|
AVRUPA HUKUKU VE AVUKATLARIN ROLÜ
Av. Noyan Özkan
I. GİRİŞ
Dünyanın her yerinde avukatlar savunma mesleğinin gelişmesi ve bununda
ötesinde hukukun üstünlüğünün yerleşmesi için kişisel olarak veya
baroları kanalıyla uğraş vermektedirler. İletişim ve ulaşım
teknolojisinde akıl almaz gelişmeler dünya avukatlarını gerek iş
ilişkileri gerekse hukuk ve demokrasi mücadelesinde daha sıklıkla bir
araya gelmeye ve görüş alışverişinde bulunmaya zorlamaktadır.
1949 yılından bu yana Avrupa Konseyine üye olan Türkiye, Avrupa
Birliği'ne giriş sürecinde önemli bir dönemeçtedir. Uzun yıllardır,
Barolar ve Bilim Çevreleri daha ziyade Avrupa Konseyi Hukuku ile ilgili
çalışmalar yapmışlar ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uygulaması alanında çok sayıda hukukçunun
bilgi sahibi olmasında katkıda bulunmuşlardır. Ancak, Avrupa Birliği
Hukuku ve uygulamaları alanında gerekli ve yeterli bir faaliyet
yoktur.
Katıldığım ve izlediğim toplantılarda , TV söyleşilerinde, Avrupa
Konseyi ile Avrupa Birliği kurum ve işlevlerinin sıklıkla
karıştırıldığını gözlemliyorum. Hukukçuların ve özellikle baroların AB
sürecinde giderek yoğunlaşan tartışmalara aktif bir biçimde katılmaları
için bilgi sahibi olmaları gerektiğine inanıyorum. Bu bakımdan edindiğim
bilgileri sayın meslektaşlarla paylaşmak istiyorum.
II. GENEL OLARAK AVRUPA HUKUKU
A) Avrupa Konseyi Hukuku
1) Avrupa Konseyi Statüsü
a) Statünün temel ilkeleri
5 Mayıs 1949 da Londra'da, Belçika, Danimarka, Hollanda, İtalya, Fransa,
Lüksemburg, İngiltere, İsveç, Norveç ve İrlanda arasında imzalanan
Avrupa Konseyi Statüsünü, Türkiye, 12/12/1949 gün ve 5456 no.lu kanunla
onay vermiştir. (Bkz: R.G: 17/12/1949 -7362) Bu kanun, Statüye
katıldığımız 8 Ağustos 1949 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Statü ile kurulan ve merkezi Fransa'nın Strasburg kentinde bulunan
Avrupa Konseyi'nin şu anda 45 üyesi mevcuttur.
Statünün başlangıç ilkelerine göre; ''Akit taraflar, halklarının ortak
malı olan ve her gerçek demokrasinin dayandığı kişi özgürlüğü, siyasi
özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin kaynağı bulunan fikri ve
ahlaki değerlere sarsılmaz surette bağlı olduklarını,'' kabul
etmişlerdir.
Statünün 1 no.lu maddesine göre, ''Avrupa Konseyi'nin amacı, üyeleri
arasında, müşterek malları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve yaymak ve
siyasi, iktisadi ilerlemelerini sağlamak, bu amaçla sözleşmeler
akdetmek, toplumsal, kültürel, iktisadi, idari, hukuki ve bilimsel
alanlarda bir ortak hareket hattının kabulü ve insan hakları ile ana
özgürlüklerinin korumak ve geliştirmektir.''
Statü'nün 3.maddesine göre; ''Avrupa Konseyinin her üyesi, hukukun
üstünlüğü ilkesini ve hükmü altında bulunan her şahsın insan haklarından
ve temel özgürlüklerden yararlanma ilkesini kabul eder.'' 8.madde
uyarınca, ''3.madde hükümlerini ciddi surette ihlal eden üye devletler,
temsil hakkından bir süre mahrum edilebilir ve Bakanlar Komitesi
tarafından Konsey'den çekilmeye davet edilebilir. Bu davet nazarı
dikkate alınmadığı takdirde Komite, bizzat Komite'nin tayin edeceği
tarihten itibaren söz konusu üye devletin artık Konsey'e mensup
olmadığına karar verebilir.''
b) Avrupa Konseyinin organları
aa) Bakanlar Komitesi
Avrupa Konseyinin organıdır. Üye devletlerin Dışişleri bakanları veya
onların Strasburg'ta bulunan Daimi Diplomatik Temsilcilerinden oluşur.
Konsey'in faaliyetlerini ve bütçesini tayin etmek için Dışişleri
Bakanları yılda en az iki kez toplanır ve tavsiye kararlarını alır.
Bakanlar Komitesi, söz konusu tavsiye kararları hususunda ne işlem
yapıldığını bildirmeyi hükümetlerden isteyebilir.
bb) Parlamenterler Meclisi
Üye devletlerin parlamentolarından seçilen 626 üye ve 18 gözlemci üyeden
oluşmaktadır. ve Bakanlar Komitesine rehber olan kararlar verir. Ayrıca,
Avrupa Konseyi Genel Sektereteri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
yargıçlarını seçer. Hükümet dışı kurumlar (NGO), bazı komitelerde
gözlemci olarak yer alabilir ve görüşlerini açıklayabilirler.
Parlamenterler Meclisinin vermiş olduğu Tavsiye Kararları , Avrupa
Konseyi Sözleşmelerinin hazırlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Sayıları 50 ile 82 arasında değişen 10 adet Komite vardır. TBMM'den
16 parlamenter ülkemizi Parlamenterler Meclisi'nde temsil etmektedir.
cc) Avrupa Yerel ve Bölgesel Otoriteler Kongresi
Yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve Avrupa yerel Yönetimler Özerkllik
Şartının yaşama geçirilmesi amacıyla 1994 yılında kurulan Kongre, yerel
ve bölgesel iki büro ile daimi bir sekretaryanın koordinasyonunda
toplanmaktadır. Yerel ve bölgesel demokrasilerde aksaklıkların tespiti
için çağrı üzerine Özel Raportörler tarafından mahallinde inceleme
yapabilir.
2) Avrupa Konseyinin temel sözleşmeleri ile getirilen koruma
mekanizmaları
a) İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi / Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi,
4/11/1950 de Roma'da imzalandı, 3/9/1953 de yürürlüğe girdi. Türkiye,
AİHS'ni 10/3/1954 gün ve 6366 no lu yasayla onayladı.
(R.G:19/3/1954-8662) 1/11/1998 de yürürlüğe giren 11 no lu protokol ile
sözleşmede bazı reformlar yapılmış ve ilk gözetim kuruluşu olan Komisyon
ile Mahkeme birleştirilmiştir.
Taraf devletler, 1948 BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve bu
sözleşmede sayılan medeni ve siyasi hakları, kendi yetki alanları içinde
bulunan herkese tanırlar ve garanti ederler.
b) Avrupa Sosyal Şartı / Avrupa Sosyal Hakları Komitesi
18/10/1961 de imzalanan Avrupa Sosyal Şartı, Türkiye tarafından
24/11/1989 da onaylandı ve 24/12/1989 da yürürlüğe konuldu. 1996 yılında
Değiştirilirmiş Avrupa Sosyal Şartı kabul edildi. Ancak Türkiye bu
sözleşmeyi henüz imzalamadı.
Avrupa Sosyal Şartında; istihdam koşullarında kadın ve erkek eşitliği,
mecburi çalışmanın yasaklanması, özürlülerin çalışma dünyasına
katılmaları, göçmen işçiler ve ailelerinin korunması, fakirlik ve sosyal
dışlanmaya karşı korunma hakkı gibi ilkeler yer almaktadır.
1998 Temmuzunda yürürlüğe giren bir ek protokol, uyum hakkında ulusal
raporlara ek olarak kolektif şikayet sistemini getirmektedir. Bununla
bazı sendikalara, işveren kuruluşlarına ve hükümet dışı kuruluşlara
Şartın ihlal edildiği iddialarını Avrupa Sosyal Haklar Komitesi önüne
getirme izni verilmektedir. Avrupa Sosyal Haklar Komitesi, ulusal
yasaların ve uygulamaların Şart'tan doğan yükümlülüklere uyumunu yasal
bakımdan değerlendirir. Bu değerlendirmeler Hükümetler Komitesine ve
Bakanlar Komitesine iletilir. Bakanlar Komitesi, her izleme dönemi
sonunda kararlar alır. Devletlerin ulusal yasa ve uygulamalarını Şart'a
uygun hale getirmeleri için tavsiyelerde bulunur.
c) İşkencenin ve Gayriinsani ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin
Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi / İşkenceyi Önleme Avrupa Komitesi
1987 de düzenlenen İşkencenin Önlenmesi için Avrupa Sözleşmesi,Türkiye
tarafından 11/1/1988 tarihinde imzalanmış, 26/2/1988 tarihinde de
Bakanlar Kurulunca onaylanarak yürürlüğe girmiştir. ( Bkz.R.G:
27/2/1988-19738)
Sözleşmenin 1.maddesine göre; ''İşkencenin ve Gayriinsani ya da
Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesi için bir Avrupa Komitesi teşkil
olunacaktır. Komite ziyaretler yapmak suretiyle, hürriyetinden yoksun
bırakılan kişilere yapılan muameleyi, gerekli ise bu gibi kişilerin
işkence ve gayriinsani ya da küçültücü ceza veya muameleden
korunmalarının güçlendirilmesi amacıyla inceleyecektir.''
Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), şahısların gözaltında
bulundurulduğu hapishane, ıslahhane, polis karakolları, askeri kışlalar,
psikiyatri hastaneleri ve sair yerleri ziyaret ederler. Hazırladıkları
ülke raporunu o ülkenin yetkili makamlarına gönderirler.İlgili devlet
Komiteden raporu kendi yorumlarıyla birlikte yayınlamasını isteyebilir.
Şayet devlet işbirliği yapmaz ise, veya Komitenin tavsiyeleri üzerine
bir şey yapmazsa, İ.Ö.K , istisnai bir durum olarak bir bildiri
yayınlamaya karar verebilir. Komite, ayrıca hazırladığı yıllık
raporlarda,üye devletler için rehber olabilecek tavsiyelerde bulunur.
d) Ulusal Azınlıkları Koruma Çerçeve Sözleşmesi / Bakanlar Komitesi
5 Kasım 1992 de Strasburg'ta imzaya açılan ve 1998 de yürürlüğe giren
Çerçeve Sözleşmenin 1.maddesine göre; ''Ulusal azınlıkların ve bu
azınlıklara mensup olan kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması,
insan haklarının korunmasının bütünleyici bir parçasını oluşturur ve
uluslararası işbirliği kapsamına girer.'' Türkiye henüz bu sözleşmeyi
imzalamamıştır.
Sözleşmede ulusal azınlığın tanımı yapılmamış ve 21.madde ile
''devletlerin egemen eşitliği, ülke bütünlüğü ve siyasal
bağımsızlıklarının korunması'' ilkesi konulmuştur.
24 madde ile, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu çerçeve sözleşmenin,
sözleşmeci devletler tarafından uygulanmasını izler. Taraf devletlerin,
Çerçeve Sözleşmesinin belirlediği yükümlülükleri ile aldıkları
önlemlerle ilgili uyum raporları sunmaları gerekmektedir. Bakanlar
Komitesi, bağımsız uzmanlardan oluşan Danışma Komitesi ile istişare
ederek, bu raporlarda belirtilen önlemlerin geçerliliğini değerlendirir
ve sonuçları ile gereği görülen tavsiyeleri kabul eder.
e) Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi/Daimi
Komite/Bakanlar Komitesi
25/1/1996 günü Strasburg'ta imzalanan bu sözleşme, 18/1/2001 gün ve 4620
sayılı kanun ile onaylanmış ve 12/3/2002 gün ve 2002/3910 no.lu BKK ile
yürürlüğe girmiştir. (R.G:2/5/2002-24743)
Madde 1 ve 2'ye göre; Bu sözleşme 18 yaşına ulaşmamış çocuklara
uygulanır.
Bu sözleşmenin amacı,çocukların yüksek çıkarları için, haklarını
geliştirmek, onlara usule ilişkin haklar tanımak ve bu hakların,
çocukların doğrudan ve diğer kişiler veya organlar tarafından bir adli
merci önündeki, kendilerini ilgilendiren davalardan
bilgilendirilmelerini ve bu davalara katılmalarına izin verilmesini
teminen kullanılmasını kolaylaştırmaktır.
Sözleşmenin 16.maddesi ile kurulan Daimi Komite, sözleşmenin uygulanması
ve yorumu ile ilgili her sorunu inceleyebilir, tavsiye kararları
verebilir. Daimi Komite, her toplantıdan sonra, taraflara ve Avrupa
Konseyi Bakanlar Komitesi'ne görüşmelere ve alınan kararlara ilişkin bir
rapor gönderir.
B) AB Hukuku
1) Avrupa Topluluk Hukukunu oluşturan temel
hukuki metinler
1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması
18/3/1951 de Paris'de imzalandı. Tüzel kişiliğe haiz olan Avrupa Kömür
ve Çelik Topluluğu kuruldu. 25/7/1952 de yürürlüğe girdi. Üye ülkelerin
ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kömür ve çelik üretiminde ortak
düzenlemeler yapılmaktadır.
1957 - Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu
Antlaşması
25/3/1957 de imzalandı. Avrupa Atom Enerjisi Kurumu (Euratom) kuruldu.
1957-Roma-Avrupa Ekonomik Topluluğu
Antlaşması (ATA)
25/3/1957 de imzalandı.Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu kuran antlaşmadır.
Ekonomik büyüme yanında üye ülkelerin parasal ve siyasi birlikleri de
amaçlanmaktadır. Malların, sermayenin ve emeğin serbestçe dolaşımı
örgütlenmiştir. 1992 Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ile maddeler ve
bazı kavramlar değiştirildi. Örneğin AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) ,
AT (Avrupa Topluluğu) oldu. AETA (Avrupa Ekonomik Topluluğu Anlaşması)
ise ATA (Avrupa Topluluğu Anlaşması oldu. 1957 yılında 248 maddeden
ibaret olan ATA, 1992 ABA (Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması) ile 300
maddeye ulaştı.
Sonradan, 1997 Amsterdam Antlaşması ile hem ATA'da hem ABA'da
değişiklikler yapıldı. Şu anda, AAETA, AKÇTA ve ATA yürürlüktedir. Ancak
pratik Avrupa Hukukunun temel metni, Maastrich ve Amsterdam antlaşmaları
ile değiştirilen 1957 - Roma- Avrupa Topluluğu Antlaşmasıdır.
1965-Avrupa Toplulukları için Tek Konsey ve
Komisyon Oluşturulmasına İlişkin Antlaşma
8/4/1965 de imzalandı. Evvelce, AKÇT, AET, AAET içinde görev yapmakta
olan Konsey, Komisyon, Genel Kurul (Avrupa Parlamentosu) ve Avrupa
Toplulukları Mahkemesi (ATM), bu sözleşme ile her üç topluluk için
birleştirildi ve her üç topluluk için birlikte görev yapmaya başladı.
1986- Avrupa Tek Senedi
28/2/1986 da imzalandı. 1/7/1987 de yürürlüğe girdi. Üye ülkeler
arasında dış politikanın birlikte belirlenmesi, Avrupa Hukukunun
konulmasında işbirliği yapılması, çevrenin korunmasında ortak politika
saptanması, akademik ve mesleki özelliklerin belirlenmesi gibi konularda
düzenleme yapılmıştır. ABA ile değiştirildi.
1992-Maastrich-Avrupa Birliği Hakkında Antlaşma
(ABA)
7/2/1992 de imzalandı, 1/11/1993 de yürürlüğe girdi.Böylece Avrupa
Birliği kuruldu. 1993 de yürürlüğe girdi. AB, mevcut üç topluluğu
ortadan kaldırıp onların yerine geçmemiş, aksine kısmen üç topluluk
üzerine kurulmuştur. ( Bkz: Tekinalp, Avrupa Birliği Hukuku, Sh.15)
AB, üç sütun üzerine kurulmuştur. Topluluklar, Ortak Dış Politika ve
Adalet ve İçişlerinde İşbirliği.
1997-Amsterdam Antlaşması
2/10/1997 de imzalandı, 1/5/1999 da yürürlüğe girdi. Amsterdam
Sözleşmesi, üç bölümden, bir ekten ve 13 protokolden
oluşmaktadır.Topluluk Antlaşmaları ve Maastrich Avrupa Birliği
Antlaşmasında kurumlar, hedefler ve işlevler temelinde değişiklikler
yapılmıştır.
22/6/1993 günlü Kopenhag Zirvesinde kabul edilen siyasi ve ekonomik
ölçütler (demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık
haklarının korunması ve bunları teminat altına alan istikrarlı
kurumların varlığı, Birlik içinde rekabetçi baskılara ve diğer serbest
piyasa güçlerine dayanabilecek bir serbest piyasa ekonomisinin varlığı )
Amsterdam Sözleşmesi ile yasallaştı.(m. 6) Kadın erkek eşitliğini, çevre
koruma ilkelerini ve Avrupa Toplulukları Mahkemesi'ni güçlendiren
değişiklikler yapıldı. Ek protokollerle; Schengen sözleşmeleri Topluluk
mevzuatına dahil edildi.Sığınmacı ve mülteci politikaları belirlendi.
Medeni ve ceza hukuku alanında adalet mercileri ile polis işbirliği
düzenlendi.
2000 - Nice - Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı
Avrupa Parlamentosu , AB Konseyi ve AB Komisyonu başkanları tarafından
7/12/2000 de Nice'de imzalandı ve açıklandı. Avrupa Birliği sınırları
içinde ikamet eden tüm Avrupa vatandaşları ile diğer kişilerin medeni,
siyasal, ekonomik ve sosyal haklarını düzenlemektedir. Bu haklar altı
bölüm altında kaleme alınmıştır; Onur, Özgürlükler, Eşitlik, Dayanışma,
Vatandaşlık Hakları, Adalet.
Sözleşmede düzenlenen hakların dayanağını, Maastrich-Avrupa Birliği
Antlaşması, Topluluk Antlaşmaları, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi, AB
Ülkelerinin Anayasal Gelenekleri; Avrupa ve Avrupa Konseyi Sosyal
Şartları, Avrupa Toplulukları Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin içtihatları, oluşturmaktadır.
Nice Sözleşmesinde düzenlenen ''temel haklar'' fazla bir değişikliğe
uğramadan Avrupa Anayasası Taslağı'nda yer almıştır.
2003 - Avrupa Anayasası Taslağı
Avrupa Konvansiyonu tarafından 13 Haziran ve 10 Temmuz 2003 de kabul
edilmiş ve 18/7/2003 gününde AB Konseyi Başkanlığı'na Roma'da
sunulmuştur.
15 Aralık 2001 Laeken Zirvesinde alınan kararla Avrupa'nın Geleceği
Hakkında Avrupa Konferansı başlamıştır. Avrupa Birliğinin amaçları,
kurumları, iç ve dış ilişkileri, dayandığı sözleşme, protokol ve
kararların eşgüdümü ve temel haklar Avrupa Anayasası Taslağında
düzenlenmiştir. Dört bölümde 342 madde ve ekli 5 protokol ile 4
Bildiriden oluşan AB Anayasası yürürlüğe girdiğinde Roma-Avrupa
Topluluğu Antlaşması, Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ve bunları
değiştiren antlaşmalar yürürlükten kalkacaktır. (Bölüm IV.-1 )
2004 Aralık Zirvesinde tartışmaya açılan AB Anayasa Taslağı, özellikle
Avrupa Parlamentosu'nda temsilciler sayısı ile AB Konseyi ve Bakanlar
Konseyi'nde oyların ağırlığı konularındaki görüş ayrılıkları nedeniyle
henüz kabul edilmemiştir.
2) Kararlar, Topluluk Tüzükleri, Yönergeler
Genel olarak yukarıda belirtilen antlaşmalar, Topluluk hukuku'nun
birincil kaynağını, topluluk kurumlarının kendilerine antlaşmalarla
devredilmiş yetkileri kullanırken oluşturdukları mevzuat , Topluluk
hukukunun ikincil kaynağı olarak nitelenir.
a) Topluluk Tüzükleri ( Regulations)
ATA ve AAETA'nın ''Topluluk Tüzüğü'' ile AKÇTA'nın ''Topluluk Kararı''
doğrudan uygulanan ve doğrudan etkiye sahip hukuki tasarruflardır.
Topluluk Tüzükleri, Konsey'ce veya ortak karar alma usulü içinde Konsey
ile Avrupa Parlamentosu tarafından birlikte; ya da Komisyon yahut Avrupa
Merkez Bankası tarafından çıkarılır. Her üye devleti doğrudan bağlar.
Üye devletler, ulusal hukuklarını öne sürmek suretiyle Topluluk
Tüzüklerini uygulamaktan kaçınamaz. Ulusal mevzuatlarına eklenmesine
gerek olmaksızın Topluluk yurttaşları için aynı ulusal yasalar gibi hak
ve yükümlülükler getirir.Yürütme ve yargı organları, ulusal hukuk kadar
Topluluk hukukuna da uymak zorundadırlar. Tarım, ulaştırma, iletişim,
ulaşım, çevre koruma, iş ve sosyal güvenliği gibi alanlarda AB Resmi
Gazetesinde yayınlanan Topluluk Tüzükleri, topluluk yaşamının
düzenlenmesinde önemli role sahiptir.
b) Yönergeler (Directive)
AT kurumları tarafından yayınlanan yönergeler, Topluluk tüzüklerinden
farklı olarak mevzuatın tekleştirilmesine değil uyumlulaştırılmasına
yöneliktir. Yönergeler, öngörülen hedef bakımından Üye devletler için
bağlayıcıdır; ancak Topluluk düzeyinde mutabık kalınmış hedeflere kendi
hukuk sistemleri içinde ulaşma biçimini ve yönteminin seçimini ulusal
mercilere bırakırlar. Yönergeler, Üye Devletlerin yasalarının üzerinde
değildir; ancak Üye Devletlere ulusal mevzuatlarını Topluluk
kurallarıyla aynı düzeye getirecek biçimde ayarlama yükümlülüğünü
getirmektedir.
Avrupa Adalet Divanı, bir çok kararında, ''Topluluk yurttaşlarının
ulusal mahkemelerde açacakları davalarda, ilgili Yönerge ile kendilerine
tanınan hakları elde edebilmek için o Yönerge'ye doğrudan atıfta
bulunabileceklerini'', belirtmiştir. Ayrıca , Adalet Divanının, Üye
Devletlerin, yönergeleri bütünüyle ya da kısmen kendi mevzuatlarına
aktarmaktaki kusurlarından dolayı ortaya çıkan zararları tazmin etmekle
yükümlü olduğuna dair yerleşik kararları mevcuttur.
c) Kararlar (Decision)
Karar, AB Konseyi tarafından veya veya ortak karar almak suretiyle ,
Konsey ile Parlamento ,Komisyon veya Avrupa Merkez Bankası tarafından
alınabilir.Topluluk kurumları bu ''kararlar'' ile Üye Devletleri ya da
yurttaşları her hangi bir eylemde bulunmaya ya da bulunmamaya
zorlayabilirler veya onlarla ilgili haklar ve ödevler koyabilirler.
Ayrıca, Avrupa Topluluklar Mahkemesinin aldığı kararlar, Topluluk
hukukunun konulmasında ve uygulanmasında çok önemli bir işleve
sahiptir.
d) Tavsiye ve Görüşler (Recommendation and
Opinion)
Topluluk kurumlarının, Üye devletlere veya AB yurttaşlarına yönelik
hukuken bağlayıcı olmayan ancak muhataplarına belli bir konuda belirli
bir biçimde davranmalarını tavsiye eden hukuki tasarruflardır.
3) Avrupa Birliği
asli ve
yardımcı organları
Avrupa Parlamentosu (AP)
Her beş yılda bir doğrudan seçilen 626 üyeden oluşmaktadır. Sekretaryası
Luksemburg'dadır. Genel Kurul toplantıları ise Strasburg'ta
yapılmaktadır. Avrupa Parlamentosunun başlıca görevleri; AB Avrupa
Konseyi ile eşdeğer güce sahip olarak (birlikte karar verme yetkisi ile)
Avrupa yasalarının incelenmesi ve onaylanması; Avrupa Birliği bütçesinin
onaylanması; AB kurumlarının demokratik denetimi; Yeni üyelerin kabulü
ile AB'nin önemli antlaşmalarının onaylanması; Avrupa yurttaşlarının
dilekçelerini kabul ve takip edilmesi; AB işlemlerinin denetlenmesi için
AB Ombudsman'ını seçilmesi;
1997 Amsterdam Antlaşması ile Avrupa Parlamentosunun gücü ve işlevi
arttırılmıştır.
AB Konseyi
AB içindeki ana yasama ve karar organıdır. 15 üye ülkenin, ulusal
düzeyde seçilmiş hükümet temsilcilerinden oluşur. 2004 Mayıs ayında 10
üye ülkenin katılımı ile üye devletlerin sayısı 25 olacaktır. Çalışma
grupları, elçiler, bakanlar, devlet başkanları düzeyinde, düzenli
biçimde toplanmaktadır.Konsey, AB'nin üç temel sütunu (dolaşım
özgürlüğü, dışişleri ve güvenlik ortak politikası ve adalet ve
içişlerinde işbirliği) ile ilgili tüm faaliyetlerine ilişkin ilkeleri ve
politikaları belirler. Konsey Başkanlığı, altı aylık dönemler için
sırayla Üye Devletler tarafından yapılır. 1974 yılından bu yana devlet
veya hükümet başkanları ''Avrupa Zirvesi'' şeklinde yılda en az iki kez
toplanırlar.
Komisyon
AB'nin bürokratik işlerini yürütür. Yeni yasa taslaklarını hazırlar ve
bunları daha sonra Konsey'e ve Parlamento'ya sunar. Komisyon, AB
bütçesini gözetir, herkesin Avrupa antlaşmalarına ve Avrupa yasalarına
uyup uymadığını kontrol eder. Hükümetler tarafından 5 yıl için seçilen
ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan 20 Komiserden
oluşur.Yaklaşık 20.000 kişilik kadrosunun büyük bir çoğunluğu Brüksel'de
çalışmaktadır.
* Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve İlk Derece
Mahkemesi (ATM)
ATM, AT antlaşmalarının yorumu ve uygulanmasında , hukuka uygunluğu
güvence altına alır. ( ATA. m.220)
ATM, AB antlaşmalarının ve yasalarının yorumlanmasına ilişkin
anlaşmazlıkları giderir. Ulusal mahkemelerin, AB kurallarının
uygulanması ile ilgili sorunları ATM'ye danışmaları gerekir. AB
yurttaşları veya AB sınırları içinde yaşayan kişiler, sorunlarını ATM'ye
getirebilirler. Üye Devletlerin hükümetleri mutabakat yoluyla altı
yıllık bir dönem için 15 bağımsız yargıç ve 9 kanun sözcüsü atarlar.
ATM, Lüksemburg'tadır. İlk statüsü, 17/4/1957 günlü Protokol'de
düzenlendi. Avrupa Toplulukları İlk Derece Mahkemesi Kurulmasına ilişkin
24/10/1988 günlü Konsey kararından sonra 19/6/1991 de ATM Usul Kuralları
yayınlandı. Genel Kurul dışında ATM üç veya beş üyeden oluşan Daireler
halinde çalışır.
Dava ve işlem türleri;
* Antlaşma yükümlülüklerine uyulmamasıyla ilgili davalar (Üye
Devletlerle Komisyon ya da başka Üye Devlet arasında)
* İptal davaları (Konsey ya da Komisyon aleyhine)
* İşlem eksikliği davaları (Konsey ya da Komisyon aleyhine)
* Topluluk aleyhinde tazminat talepleri
* Ulusal mahkemelerin, ara kararı verebilmek için Topluluk hukukunun
yorumu ya da geçerliliği. Mütalaalar.
İlk Derece Mahkemesi (İDM), Konsey'in 24/10/1989 günlü kararıyla
kuruldu. 15 yargıçtan oluşur. ATM ile bağlantılı olarak ATM'nin iş
yükünü azaltmak için kuruldu. Gerçek ve tüzel kişilerin doğrudan
başvurularını, personelin başvurularını ve tazminat davalarını görüşür
ve karara bağlar. Kararları ATM nezdinde temyiz edilebilir.
1997-Amsterdam Sözleşmesi ile mahkemenin görev ve yetkileri arttırıldı.
Nice Sözleşmesinde sayılan temel haklar,sığınma ve mülteciler hukuku
mahkemenin görev alanına girdi.
Avrupa Denetçiler Mahkemesi
Merkezi Lüksemburg'da bulunan bağımsız bir AB kurumu olan Denetçiler
Mahkemesi, AB fonlarının AB mevzuatına uygun olarak harcamasını
denetlemektedir. Avrupalı mükelleflerin AB'ye aktarılan paralarının
karşılığını daha iyi alabilmelerini gözetir.
Ekonomik ve Sosyal Komite
Çiftçiler, işverenler, serbest meslek sahipleri, işçiler gibi AB
içindeki tüm çıkar gruplarını temsil eden ve 222 üyeden ve 9 adet
uzmanlık grubundan oluşan bir danışma organıdır. Konsey, Topluluk
tüzükleri ve yönergeleri çıkarmadan önce Ekonomik ve Sosyal Komite'nin
görüşüne başvurmaktadır.
Bölgeler Komitesi
Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ile oluşan Bölgeler Komitesinde
bölgesel ve yerel yönetimlerden gelen 222 temsilci görev almaktadır.
Konsey ve Komisyon,bölgesel ve yerel faaliyet ve yasama çalışmalarında
Bölgeler Komitesi'nin görüşüne başvurur.
Avrupa Merkez Bankası
AMB, yeni Avrupa ortak para birimi olan Euro'nun yönetiminden
sorumludur. Avrupa para politikaları konusunda bağımsız kararlar alır.
Frankfurt kentinde bulunan AMB, ulusal merkez bankalarının Topluluk
hukukuna aykırı tasarruflarını izler ve gerekirse Avrupa Adalet
Divanı'nda ilgili bankalar hakkında dava açar.
Avrupa Yatırım Bankası
Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması ile 1957 de kurulan AYB, Avrupa'nın
çıkarlarını gözeten projelere, özellikle daha yoksul bölgelerin yararına
olanlara kredi verir. Demiryolları, karayolları, limanlar, çevre koruma,
KOBİ'ler bu kredilerden yararlanır. Merkezi Lüksemburg'tadır.
Avrupa Çevre Ajansı
Merkezi Kopenhag'da bulunan Avrupa Çevre Ajansı 1993 yılında
kurulmuştur. Ajans, çevre koruma önlemlerinin ve yasalarının sağlam
temeller üzerinde kurulabilmesi için bilgi iletişim ağı kurmuştur. Ajans
Topluluk genelinde çalışmalar yapar ve ülkeler için programlar hazırlar.
Türkiye Ajans'a üye olmuştur.
Avrupa Polis Ofisi ( Europol )
Konsey'in 1991 de aldığı bir kararla, uluslararası ağır suçlar,
uluslarararası uyuşturucu trafiği, terörizm alanlarında üye devletler
arasında işbirliği yapan Europol kurulmuştur. 1995 yılında Lahey'de
bulunan merkezinde faaliyete geçen Europol'da her üye ülkenin irtibat
memurları birlikte çalışmaktadırlar.
III. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Türkiye avukatları son on yılda Avrupa Konseyi Hukuku ve Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi uygulaması ile tanıştı ve ciddi sonuçlar aldı. Ancak,
Avrupa Konseyi'nin İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi dışındaki diğer
sözleşmelere ve bunlarla getirilen koruyucu mekanizmalara uzak kalındı.
Özellikle, hükümetimizin uygulamakla yükümlü olduğu Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesi kararları maalesef gerektiği biçimde izlenmemektedir.
Öte yandan 1959 yılında ortaklık için AET'ye başvuran, 1963 yılında AET
ile Ankara-Ortaklık Antlaşması'nı imzalayan, 1987 yılında AB'ye tam
üyelik için başvuruda bulunan ve 1999 Aralık ayında Helsinki'de yapılan
Avrupa Zirvesi'nde aday ülke statüsü kabul edilen Türkiye, önemli bir
dönemece gelmiştir.
Avrupa Birliği'ne karşı tezleri ve itirazları saygı ile karşılıyorum.
Örneğin, Norveç, iki kez halk oylaması ile AB'ye hayır diyebilmiş bir
ülkedir. Ancak, bu satırların yazarı, AB'nin genel olarak IMF ve Dünya
Ticaret Örgütü'ne koşut olan ekonomik kriterlerini benimsememekle
birlikte, bu alanda mücadelenin AB dışında değil AB içinde yapılmasını
benimsemektedir. Örneğin, rekabetin korunması, ulaşım, enerji, çevre
koruma, istihdam ve diğer sektörlerde uygulanacak politikalarda Avrupa
Parlamentosu, Konsey, Komisyon , Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve Üye
Devletler arasında çok ciddi görüş ayrılıkları ve tartışmalar yaşandığı
gözlemlenmektedir.
Ülkemizde, 1970'li yıllarda başlayan öğrencilik yıllarımızdan bu güne
kadar sürdürdüğümüz hukuk devleti ve demokratikleşme mücadelesinde
uğradığımız yenilgiler ve yitikler orta yerde durmaktadır. Türkiye,
AB'ye giriş sürecinde benimsediği Katılım Ortaklığı Belgesi, Ulusal
Program ve İlerleme Raporları ile son 3 yıl içinde gerçekten çok önemli
Anayasal ve yasal değişiklikler yapmıştır.
Elbette uyum paketleri ile getirilen değişikliklere karşı başta
bürokrasi olmak üzere geleneksel tutucu kesimlerde direniş sürmektedir.
Hükümet ve bürokrasi bugüne kadar uygulamada istikrar ve kararlılık
gösterememiştir. İnsan hakları ihlalleri sürüp gitmektedir. Hükümet,
AB'ye uyum sürecinde kurulan veya özerkleştirilen Rekabet Kurulu, Kamu
İhale Kurumu ve Merkez Bankası gibi kuruluşları kendisine bağımlı
kılacak yasal ve idari girişimlerde bulunmaktadır.
Sivil toplum kurumları ve özellikle barolar, AB'ye uyum sürecinde
tedirgin ve endişeli bir bekleyiş içindedirler. Baroların ve Hukuk
Fakültelerinin AB hukuku ve uygulaması hakkında çok ciddi plan, proje ve
programlara sahip olmaları ve politikacılar ile bürokrasiye yön
vermeleri gerekmektedir. Özellikle Amsterdam Antlaşması ile önem kazanan
İçişleri ve Adalet alanında Türkiye'deki bir çok kamu ve özel kurumdan
daha iyi bir geçmişe ve pratiğe sahip olan baroların, Avrupa Konseyi
yanı sıra Avrupa Birliği Hukukuna ve uygulamasına sahip çıkmaları ve yol
gösterici olmaları kaçınılmaz bir ödevdir.
Hukukçularımız, 2009 yılında asil üye olmamız ihtimali çok yüksek olan
AB kurumlarını ve hukukunu tanımalı, geleceğe hazırlık yapmalıdır.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Avukatlık Mesleğinin Özgürce
Yapılmasına İlişkin (2000) 21 no Tavsiye Kararında; ''Avukatların meslek
örgütlerinin; mesleki standartların ve meslek ahlakının
yükseltilmesinde, üyelerinin baskıya, haklarının yersiz olarak
kısıtlanmasına ve ihmal edilmesine karşı korunmasında, ihtiyacı bulunan
herkese adli hizmet sağlanmasında ve hükümet ve diğer kuruluşlarla
işbirliği yaparak adaletin ve kamu yararının daha fazla
gerçekleştirilmesinde hayati bir role sahip oldukları'', kabul
edilmiştir.
Türkiye barolarının, AB hukukuna ve uygulamasına yönelik araştırma,
tercüme, karşılıklı ziyaret, basın ve yayın faaliyetlerini arttırması ve
''izleyen''değil ''yönlendiren'' kurumlar olmasını bekliyoruz.
Noyan Özkan, Avukat,
İzmir, 29/01/04
nozkan@unimedya.net.tr
KAYNAKLAR :
-
Topluluk Hukukunun ABC'si. Klaus-Dieter Borchardt, Kasım,1993, AB
Komisyonu Türkiye Temsilciliği Yayınları.
-
The Amsterdam Treaty. A Comprehensive Guide. European Commission,
1999.
-
Avrupa Birliği Hukuku, Tekinalp/Tekinalp/Atamer/Oder/Oder/Okutan,
Beta Yayınları, İst., 2000.
-
Avrupa Topluluğu ve Türkiye Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşerlığı, Ank., 1993
-
Türkiye'nin Uluslararası Hukuk Mevzuatı Doç.Dr.Enver Bozkurt,
Ank.1992
-
İnsan Haklarının Korunması Alanında Uluslararası Temel Belgeler
Prof.Dr.Tekin Akıllıoğlu, Bilgi Yayınları + SBF İHM, İst.1995
-
Draft Treaty Establishing a Constitution For Europe European
Communities, Luxembourg Office, 2003
-
Avrupa Konseyi Internet Sitesi http://www.coe.int
-
Avrupa Birliği Internet Sitesi http:/europa.eu.int
-
Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği Internet Sitesi
http://www.deltur.cec.eu.int
-
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Internet Sitesi
http://www.abgs.gov.tr
-
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Internet Sitesi
http://www.echr.coe.int
-
Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi http:/curia.eu.int
|