inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür hukuk müzesi forum

 

ADLİ YARDIM

Genel Açıklama

Adli Yardım Nedir?

Bağlantılar/Mevzuat

A.İ.H.M.

Bilgi ve Belgeler

İçtihat Bul

Kararlar

ARAŞTIRMALAR

Meslek Sorunları

AVRUPA BİRLİĞİ

Dokümanlar

Görüşler/Çalışmalar

AVUKATLIK ÜCRETİ

Asgari Ücret Tarifesi

Sözleşme Örnekleri

BİLİRKİŞİLİK

Görüşler/Çalışmalar

Mevzuat

Nasıl Bulurum?

Bağlantılar

FİKRİ ve SINAİ HAKLAR

Çalışmalar/Bağlantılar

Fikri Mülkiyet Sitesi

Karar/İçtihat

Kuruluşlar

Mevzuat/Sözleşme

Tarihte FSH

İCRA / DİLEKÇE ÖRNEK

İcra Belge Örnekleri

Dilekçe/Form (Vergi)

Dilekçe Örnekleri

İÇTİHAT/KARAR

A.İ.H.M.

Yüksek Mahkemeler

Mahkemeler

Kurumlar/Kurullar

MESLEKTE HATA

Meslekte Hata Nedir?

Tıp Mesleğinde hata

MEVZUAT

Anayasalarımız

Yabancı Anayasalar

Mevzuat Bilgi Sistemi
Avukatlık Mevzuatı
Resmi Gazetede Avukat

T.C. Resmi Gazete
Alomaliye

Gümrük Mevzuatı

Mahalli İdareler

Sitemizde Mevzuat

Vergi Mevzuatı

MUHASEBE İŞLERİ

Beyanname Program
SSK Bordro Program

Gelirler Gnl. Md.lüğü

alomaliye.com

ymm.net

MÜDAFİİ TAYİNİ

CMUK Hizmeti Nedir?

Bağlantılar/Mevzuat

SÖZLEŞMELER

Belgeler/Çalışmalar

Türleri/Örnekleri

Uluslararası Sözleşme

ŞİKAYET/DİSİPLİN

Şikayet

Disiplin

Kararlar

UZLAŞTIRMA

Genel Bilgi

Çalışmalar/Kaynaklar

Criminal Mediation

Mediation Training

VERGİ DAVALARI

Türk Vergi Rehberi

Vergi Portalı

 

 

 

 

.Son güncelleme: 09.12.2007

AÇIKLAMA-KISA BİLGİ

Hemen tüm dünyada ADR (Alternative Dispute Resolutions) olarak bilinen ve dilimize Uzlaşmazlıkların Farklı Çözüm Yolları (ya da Uzlaşmazlıkların Çözüm Seçenekleri) olarak çevrilebilecek yöntemlerin en bilineni ve bizim hukuk sistemimizde de yerini almış olanı, İngilizcesi "mediation" olan uzlaştırma ya da diğer deyimle arabuluculuktur.

Yabancı kaynaklarda tahkimin ortaya çıkış ve yaygınlaşmasının nedeni yargılama giderlerinin yüksek olmasının yanı sıra yargılamanın uzun sürmesi olarak açıklanır. Bilindiği gibi tahkim, hakemin kararıyla sonuçlanır. İhtilafın çözümü hakemin kararı ile olur ve hakem kararları da mahkeme kararlarına benzer biçimde uygulanabilir.

Yine yabancı kaynaklarda, uzlaşmazlığın çözümü için tahkimin de dışında yolların ortaya çıkış nedeni olarak, tahkimden de daha ucuz bir yol bulma isteğinin yanı sıra, bir üçüncü kişinin kararı gerekmeksizin tarafların aralarındaki uyuşmazlığı anlaşarak çözebilmeleri olasılığına olan inançtır.

Bazı kaynaklarda tahkim, ADR içerisinde sayılmasına rağmen, bazı kaynaklarda ADR dışında tutulmaktadır. Eğer ADR'yi ihtilafların mahkeme dışı çözüm yolları olarak kabul edersiniz tahkimi ADR içinde sayabilir, yok eğer yargılama dışı çözüm yolu olarak kabul ederseniz tahkimi ADR içinde sayamazsınız. Bunun nedeni tahkimin de bir yargılama olması ve hakemin vereceği kararın her iki tarafı da bağlamasıdır. Oysa ADR de taraflar uzlaşamazlar ise kendileri için bağlayıcı bir sonuç doğmamaktadır.

1970'li yılların sonuna doğru mağdur-saldırgan uzlaşması (victim-offender mediation) ABD de konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.   Bu görüşlerin temelinde, sanık ile yakınan arasında uzlaşma sağlanabildiği takdirde, zaman ve para olarak tasarruf sağlama amacı yatıyordu. Tabii görüşün yandaşlarının ileri sürdükleri tezleri bu bir cümle ile özetlemek yanlıştır. Ancak, temel dürtünün zaman ve para olarak tasarruf sağlayarak kamu giderlerini azaltmak olduğu yadsınmamış ve halen de yadsınmamaktadır.

Ceza hukukunda bu uzlaşma ve uzlaştırma uygulaması dünya da çocuk mahkemelerinde (Juvenile Courts) görülen suçlara da yayılarak gelişti.

Ceza hukukunda uzlaşma, kuşkusuz yasal düzenlemelerle uygulanmaya başladı ve hukuk sistemleri içinde yerini aldı. Yaşadığımız günlerde ise, özel hukuk usul mevzuatları içerisine ADR ile ilgili düzenlemelerin getirilmesi yolunda çalışmalar değişik ülkelerde yapılmaktadır.

Arabuluculuk, Türk hukuk sistemine ilk önce İş hukukunda girdi. Kanunla düzenlenmiş tahkimin yerini kanunla düzenlenmiş arabuluculuk aldı. Sonra, yine bazı düzenlemelerde arabuluculuk uygulamasını gördük. Meslek odaları da tahkim ve arabuluculuk yapılanması için çalışmalarını arttırdılar.

Yürürlük tarihi 01 Haziran 2005 olan Ceza Muhakemeleri Kanununun 253. maddesinde getirilen uzlaşma ve uzlaştırıcı avukat tanımları ile arabuluculuk (ya da kanuna uygun deyim ile uzlaştırıcılık) ceza hukukunda yerini aldı. Kanunun metnine baktığımız zaman uzlaştırıcılık deyimi uygun düşmektedir. Yapılacak iş, saldırgan-mağdur arasında -saldırganın, mağdurun zararını karşılamış olması şartıyla- bir uzlaşma gerçekleşebilirse davanın hiç açılmamasını ya da ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Bu nedenle, uzlaşmanın TCK da yerini almasının nedenini, "zaman ve para tasarrufu sağlamak" olarak açıklamak yanlış olmayacaktır.

Arabuluculuk yöntemi sayesinde, çatışan tarafların her ikisinin de kazandığını ve esas amacında bu olduğunu iddia eden görüşler bulunmaktadır. Bu görüşe katılmıyorum. Çünkü, bir çatışmada tarafların kayıpları vardır ve az kayıplı olan ya da amacını gerçekleştirmiş olan kazançlı kabul edilir. Uzlaştırma sonucunda ise durum değişmez ve uzlaşmadan bir taraf daha kazançlı çıkar ki, bu da kaybeden taraf olduğu anlamına gelir. Bu şartlar altında tarafların her ikisinin kazandığını söylemek yerine, taraflardan birinin kazandığını ve fakat diğer tarafın da elde ettiğiyle yetinmeyi kendisi için yeterli gördüğünü söylemek daha doğru olur.

Özel hukukta olabileceği düşünülse de, halen uygulamada pek görülmeyen (iradi) arabuluculuk ülkemizde çok yenidir. CMK da yerini alan uzlaşma da, çok yeni olduğundan web sayfalarında fazla kaynak yok. Bulabildiklerimiz Çalışmalar/Kaynaklar sayfamızda yer alacak ve umarız sayıları kısa zamanda artacak. Ancak, yabancı dildeki sayfalarda çok fazla kaynak bulabilmek mümkün. Çoğunluğu İngilizce olan kaynaklar içerisinde ayıklama yaptık ve konuya ilgi duyanlar için bağlantıların bulunduğu sayfalar hazırladık. Criminal Mediation sayfasında ceza hukukunda arabuluculuk ile ilgili sayfalara bağlantıları, Mediation Training sayfasında ise arabuluculuk eğitimi ile ilgili sayfalara bağlantıları bulabilirsiniz.

 

Av. Hasan Aydın Tansu

Ankara,  25 Nisan 2005