inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

 

Baro Denetçilerinin Raporları,

Genel Kurulun Değerlendirmesi İçin Elverişli Olmalı mı?

 

Başlıktaki sorunun cevabı, bundan önce belki hiç aranmadı. Olasılıkla birileri aramak istemişse bile bulanacak cevaptan hoşnut olmayacağını düşünenler tarafından engellenmiştir. Belki de, merak edip cevabı bulanlar olmuş ama, buldukları cevabı diğer meslektaşlarıyla paylaşamamıştır. Öyle ya, geçmiş yıllarda ne web siteleri, ne de bu siteleri takip eden izleyici kitlesi vardı. Yazılmayanı yazmayı hedeflediğimizi ve hedefleyeceğimizi açıklamıştık. Daha önce Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin Denetimi başlıklı yazıyı yayınlamıştık. Bu yazımızda ise, bu güne kadar yazılmamış ya da yazılamamış bu konuyu, Ankara Barosundaki uygulamayı örnek alarak, baro denetçilerinin raporları açısından irdeleyeceğiz.

Bilindiği gibi, yürürlükteki 1136 yasanın 108. maddesinin birinci fıkrası "Baro genel kurulu, baronun mali işlerini denetlemek üzere iki yıllık süre için kendi üyeleri arasından en çok üç asıl ve üç yedek denetçi seçer" ve ikinci fıkrası "Seçim gizli oyla yapılır. 90 ve 92 nci maddeler hükümleri denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır" biçimindedir. 133. maddenin birinci fıkrası ise, "Birlik Genel Kurulu, Birliğin mali işlemlerini denetlemek üzere, dört yıl için kendi üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek denetçi seçer", ikinci fıkrası "Denetçiler gizli oyla seçilir. 90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde hükmü denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır" ve üçüncü fıkrası "Birlik Denetleme Kurulunun çalışma usulü ile görev ve yetkileri yönetmelikte gösterilir" biçimindedir. Ek-4 üncü maddesi ise "Adalet Bakanlığı, Barolar ve Türkiye Barolar Birliği organlarının görevlerini kanun hükümlerine uygun olarak yapıp yapmadıklarını ve malî işlemlerini yönetmelikte belirlenecek esaslara göre denetlemeye yetkilidir. Bu idari ve mali denetim, adalet müfettişlerince yapılır" biçimindedir.

19.06.2002 tarihinde yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde, ilk kez, 9. bölüm başlığı altında baro denetçileri hakkında düzenleme yer almıştır. Baro denetçilerinin görevi yönetmelikte yer almaktadır ama, Türkiye Barolar Birliği denetçilerinin "çalışma usulü ile görev ve yetkileri", 133. maddenin amir hükmüne rağmen, bu yönetmelikte olmadığı gibi başka bir yönetmelikte de yoktur. Ancak, adalet müfettişlerince yapılacak denetim, "Barolar ve Türkiye Barolar Birliğinin Denetimi" başlığı altında, 73. maddede düzenlenmiştir (Baro ve TBB denetimi ile ilgili mevzuat maddeleri için buraya tıklayınız).

Baro denetçileri nasıl, ne için ve kimin tarafından seçilir?

1136 sayılı yasanın 108 maddesi düzenlemesine göre, baro denetçileri baronun mali işlerini incelemek üzere genel kurul tarafından gizli oyla seçilir. Görüldüğü gibi denetçilerin görevi, mali işleri incelemekle sınırlıdır. Kısaca, denetçiler genel kurul tarafından baronun mali işlerinin incelenmesi için gizli oyla seçilir.

Seçimin gizli oyla yapılmasının nedeni olasılıkla seçmenin etkilenmesini engellemektir. Eğer neden buysa, baro denetçilerinin seçiminin farklı oy pusulalarıyla yapılması gerekir. Oysa Ankara Barosunun seçim uygulamasında baro denetçileri başkan, yönetim kurulu ve disiplin kuruluyla birlikte tek bir oy pusulasıyla seçilmektedir. Sırf bu tek oy pusulası uygulaması nedeniyle seçmenin iradesinin sandığa yansımadığını iddia edebilmek olasıdır.

Baro denetçileri incelemelerini ne zaman yapmalı, raporlarını ne zaman vermelidir?

Yönetmelik düzenlemesine uygun olarak baro denetçileri denetlemelerini iki ayda bir yapmalıdır. İki ayda bir yaptıkları inceleme sonucu üç nüsha olarak rapor düzenlemeli, nüshalardan birini karar ve denetim raporu dosyasında saklamalı, ikincisini dönem sonunda verecekleri rapora eklemek üzere yine saklamalı ve üçüncüsünü yönetim kuruluna vermelidir.

İki ayda bir inceleme yükümlülüğü getirilmekle, baro denetçilerinden düzenli inceleme yapmalarının istendiği anlaşılmaktadır. Keza, her iki ayda bir düzenleyecekleri raporların dönem sonu raporuna eklenmesi emredildiğine göre, genel kurulun iki aylık raporları görmesi gerektiğinin düşünüldüğü anlaşılmaktadır.

Diğer barolarda durum nasıl bilemiyoruz. Ankara barosunda iki ayda bir denetim yapılıp yapılmadığını da bilemiyoruz. Çünkü, dönem sonu yani iki yılda bir genel kurula sunulan denetçi raporlarının ekinde, 19.06.2002 tarihinden sonra görmemiz gereken 2 aylık raporları hiç görmedik. Yani, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra Ankara Barosu 2002, 2004 ve 2006 yıllarında olmak üzere üç genel kurul topladı, denetçi raporları basılı olarak üyelere dağıtıldı ve fakat denetçi raporlarının ekinde, iki ayda bir yapılan denetlemelere ilişkin raporlar hiç yoktu.

Gerçi, genel kurul sırasında iki aylık raporların olup olmadığı hiç önemsenmedi. Olasılıkla, genel kurul denetçi raporunda geçen "Denetleme ilgili raporları dosyasına kondu" ya da benzeri bir cümleyi iki aylık denetleme raporlarının mevcudiyeti için yeterli gördü.

Baro denetçilerinin mali işleri incelemelerinin sınırı nedir?

Baro denetçileri denetlemenin şeklini ve yöntemini kendileri kararlaştırır. Ancak yönetmeliğin 57. maddesi, aşağıdaki hususların yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmektedir. Bunlar;

a) Baro gelir ve gider hesaplarının ve kayıtların dayanaklarının incelemesini yapmak,

b) Kayıtların usulüne göre yapılıp yapılmadığını tespit etmek,

c) Gider kayıtlarının; bütçeye, genel kurul ve yönetim kurulu kararı ile mevzuata uygunluğunu incelemek,

d) Baro yönetim kurulu tarafından kendilerine tevdi edilen hesap raporlarını incelemek ve varsa usulsüzlük ve hataları tespit etmek,

e) CMUK hesaplarının denetimini yapmak.

Yönetmelik, zorunlu olanları belirtmekle, zorunlu olmayanların, yani daha fazlasının da denetçilerden beklenmesi gerektiğini anlatmak istemektedir diye düşünebiliriz. Çünkü, 1136 sayılı yasanın 108. maddesinde "mali işler" denilmektedir ve kuşkusuz, mali işler baro gelir ve giderlerinden fazlasını ifade etmektedir. Böyle düşünürsek, önce mali işlerin neleri kapsadığını belirlememiz gereklidir. Bizce mali işler, baronun tüm mali iş ve işlemlerini ifade etmektedir. Bu nedenle mali işlerin incelemesi bizce; ticari işletme, adli yardım, yardımlaşma sandığı gibi tüm işlemlerin gelir ve giderleriyle, bu gelir ve giderlerin dayanağı belgeleri de kapsamaktadır.

Baroların ticari işletmesinin gelir ve giderlerinin incelemesi, hiç kuşkusuz diğer gelir ve giderlerine göre çok daha dikkatli yapılmalıdır. Konu ticari işletme olduğu için bizce ticari işletmenin hesapları ve hesaplarının dayanağı belgeler, vergi dairesince de denetlenebilecektir. Ve tabii, bu açıdan baro yönetimi her hangi bir vergi sorumlusu gibi vergi mevzuatının düzenlemesi ile getirilen kurallara tabi olduğundan, Vergi Usul Kanunu (VUK) md. 231/5 gereği faturanın zamanında düzenlenip düzenlenmediği, ya da  VUK md.359'da belirtilen kaçakçılık suçlarının konusu olabilecek iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı vergi dairesinin incelemesinin kapsamında olabilecektir.  Bu nedenle denetçiler, özellikle ticari işletmelerin gelir ve giderleriyle bunların dayanağı belgeleri incelerken dikkatli olmak, özellikle her iki ayda bir yaptıkları inceleme sırasında, baro hesaplarında, varsa hata ve yanılmaları bulup yönetimi uyarmak zorundadır. 2004-2006 dönemi denetçiler raporunda ticari işletme hakkında bilgi göremedik (bkz. Ankara Barosu Denetleme Raporu 2004-2006).

Adli yardım gelirleri ve giderleri de, kuşkusuz, denetçilerin incelemesi kapsamında olmalıdır. Çünkü, bunlar baronun mali işlerinin bir parçasıdır. Bilindiği gibi adli yardım harcamaları yönetim kurulu kararıyla yapılmaktadır ve adli yardım işlerinin usulüne uygun yerine getirilmesinden baro sorumludur. Ankara Barosunun web sitesinde 2007 yılı Haziran ayında adalet müfettişlerince yapılan denetleme sonucu düzenlenen "Öneriler Listesi" yayınlanmıştı. Bu öneriler listesinde "Adlî Yardım hesabından CMK hesabına virman yapılarak karışıklıklara sebebiyet verildiği ve bu suretle Genel Bütçeden aktarılan Adlî Yardım paralarının Kanuna ve Yönetmeliğe aykırı şekilde harcandığı tesbit edilmiştir" denilmektedir. Ankara Barosu denetçilerinin, Adalet müfettişlerince tespit edilenleri tespit etmiş ve yönetim kurulunu uyarmış olmaları gerekirdi. 2004-2006 dönemi denetçiler raporunda bu konuda bilgi göremedik (bkz. Ankara Barosu Denetleme Raporu 2004-2006). Eğer adı geçen usulsüzlük 1 Eylül 2006 tarihinden sonra yapılmış ise şu anda görevde olan denetçilerin bunu tespit etmiş ve iki aylık raporlarında belirterek yönetimi uyarmış olmaları gerekirdi. Çünkü, 2004-2006 dönemi denetçiler raporu 01.09.2006 tarihi itibarıyla düzenlenmiş olup 2006-2008 döneminde görevli denetçilerin 01.09.2006 tarihinden itibaren baronun mali işlerini denetlemesi uygun olandır. Aksi takdirde, 01.09.2006 tarihi ile denetçilerin görevi başladıkları 2006 yılı Ekim ayı son günlerine kadar olan dönem denetçilerin incelemesi dışında kalacaktır. Belirtemeden geçemeyeceğiz, atıf yaptığımız "Öneriler Listesi"ni Ankara Barosu yönetiminin web sitesinde yayınladığına ve "kol kırılır, yen içerisinde kalır" anlayışını terk ederek önceki yönetimlerden farklı bir tavır sergilediğine tekrar dikkatinizi çekmek istiyor ve Ankara Barosu yönetiminin bu yaklaşımını tebrik ediyoruz.

Bu sitede yayınlanan önceki yazılarda da belirtilmişti. Ankara Barosu Avukatları Yardımlaşma Sandığı (ABAYS) baronun yönetim kurulu tarafından yönetilir ve tüm hesaplarından baro yönetim kurulu sorumludur. ABAYS'ın barodan ayrı denetçileri bulunmamaktadır. Esasen genel kurulu da ayrı değildir. Ancak Ankara Barosu, ABAYS genel kurulunu ayrı gibi gösterme eğiliminde olduğundan çalışma raporu ve denetçiler raporunu da ayrı olarak yayınlamaktadır. Sözün kısası, baronun mali işlerinin bir parçası olan  ABAYS hesapları her iki ayda bir denetçiler tarafından incelenmeli ve genel kurulun denetimine elverecek biçimde raporlarında belirtilmelidir. Oysa Ankara Barosu denetçilerinin 2004-2006 dönemi raporlarında ABAYS incelemesi yer almamakta ve fakat ABAYS için ayrı bir rapor düzenledikleri görülmektedir. Üstelik bu ayrı raporda, ABAYS'ın mali işlerinin iki ayda bir incelendiği anlamına gelebilecek bir ifadeye de rastlanmamaktadır (bkz. Ankara Barosu Denetleme Raporu 2004-2006).

Baronun, mali sonuçları olabilecek davaları ve/veya icra takipleri olabilir. Bu dava ve/veya icra takiplerinin de, olası sonuçları belirtilerek, denetçi raporunda yer alması gerekir. Ki, genel kurul bu bilgilerden hareketle, baronun mali işlerinin geleceği hakkında fikir sahibi olabilsin. Tabii, baronun ticari işletmesinin taraf olduğu davalar ve/veya icra takipleri de olabilir. Bunların da baronun ticari işletmesinin mali işleri kısmında belirtilmesi bizce uygun olandır. Ankara Barosunun genel kurullarına sunulan denetçi raporlarının hiçbirinde bu tür bilgiler yer almamaktadır.

Üye avukatların 1136 sayılı yasanın 65. maddesine uygun olarak ödemeleri gereken yıllık kesenekler, baronun gelirleri içerisinde, kuşkusuz, temel gelirlerdir. Baro kesenekleri tahsil edilememiş ya da zamanında tahsil edilememiş ise, baronun mali kaybı olacaktır. Bu nedenle, baro denetçilerinin, Avukatlık Kanununun 65. maddesine uygun olarak keseneklerin ödenip ödenmediği ve ödenmemiş ise baro yönetimi tarafından gereğinin yapılıp yapılmadığı, yıllık keseneklerin zamanında tahsil edilememesi nedeniyle baro yönetiminin sorumluluğunun olup olmadığını incelemesi ve incelemelerinin sonuçlarını, genel kurulun denetimine elverişli biçimde, raporlarında belirtmeleri gerekir. Oysa, Ankara Barosunun 2004-2006 dönemi denetçiler raporunda yıllık keseneklerin toplanamayan kısmına ilişkin saydığımız bilgiler bulunmamaktadır (bkz. Ankara Barosu Denetleme Raporu 2004-2006).

Baro denetçileri genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir mi?

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 83. maddesi "Türkiye Barolar Birliği, baro başkanı, yönetim veya denetleme kurulu gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler" düzenlemesini getirmektedir. Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 59. maddesi ise "Baro denetleme kurulu, incelemeleri sırasında baro mali işlerinde ve kayıtların tutulmasında düzensizlikler ve açıklar tespit eder ve bu düzensizliklerin devam ettiği sonucuna varırsa veya mevcut düzensizlikleri vahim görürse; bu konuda bir rapor düzenler ve baro genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağırılmasına karar verir" düzenlemesini getirmiştir.

Görüldüğü gibi Avukatlık Kanunu, denetçilerin gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabileceklerini açık ve özlü biçimde ifade etmektedir. Gerekli gördükleri hallerin ne olabileceği ise, Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde sınırlanarak belirlenmiştir. Ancak, kanunda ve yönetmelikte denetçilerin nasıl ve ne zaman toplanıp ne şekilde karar alabilecekleri belirtilmemektedir. Ayrıca, gerek kanun ve gerekse yönetmelikte denetçilere "Denetim Kurulu" denilmesine rağmen kurulun başkanı ve yokluğunda hangi üyenin başkanlık yapabileceği açıklanmamıştır. Bu belirsizlik nedeniyle, denetçilerin her birinin farklı görüşte olmaları halinde denetçilerin hareket tarzının ne olabileceği de belli değildir. Bizce, baro denetçilerinin her biri genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmaya yetkilidir. Çünkü, baronun denetim kurulu değil, denetçisi ya da denetçileri vardır ve birden fazla olmaları halinde başkanı ve oylama biçimi belli olmayan bir kurul olarak kabul edilmeleri olası değildir. Keza, kanun "gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler" dediğinden yönetmelikteki sınırlama nazara alınmaksızın denetçi gerekli gördüğü her zaman genel kurulu toplantıya çağırabilmelidir.

Baro denetçileri, genel kurulca bilançonun onaylanmasını ve yönetim kurulunun aklanmasını, sonraki döneme ait bütçe tasarılarının kabulünü genel kuruldan talep edebilir mi?

Ankara Barosunun 2004-2006 denetçi raporuna baktığımızda, denetçilerin raporlarının sonuç kısmında "Kurulumuz Avukatlık Kanunu Yönetmeliği 79. maddesi gereği Ankara Barosunun 2004-2005, 2005-2006 dönemleri mali işlerine ait raporumuzu Genel Kurula sunuyoruz. Bilançonun onanmasını, Yönetim Kurulunun aklanmasını, 2006-2007 , 2007-2008 dönemlerine ait bütçe tasarılarının kabulünü, onayınıza sunuyoruz. 08.09.2006" ifadesini kullandıklarını görürüz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ABAYS denetçi raporu ayrıca hazırlanmış olup benzer şekilde "2004-2006 Dönemi mali işlemleri ile bilançonun onanmasına, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunun aklanmasını, 2006-2007 ve 2007-2008 dönemlerine ilişkin tahmini bütçe tasarılarının kabulünü takdir ve onaylarına sunarız" denilmektedir (bkz. Ankara Barosu Denetleme Raporu 2004-2006).

Bizce, denetçilerin görevi baronun mali işlerini incelemek, denetlemek ve sonuçlarını rapor olarak hazırlamaktan ibarettir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu işleri iki ayda bir yapmaları gerekir. Bunun dışında mevzuatın hiç bir yerinde denetçilerin "Bilançonun onanmasını, Yönetim Kurulunun aklanmasını, ........... dönemlerine ait bütçe tasarılarının kabulünü, onayınıza sunuyoruz" deme görevleri, yetkileri ya da haklarından bahsedilmemektedir.

Kendilerine böyle bir yetki verilmediğinden, denetçilerin raporlarının sonunda genel kuruldan talepte bulunma hakkını kendilerinde görmeleri en azından şık değildir. Çünkü baro genel kurulu Avukatlık Kanunun 81. maddesinde "Yönetim kurulunun, baronun gelir ve giderleri ile mallarının yönetimi hakkında vereceği hesapları incelemek ve yönetim kurulunun ibra edilip edilmiyeceği hakkında karar vermek" olarak belirtilen görevini zaten bilmektedir.

Bir noktaya dikkatinizi özellikle çekmek istiyoruz. Ankara Barosu 2004-2006 denetim raporunun sonuç kısmında "Avukatlık Kanunu Yönetmeliği 79. maddesi gereği" deniyor. 19.06.2002 tarihinde yürürlüğe giren ve öncekini yürürlükten kaldıran Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 79. maddesi yoktur. Yürürlükteki yönetmeliğin son maddesi yürürlük maddesi olan 78. maddedir (Bkz. mevcut yönetmelik). 79. madde ise önceki yönetmelikte, yani 19.06.2002 tarihine kadar geçerli olan yönetmelikte vardı ve "Baro denetleme kurulu dönem sonunda genel kurula sunulmak üzere baronun bir yıllık malî işlerini gösterir bir rapor düzenler" hükmünü içermekteydi (Bkz. eski yönetmelik). 2002-2004 ve 2000-2002 dönemleri raporlarında da ifade aynıdır.  Oysa, halen yürürlükte olan yönetmelik 19.06.2002 tarihli olduğundan 2002 genel kurulundan bu yana hazırlanan tüm denetçi raporlarının dayanağı 79. madde değil, 58. madde olmalıdır. Neden son üç genel kurula sunulan denetçi raporlarında eski yönetmeliğin maddesine atıf yapıldı? Siz yorumlayın.

Baro denetçilerinin raporları genel kurulun onayına sunulmalı mı?

Baro Denetçilerinin raporlarının genel kurulda görüşülmesi konusunda bir düzenlenme mevzuatta yok. Raporlar genel kurullarda sadece okunuyor ve arkasından baro yönetiminin ibrası maddesine geçiliyor. Belli ki, baro denetçilerinin raporunun amacı yönetim kuruluna bilgi vermek ve genel kurulun baronun mali durumunu değerlendirmesini sağlamak olmalı. Denetçilerin seçilmelerinin nedeni de bu zaten. Genel kurul mali denetimi detaylı olarak kendi yapabilecek olsaydı, denetçilere gerek duyulmazdı. Bu nedenle, genel kurulunun denetçiler raporunu onaylaması uygun olmayabilir. Ancak, denetçiler de tıpkı yönetim kurulu üyeleri gibi ibra edilmelidir. Çünkü genel kurul tarafından belli bir görev için seçilmişlerdir ve ibraları, görevlerini yeterli yaptıklarının genel kurulca kabulü anlamında olacaktır.

Bilindiği gibi, genel kurulun gündeminde olması gereken zorunlu konular içerisinde denetçilerin ibrası yoktur. Bu nedenle, denetçilerin raporlarından tatmin olmayan bir üyenin denetçilerin görevlerini yeterince yerine getirmedikleri düşüncesiyle haklarında şikayette bulunabilmesi de olasılıktır.

Başlıktaki sorumuza yanıt

Yukarıda Ankara Barosunun 2004-2006 dönemine ilişkin denetim raporunu örnek gösterdik. 2002-2004 ve 2000-2002 raporları da örnek gösterilebilir. Çünkü çok farklı değiller. Daha öncekiler de çok farklı değil. Ancak, Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 19.06.2002 tarihinden öncekileri örnek göstermek uygun değil. Çünkü 19.06.2002 tarihinden önceki yönetmelikte yeni yönetmeliğin 9. bölümü yani, 57, 58 ve 59. maddeleri ya da benzerleri yoktu.

2002 yılından bu yana denetim raporlarının hepsi Eylül ayının ilk günlerinin tarihini taşıyor. Demek ki, bu raporların önceki iki aylık raporları eklerinde olabilecek biçimde en geç Eylül ayı sonunda çoğaltılmış olarak baro üyelerine dağıtılmış olması ve genel kurul öncesinde üyelerin inceleyebilmeleri de mümkün. Ancak Ankara Barosu yönetimleri 2000 yılında yapılan genel kuruldan sonraki genel kurullar öncesinde, anılan tarihte denetim raporunu dağıtamadığı gibi kendi faaliyet raporunu da dağıtamadı.

2002 yılı genel kurulu ve sonrasındaki genel kurullarda sunulan denetim raporları, genel kurulun incelemesine ve denetlemesine elverişli olmadığından, dağıtılsa da pek bir yararı olmayacaktı. Oysa, denetçiler raporu, genel kurul tarafından anlaşılabilir ve değerlendirebilir olmalı, baronun mali işlerini genel kurulun kavrayabilmesini sağlamalıdır.

Neden yazdık?

Bir kaç baro üyesinin söyledikleri dikkatimizi çekti ve yukarıdakileri yazmak zorunda olduğumuza karar verdik. Yani yukarıda yazdıklarımızı bizden önce fark eden ve fakat genel kurulda söz sırası elde edemediği için ifade edemeyen ya da "baro organları için liste çıkaran ve muhalefet olduğunu iddia edenler varken, ben niye konuşayım" diye düşünen üyeler var. Tabii, bir önceki dönem denetçilerinden bir ya da birkaçının sonraki dönem yönetim kurulu üyesi olmasını garip bulan ve anlam veremeyen üyeler de var. İster istemez "Acaba denetçiler aynı listeden seçildikleri için mi böyle oluyor? Başka listeden ya da bağımsız bir listeden seçilseler sonuç farklı mı olur?" sorularını da hepsi kendilerine soruyorlar.

Ankara, 03.03.2008

inisiyatif.net


inisiyatif.net imzalı yazılar

madde işareti

1136 Sayılı Yasada 4667 Sayılı Yasanın Neden Olduğu Çelişki ve/veya Zıtlıklardan İkisi - 11.01.2009

madde işareti

Ankara Barosu 2008 Seçimleri; Oyların Dağılımının Anlattığı… - 11.12.2008

madde işareti

2008 Yılında Ankara Barosu Seçimlerine Doğru (II); DSA Seçimleri Sonrası... - 05.10.2008

madde işareti

D'Hondt Yöntemi Nedir? DSA'nın 1 Temmuz Seçimlerinde Kullanılsa Sonuçlar Ne Olabilirdi? - 20.07.2008

madde işareti

2008 Yılında Baro Seçimlerine Doğru; ÇAG ve DSA Toplantıları - 14.05.2008

madde işareti

2008 Yılında Baro Seçimlerine Doğru - 28.04.2008

madde işareti

Baro Denetçilerinin Raporları, Genel Kurulun Değerlendirmesi İçin Elverişli Olmalı mı? - 03.03.2008

madde işareti

Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin Denetimi - 03.02.2008

madde işareti

Şaka Gibi!!! Avukat Vuraldoğan'ın Azli ve Sonrası... - 05.09.2007

madde işareti

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları Değişiyor mu? - 23.05.2007

madde işareti

Türkiye Cumhuriyeti'nin Avukatla İlgili Mevzuat Tarihine Bir Bakış (1) - 19.02.2007

madde işareti

TBB 29. Genel Kurulu Yaklaşırken... - 22.01.2007

madde işareti

Dördüncü Yayın Yılımıza Girerken... - 07.01.2007

madde işareti

İzmir Barosu 2006 Genel Kurulu ve Seçimleri - 07.11.2006

madde işareti

Ankara Barosu 2006 Seçimleri; Rakamlar Neler Anlatabiliyor? - 30.10.2006

madde işareti

Ankara Barosu 59. Genel Kurulu Ardından... - 26.10.2006

madde işareti

Ankara Barosu 59. Genel Kurulu ve Seçimler Ne zaman, Nerede, Nasıl Yapılabilecek? - 08.10.2006

madde işareti

Belirleyici Olan Hangisi; Genel Kurul mu, Seçim mi? - 25.09.2006

madde işareti

Ankara Barosunda 2006 Seçimlerine Doğru (V); Baro Organları Adayları için DSAG Seçimi... - 14.09.2006

madde işareti

Ankara Barosunda 2006 Seçimlerine Doğru (IV); Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur - 20.07.2006

madde işareti

Ankara Barosunda 2006 Seçimlerine Doğru (III); DSA başkan adayı seçimi... - 03.07.2006

madde işareti

Ankara Barosunda 2006 Seçimlerine Doğru (II); 10 Nisan 2006'dan bu güne... - 07.06.2006

madde işareti

Ankara Barosunda 2006 Seçimlerine Doğru; Doludizgin Gidenler, Aheste Takılanlar ve Seyredenler... - 10.04.2006

madde işareti

Tanımlanmakta Zorlanılan Meslek; "Avukatlık" Nedir? - 22.01.2006

madde işareti

Ankara Barosu Hukuk Kurultayı geleneği üzerine... - 16.01.2006

madde işareti

Anayasa Mahkemesi'nin İki Kararının Düşündürdükleri - 23.10.2005

madde işareti

Ankara Barosu 4. Eleştiri Toplantısına iki haftadan az kala... - 09.10.2005

madde işareti

Bir Örnek Olabilir mi? ÇHD'nin Son Kongre ve Konferansı - 23.07.2005

madde işareti

TBB 28. Genel Kurulunda Yapılan Seçimlerin Sonuçları - 22.05.2005

madde işareti

Ankara Barosu 2.Eleştiri Toplantısı 04 Mayıs 2005 - 04.05.2005

madde işareti

Ceza Hukukunda Uzlaştırıcı Avukat Görevlendirmesi - 27.04.2005

madde işareti

Ankara Barosu Yönetimi Hani Üç Ayda Bir Eleştiri Toplantısı Yapacaktı? - 24.04.2005

madde işareti

Ankara Barosu 1996 - 2004 Yılları Genel Kurullarında Yapılan Başkan Seçimleri Sonuçları - 22.03.2005

madde işareti

Ankara Barosu Eleştiri Toplantısı 14.01.2005 - 01.02.2005

madde işareti

Anıyoruz... - 09.11.2004

madde işareti

Kime, Hangi Listeye, Neden? - 07.10.2004

madde işareti

TBB başkanının Türkiye'nin Başbakanı olarak görmek istediği kişide aradığı özellikler, TBB ve Baro Başkanları için de aranması gereken özellikler olmalı mı? - 16.05.2004

madde işareti

Meslek Sorunlarının Çözümü için, Baro Genel Kurulu mu? Baro Başkanının Seçimi mi? - 08.05.2004

madde işareti

inisiyatif.net? - 08.02.2004