|
I. III.c. İslam Hukuku Dönemi Hukukçuları
Bu dönem, tüm yetkilerini tanrıdan alan bir padişahın ülkeyi yönettiği
bir dönemdir. Devletin dahi padişah karşısında bir hukuki varlığı yoktu.
Osmanlı devletinin kuruluşundan Gülhane Hattı’nın okunmasına kadar olan
bu devrede adalet dağıtımı bizzat padişahın yetkisindeydi. Ancak padişahın
adalet işinde yardımcıları vardı. Bunlar Vezir-i azam, Şeyh’ül İslam,
Divan-ı Hûmayun, ve Kazaskerdi.
Kazaskerlik, Osmanlı Devleti’nde adalet işlerinde en yetkili makamdır.
Kadıların tayini, kadıların verdikleri kararların temyizen incelenmesi
görevleri vardı. Bugünün yüksek yargı organı ve adalet bakanlığı fonksiyonlarını
taşımaktaydı.
Kazaskerlik makamını 1.Murat kurmuştur. İlk kazasker Çandarlı Kara
Halil’dir.
Fatihin İstanbul’u almasından sonra kazaskerlik ikiye ayrılmış, ve “Rumeli
Kazaskerliği” ve “Anadolu Kazaskerliği” haline gelmiştir. Kazasker rütbe
olarak vezire eş değerdeydi. Rumeli Kazaskerliği yüksek bir makamdı. İstanbul
Kadılığı veya Anadolu Kazaskerliği yapmış kişiler Rumeli Kazaskeri olabilirlerdi.
Anadolu Kazaskeri olmak için de İstanbul kadısı olmak veya büyük illerden
birinde kadı olmak gerekirdi. “Koçi Bey Risalesi” adlı eserin yazarı Koçi
Bey’e göre, “Bursa’dan Edirne’ye olur, Edirne’den İstanbul’a olur, İstanbul
Kadısının yolu Anadolu Kazaskeri olmaktır.” Kadılar ilk önce camilerde
adalet dağıtırlardı. Daha sonra kendi evleri ve konaklarında bu görevi
yerine getirdiler. Daha sonra 1543’ten sonra cami ya da kadının evinin
yanına yapılan gösterişli binalarda kadılar görev yaptılar.
Arap Dünyasında Adalet İşleri:
İslamiyet’in başlangıcında Peygamber Hz. Muhammed adalet ve yargı
işlerini kendisi yerine getiriyordu. Devlet işleri artıp topraklar genişleyince
peygamber bu işe yetişemeyince Hz. Ebu Bekir, Ömer, ve Ali gibi İslam
büyüklerini hakim olarak uzak illere atadı. Peygamber buralarda verilen
kararları temyizen inceledi. Hz. Ömer, kadılığı bir meslek haline getirdi.
Kuran-ı Kerim, peygamberin hadisleri asıl kaynaktır. Hûlefayi Raşidin
katkısıyla İslam büyüklerinin toplantısında alınan kararlar demek olam
“İcmâ-ı Ûmmet” vbe İslam hukukçularının kıyas yoluyla oluşturdukları “Kıyas-ı
Fukuha” diğer hukuk kaynaklarıdır. Bu dört kaynağa ise “Edille-i Erbaa”
(Dört delil, dört kaynak) denmiştir.
 |
Yanda Topkapı sarayı'nda
sergilenmekte olan "Name-i Saadet" ve altından yapılmış
muhafazası görülmektedir."Name-i Saadet bir mektup olup, Hz.Muhammet
o zamanki Mısır halkının hükümdarı Mukavkas'ı 627 yılında yazdığı
bu mektula onu İslam dinine davet etmiştir.Bu mektup ceylan derisinden
yapılmıştır. |
Ebussuud Efendi
Ebu' Hanife
Hz ÖMER
SAHİP MOLLA, Pirizade Mehmet
MÜNİF PAŞA, Mehmet Tahir
MANYASÎZADE REFİK
MAHMUT ESAT EFENDİ
|