Ana Sayfa 

Müze

H.Argun Bozkurt

Konuklarımız

 

 

 

 




 

 

II.X. Tarihte Önemli Yargılamalar (Türkiye'de Önemli Yargılamalar)

27 Mayıs Askeri Hareketi Davaları:

1926'da İzmir'de Atatürk'e karşı düzenlenen suikast son anda haber alınarak başarısızlığa uğratılmıştı. Soruşturma sonunda suikastın arkasında yer alan gizli muhalefet odakları da açığa çıkarıldı. Fotoğrafta İzmir Suikastı davası sanıklarından bazıları görülüyor.

Asker 27 Mayıs.l960 tarihinde yönetime el koyarak, iktidar mensuplarını statüsüne bakmadan gözaltına almış, tutuklamış, yargılayıp mahkum etmiştir.Bunlar arasında Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Bakanlar ve milletvekilleri de yer almıştır. Yassıada' da yapılan yargılanmalar olağanüstü mahkemelerde yapılmıştır. Yargılama devam ederken sanıklar baştan çizilen cezalarını almak için figüran olarak mahkemelere manevi eziyetlerle getirilip götürülmüşlerdir. Sonuç önceden de kararlaştırıldığı gibi idam cezasıdır. Cezalar aynı adada idam edilerek infaz edilmiştir.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti bu yargılananları aklamış, onların itibarını geri vermiştir. Cenazeleri devlet töreni ile anıt mezarlara konmuştur.Yargılayanlar yargılanmış neticede mahkum olan idam kararlarını verenler olmuştur.

Türk Hukuk tarihine yanlış ve kasıtlı dava olarak geçen bu davalar ülkemizi yıllar boyu bir karanlık içinde göstermiştir.

1960 'lı yıllar Türkiye'de iktidar mücadelelerinin mahkemelere taşındığı dönem olmuştur.
Başbakan Adnan Menderes'in yargılanarak mahkum edilişi ve asılışı l960 'lı yılların en acımasın olaylarının başında gelmektedir.Başbakanını yargılayan Türkiye , avukatların azarlandığı , sanıkların bastırıldığı bir mahkeme ile hukuk dersinde zayıf not almıştır.
Olağanüstü kurularak faaliyet gösteren mahkeme Yassıada 'da bir seri duruşmadan sonra idam kararı vermiştir. Sertlik yaparak duruşmaları idare eden bir hakim olan Saim Başol savunmaya da izin vermeksizin , siyaset sahnesinde er veya geç mahkum olacakları , yetersiz kanıtlarla "talep gibi" mahkum etmiştir.

Devletin mahkumiyet kararı çıkarmak için çabaladığı bu döneme ait Saim Başol'un el yazısını içeren bu zarf adalet adına hoyratlık yapıldığının güzel bir kanıtıdır.

 

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yargılanması:

Deniz Gezmiş ve arkadaşları Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan THKO (Türk Halk Kurtuluş Ordusu) davasından yargılanarak TCK 146 ncı maddeden idam cezası ile hüküm giyerlerler. 12 Mart askeri hareketinin gölgesinde yapılan yargılanmalar sonucunda militarist güçlerin baskısı ile suçlu bulunurlar.

Yargılama devam ederken Prof.Dr.Faruk Erem'in TCK 146 ncı maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığına ilişkin yazılı görüşü de nazara alınmaz.Anayasal düzeni zorla değiştirmek suçundan yargılama yaparak karar veren mahkeme Faruk Erem'e ağır hakaretlerde bulunur.

Sanıkları geniş bir avukat kadrosu savunur.Koşullar zordur. İktidar seçkinleri "bir ikisini asacaksın ortalık düzelir" mantığını mahkemeye dikte ettiklerinden karar bellidir. Yapılması gerekenler yapılır, yargı çarkı döner ve asıldıkları tarih olan 6.5.l972 tarihinde 30 yaşında bile olmayan gençler düzene kurban edilirler.

Bu dava Türk Hukuk tarihinin en yanlış davalarından birisidir. Düzen, yargı yoluyla insanlara hak etmediği cezalar verebileceğini göstermiştir.

 

Alpaslan Türkeş Davaları:

Türkeş ihtilalci kişiliği nedeniyle iki kez yargı önüne çıkmıştır. 27 Mayıs ihtilalini gerçekleştiren kadroda yer alan Türkeş Talat Aydemir ile birlikte yargılanmıştır.

Bu yargılanma sonucunda sürgün olarak Hindistan'a gönderilmiştir. Türkeş ikinci kez 12 Eylül askeri hareketi döneminde yargılanmıştır.5 yıl tutuklu kalmış ancak neticede beraat etmiştir.

27 Mayıs Askeri Darbesi, darbeyi yapanları da yargılamıştır.21 Mayıs l963 tarihinde Alpaslan Türkeş gözaltına alınıp tutuklandı.A.Türkeş askeri mahkemede Talat Aydemir isimli ihtilalciyle birlikte , ihtilale teşebbüsten suçlanmış ve idam istemiyle yargılanmıştır.Aşağıdaki bu resim savunma halindeyken çekilmiştir.

 

Alpaslan Türkeş daha sonra Ankara ,Mamak'taki Kolordu Sıkıyönetim Mahkemesinde l980 ihtilalinden sonra tekrar yargılanmıştır.Bu seferki suçu devletin anayasal düzeninin yıkmaktır.
Beş yıl askeri cezaevinde yatmıştır.İdam istemiyle yargılandığı mahkemeden daha sonra beraat etmiştir.Aşağıdaki resim savunma yaparken göstermektedir.

 

Türk sağ mafyasının liderleri de gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki yargılanmalarıyla ses getirmişlerdir.

Abdullah Çatlı ve Papaya suikastten mahkum olan Mehmet Ali Ağca birlikte yargılanmışlardır . Aşağıdaki bu fotoğraf İtalya'daki yargılama sırasında çekilmiştir.

 

Devlet çete olmaktan çıksın hukuk devleti olsun diyen Çetin Altan, hakkında dava açılmışsa da , Çetin Altan kamuoyu desteğini de alarak bu davadan beraat etmiştir.Aşağıdaki fotoğraf Türkiye'nin en önemli yazın ve düşün adamı Çetin Altan'ın savunmasını yaptığı bir anı tespit etmiştir.

 

Bu fotoğraf ise Susurlukta meydana gelen trafik kazasıyla ortaya çıkan mafya-devlet-polis işbirliği ile ilgili olarak yargılanan sanıkları göstermektedir.Bu dava (Susurluk Davası) kazadan 7 ay sonra Devlet Güvenlik Mahkemesinde başlamış olup, 10 saat süren ilk duruşmasında 9'u polis 10 sanık çeteyi reddedip beraat ve tahliye istemişlerdir. İbrahim Şahin isimli sanık ( polis müdürü) ve astı polisler yargılanırken ,ülkenin duyarlı çevreleri her gün ışık açma-kapma eylemi yaparak kamuoyu oluşturma çabası içine girmişlerdir.

 

Bu fotoğraf PKK terör örgütü başının yargılanışı sırasında çekilmiştir.Cam fanusta İmralı adasında kurulan mahkemede yargılanan Abdullah Öcalan kurşun geçirmez özel bir cam bölmenin içinde yerleştirilmiştir.Apo'nun avukatları, Müdahil avukatlar,basın,şehit yakınları ve gazilerin katıldığı bu duruşmalarda 4 hakim görev almış, DGM'lerden asker üyenin çıkarılması üzerine karar sivil üç hakim tarafından İDAM olarak verilmiştir.

Abdullah Öcalan'ın yargılanıp asılacağını ,onun yakalanmasından önce politika malzemesi yapan tüm siyasi liderler ve iktidar seçkinleri bugün idamı kaldırarak, onu idamdan kurtarmak için çareler aramaktadır.

 

   
 

 


hukukmuzesi@inisiyatif.net
Her hakkı saklıdır. All Rights Reserved ©2000


Bu sitedeki fotoğraf, resim ve gravürler Hürriyet Gazetesi tarafından hazırlanan Temel Britannica ve Ana Biritannica ansiklopedileri ile Cumhuriyet Ansiklopedisi kaynaklarından alınmıştır.