Değerli Meslektaşlarımız,
Ankara Barosu Yönetim Kurulu imzasıyla 20.06.2006 tarihinde yayımlanan “Önemli ve Zorunlu Bir Açıklama III” başlıklı açıklama, gerçeklere ve olgulara aykırıdır. Açıklama tek başına okunduğunda, niçin yayımlandığı da anlaşılamamaktadır. Bu açıklamanın yayımlanmasına neden olan gelişmeleri özetlemek hem de Baro’nun açıklamasındaki yanlışlıkları düzeltmek gerekli olmuştur.
Ankara Barosu başkanı tarafından Türkiye’de ve avukatlık tarihinde bir ilk gerçekleştirilmiş ve “GÖZLEMCİ AVUKAT” adıyla, bugüne dek bir Baro uygulamasında eşi benzeri görülmemiş “yeni bir statü ve görev” yaratılmıştır. Böylece, G.Orwell’ın Big Brother karakteri hayata geçirilmiş, Abdülhamit Dönemi’nin hafiyeciliği geri getirilmiştir.
Baro Başkanı tarafından verilen talimat üzerine, Avukat Hakları Merkezi Başkanı tarafından bu Merkezin üyesi olan bazı avukatlara, “gözlemcilik” denilen sözde bir görev verilerek, meslektaşımız Av. ESİN ÖZBEY’in, 10. Aile Mahkemesi’nin 2006/285 ve 12. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2005/1161 sayılı dosyalarının duruşmaları sırasında izlendiğini, gözlem altında tutulduğunu ve bu avukatların “gözlemci avukat” olarak duruşmalara katıldıklarını; duruşmanın ardından bu “gözlemcilerin”, denetim ve gözetim faaliyetlerini Baro Başkanına “Rapor” olarak verdiklerini; raporlarını veren bu “gözlemci avukatlara” da Baro Başkanlığı tarafından PARA ödendiğini öğrendik.
Hukuka aykırı ve suç olan bu uygulama ile ilgili olanlar hakkında, meslektaşımız yasal yollara başvurmuş, ancak Baro Başkanı, Baro Başkanlığının verdiği olanakları kullanarak, yasaya, hukuka ve meslek ahlakına aykırı bu uygulamasına ve bu sözde görev için, ücret ödemeye devam etmektedir.
“Duruşması sırasında, bir avukatı, bir avukata izlettirmek, denetlettirmek” gibi hukuk dışı ve mesleğin onurunu ayaklar altına alan uygulama ve bu sözde “görev” karşılığı hiç bir yasal dayanağı olmaksızın Baro bütçesinden bir ücret ödenmesi, Avukatlık Yasası’na, Genel Kurul Kararlarına, mesleğimizin ahlakına aykırı olduğu gibi, her türlü vesayetten ari ve bağımsız biçimde yürütülen avukatlık mesleğine, meslek hukukuna yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Meslek onurumuz, bizzat onu korumakla görevli Baro tarafından ihlal edilmektedir.
Ancak, “zorunlu açıklamada” hukuka ve mesleğimizin onuruna aykırı bu eylemlerden hiç söz edilmemekte ve böylece meslektaşlarımız yanıltılmaktadır. İşte Ankara Barosu Yönetim Kurulu’nun “haksız, dayanaksız ve gerçekdışı spekülasyon” dediği, budur.
Böylece, avukatlık mesleği Ankara Barosu Başkanı tarafından yaratılan yepyeni bir icat ile Baro’nun vesayeti altına alınmış, avukatlık mesleğinin özü niteliğinde olan avukatın bağımsızlığı ilkesi çiğnenmiş, yargı görevini yapanlardan biri olarak tanımlanan avukat, ne hazindir ki, Baro tarafından baskı-etki altında tutulmuş, mahkemelerin her tür etkiden uzak olması ve bağımsızlığı ilkesi bizzat Baro tarafından ihlal edilmiştir.
Baro Başkanına ve Yönetim Kuruluna kendi hukuklarını da yakından ilgilendiren bir hususu hatırlatmak isteriz:
Avukatlıkla ilgili hukuki düzenlemelerin ve uygulamaların temel yorum ilkesi ve ölçütü avukatın bağımsızlığıdır. Avukatın bağımsızlığını ortadan kaldıracak hiçbir uygulama veya yorum veya disiplin hukuku uygulaması kabul edilemez.
Baro’nun hukuka aykırı ve mesleğimizin onurunu zedeleyen bu uygulaması hepimizin sorunudur. Buna seyirci kalmak da ortak olmaktır. Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’ da, bugüne dek her konuda öncü ve örnek olmuş Ankara Barosu’nun bu tuhaf, inanılmaz, onur kırıcı ve avukatlık mesleğine yönelik ciddi bir tehlike oluşturan uygulamasını protesto ettiğimizi ve bu hukuksuzluğa derhal son verilmesini bildiririz.
A N K A R A B A R O S U A V U K A T L A R I