgili davalar (şahıslar hakkında ) devam
etmektedir. Savcılık tarafından Orta Afrika
Cumhuriyetinde yeni bir soruşturma
açılmıştır.
Sudan (Darfur) Olayı
Savcılık Ofisi tarafından 5.12.2007 gününde
6 ncı Taraf Devletler Assemblesine sunulan
rapora göre; Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyinin 1593(2005) günlü kararı uyarınca
UCM’ye başvurusu üzerine Savcılık Ofisi
tarafından Sudan’ın Darfur bölgesinde
2003-2004 yılları arasında hükümet
desteğindeki paramiliter güçlerin (Janzaweed)
sivil halka yapmış olduğu saldırı, cinayet,
tecavüz ve diğer savaş suçları ile insanlık
suçlarının soruşturmasını başlatılmıştır.
Eski İçişleri bakanı ve şimdi İnsancıl
Yardım Bakanı Ahmet Harun ve Janzaweed
milisleri lideri Ali Kushayb hakkında
Ön-yargılama Dairesinden 27.04.2007
tarihinde yakalama müzekkeresi
çıkarılmıştır. Ancak bugüne kadar Sudan
Hükümeti bu yakalama müzekkerelerini yerine
getirmemiştir.
VII. Yargılama Usulü
UCM Roma Statüsünün 62-76. Maddelerinde
yargılamanın yapılacağı yer, Dava Dairesinin
görev ve yetkileri, sanığın hakları,
mağdurların ve tanıkların korunması,
yargılamaya katılmalar, deliller, mahkeme
huzurundaki uygunsuz davranışlara uygulanan
yaptırımlar, ulusal güvenlik bilgilerinin
korunması, mağdurlara yönelik tazminatlar,
mahkumiyet ve cezalar hakkında temel ilkeler
düzenlenmiştir.
USUL ve DELİL KURALLARI belgesinde ise
mahkemenin düzenlenmesi ve idaresi, yargı
yetkisi ve kabul edilebilirlik, yargılama
işlemlerin aşamaları, soruşturma ve
kovuşturma, cezalar, temyiz ve düzeltme,
uluslararası işbirliği ve adli yardım
konularında çok ayrıntılı hükümler vardır.,
Yine mahkeme yönergesinde, mahkemenin
düzenlenmesi ve idaresi, yargılama usulü,
savunmanlık ve adli yardım, mağdurların
katılımı ve tazminat, gözaltı, işbirliği ve tenfiz, personel ve yargı mensupları
hakkındaki etik ilkeler ayrıntılı olarak
belirtilmiştir.
Yüksek Mahkemelerimiz ve diğer ceza
mahkemelerimiz açısından emsal teşkil edecek
düzenlemelerdir.
VIII. Türkiye'nin Durumu
Türkiye hakkında UCM ile ilgili ilk haber
11.12.2000 günlü MİLLİYET gazetesinde
yayınlandı. "İmza atmayan bir biz kaldık"
başlığı altında, "Uluslararası Suç
Mahkemesi Anlaşması Genelkurmay’ın
itirazı yüzünden imzalanamadı" yorumu
yapılmıştır. Bu yazı üzerine Genelkurmay
Başkanlığının herhangi bir açıklaması ve
düzeltmesi yayınlanmamıştır.
Dışişleri Bakanlığı’na verdiğim dilekçe
üzerine gönderilen 19 Eylül 2003 gün ve 153
No lu cevabi yazıda;
‘’Taraf
olan ülkeler arasında AB’nin tüm üyeleri,
AB’ne aday ülkelerin Türkiye dışındaki 12’si
ve Avrupa Konseyi ülkelerinin çoğu yer
almaktadır. AB, UCM Statüsüne taraf ülkelerin
sayısını daha da arttırmak amacıyla yoğun
bir kampanya yürütmektedir. Diğer taraftan
Başkan Clinton döneminde UCM Statüsüne imza
koyan ABD, Bush yönetiminin işbaşına
gelmesinden sonra imzasını geri çekmiş ve
henüz Statüye taraf olmayan bütün ülkelere
Stataü’yü onaylamama çağrısında bulunmuştur.
(.) ABD vatandaşlarının UCM’de
yargılanmasını önlemek amacıyla, 2002 Temmuz
ayından başlayarak bir kaç ülke hariç bütün
ülkelere, birbirlerinin vatandaşlarını
UCM’ye teslim etmemeyi öngören ikili
anlaşmalar imzalamayı önermiş, 38 ülke ile
böyle bir anlaşma imzalanmıştır.
Bu
çerçevede, Temmuz 2002 tarihinde ülkemize de
ikili bir anlaşma teklif etmiştir.(.)
Ülkemiz açısından ise öncelikle tamamlayıcı
nitelikteki UCM’nin yargı yetkisine giren
suçların mevzuatımıza dahil edilmesi
yönündeki çalışmalar sürdürülmekte olup,
halihazırda TBMM gündeminde bulunan Yeni
Ceza Yasası Taslağı da bu husus dikkate
alınarak hazırlanmıştır.’’
denilmiştir.
Dışişleri Bakanlığının bu yazısından
yaklaşık 2 yıl sonra 12 Ekim 2004 gününde
Yeni Türk Ceza Kanunu, 1 Haziran 2005'te
yürürlüğe girmiştir.
Yeni TCK 76.madde ile "Soykırım suçları" ve
77 ile "İnsanlığa karşı diğer suçlar" UCM
Statüsünün 6 ve 7. maddelerine uygun olarak
düzenlenmiştir. Elbette yasa koyucunun bu
suç ve cezaları yeni yasayla hukuk
yaşamımıza sokması önemli ve olumlu bir
gelişmedir. Ayrıca, 07.05.2004 gün ve 5170
sayılı yasanın 5.maddesi ile Anayasanın
38.maddesinde yapılan değişiklikle UCM
alanına giren suçlarda, suçluların iadesine
kolaylık getirilmiştir. Uluslararası
Ceza Mahkemesine taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak
üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye verilemez.
08.10.2004 günü Avrupa Konseyi Parlamenterler
Asamblesi önünde bir konuşma yapan Başbakan
Erdoğan, UCM’nin yakın zamanda
imzalanacağını beyan etmiştir. Aradan
yaklaşık 3 yıl 2 ay geçmiş ve maalesef
verilen sözler unutulmuştur.
IX. Sonuç
UCM Statüsünün yürürlüğe girme koşulu olan
60 ülke onayını uzun yıllar bulamayacağı ve
özellikle ABD’nin yoğun engelleme çalışması
yüzünden sakat doğacağı yolunda ağırlık
kazanan görüşleri öne süren çevreler büyük
bir yanılgıya uğramışlardır. UCM, umulanın
ötesinde uluslararası destek görmüş ve
özellikle AB’nin sistemli kampanyası ile ABD
engelini aşarak çalışmaya başlamıştır.
Ülkemizde UCM Statüsüne uyum sağlamak
amacıyla yapılan Anayasa (md.38) ve TCK değişikliğine
karşın (md.76 Soykırım,
Md.77 İnsanlığa Karşı Suçlar) AKP Hükümetlerinin bugüne kadar izlediği
tutucu ve ilgisiz yaklaşımıyla UCM
Statüsünün imzalanması, hiç de hak
etmediğimiz bir biçimde, engellenmekte ve
geciktirilmektedir.
Statü ve diğer mahkeme belgeleri,
uluslararası insan hakları ve insancıl hukuk
ve hümanist ceza hukuku açısından önemli
başvuru kaynaklarıdır. Barolar ile,
adalet sistemi ve insan hakları ile ilgili
çevrelerin, UCM Statüsünün Türkiye
tarafından kabul edilmesi için TBMM,
Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı
nezdinde girişimlerde bulunmaları
gerekmektedir. Ayrıca, mahkemenin
organlarında görev alabilecek ülkemiz
hukukçularının UCM’ye başvurmaları teşvik
edilmelidir.
İzmir, 05.01.2008
Yararlanılan Kaynaklar
-
ERA-CCBE- EU –Almanya, Trier- Savunma
Avukatları Perspektifi açısından UCM Seminer
notları ve seminere sunulan muhtelif
tebliğler.
-
http://www.icc-cpi.int (UCM web sitesi)
-
http://www.iccnow.org (UCM Koalisyonu –sivil
toplum girişimi)
-
http://www.un.org/law/icc (Roma UCM Sözleşmesi
web sitesi)
-
http://www.ucmk.org (Türkiye UCM Koalisyonu
web sitesi. UCM belgelerinin Türkçe
metinleri vardır.)
Bu metin
Trabzon Barosu Başkanlığının düzenlediği ve
12.01.2008 tarihinde Baro Konferans
Salonunda gerçekleştirilen UCM Türkiye
Koalisyonu tanıtım ve bilgilendirme
toplantısında sunulmak üzere hazırlanmış ve
sunulmuştur.